Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Genel Kültür
Duyuru

Genel Kültür Üzerinde akıllıca konuşulacak pek çok faydalı bilginin paylaşıldığı, sıkça ziyaret edilmesi gereken bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 12.01.08, 15:06
Foruma Erişimi Yasak
 
Üyelik Tarihi: 28.12.07
Şehir: İZMİR
Yaş: 20
Mesajlar: 593
Blog Başlıkları: 3
Karizma Puanı: 0
ugi2008 is a jewel in the roughugi2008 is a jewel in the roughugi2008 is a jewel in the roughugi2008 is a jewel in the rough
ugi2008 - MSN üzerinden Mesaj gönder
izmir

İzmir

Vikipedi, özgür ansiklopedi


Git ve: [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]: [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] İzmir, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]


İzmir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Meydanı ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]


İzmir'in uydudan görüntüsüHarita[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]


İzmir İli Siyasi HaritasıBilgiler[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]5,356,441 ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]4,953,651 ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ])[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]253,265 ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ])[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]12.012 km²[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]25 metre[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]35xxx[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]0232[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]35Yönetim[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] site[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kaymakamlık site[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ][Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nin üçüncü büyük metropolü olan fuarlar ve kongreler merkezi İzmir ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Σμύρνη (Smyrni), [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Smyrne) , ticaret ve sanayi ile bütünleşmiş çağdaş bir liman kentidir.
İzmir'in batısında renkli denizi, plajları ve termal merkezleriyle [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Yarımadası uzanır. Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] İmparatorluk devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adını duyuruyordu. Bu maksatla da bu şehre "Güzel İzmir", "Eski İzmir" ve la Perle de l'Ionie (İyonya'nın İncisi) deniyordu. Tarihten beri bu tanımlarla yıllar sonra şehrin sıfatı hâline gelmiştir.
İzmir, yatlar ve gemilerle çevrilmiş uzun ve dar bir körfezin başında yer almaktadır. Ilıman bir iklime sahip olup, yazında denizden gelen taze bir serinlik güneşin sıcaklığını alıp götürmektedir. Sahil boyunca palmiye ağaçları ve geniş caddeler bulunmaktadır. İzmir Limanı Mersin 'den sonra Türkiye'nin ikinci büyük limandır. Canlı ve kozmopolit bir şehir olan İzmir, Uluslararası Sanat Festivalleri ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ile de önemli bir yer tutar.
Konu başlıkları

[[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]
  • <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    • <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    • <LI class=toclevel-2>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] <LI class=toclevel-1>[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
    • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
İzmir sözünün kökeni [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

İzmir kelimesi eski İon lehçesinde Smurne, Attika (Atina) lehçesinde ise Smyrna diye yazılırdı.
Bugünkü Hellenler bu kentin adını Smirni biçiminde telaffuz etmekte, Gerçi son yıllarda Antik [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kenti civarında da bu adla anılan bir köy yerleşimi izlerine rastlanmıştır. Olasılıkla İzmir'den Efes'e giden bir kısım Amazon kraliçelerinin adını yerleştikleri köye de koydukları düşünülmektedir ki bununla ilgili bilgilere eski Yunanistan'daki kaynaklarda da rastlanmaktadır.
Ancak Smyrna sözcüğü Yunanca değildir, Ege Bölgesindeki birçok yerleşim adı gibi Anadolu kökenlidir. M.Ö. 2. binin başlarına ait Kayseri Kültece yerleşiminde ele geçen bazı tablet metinlerinde [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] adına rastlanmaktadır. Tismurna'daki `ti' bir ön ek olup büyük olasılıkla bir kişi ya da bir yer adını belirtmektedir. Bundan da Hellenler ya da Bayraklı höyüğünü mesken tutanların bu ön eki atıp kente 'Smyrna' demişlerdir. Kentin adı olasılıkla M.Ö. 300 ile M.Ö. 1800 yılları arasında Smurnu olarak anılıyordu.

İzmir kentinin tarihi [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

Eski İzmir kenti (Smyrna) körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir adacık üzerinde kurulmuştu. Son yüzyıllar boyunca [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nın ve Sipylos Dağı ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ])'ndan gelen sellerin getirdikleri mil ile bugünkü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ovası oluştu ve yarım adacık bir tepe haline dönüştü.
Şimdi [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] adını taşıyan bu höyüğün üzerinde [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Müdürlüğü'nün [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'na ait numune bağı bulunmaktadır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'ten beri yoğun gecekondu bölgesi olan bu çevrede İzmir'deki ilk yerleşim yeri olarak tespit edilen İzmir Höyüğü bulunur. Buradaki ilk kazılarda [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ile Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü"nün katkıları büyük olmuştur.
Batı Anadolu kıyılarındaki ilk yerleşimler -ki bunlar [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Savaşlarından sonra kurulan Aiol, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kökenlidir- genelde küçük yarımadalar üzerinde kurulmuştur. Bunlar, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]), [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]), İzmir (Smyrna), [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]), [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] gibi yerleşimlerdir. Bunun nedeni yerleşim yerlerini kuran ve oturan insanların daha çok Hellenli ve den olmalarıdır. Böylece yarımada yerleşikleri hem iki limana sahiptiler, hem de kara denizden gelecek saldırılara karşı güvence içindeydiler. Elverişsiz havalarda limanlardan biri uygun olmadığı takdirde gemiciler diğer limanı kullanma şansına sahiplerdi. Bayraklı Höyüğü körfezin kuzeydoğu köşesinde, kuzeyine sarp kayalı Yamanlar Dağı'nı da alarak karadan gelecek saldırılara karşı rahat bir konumdaydı. Güneyi [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] açıktı. Eski İzmir yerleşimi yaklaşık 3000 yıl boyunca bu yarımada üzerinde ver aldı. M.Ö. 4. yüzyılın ikinci yarısında büyük nüfus artışı yüzünden bugünkü Kadifekale (Pagos) eteklerine taşındı.

Konak pier'den Pasaport'un görünümü



Konak üstgeçit



Neolitik-Tunç Çağları ( M.Ö. 6500-1050) [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

En eski İzmir'in yerleşimi [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ilçesindeki [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nde 2005 yılında yapılan kazılarda keşfedilmiş, İzmir kenti tarihinde bilinenden 3 bin yıldan daha eskiye M.Ö. 6500 yıllarına kadar gidilmiştir.Yeşilova buluntuları İzmir'deki ilk yerleşimin Neolitik Çağda Bornova Ovası'nda başladığını , yerleşim sayısının Kalkolitik ve Tunç Çağlar süresince artarak devam ettiğini göstermiştir.
Symrna kazılarından elde edilen bilgiler ışığında Tunç Çağ evlerini höyüğün en üst düzeyinde denizden 3 ile 5 metre yukarıdaki kayalar üzerine oturtmuşlardır. Bu yerleşme Eski Tunç Çağı dönemine aittir. Bulunan çanak ve çömlekler [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] dönemi ve kültürüyle (M.Ö.3000-2500) benzerlikler göstermektedir. Birinci yerleşim tabakasının üstünde Orta Tunç Çağı dönemi yer alıyordu. Burada bulunan keramik eserler Troya II kentinde ortaya konulan sanatsal eserlerle hemen hemen özdeştir (M.Ö. 2500-2000). Üçüncü yerleşme katı Troya VI ve Hitit dönemi ile çağdaştır (M.Ö.1800-1ü50). Bu katta elde edilen büyük ve sağlam bir vazo, Afyon ve Uşak kentlerinin güneyindeki Beyce Sultan kazılarında elde edilen kapların çeşidindendir. Ayrıca birçok kap biçimi Orta Anadolu ile olduğu ölçüde Troya VI kap kaçağı ile de benzerlikler taşımaktadır. Bundan başka yine Troya VI'da gün ışığına çıkan `Minyas' tipi vazolar Bayraklı'da da ele geçmiş, bir de 4-5 Myken seramik parçasına rastlanmıştır. Açılan sondajlar küçük olduğundan evler hakkında geniş bilgi elde edilememiştir. Tunç Çağı'nda İzmir `de yaşayan yerli halkın dili konusunda herhangi bir fikir elde edilmesi mümkün olmamıştır. `Minyas' türü keramiğin ele geçmesi birçok Anadolu kentinde olduğu gibi, burada da 2. Binde Akalılâra (Achaioi: Myken) ait bir ticaret kolonisinin bulunduğuna ilişkin ipuçları verebilir.

Demir Çağı [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

Hititler Çağı'nda {M,Ö. 1800-1200) Anadolu'da yazı kullanılıyordu ve bundan ötürü o dönemde tarih çağına ulaşılmış bulunuluyordu. Ancak M.Ö. 1200'lerde Troya Vll ve Hitit başkenti Hattuşaş'ın Balkanlardan gelen kavimlerce yıkılmasından sonra Orta ve Batı Anadolu yeniden yazısız ve karanlık bir çağa, Demir Çağı'na girdi. Demir Çağı, Anadolu'da yazının yeniden kullanılması ile [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Krallığı'nda M.Ö.730, geri kalan Orta ve Batı Anadolu'da ise M.Ö. 650 yıllarına kadar sürmüştür,
Kazılarda fazla miktarda çıkarılan keramik ürünlerden anlaşıldığına göre, Demir Çağı boyunca Eski İzmir'de Hellas'tan göç eden, Aiolller ve İonlar yaşıyordu. Yarımadada yerli halkın yaşadığına dair herhangi bir bulguya ise rastlanmamıştır. Bayraklı Höyüğü'nün M.Ö. 1050 yıllarında kurulmaya başlayan yerleşmesinin Hellas kökenli olduğu anlaşılmaktadır.
400 yıl devam eden bu ilkel dönem boyunca başlıca beş yerleşme katı saptanmıştır. Bunlar :
  • I. Aiol yerleşmesi (M.Ö. 1050-M.Ö.1000)
  • II. Erken, Orta ve Geç Protogeometrik yerleşme (M.Ö. 1000-M.Ö. 875)
  • III. Erken ve Orta Geometrik yerleşme (M.Ö. 875- M.Ö. 750)
  • IV. Geç Geometrik yerleşme (M.Ö. 750-M.Ö. 675)
  • V. Subgeometrik yerleşme (M.Ö. 675-M.Ö. 650)
Söz konusu beş tabaka denizden 6,40 metre yükseklikte başlamakta ve 9,50 metrede son bularak 3 metre kalınlığında bir tabaka oluşturmaktadır. Kazılarda elde edilen Aiol keramiği Submyken orijinlidir. Protogeometrik ve Geometrik stildeki kap-kaçak ise genelde Attika vazoculuğunun bir devamıdır diyebiliriz.
Demir Çağı boyunca İzmir evleri, büyüklü küçüklü tek odalı yapılardan oluşmakta idi. Gün yüzüne çıkarılan en eski ev M.Ö. 925 ile M.Ö. 900'e tarihlenmektedir. İyi korunmuş halde ortaya çıkarılan bu tek odalı evin (2,45 x 4 m.) duvarları kerpiçten, damı ise sazdan yapılmıştı. Erken Geometrik dönemden itibaren (M.Ö. 875'ler) bu tek odalı evler at nalı biçimli bir avlunun üç bir yanını çevirmekte idiler.
Eski İzmir'liler kentlerini M.Ö. 850'lerde kerpiçten yapılmış kalın bir surla korumaya başladılar. Bu tarihten itibaren Eski İzmir'in bir kent devlet kimliği kazanmış olduğu söylenebilir. Kenti 'Basileus' adı verilen bir beyin idare ettiği olasıdır. Göçleri gerçekleştirenler ve kent ileri gelenleri soylu tabakayı oluşturuyordu. Kent duvarları içinde yaşayan nüfus olasılıkla bin kişi civarındaydı. Geç Geometrik ve Subgeometrik seramikle açıklanan dönemde (M.Ö.750-650) ise yarımadanın nüfusu daha kalabalık olup belki de 1500 kişiyi aşıyordu. Kent devlete ait halkın büyük bir bölümü civar köylerde yaşıyordu. Bu köylerde, bu çağdaki Eski İzmir'in tarlaları, zeytin ağaçları, bağları, çömlekçi ve taşçı işlikleri yer alıyordu. Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.
Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi. Bu tapınağın günümüze değin korunan en eski kalıntısı M.Ö. 725-700 yılları arasına tarihlenmektedir. Daha önceki dört dönemde (M.Ö. 1050- 750), büyük bit olasılıkla yine Tanrıça Athena'ya tapınılıyordu, ancak o tarihlerde kadın tanrıçanın heykeli herhalde küçük bir niş (naiskos) içinde bulunuyordu. Bilindiği gibi Homeros'un destanı İlias, Aiol ve İon lehçelerinin karışık olduğu bir dille yazılmıştır. Bu nedenle dünya tarihinin bu çok önemli destansı yapıtı büyük olasılıkla bu iki lehçenin konuşulduğu sınır bölgesi olan İzmir'de oluşturulmuştur. Nitekim Hellenistik dönem İzmirlileri Homeros için 'Homeraion' adlı bir yapı inşa etmişlerdir. YAZAN_DERYA BELLİ OSMAN NURİ ÇINAR İLKÖĞRETİM OKULU ELMALI

Parlak Dönem (M.Ö. 650-545) [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]


Cumhuriyet meydanı



Kordonboyundan görünüş.


[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
İzmir, Konak'da Türk Fırkateyni


Eski İzmir'in parlak dönemi M.Ö. 650-545 yılları arasına denk düşer. Yaklaşık yüz yıl süren bu süre, bütün İyon uygarlığının en güçlü dönemini oluşturur. Bu dönemde Miletos'un liderliğinde Mısır'da, Suriye ve Lübnan'ın yavuz kentiBatı kıyılarında, Propontis'te (Marmara Bölgesi), Pontus'ta (Karadeniz) koloniler kurulur ve Doğu Hellen dünyası kıta Yunanistan ile rekabet ederek birçok alanda ve konuda onun yerini almaya başlamıştır. Bu dönemde İzmir'in tarımcılıkla yetinmeyip Akdeniz ticaretine de ortak olduğunu görmekteyiz. Bu dönem katlarında bulunan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kökenli eserler, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kökenli heykel ve heykelcikler, Ön Asya ya da Akdeniz orijinli fayans figürcükler bu uluslararası ticaretin günümüze kalmış eserleridir.
Parlak dönemin İzmir'deki önemli belirtilerinden biri M.Ö. 650'den beri yazının yaygınlaşmaya başlamasıdır. Kadın tanrıça Athena'ya sunulan armağanların birçoğunda sunu yazıtları bulunmaktadır. Kent halkının sayısı fazla olmasa da bir bölümü okuryazardır. Kazılarda ortaya çıkarılan Athena Tapınağı (M.Ö. 640-580), Doğu Hellen dünyasının en eski mimarlık eseridir. En eski ve en güzel sütun başlıkları şu ana kadar İzmir'de bulunmuştur. Samos, Milet, Efes, Erythrai ve Phokaia'da çıkarılan sütun başlıkları M.Ö. 6. Yüzyılın ikinci yarısından (M.Ö. 575-550) tarihinden önce değildir. Helken sanatının en özgün mimarlık öğeleri olan Aiol ve İon türü başlıklar ile İon ve Lesbos biçimi kymationlar (yaprak ya da yumurta şekilli mimarlık süslemesi) doğuşlarını Eski Izmir de gün ışığına çıkan ve büyük ölçüde Anadolu Hitit sanatından esinlenmiş olan bu başlıklara borçludurlar
Hellen Dünyasının çok odalı ev tipinin en eski örneği Eski İzmir de bulunmuştur. Gerçekten M.Ö. 7. Yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olan iki katlı, beş odalı, ön avlulu çifte megaron, Hellenlerin bugün için bilinen, bir çatı altındaki en eski çok odalı evdir. Ondan önceki Yunan evleri yan yana dizilmiş megaronlardan oluşuyordu. Eski İzmir'in cadde ve sokakları daha 7. yy'ın ikinci yarısında ızgara planlı idi, caddeler ve sokaklar kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanıyor, evler genellikle güneye bakıyordu .
İlerde M.Ö.5. yüzyılda Hippodamos tipi adını alacak olan bu kent planı özünde Yakın doğuda çoktan biliniyordu. Bayraklı şehir planı bu tür kent dokusunun Batı dünyasındaki en erken örneğidir. İon uygarlığının en eski parke döşeli yolu Eski İzmir'de gün ışığına çıkarılmıştır.
Hellen dünyasının en eski sivil mimarlık eseri Eski İzmir'de 7. Yüzyılın ilk yarısında yapılmış olan güzel taş çeşmedir. Bir zamanlar Yamanlar Dağı üzerinde yükselen Tantalos mezarı, tholos biçimli anıtsal mezarların güzel bir temsilcisidir. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tümülüsünün mezar odası adı geçen çeşmenin planında idi ve onun gibi Isopata tipi adını taşıyan yapı türünde idi, yani planı dörtgendi ve üstü bindirme tekniğindeki bir tonozla örtülü bulunuyordu. Tantalos mezarı adı ile anılan bu anıtsal eser Eski İzmir'de MÖ.520-580 tarihlerinde yönetimi elinde tutan basileusun ya da tyranın mezarı olmalıdır.
Eski İzmir'de, çömlekçi işlikleri, arkeoloji literatüründe "Oryantalizan" ya da "Friz Stili" adı ile anılan seramik türünün güzel örneklerini üretiyor, taşçı ustaları mimarlık eserlerinden başka anıtsal boyda heykeller ve heykelcikler yontuyor ve bütün bu sanat yaratılarının bir bölümü dış pazarlara sürülüyordu.
Bilindiği gibi M.Ö. 6. Yüzyılın ilk yarısında o zamanki antik dünyanın kültür merkezi Batı Anadolu idi. Özellikle Milet'de tarihte ilk defa batıl inançlardan ve her çeşit din etkisinden kurtulmuş, özgür düşünceye dayalı bilimsel araştırmalar başlamıştı. Doğu dünyasının zengin bilgi ve deneyim hazinelerinden yararlanarak ve özellikle özgür düşünce yöntemiyle [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] gibi doğa filozofları' bugünkü Batı uygarlığının temellerini atmışlardı. Thales dünyada ilk defa bir doğa olayını, M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde olagelen güneş tutulmasını oluşundan önce hesaplamıştır. Böylece kültür ve bilim alanında tarihin başlangıcından beri 2500 yıl boyunca Mezopotamya ve Mısır'ın elinde olan önderlik, Batı Anadolu'ya geçmiştir. Batı Anadolu bu önderliğini İranlıların Anadolu'yu işgal ettikleri 545 yılına değin korumuştur. Ancak İran işgali ile filozoflar, bilim adamları ve sanatçılar [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'ya göç edince kültür ve ilim alanındaki önderlik Atina'ya geçmiştir.
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], Efes, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] gibi İzmir de 6. Yüzyılın başlarında büyük olasılıkla düşünce ve bilim alanında önde gelen kentlerden biriydi. Ancak Eski İzmir M.Ö. 640-545 tarihlerinde döneminin en ileri kültür merkezlerinden biri olduğu halde daha sonraları önemini yitirdiği için, çalışmalarda eskisi hızını kaybetmişti. Eski İzmir'in edebiyat, şiir, tarih, felsefe ve bilim konularında ne düzeyde olduğu hakkında yeterli bilgi mevcut değildir. Mimarlık konusunda ise önemli bir merkezdi.
Herodotos, Eski İzmir'i [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kralı Alyattes'in aldığından bahseder. Kazılarda da bu olay M.Ö. 500 sıralarına tarihlenir. Kent ve Athena tapınağı tahrip olsa da İzmirliler M.Ö. 590 yıllarında tapınağı tekrar inşa ederler.
Daha sonra [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tarafından 6. Yüzyılın ortalarında ele geçirilen kent. Bu olayla birlikte parlak devrini tamamlamıştır. Bu tarihten sonra Athena tapınağına hediye edilmiş hiçbir armağan bulunamaması da bu tahribatın önemli göstergelerinden birisidir.

Gerileme Dönemi (M.Ö. 500-300) [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]


İzmir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] meydanı, saat kulesinden bir görünüş.


[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Tapınağı M.Ö. 545 tarihlerinde terkedilmişse de yerleşim sürmüş, ancak bundan sonra 200 yıl kadar bir süre eski İzmir önemini ve işlevini yitirmiştir.
M.Ö. 5. yüzyıl boyunca küçük ancak zengin bir yerleşmenin yer aldığı [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] M.Ö. 5. yüzyılın sonunda ve özellikle 4. yüzyıl süresince yoğun bir iskana sahne olmuştur. Bu dönemde, ortalarında büyük avlular olan biri 5, biri 8 ve diğeri 15 odalı olmak üzere üç ev gün ışığına çıkarılmıştır. Bunların, kenti idare eden ve muhtemelen dönemlerindeki Pers etkisine uyarak yakın civardaki [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'da olduğu gibi, birer tyran olan beylere ait olmaları akla yakın gelmektedir. Nitekim [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nda hala kısmen korunmuş olan ve önemli kişilerin mezarları olması gereken düzgün krepisli birkaç 4. yüzyıl [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] bu düşünceyi desteklemektedir.
Söz konusu merkezi avlulu büyük üç evden başka birçoğu megarondan bozma dörtgen planlı küçük evler bulunmuştur. Bayraklı höyüğünün bütün üst düzeyinin 4. yy. boyunca evlerle kaplı olduğu söylenebilir. Öyle anlaşılıyor ki [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'daki Pers işgali 4. yüzyılda gücünü yitirmiş ve İyon kentlerinin büyümesine neden olmuştur. Meydana gelen nüfus patlaması ile yüz dönümlük Bayraklı Höyüğü, İzmirlilere küçük gelmeye başladığından, M.Ö. 300 tarihlerinde [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) eteklerinde yeni İzmir kenti kurulmuştur.

Hellenistik Dönem'de ve Roma İmparatorluğu yönetiminde İzmir (M.Ö. 333-M.S. 395) [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'in [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'ta ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Kralı [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'u yenmesinden (M.Ö. 333) ve arkasından bütün doğuyu ele geçirmesinden sonra Hellen dünyası büyük bir refah çağına erişti. Kentler nüfus patlamalarına sahne oldu. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kentlerinden her biri 100 binin üstündeki bir nüfusa eriştiler. Küçük bir tepeciğin üzerinde kurulmuş olan eski İzmir kentinin duvarlarının içinde yalnız birkaç bin kişi yaşayabiliyordu. Bu nedenle en geç M.Ö. 300 sıralarında Kadifekale'nin eteklerinde, yeni ve büyük bir kent kuruldu.
M.Ö. 323 yılında Büyük İskender'in ölümü üzerine çıkan iç savaşta İzmir (zamanın ismiyle Symrna), önce Lysimakhos'un, sonra Lysimakhos'u M.Ö. 281 yılında yapılan Corupedion Savaşı'nda yenen Selevkoslar'ın kralı 1. Selevkos'un eline geçti. Selevkos egemenliği M.Ö. 190 yılında yapılan Magnesia (bugün Manisa) Savaşı'na kadar sürdü. Selevkoslar, Romalılar'a karşı kaybettiği bu savaştan 2 yıl sonra yapılan Apameia (bugün Dinar) savaşıyla Bergama Krallığı'na verildi. Bergama'nın egemenliği, Kral 3. Attalos'un ölümüne dek sürdü ve bu tarihte Romalılar'ın eline geçti ve Asya Eyaleti'ne bağlandı.
Tarihçi [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], Smyrna'nın kendi zamanında yani M.Ö. 1. yüzyıla geçiş sırasında en güzel [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kenti olduğunu belirtmektedir. O dönemde kentin küçük bir bölümü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nin [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'un üzerindeydi. Büyük bölüm ise düz arazi üzerinde bulunan liman çevresine toplanmıştı. Ana tanrıçanın tapınağı ile [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] da bu hat üzerinde yer alıyordu. Caddeler düzdü ve tamamı büyük taşlarla düzgün bir biçimde kaplanmıştı. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], kentin doğu-batı yönünde uzanan iki ana yolunun (Kutsal yal ve Altın yol) bulunduğunu ve bu yollarla kentin , denizden gelen esinti ile serinlediğini anlatmaktadır. Strabon İzmir'de Homereion olarak adlandırılan bir stoanın varlığından söz eder (belki de bir perystil ev). Bu evin içinde [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'un bir heykeli bulunuyordu.
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
İzmir Agorasından bir görünüş


Roma Çağı'nda İzmir'de inşa edilen yapılar arasında, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nin ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) kuzeybatı eteğindeki antik tiyatro ve batıdaki stadyumun her ikisinden de pek az iz kalmıştır. Diğer taraftan Smyrna Agorası oldukça iyi korunmuş olup, bugün kısaca [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] olarak bilinmektedir. Agoranın ölçüsü 120x80 metre uzunluğunda geniş bir avlusu vardı. Doğusunda ve batısında birer stoası vardı. Her iki yapı 1 7,5 m. olup ikişer katlıydı. Ayrıca 28 m. uzunlukta bir bazilika da mevcuttu. M.Ö. 2. Yüzyılda Romalıların egemenliğine giren İzmir ikinci kez altın dönemini yaşamaya başlar. M.Ö. 88 yılında Pontus Kralı 6. Mithridates'in eline geçtiyse de 2 yıl sonra Romalılar şehri geri aldı.
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de sözü edilen "Yedi Kilise"den bir tanesinin bulunduğu [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Hıristiyanlığın gelişmesinde önemli bir rol oynar. İzmir'in ilk başpiskoposu olan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] havari ve İncil yazarı [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'un ilk müridlerinden biridir. Yaklaşık M.S. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yılında Anadolu'da doğmuş, inancından ötürü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tarihinde, İzmir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] üzerinde bulunan stadyumda [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tarafından yakılarak ölüme mahkum edilmiştir. M.S. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, İzmir, sonradan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] olarak tanınacak [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nun bir parçası olur.

Bizans İmparatorluğu yönetiminde İzmir; Araplar, Selçuklular, Cenevizliler, Aydınoğulları, Haçlılar, Moğollar tarafından istila edilmiştir. [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] döneminde [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kenti ele geçirmek için birbirleriyle savaşırlar. Kenti ilk önce Araplar [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yılında denizden zaptedip [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'a yaptıkları akınlarda bir üs olarak kullanırlar. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] İzmir'i ilk kez 1076'da Sulçuklu akıncılarından ve zamanla ilk büyük Türk denizcisi olacak [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'in komutasında ele geçirirler. İzmir'den hareketle [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'na düzenlediği akınlarla Bizanslılara korku salan Çaka Bey'in ölümünden sonra Bizanslılar kenti 1098'de geri alırlar ve şehrin kıyı tarafı [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yılında Rodos Şovalyeleri'nin eline geçer. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tüm şehri ele geçirir. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yılında Cenevizliler kıyıdaki St. Peter kalesini ele geçirirler. Cenevizliler aşağı kenti kontrollerinde tutarken [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yukarı kentte ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) hakimiyet kurar. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] deyimi o dönemden kalmadır ve Cenevizlilerin elinde kalan aşağı kenti tanımlamak için kullanılmıştır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ortalarında St. Peter kalesi ve aşağı kent bu kez [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tarafından ele geçirilir. Bu arada [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] 1398'de İzmir üzerinde hakimiyet kurdu. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nı kazanarak Osmanlı Devleti'ni mağlup etmiş olan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'un [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de bizzat komuta ettiği [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ordusu kenti istila edip, St.Peter Kalesini yerle bir eder. Bu fetih Timur'un [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] güçlere karşı yapmış olduğu tek savaş olması nedeniyle ayrıca önemlidir. Osmanlı Devleti'nin toparlanmasından sonra [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yılında II. Murat kenti zapteder ve İzmir bundan sonra [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nun bir parçası olur.

[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Kitab-ı Bahriye kitabında İzmir körfezi



Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde İzmir; Doğu Akdeniz'in ticaret kavşağı [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

Osmanlı idaresinin ilk yüzyıllarında ikinci derece bir sancak olan İzmir'in İlk Osmanlı yöneticisi [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'dır. İzmir 1605-1606 yıllarında [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kapsamında [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ayaklanmalarına sahne olmuştur. Ancak kent, Osmanlı İmparatorluğunun 1620 yılında yabancılara tanıdığı [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] sonra giderek İmparatorluğun en önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelir.
1619'da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], 1620'de [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] konsoloslukları açılır. Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kaynakları İzmir'de 19 [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], 18 [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve sadece 1 [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kilisesi bulunduğunu, kentin 9 mahallesinden sadece birinde Hristiyanların yaşadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, o dönemde şehir merkezinde [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]-[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] çoğunlukta, önemli ve köklü bir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] cemaati mevcut ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] 17. yüzyılda İzmir Musevi cemaatinin içinden çıkmıştır) ve Hrıstiyan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] azınlıkta olmalıdır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] de, 1672'de İzmir'i ziyaretinde, nüfus yapısındaki değişimin ilk gözlemlerini kaydeder ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) mahallesinde giderek artan sayıda yerli gayrimüslimlerin, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve Batılı tüccarların yoğunlaştığını yazar. İzmir'de [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'da yaklaşık 30 bin kişinin öldüğü bir veba salgını, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de şehrin yarısının yandığı büyük bir yangın olur. Osmanlılarca İzmir'e paşa düzeyinde yapılan ilk atama, 1707'de yabancı tüccarlarca düzenlenen [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ndan sonra 1716'da tayin edilen [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'dır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] larda kent [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tüccarların gözdesidir. Bu gelişmeye paralel olarak, eyalet merkezi ([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] eyaleti) önce [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de geçici olarak, sonra da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de temelli İzmir'e aktarılmıştır. Aynı yıl Sultan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de de Sultan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] İzmir'i ziyarete gelmişler, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de kurulan belediyenin ilk başkanı da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] olmuştur. Çokuluslu bir ticaret şehri haline gelen ve servet birikimi yaratarak metropolleşen İzmir civarında aşayişi korumak herzaman zorlu bir uğraş olmuştur. Bu bağlamda, bölgenin ünlü Rum eşkiyalarından [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] 1853'de Buca'da yakalanabilmiş, başta [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] olmak üzere, efeler ve eşkiyalar İzmir'e özel ilgi göstermişler, çoğu kez resmi görevlilerden, yerli, levanten ve yabancı tacirlerden ve azınlıklardan oluşan çetrefil bir ilişkiler ağı içinde rol oynamışlardır.
İzmir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] sonra [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ordusu tarafından işgal edilir. Bu işgal [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tarihinde sona erer. Ancak, İzmir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] 1922 sabahı tarihinin belki de en büyük felaketlerinden birini yaşamaktan kurtulamaz. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] semtinde başlayan yangın 2.600.000 metrekarelik bir alanda 20.000'den fazla ev ve işyerini tahrip eder. Bu yangın ne yazık ki kentin geleneksel alanının dörtte üçünü tahrip etmiştir. Fakat yeni kurulan [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ile birlikte İzmir zümrütü anka kuşu gibi kendi külleri içinden yeniden doğmuştur. Yangın alanında bugün [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] bulunmaktadır.

Ulaşım [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]

Resim:Izmir metrosu - bölge durağı.jpg İzmir Metrosu, Bölge durağı


Kent içi toplu ulaşım Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluğundadır. Toplu ulaşım hizmetlerinin hat ve güzergahları ile birbirini tamamlaması için otobüs-vapur-metroda ulaşım hizmet bütünlüğü sağlanmıştır. Tüm toplu taşıma araçlarında bilet yerine geçen [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] adlı elektronik bir kart İzmir ulaşımının bütünlüğünü sağladığı gibi ulaşımı hızlandırmaktadır.
  • Belediye Otobüsleri
Otobüs hizmetleri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde olan Eshot Genel Müdürlüğü tarafından kent içi ve 12 ilçe belediye arasında yapılmaktadır. Ulaşım hizmetleri 291 hatta, hattın uzunluğuna göre besleme (B), kısa (1), orta (2), uzun (3) ve ilçe belediyeler (5) olarak kademelendirilmiştir. Örneğin, gideceğiniz yöne 1 ve 3 numaralı otobüsler geçiyorsa, 1 kademeli olanı seçerek ulaşım için daha az ücret ödemiş olursunuz. Bunların yanında ücretsiz hizmet olarak, 412 Buca Heykel - Tınaztepe Kampüs, öğrenci kartıyla binilen 525 Bornova Metro - Ege Üniversitesi Kampüs güzergahlarında çalışan otobüsler vardır.
  • Metro
Metro İstasyonları: İzmir metrosunun 11.6 kilometrelik hattında Hatay/ Üçyol, Konak, Çankaya, Basmane, Hilal, Stadyum, Halkapınar, Sanayi, Bölge ve Bornova olmak üzere toplam 10 istasyon bulunmaktadır.
Sefer sıklığı: 06-24 saatleri arasında hizmet veren metronun ortalama 10 dakika olan sefer aralığı, yoğun saatlerde "5 dakikada bir"e inmektedir. Metro ile en uzun hat olan Üçyol’dan Bornova’ya 17 dakikada ulaşılmaktadır.
Metro aktarma istasyonları: Bornova/Halkapınar, Hatay/Üçyol aktarma istasyonlarında otobüs ; Konak İstasyonunda ise hem otobüs hem de vapur bağlantısı vardır.
  • Vapurlar ve iskeleler
Yolcu vapuru seferleri: "Toplu ulaşımda bütünlük" amacıyla Körfez vapurlarının sayısı ve sefer sıklığı artırılmış, ulaşımda kolaylık ve rahatlık sağlanmıştır. Karşıyaka ve Bostanlı ile Konak arasındaki sefer aralığı 20 dakikaya indirilmiş ve iskeleler yeniden düzenlenmiştir. Bostanlı, Karşıyaka, Bayraklı, Alsancak, Pasaport, Konak, Göztepe ve Üçkuyular olmak üzere 8 iskeleden sefer yapılmaktadır.
Araba vapuru seferleri: Üçkuyular ve Bostanlı iskeleleri arasında sürekli sefer yapan araba vapurları ile şehir içi trafiğine girmeden 25 dakikada ulaşım sağlanmaktadır.Bostanlı’dan ilk sefer, hafta içi ve Cumartesi günleri 07:20’de, Pazar günü 10.00’da; son sefer ise her gün 22.40’dadır. Üçkuyular’dan hafta içi ve Cumartesi 7.20’de, Pazar günleri 10:00’da başlayan seferler 23.20’ye kadar sürmektedir.Üçkuyular ve Bostanlı iskelelerindeki aktarma istasyonlarına otobüslerle kolaylıkla ulaşılmaktadır.
  • Gece yarısından sabaha kadar ulaşım hizmeti
24 saat çalışan otobüs hatları koyularak gece yarısından sonra toplu taşım araçları ile ulaşım olanağı sağlanmıştır. Buna göre; Otobüsler Konak’ta Belediye önünden, vapur iskelesi tarafından hareket eder; 63 Konak-Bornova( Konak, Montrö, Alsancak , Zafer Payzan, Manavkuyu) 104 Konak-Buca ( Varyant, Eşrefpaşa, Menderes Cad., Heykel, Buca Üçkuyular) 152 Konak-Gaziemir (Üçyol, Karabağlar, Sosyal Konutlar ) 180 Konak-Balçova (Varyant, İnönü Cad., F.Altay) 542 Çiğli-Konak (Kahveler Durağı, Anadolu Cad.,Girne Bulvarı, Karşıyaka,Altınyol, Talatpaşa, Konak) Bu otobüsler ilk servislerine Karşıyaka ve Çiğli’den karşılıklı olarak 00:55’te başlarlar ve 1 saat ara ile 05.55’e kadar devam eder. Vapurlar ise gece son seferlerini, Konak’tan 01.00, Alsancak’tan 01.15, Karşıyaka’dan 00.30’da hareket ederek yapmaktadırlar.
Eğitim [[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]]
  • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
  • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
  • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
  • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
  • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
İzmir'deki Liseler[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
1900 Öncesi Kurulanlar
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1878) • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1880) • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1881) • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1887) • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1888)
1960 Öncesi Kurulanlar
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1917) • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (1922) • [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir.