Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Hayvanlar Alemi

Duyurular

Hayvanlar Alemi Gezegenimizi paylaştığımız bu birbirinden ilginç canlıların hayatlarına dışarıdan ve inceleyici bir bakış. Evcil-yırtıcı ayırt etmeksizin sevdiğimiz bu dostlarımız hakkında sayfalar dolusu bilgi,resim ve paylaşım.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 25.12.06, 01:54
عاكف ار - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Vekili

 
Üyelik Tarihi: 30.11.06
Şehir: Istanbul
Yaş: 24
Mesajlar: 4.577
Blog Başlıkları: 2
Karizma Puanı: 536
عاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond repute
Rüzgârın yelesi

Atlar, Türklerin tarih ve coğrafya kitaplarının her sayfasında dört nala koştururlar.

ruzgarin-yelesi-18_223at2-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223at5-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223at6-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223at8-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223at12-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223atlar010-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223atlar016-jpg

ruzgarin-yelesi-18_223atlar022-jpg


Bolayır’a giderseniz bir gün, ayçiçeklerinin küçük güneşler gibi tarlalara düştüğü bir yolun yakınında Namık Kemal’in mezarını göreceksiniz. Vatan şairinin hemen yanı başında türbeyi andıran bir mezar daha vardır. İçeri girip gözünüz karanlığa alıştığında, başı sarıklı sandukayı fark edeceksiniz. Orada yatan, Rumeli Fatihi olarak anılan Süleyman Paşa’dır. Süleyman Paşa sonsuz uykusunda yalnız değildir. Bir yanındaki mezarda ‘lalası’, diğer yanında ise, şimdi sıkı durun, ‘atı’ yatmaktadır. Paşa, öğretmeni ve onu yıllarca sırtında taşıyan emekçisi ile birlikte yan yanadır. Osmanlı tarihi, atlarla sahiplerinin vefa yüklü öyküleriyle doludur. Lala Şahin Paşa’nın atları da, Karacaahmet’te onunla yan yana yatarlar. Genç Osman, çok sevdiği Sisli Kır adlı atı için saray bahçesinde ona bir mezar yaptırmıştır.
KANATLI ATLAR
At, Türklerin tarihinde gerçek bir emekçidir. Kaşgarlı Mahmud, “At, Türkün kanadıdır” der. Pegasus bu sözü kıskanır mı, bilmem! Ama Orta Asya’daki şamanlık dönemlerine kadar giden kanatlı at öyküleri olduğunu biliyoruz. Öyle ki, atlar ölen bir yiğidi öbür dünyaya götürüyor ya da oradan yeryüzüne geri getiriyorlardı. Herkesin birleştiği nokta, atın ehlileştirilmesinin MÖ 4000-3500 yıllarında Orta Asya bozkırlarında Proto-Türk toplumları tarafından başarıldığıdır. Dünyanın bilinen ilk halısı olan ‘Pazırık Halısı’, bir buzulun içinde bir atın sırtında bulunmuştu. Göçer Türklerin kadınları da iyi biniciydiler, hatta bebelerini bile, gerektiğinde at sırtında emziriyorlardı. Bu dönemlerde Türkler at eti yediler, at sütünden yaptıkları kımızı içtiler.
‘Ata sporu’ diye tanımladığımız sporlar arasına yerleştirdiğimiz bir atlı oyun vardır: Cirit...
II. Mahmud tam bir cirit hastasıydı! Hem seyretmeye, hem de oynamaya bayılıyordu. 1816’da kıran kırana geçen bir cirit mücadelesinde Harem ağalarından Şuayip Ağa attan düşerek ölünce, rakip takımlar arasındaki gerginlik altı ay sonra doruğa çıktı. Bir cirit karşılaşmasında Harem ağaları ve Seferliler oyun için değil, intikam için birbirlerine girince, oyunu yarıda kestiren Padişah bir daha da cirit oynatmadı.

KAHRAMANLARIN ATLARI
Tarihe şöyle bir bakın, atsız kahraman var mı? Köroğlu’dan Zaloğlu Rüstem’e, Battal Gazi’den Büyük İskender’e kadar gerçek ya da hayali kahramanların hepsi atlarıyla birlikte anılırlar. Ağrıdağı Efsanesi adlı yapıtıyla bize bir “dil baharı” armağan eden Yaşar Kemal, Ahmet’le Gülbahar’ın aşkını ölümsüzleştirirken, Beyazıt Paşası Mahmut Han’ın atını Ahmet’in kapısına gönderir. Ahmet kapısından ayrılmayan ve kimin olduğunu bilmediği bu atı üç kere salsa da, at geri gelir. Koşumlarından bellidir ki, at “şunun bunun” atı değildir. Töreye göre, üç kere saldığı halde üçünde de geri dönen at, artık Ahmet’e yadigardır. Ama Mahmut Han töreyi hiçe sayacak ve atını isteyecektir. Sonrası mı? Sonrasını Ağrıdağı Efsanesi’nde okuyabilirsiniz!
Sonra bir gün atlar, kitaplardan koşarak çıkıp istasyondaki bir ressamla karşılaştılar! Yoksa ressam mı onlarla çayırda karşılaştı? Ya da ışığın altında çarpıştılar mı desek? Her ne ise, karşılaşma ya da çarpışma, Orhan Peker resim sanatına, ‘Atlar’ dizisiyle olağanüstü güzellikte imzalar attı. Atlar için diyordu ki: “İlkin sırtlarına atılan yamalı kilimlerde, boyunlarındaki mavi boncuklarda beni resim yapmaya çeken bir şey oldu herhalde. Ne var ki konu beni salt resim yönünden etkilemekle kalmaz, bir şey söylemeye iter...”
At deyince neler neler gelir insanın aklına! Faytonlar, at arabaları, süvari alayları, Truva atı, Alaçatı’ya adını veren Alaca At, Kars’ta Ani’de kışın kızakları çeken atlar, Veliefendi Hipodromu, sütçü beygirleri, aygırlar ve kısraklar, Karacabey Harası, Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya, jokeyler, Arap atları, atlı tramvay, Beyoğlu’nda kurulan ilk at hastanesi, ahırlar, at biçimindeki mezar taşları, Ömer Seyfettin’in ‘Kaşağı’ adlı öyküsü, nalbantlar, koşumlar ve eyerler, üzengiler, kişnemeler, tımarlı sipahiler, taylar, Malakan atı, safkan, sağrı, Hititlerden kalan tarihin ilk at eğitim kitabı ‘Kikkuli’nin At Kitabı’ ve daha niceleri...

ATLARIN DÖRT NALA KOŞTUĞU ŞİİRLER
Atlar dörtnala koşarken şairler de boş durmadılar, rüzgârın yeleleri için şiirler yazdılar. Bu satırların yazarı da, bir gün lisedeki Tarih dersinde öğretmenine Malazgirt Savaşı’nda kaç atın öldüğünü sormuş ve yanıt olarak sıkı bir azar işitmişti. Oysa o, atların savaşlarda en az cengaverler kadar önemli olduğunu söylemeye çalışmıştı yalnızca! Yıllar sonra şöyle bir şiir düştü bir kitabına: “amca / amca atına sorsana / o bilir / kaç at ölmüş Malazgirt Savaşı’nda // arabacının hacıyeşili gözlerine / gökdelenin on beşinci katından seslendi çocuk / ve yaşlı adam / kılkeçe heybesinden / eski püskü tarih kitapları çıkararak / doldurdu atının yem torbasına”... Ve başka bir gün bir İlhan Berk şiirinde aşklara, atlara ve dağlara rastladı, sevindi: “...Seni düşündükçe / Gül dikiyorum elimin değdiği yere / Atlara su veriyorum / Daha bir seviyorum dağları.”
Bence içinden atlar geçen şiirlerin en güzeli, soyadında yılkı atları gezinen Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır. Bu yazıyı, o şiirle, ‘Bağışlama’ ile bitirelim ve yorulan atlara su verelim: “Atlar insanları sever / At gibi sevdim seni. / Atlar uzakları sever / Upuzundum. / Atlar çoğulu sever / Çoğalmıştır uluslar uluslarla hep. / Atlar / Bağışlar duyuyor musun geçtiği atları.”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Alt 25.12.06, 18:49
Kırkpâre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 09.12.06
Şehir: Anadolum...
Mesajlar: 94
Karizma Puanı: 82
Kırkpâre is on a distinguished road
Asaletin timsali bu güzel atları bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim arkadaşım. http://www.turkiyemforum.com/hayvanl...resimleri.html burada benim de eklediğim birkaç at resmi mevcut ve yine Köroğlu' ndan da birşeyler yazdım. Hoş kal...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Alt 11.06.08, 21:27
Elyon_Erulissë - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 11.06.08
Şehir: ankara
Mesajlar: 25
Karizma Puanı: 20
Elyon_Erulissë is a jewel in the roughElyon_Erulissë is a jewel in the roughElyon_Erulissë is a jewel in the rough
Ce: Rüzgârın yelesi

çok teşekkürler çok güzel paylaşım=)atları hep sevmişimdir
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Alt 26.06.08, 15:22
Foruma Erişimi Yasak

 
Üyelik Tarihi: 05.07.07
Mesajlar: 223
Karizma Puanı: 0
Burak_1905 will become famous soon enough
Ce: Rüzgârın yelesi

saolasınn güzel paylaşımm olmuşş.....emegine saglıkkkk.............
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Hayvanlar Alemi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 19:45.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0