Yoyo Sendromu Yoyo Sendromu
Kilolarınız elinizdeki yoyo gibi bir aşağı, bir yukarı gidip geliyorsa "Yoyo Sendromu" yaşıyorsunuz demektir. Çok sık ve yanlış tarzda yapılan diyetlerde hızla verilen kilolar, hızla geri alınıyor ve bu da sağlığınızı kaybetmenize sebep olabiliyor. Slimcity'nin kurucusu Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Ayşegül Bahar, yoyo diyetinin sakıncalarını yazdı. Kilo kontrolünde, tekrarlayan kilo alıp verme döngüsünün içinde olmak doğru bir yaklaşım değil. "Yoyo Sendromu"na yakalanmak metabolizmadaki deformasyonunun yanında fiziksel ve psikolojik birçok sağlık sorununa neden olabilir. Vücut ağırlığınızla ilgili amacınız ne olursa olsun yaşam boyu süren başarınız düşünce tarzınızı değiştirmenize bağlı. Küçükken oynamaktan zevk aldığımız oyuncaklarımızdan "yoyo"yu hatırlar mısınız? Hatta hâlâ elinizin altında tutuyor olabilirsiniz. Bir aşağı, bir yukarı ne de güzel salınır yoyo! Eğlenceli oyuncağınızın ileride başınıza dert açan kilolarınızla özdeşleşeceği hiç aklınıza gelir miydi? Kilolarınız da elinizdeki yoyo gibi bir aşağı, bir yukarı gidip geliyorsa sizde de "Yoyo Sendromu" var demektir. Çok sık ve yanlış tarzda yapılan diyetlerde hızla verilen kilolar, hızla geri alınıyor. "Yoyo Sendromu", hızla kilo verip diyeti bırakınca verilen kiloları geri almaya deniyor. Kilolarınızın bir oyuncak olmadığı, devamlı artıp azalarak vücudunuza görünenden çok daha fazla zarar verdiği bir gerçek. Bu gerçeği iyice aklınıza yazmalı ve kilonuzu çok iyi kontrol altında tutmalısınız. Aksi takdirde hem diyet yaparken emekleriniz boşa gitmiş hem de metabolizmanız deforme olmuş olur.
Önemli Olan Sağlığınız
Kilo kontrolünde amacınız ne olursa olsun, birinci derecede görünüşünüzü değil sağlığınızı göz önünde bulundurmanız gerekir. Sağlıklı ideal kilonuza ulaştığınızda bunun kalıcı olmasını sağlamalısınız. Sürekli kilo verme ve alma döngüsüne girmemelisiniz. Hayatınız boyunca kilonuzu sabit tutmada en önemli yol olumlu davranış ve doğru motivasyondur. Tatile gitmeden önce mayonuza sığmak için veya okuldan mezun olduğunuz arkadaşlarınıza iyi görünmek için veya eşiniz bir beden daha küçük giyinmenizi istediği için kilo vermeye çalışıyorsanız zamanla bu çabalarınız boşa gidecektir. Sağlıklı ve enerji dolu hissetmek ve özgüven gibi size özgü motivatörler, kilonuzu korumada yaşam boyu başarı şansınızı arttıran etmenlerdir. Sağlıklıysanız ve ideal bir kiloya sahipseniz bunu korumak için de aynı motivatörleri tercih etmeniz gerekir. Vücudumuzda fazla kilo taşımak, sürekli kilo alıp vermekten daha az zararlı olabilir. Kilo kontrolü gibi uzun bir süreci kapsayan durumlarda sürekli kilo alıp verme döngüsü içersinde olmak işinizi daha da zorlaştırabilir. Bazal metabolik hızınızın yavaşlamasına, yeme bozukluklarına ve zayıf bir özgüven oluşmasına sebebiyet verebilir. Yapılan bazı çalışmalar sürekli kilo alıp verme döngüsünün kalp hastalığı gibi sağlık problemleri olan kişilerde olumsuz sonuçlar yarattığını göstermiştir. Bunların yanı sıra kaybedilen kilonun geri kazanılması moral bozukluğu ve başarısızlık duygularına neden olabilmektedir.
Kaybedilen kiloların tekrar kazanılması çoğunlukla hızlı kilo verdiren diyetlerin, aletlerin ve diğer riskli yöntemlerin uygulanması sonucunda oluşur. Fiziksel aktivite olmadan uygulanan her diyet sırasında birkaç kilo verilebilir. Bu durumda yağlı dokuyla birlikte yağsız dokuda da kayıplar olur. Amaç kısa sürede kilo vermek olduğu için kaybedilen kilolar tekrar hızlı bir şekilde kazanılır. Egzersiz yapılmadığı sürece de bu kazanılan kiloların çoğu vücut yağı şeklinde birikir. İşte bu döngü tekrarlandıkça diyet yapan kişi kilosunu korumak için daha az kaloriye gereksinim duyacak fakat daha da zor kilo kaybedecektir. Bu başarıbaşarısızlıkbaşarı döngüsü tekrar denemek için gerekli olan psikolojiyi de olumsuz yönde etkileyecektir. |