Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Genel Kültür
Duyuru

Genel Kültür Üzerinde akıllıca konuşulacak pek çok faydalı bilginin paylaşıldığı, sıkça ziyaret edilmesi gereken bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 30.09.07, 23:22
Foruma Erişimi Yasak
 
Üyelik Tarihi: 08.08.06
Yaş: 24
Mesajlar: 588
Karizma Puanı: 0
baytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to beholdbaytarvan is a splendid one to behold
İlgİnÇ Bİlgİler

1 Nisan şakasının kökeni nedir?
1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının

birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart

25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla

yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam

ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan

aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını

verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak

partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar

sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan

gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da

bütün dünyaya yayıldı



İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?

Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin

amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi,

görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle

işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik

çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona zehirli içki

sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu

kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden

bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda

içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini

göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe

vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.



Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?

Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük

parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde

eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu

tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar,

öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus

yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük

parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı

nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok

zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.



Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?

Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı

iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı " Good Morning to All" yani "

hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya

yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da

Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı

kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır



Mezara niçin çiçek konulur? İlk
olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde

mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada

ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O

zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötaü ruhları kovma

amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu

kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda

kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu

vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda

hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.



İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu

saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve

bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp

zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının

yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten

çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.



Satrançta şah niçin o kadar pasiftir? Çünkü
şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden

bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha

yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire

Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği

olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından

oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.



Bir hafta niçin 7 gündür? Babilliler
7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda

bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı

gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve

doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının

önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını

değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük

hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün

olarak kaldı.



Niçin otellerin kapıları döner kapıdır? Döner
kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri

devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava

rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle

klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin

girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner

kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk

havanın da içeri girmesini engeller.



Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar?

Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir.

Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir

ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran

buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu

noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki

buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak

yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.



Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker? Aslında
kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması

gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı

çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş

yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına

gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama,

sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez

yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra

yıkandığında çekmez.



Çinlilerin gözleri niçin çekiktir? Yalnız
çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların

hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada

aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye

nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı,

gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım

insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından

korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki

bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının

buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri

kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı

korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için

daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları

da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani

çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.



İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur?

Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca

vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler

ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan

gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer.

Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi

görüntü verir.



Akıl ile zeka arasında fark nedir? Akıl
yalanla gerçeği, doğruile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce

yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı

gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama

ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir,

20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü

olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir

besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit

matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara,

algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar

gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle

ölçülebilir.



Dolunay insan davranışlarını etkiler mi? İnsanlar
arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine

bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim

adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu

kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların

alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır.

Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz.

Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün

olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken

değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600

binde biri kadardır



Niçin gözyaşı dökeriz? Dünyadaki
canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan

bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında

gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır.

Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir.

Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan

gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok

protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.



Üç yaşından daha önce olanları niçin hatırlamıyoruz?

Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde

anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından

küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve

anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç

yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza

yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak

şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.



Develerin hörgüçlerinde ne var? Genelde
hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları

söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ

bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini

sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer

suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha

büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su

kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.



Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf

olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta

yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca

düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere

yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır.

Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi

sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri

iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar.

Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek

olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.



Kuşlar nasıl konuşabiliyor? Her
insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir.

Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır.

Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları

konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri

ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan

farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın

boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği

vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer kuşların seslerini taklit ederek

bir çeşit iletişim sağlarlar.



Ateş böceği nasıl ışık saçıyor? Aslında
bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur.

Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede

kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili

hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir.

Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden

ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat

onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğin ışık bölgesine

yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi

gerekmektedir



Kediler balık ve sütü niçin severler? Kedilerin
sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava

şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler.

Evkedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan

düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da Nil vadisinde

balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır.

Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduğu için

evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu

Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak

yaşamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya

tamamen girerler. Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle

beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının

yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.



Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?
Sabah

güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok

horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü

olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro

halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler

ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve

kuşların sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle

ayarlanmıştır



Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla

birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya karşı çok hassastır.

Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden

etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce

yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar

soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine

sinekli günler başlar.



Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?
Kalemin

tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak

taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler

Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye

uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet

görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar

2-3bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem

mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler.

2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan

yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki

yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat

dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.



Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur? Bir
sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor

dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir

çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır

kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni

sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve

gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca

dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak

tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani

beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla

gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda

bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.



Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor? Yapıştırıcıların
sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey

değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler

kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki

madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev

yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde

molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması

gerekmektedir.



Matematikte niçin (-2) ile (-2) nin çarpımı (+4) tür?

Haftanın beş günü işe otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her

sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane

bilet aldınız. Hergün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor.

Bunun eşitlikteki yeri (-2) dir. Siz bu işi beş gün süresince yani 5

kez yaparsanız (-2)x(+5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü

o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız

gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu

hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir.

Hergün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz.İki kere negatif hareketi "-2" bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2) =(+4) bilet kalıyor.



Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?

Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü

etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık

durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses

sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır.

Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan

bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.



Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor?

Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap

vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam

şişedir.İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da

üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk

vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı

iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden

dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı

sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.



İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir?

Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu

kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin

kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından

kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda

tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Eski 01.10.07, 01:03
s!ngap - ait Avatar
Tam Paylaşımcı

 
Üyelik Tarihi: 03.03.07
Yaş: 19
Mesajlar: 175
Karizma Puanı: 73
s!ngap is on a distinguished road
Ce: İlgİnÇ Bİlgİler

kardeşim hepsini tek tek okudum hakketten çok ilginnçç hakkttende çok güzel bir paylaşım hemen world e kayıt edip arşivime ekliyorum teşekkürler
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Eski 29.11.07, 20:24
Foruma Erişimi Yasak
 
Üyelik Tarihi: 08.11.07
Yaş: 15
Mesajlar: 117
Karizma Puanı: 0
bahattinho is on a distinguished road
Ce: İlgİnÇ Bİlgİler

hakketten ilginç bazılarda saçma
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Eski 29.11.07, 20:24
Foruma Erişimi Yasak
 
Üyelik Tarihi: 08.11.07
Yaş: 15
Mesajlar: 117
Karizma Puanı: 0
bahattinho is on a distinguished road
Ce: İlgİnÇ Bİlgİler

ha abi unitirdim kusura kalma eyvallah abi iyi paylasım
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (Daim)  
Eski 10.12.07, 18:38
sapper55 - ait Avatar
Forum Vekili

 
Üyelik Tarihi: 27.06.07
Şehir: samsun
Yaş: 19
Mesajlar: 1,573
Karizma Puanı: 203
sapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond reputesapper55 has a reputation beyond repute
sapper55 - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: İlgİnÇ Bİlgİler

saol paylaşım için............................
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (Daim)  
Eski 23.12.07, 20:35
tümerkan - ait Avatar
Forum Kurdu

 
Üyelik Tarihi: 14.07.06
Şehir: iskenderun
Yaş: 18
Mesajlar: 513
Karizma Puanı: 130
tümerkan is a splendid one to beholdtümerkan is a splendid one to beholdtümerkan is a splendid one to beholdtümerkan is a splendid one to beholdtümerkan is a splendid one to beholdtümerkan is a splendid one to beholdtümerkan is a splendid one to behold
tümerkan - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: İlgİnÇ Bİlgİler

sagol ama nese iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (Daim)  
Eski 13.01.08, 13:16
Foruma Erişimi Yasak
 
Üyelik Tarihi: 28.12.07
Şehir: İZMİR
Yaş: 20
Mesajlar: 590
Blog Başlıkları: 3
Karizma Puanı: 0
ugi2008 is a jewel in the roughugi2008 is a jewel in the roughugi2008 is a jewel in the roughugi2008 is a jewel in the rough
ugi2008 - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: İlgİnÇ Bİlgİler

evet gerçektende ilginç
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Genel Kültür


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
ılgınc olaylar baytarvan Garip Olaylar 1 02.10.07 08:08
İlgİnÇ Fotolar !!!!!!!!!____----????? PLAYBOY_38 Resimlerin Dili 8 31.07.07 17:12
İlgİnÇ Tasarimlar.... SportMan Resimlerin Dili 1 18.01.07 10:11
Paypal Hakkında Genel Bılgıler BjKadiR Webmaster Genel 0 16.07.06 10:58


Şuan saat: 16:27 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0