Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Güzel Sanatlar, Resim ve Fotoğrafcılık

Duyurular

Güzel Sanatlar, Resim ve Fotoğrafcılık "Çirkin sanatlar" gibi bir unsur varolmadığı sürece değerini koruması muhtemel bir bölüm. Resim, heykel, sahne sanatları ve türevlerinin eğitim ve üretim aşamasına detaylı bir bakış sunan bir galeri.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 30.07.06, 22:16
[[naz_tubi]]
Guest
 
Mesajlar: n/a
Wink Fotoğraf Olmak Ya Da Fotoğraf Olmaktan çikmak.......

FOTOĞRAF OLMAK YA DA FOTOĞRAF OLMAKTAN ÇIKMAK

1. ESTETİK DİSİPLİNDE FOTOĞRAF OLMAK
Fotoğraf, ya da kelimenin kök anlamı itibarı ile ışıkla yazmak (Photo = ışık, Graphe = yazı); kelimenin teknik anlamı ile de "doğada mevcut bulunan varlık ve şekilleri iışık ve bazı kimyasallar yardımı ile ışığa karşı duyarlı hale getirilmiş film, kağıt vaya herhangi bir madde üzerine saptayan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir" (1). Günümüzde kullanılan dijital makinalar her ne kadar tanımdaki "bazı kimyasl maddeler yardımıyla" ibaresini geçersizleştirmiş gibi görünse de yapılan işlem özü itibarı ile aynıdır. Buna rağmen, Sayın Sabit Kalfagil'in "Fotoğraf, dört boyutlu çevremizden alınmış iki boyutlu izdüşümdür" tanımı günümüz fotoğrafçılığında daha açıklayıcı bir niteliğe sahiptir. Her halükarda fotoğrafın temeli, algılanabilir madde ve şekillerin belirli bir zaman dilimindeki hallerinin ışık kullanımı yoluyla bir madde üzerinde saptanmasına dayanır.

Bu noktaya kadar fotoğraf teknik bir mesele olarak görünüyor. Ancak insan işi her üretimde, o üretim nesnesinin anlamlı, kalıcı ve değerli kılınması başka etmenlerin de üretim sürecine dahil olmasına bağlıdır.: Fonksiyonellik, estetik değer taşımak, ergonımik olmak gibi... (Bir sandalyenin oturak kısmı yerden yaklaşık 40 cm yüksektedir. Bu ortalama insan boyuna göre dizleri kırık vaziyette oturmada insanın kendisini en rahat hissedeceği mesafedir. Daha yüksek ya da daha alçak yapılırsa o sandalye rahatsızlık verir) Fotoğraf işlemi açısından rahatsızlık vermeyi ortadan kaldıracak kriterler fotoğrafın estetik disiplinine uygunluğudur.
Baktığımız şeyin gözümüze hoş gelmesini isteriz. Görüntüyü anlamak, algılamak isteriz. Eğer fotoğraf ışıkla yazmak ise, yazıyı zorlanmadan okumak isteriz.
Dolayısı ile fotoğraf üretiminde insan anatomisine, insan algılarına ve insan duygularına dair kriterler baz alınır. Işığın yönü ve şiddeti, Belirginlik, sadelik, kontrast denge, Perspektif etki, arka plan, altın oran ve altın kesim gibi başlıklar altında toplanabilir bu kriterler. Ve bu kriterlerin uygun kullanımıyla armonik, ahenkli bir bütünlük elde edilmeye çalışılır. (Ayrıntılı bilgi için Bkz. "Fotoğraf Sanatında Kompozisyon" Sabit Kalfagil; Fotografevi yayınları; 1981)

O halde sonuç olarak diyabilirz ki estetik disiplinin insan evrimini binyıllarına dayanarak saptadığı temel kompozisyon ilkelerine (3) ne denli uygunsa bir fotoğraf, bir fotoğraf olarak o denli başarılı, işlevsel ve kalıcıdır. Işıkla yazılan yazı o denli okunalkı kılınmıştır.

2. FOTOĞRAFA MÜDAHALEDE FOTOĞRAF OLARAK KORUYABİLMEK
Hepimiz biliriz ki her gerçek üretim insanların hayatlarındaki bir ihtiyacının bir kısmının karşılanmasına yöneliktir. Fotoğraf da bu gerçeklikten bağımsız değildir. Öyleyse soru biz daha sormadanaçığa çıkmış olur: nedir fotoğrafla karşılanan ihtiyaç Duygusal, tinsel aktarımlar ve paylaşımlar... Başka bir anlatımla, bu sorunun cevabı sadece sanat düzlemi üzerinden verilebilir.
Prof. Bülent Özer, sanatı "kişiyi, giderek de toplumu, duygusal tinsel yönden harekete geçirebilecek dürtüler sağlama becerisi" (4) olarak tarif eder. Ernst Fischer'in sanata dair olarak "majik gereç" özdeşleştirmesi de bu tanımı destekler. Sanatçı sanatsal üretim aracılığıla kendi duygu ve düşünce dünyasını aktarır. İzleyici bu aktarımları kendi kavrayışı paralelelinde sahiplenir.
Kendi duygu ve düşünce dünyasını bu parallelikte besler ve güçlendirir. Bakar fotoğrafa, umutlarını, kahırlarını, sevdalarını, tebessümlerini, korkularını.... görür. Bakar fotoğrafa baktıkça duygusal dünyasında birkaç dal yeşerir, canlanır.

Sanatçıyı zanaatkardan ayıran en büyük fark da burada devreye girer. Sanatçı kendi anlatımında bilinci ve farkındalığı devreye sokmuştur. Kendi anlatısını geleneksel öğrenmeye, sezgilere ve/veya doğaçlamalara dayandırmaz sadece. Ürününe müdahalelerinde birikiminin, beklentilerinin ve uyandırmak istediği etkinin tercihleri söz konusudur. Ve fotoğraf sanatında fotoğrafın fotoğraf olarak kalması ile fotoğraf olmaktan çıkması ikilemi bu noktada başlar. Müdahalenin snırları nasıl çizilmelidir ki fotoğraf, fotoğraf olarak kalsın.
Bu soruya uygun bir yanıt bulabilmekiçin önelikle müdahale noktalarını sınıflamak gerekiyor:


1. Karanlık oda müdahaleleri
2.Başkalaştırmalar, deformasyonlar
3. Eklentiler kolajlar
Karanlık oda müdahalelerinin fotoğraf sanatının kendi iç dinamiği olduğu aşikardır. Nasıl ki her ressam fırçayı aynı şekilde kullanmaz; her banyo da aynı sürede yapılmaz. Ve nasıl ki her ressam figüratif çalışmak zorunda değildir; aynı şekilde agrandizörde tek biçimde kullanılmaz. Bir ton koyu bir ton açık, az green li çok greenli vb. (Bilgisayar ortamında karanlık oda müdahalelerinin aynısı günümüzde yapılabiliyor. Dolayısı ile fotoğrafın kendi dinamiği içind emüdahale olma koşulu bozulmamış oluyor)



Başkalaştırmalar ve deformasyonlar burada en sıkıntılı bölümü oluşturuyor. Bu noktada bir genelleme yapmaktan kaçınarak kendi fikrimi söylemekle yetineceğim. eğer bir fotoğraftaki başkalaştırma işlemi, ,zleyicinin fotoğrafın orjinal halini algılayamayacağı düzeye gelmiş ve fotoğrafa dair tüm temel özellikler kaybolmuş ise bu o ürünün artık bir fotoğraf olmadığını anlatır. Burada özellikle belirtmem gerekir ki -fotoğraf olmadığını anlatır- yargısı bir küçümseme ya da bir eleştri cümlesi değildir. Böylesi bir müdahale ile ürün artık başka bir sanatsal dalın sınırlarına girmiştir. Neticede grafikde, iç mimari ve mimari sunumlarında vb. alanlarda fotoğraf kullanılıyor. Bir çalışmada fotoğraf kullanılıyor diye o çalışma fotoğraf çalışması olmuyor. Fikrimce fotoğrafı fotoğraf yapan öz (4 boyutlu çevremizin 2 boyutlu izdüşümünü almak) başat karakter olarak algılanbildiği sürece fotoğraf fotoğraftır.

Sınıflamanın son maddesi olan Kolaj meselesi de karanlık oda gibi netlik arzeder. Çoğumuz eklentilerle ürünümüzü daha gülü kılmayı severiz. Bir manzara vardır ama eksik olan birşeyler vardır. Bir kuş fotoğrafını keser iliştirirz manzaranın köşesine. Bir meydan fotoğrafı çekilmiştir ama bomboştur. Kalemimizle orta noktasına bir anıt ya da birkaç insan figürü çizeriz. Veya bir adam vardır fotoğrafta, elinde sigarası. Video kayıt alırız bir sigaranın dumanından. Projeksiyon cihazı ile dumanı fotoğraftaki adamın elinde bulunan sigarayla örtüştürürüz. Cansız bir karede, canlı bir objemiz olur. Örnekler çoğaltılablir. Ama çoğalmayan değişmez bir durum vardır ki bu tip eklentilerde fotoğraf artık fotoğraf değil, bir kolajdır.


Kolaj, bir sanat dalıdır. Resim değildir, grafik değildir, fotoğraf değildir. Sanatın hemen hemen bütün dalları içinde kullanılan kendine has bir daldır. Bir heykelin dış yüzünü fotoğrafla kapladığınızda bu çalışmaya fotoğraf denmez. Keza bir fotoğrafın üstüne bir küçük maket iliştirdiğinizde de buna fotoğraf denmez. Çünkü 3 boyutlu hale gelmiştir ürün. Kısacası kolaj kolajdır ve fotoğraf da fotoğraf.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Güzel Sanatlar, Resim ve Fotoğrafcılık


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 03:58.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0