Bugün Cumhuriyetin ilanının 83. yıldönümü. Cumhuriyetin ilanının üzerinden 83 yıl geçmesine rağmen “cumhur” yerine bir avuç azınlığın ülkedeki hakimiyeti hâlâ devam ediyor.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilân eden Meclis'te 85 din adamı, 10 kadı, 17 müftü, 42 müderris ve şeyh vardı.
Halk hâlâ mahzun, hâlâ mağdur ve laikçilerin zorbalığı altında inletiliyor.
Cumhuriyetin 83. yıldönümünde Türkiye’nin içinde bulunduğu tablo gurur yerine adeta utanç kaynağı olmaya devam ediyor.
CUMHURİYET 83 YIL ÖNCE
BÖYLE İLAN EDİLMİŞTİ AMA...
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Cumhuriyetin 83. yılı nedeniyle bu akşam vereceği resepsiyona yine eşi başörtülü olan milletvekillerini “eşsiz” davet etti. Cumhuriyetin ilanının sakallı ve sarıklı milletvekilleri tarafından dualarla açıldığını unutan Sezer, bu davranışıyla Cumhuriyetin 83. yılı kutlamalarına da gölge düşürüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı, eşini başörtülü olduğu için resepsiyona götüremiyor.
İŞTE CUMHURİYETİ KURANLAR
Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te ilan eden ilk TBMM’de birçok tekke ve tasavvuf şeyhleri bulunuyordu. Hacı Bayram Postnişini Şemseddin Efendi, Nakşi Şeyhi Servet Efendi, Tavas Bektaşi Postnişini Mazlum Baba, Erzincan Nakşi Şeyhi Fevzi Efendi, Mevlevi Çelebi Abdulhalim ve Bektaşi Çelebi Cemaleddin gibi milletvekilleri, cumhuriyeti dualarla ilan eden sakallı sarıklı ve eşleri de çarşaflı olan milletvekilleriydi. Hatta Mevlevi Çelebi Abdulhalim ve Bektaşi Çelebi Cemaleddin gibi parlementerler aynı zamanda Meclis Başkanvekilleri idi. Cübbeli, sarıklı, sakallı ve eşleri çarşaflı olan bu milletvekilleri 23 Nisan 1920’de de TBMM’yi Hacı Bayram Veli Camii'nde Kur’an-ı Kerim okuyarak açmışlardı.
83. YILDÖNÜMÜNDE ADALETSİZLİKLER
VE YASAKLAR DEVAM EDİYOR
Cumhuriyetin 83. yıldönümünde Türkiye’de ayrıca cumhurun büyük önem verdiği ve Allah’ın emri olduğu için başından indirmediği başörtüsü, kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerde yasak. 12 yaşından küçüklere “bale” okulları serbest iken “Kur’an kursu”na gitmek kanunen mümkün değil. Mukabele okumak üzere bir araya gelen vatandaşlar bu çağda jandarma baskınına uğruyor. İmam Hatip Okullarına yönelik kısıtlamalar devam ediyor. İHL’li öğrenciler sırf dinlerini gereği gibi öğrenmek üzere tercih ettikleri bu okullar sebebiyle ÖSS sınavına 50 puan geriden başlamak zorunda kalıyor.
BAŞOĞLU: SEZER’İN
YAPTIĞI KOYU GERİCİLİK
Cumhuriyetin 83. yılında hâlâ cumhurun inancına yönelik yasakların sürüyor olmasını, sistemin yobazca tavrının eseri olduğunu vurgulayan Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı eski Başdanışmanı Mustafa Başoğlu, “Türkiye’de uygulanan yasaklar, yürekler acısı bir iştir. Hele başörtüsü yasağının hiçbir dayanağı olamaz” dedi.
Cumhuriyetin milletin ortak mücadelesinin eseri olduğunu hatırlatan Başoğlu, “Siz bir insana Başbakanlığı teslim ediyorsunuz, Meclis Başkanlığını ve Cumhurbaşkanlığı vekilliğini teslim ediyorsunuz. Sonra başörtülü diye bunların hanımlarını Cumhuriyet resepsiyonuna almıyorsunuz. İşte bu, tipik bir gericiliktir” dedi.
Mustafa Başoğlu şunları söyledi: "Eğer bir yerlerde irtica arıyorsanız, alın size örnek. Bu cumhuriyet sadece başı açıkların cumhuriyeti değil. Bu cumhuriyetin kurulması için başı örtülü hanımların ve evlatlarının kanı aktı. Cumhuriyeti kuranların içinde başı fesliler de var sarıklılar da var. Mücadelede her kılıktan insanlar var. Şimdiki idare, bu mücadeleye malıyla, canıyla katılan başörtülüleri dışlıyor. Bu yobazlığı izah etmek mümkün değil. Bu yasak ve ayırımcılıklar koyu bir gericilikten başka bir şey değil.”