![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Sosyal Gruplar | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Genel Elektronik Son derece karmaşık, ustalaşması zaman alıcı ama bir o kadar da eğlenceli ve zorunlu bir kulvar olan elektronik üzerine dolu dolu bilgilerin yeraldığı bir bölüm. Zengin içerikli ve kullanışlı. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| o Merkezlerindeki ÇeşitliÖlçü Aletlerinin Çalışma Prensipleri ve Okunmaları TRAFO MERKEZLERİNDEKİ ÇEŞİTLİ ÖLÇÜ ALETLERİNİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ VE OKUNMALARI KONTAKLI TERMOMETRE Tesis ve Kullanımı : Kontaklı termometre transformatör yağının sıcaklığını göstermek amacıyla kullanılır.Termometre transformatörde oluşan en yüksek sıcaklığı gösteren bir göstergeye haizdir. Biri alarm diğeri açma olmak üzere iki kontağa sahiptir.Bina içi ve dışı kullanıma uygun olmakla birlikte tropikal şartlardaki kullanıma da uygundur. Termometredeki sıcaklık algılayıcı bi-metal bir yaydır. Sürekli çalışma sırasında transformatördeki yağ sıcaklığı 100 0C yi aşmamalıdır.Ancak olağanüstü koşullarda kısa süreli aşırı yükleme söz konusu olduğunda tepe yağ sıcaklığının 115 0C olmasına izin verilebilir.Bu şartlarda yalıtım malzemesinin yaşlanma prosesi önemli miktarda hızlanmaktadır. Teknik Detaylar : Yapı : Dış yüzeye emaye kaplı die-cast alüminyum alaşımdır.Skala bölümü şeffaf akrilik plastik bir pencere ile korumalıdır.Contalar hava geçirmez kauçuktan imal edilmiştir.Koruma sınıfı IP43 (IEC144) tür. Tesis Edilmesi: termometre BSPI dişi olan bir tespit vidası vasıtasıyla transformatör kapağı üzerindeki özel bir cep içine monte edilir ve istenen pozisyona çevrilerek o pozisyonda kilitlenir. Termometre probu en az 95 mm yağa daldırılmış olmalıdır. Kablo Bağlantısı: Gövde içinde kablo bağlantısı için bir terminal blok bulunmaktadır.Kablo rekoru tipi PG16 (SFS2193) dır ve bu 12,5 ile 15 mm çapındaki kabloların bağlantısı için uygundur. Kablo 4 damarlı plastik kılıflı olabilir. Ölçüm Sahası: 10…120 0C gösterme ve kontak hassasiyeti 50…120 0C sahası içinde ±2 0C dir . Maksimum Gösterge ıcaklık artışı olarak maksimum gösterge sıcaklık göstergesini takip eder ve ulaşılmış en yüksek sıcaklığı göstermek için orda kalır.Maksimum gösterge cihazının dışında üst kısımda bulunan bir düğme vasıtasıyla yeniden ayarlanabilir.Kontaklar: Termometre iki bağımsız kontağa haizdir.Kontaklar manuel olarak ayarlanabilir. Ayar sahası 10…120 0C dir.Kontak devreleri elektriksel olarak birbirnden tümüyle yalıtılmıştır.Toprağa karşı yalıtım seviyesi 2000 V (50 Hz 1 dk) dır. İşletme Sıcaklığı: Maksimum +70 0C Minimum - 40 0C Kontak Ayarları Farkı inyal ve açma arsındaki sıcaklık yaklaşık 5 0C dir.HAVA KURUTUCUSU Amaç:Transformatör yağı temas halinde bulunduğu havanın nemini kolaylıkla alır.Yağdaki nem oranının artması ise yalıtım özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir.Bu yüzden transformatörlerde genleşme kabına giren havadaki nemin alınması amacıyla hava kurutucuları kullanılır.Hava kurutucuları aynı zamanda havanın içindeki toz ve yabancı maddeleri de tutarak yağın kirlenmesine engel olmaktadır. Çalışma Prensibi:Aygıt transformatörün kabına takılır ve dış ortamla hava alışverişinin sadece buradan yapılması sağlanır.Transformatörün sıcaklığındaki değişimler yağ hacminin değişmesine dolayısıyla genleşme kabında alçak ve yüksek basınç oluşmasına neden olur.Genleşme kabındaki basıncın düşmesi halinde dış atmosferden içeriye doğtu bir hava akımı meydana gelir.Havanın geçişi sırasında toz ve yabancı maddeler hava kurutucusunun altındaki kapta bulunan yağ tarafından tutulur.Silikajel de havanın nemini alır. Böylece genleşme kabına giren hava temizlenmiş ve kurutulmuş olur. Genleşme kabındaki basıncın yükselmesi halinde ise hava çıkışı yine hava kurutucusu üzerinden sağlanır. Kaptaki yağ basınç farkı olduğu sürece hava çıkışına olanak verir. Denge oluştuktan sonra ise genleşme kabındaki havanın atmosferle ilişkisini keser. Silikajel: Hava kurutucularında havanın nemini almak üzere kullanılan silikajel anhidrit silis’e bi kobalt tuzu emdirilerek elde edilmiş cam gibi sert ve nötr bir maddedir. Kuru olduğu zaman koyu mavi renkte olan bu madde ağırlığının %40 ı kadar nem alabilir. Silikajelin aldığı su miktarı arttıkça rengi pembeye döner. Ancak 100-150 0C sıcaklığa kadar ısıtıldığında suyu dışarı atarak tekrar aktifleşir. Bu işlem için bir kurutma fırını kullanılabileceği gibi bir tava veya pota içinde doğrudan ateş üzerinde de ısıtma yapılabilir. Silikajelin ömrü oldukça uzundur ve yukarıda açıklanan aktifleştirme işlemi defalarca tekrarlanabilir. Buna karşın kullanım sırasında silikajelin yağlanmamasına dikkat etmek gerekir. Yağlanan silikajel siyah bir renk alır ve nem alma özelliğini kaybeder. AKÜMÜLATÖRLERİN ŞARJLARI VE BAKIMLARI Akümülatörler: Bütün pillerin ömürleri kısa sürelidir. Sulu pilde akım vermeyi önleyen parça veya madde yenilenebilir. Fakat kuru pilin ömrü bitince atılması gerekir. Bir üretecin ömrünü uzatma isteği insanları yeni bir üreteç yapmaya yöneltmiştir. Bu doğru akım üretecinin adı akümülatördür. Akümülatör aslında bir elektrik deposu durumundadır. Kullanıldıkça boşalır, boşaldıktan sonra da kaldırılıp atılmaz tekrar doldurulabilir. Ayrıca akümülatörler pillere göre daha çok akım verirler . Bu nedenle kullanma alanları daha geniştir. Bir akümülatör boşalırken üreteç dolarken almaç durumundadır. Akümülatörlerin doldurulmasına teknikte şarj , boşaltılmasına da deşarj denir. Akümülatörler kendi gerilimine uyan bir doğru akım kaynağı ile yavaş yavaş şarj edilir. Akümülatörlerin Şarjı ve Deşarjı : Akümülatörleri şarj etmek için elektrotlar arasına reosta, ampermetre ile bir doğru akım üreteci bağlanır. Düzenekte asitli su çözeltisi kendiliğinden hidrojen iyonu ile sülfat kökü iyonuna ayrışmıştır. Düzeneğin doğru akım kaynağına bağlanması sonucu anot ile katot arasında elektrik akımı oluşur. Elektrolitten akım geçmesi ile anot ile katot arasında meydana gelen elektrik alanına hidrojen iyonları katota girerken sülfat kökü iyonları anota göç ederler. Katotta nötrleşen hidrojen iyonları bu defa kurşun oksitin oksijenini alır ve elektrotu kurşun haline çevirir. Bu nedenle katot gri-mavi renk alır. Diğer taraftan sülfat kökü iyonları anodu kurşun dioksit haline çevirir. Bir süre sonra anot kırmızı esmer arası bir renk alır. Akümülatörün dolduğu bu renk değişiminden veya kutuplardan hidrojen ile oksijen gazının kabarcıklar halinde çıkmasından anlaşılır. Akümülatör dolduğu elektrolitin bome derecesi 25 ten 29 a yükselir. Şarj ve Deşarj Süresince Akümülatör İçindeki Kimyasal Olaylar Aşağıdaki Gibi Bir Sıra İzler : 1. Akümülatör Tam Şarjlı Olduğu Zaman a- Negatif levha sünger halinde kurşundur. b- Pozitif levha kurşun dioksit kaplıdır. c- Elektrolit sülfürik asitli su karışımıdır. 2. Akümülatör Deşarj Olurken a- Negatif levhada kurşun azalır, kurşun sülfat çoğalır. b- Pozitif levhada kurşun dioksit azalır, kurşun sülfat çoğalır. c- Elektrolitteki sülfürik asit azalır, su çoğalır. 3. Akümülatör Şarj Olurken a- Negatif levhada kurşun sülfat azalır, kurşun çoğalır. b- Pozitif levhadaki kurşun sülfat azalır, kurşun dioksit çoğalır. c- Elektrolitteki su azalır, sülfürik asit çoğalır. Akümülatörlerin Arızaları ve Giderme Çareleri 1.Akü kutupları ve bağlantıları paslı: Nedenleri: Kutuplara ve bağlantılara asit sıçraması. Çareleri : a- Kutupları ve bağlantıları sert diş fırçası ile temizleyiniz. b- Akü kutusunun üstünü amonyaklı bezle siliniz. c- Akü kutuplarına, bağlantılarına ve kutunun üst tarafına gres veya vazelin sürünüz. 2.Akü içinde elektrolit yok: Nedenleri 1 : Aküye su konulmamış Çareleri : a- Aküye arı su koyunuz. b- Az akımla şarj ediniz. Nedenleri 2 : Akümülatör kazaen dökülmüş. Çareleri : a- Aküye arı su ekleyiniz. b- Az akımla şarj ediniz. c- Elektroliti yenileyiniz. Nedenleri 3 : Akü kutusunda sızıntı var. Çareleri : a- Akü kutusunu değiştiriniz. b- Elektroliti yenileyiniz 3. Akü kutusu ıslak : Nedenleri : Normalden fazla su konulmuş ve elektrolit taşmış. Çareleri : a- Elektrolit seviyesini kontrol ediniz. b- Islak yerleri amonyaklı bezle siliniz. 4.Elektrolitin yoğunluğu çok düşük : Nedenleri 1 : Akü tamamen deşarj olmuş veya tam olarak şarj edilmemiş. Çareleri : a- Aküyü şarj ediniz. Nedenleri 2 : Akü plakaları aşırı derecede sülfatlanmış Çareleri : a- Aküyü şarj ediniz. b- Elektroliti yenileyiniz. Nedenleri 3 : Akü plakaları arasında kısa devre var . Çareleri : a- Separatörleri kontrol ediniz gerekirse değiştiriniz. Nedenleri 4 : Şarj dinamosu iyi şarj etmiyor. Çareleri : a- Kablo başlıklarını ve bağlantıları kontrol ediniz gevşekse sıkıştırınız. b- Şarj dinamosunu kontrol ediniz. c- Konjektörün çalışıp çalışmadığına bakınız. Nedenleri 5 : Kablolarda ve elektrik donanımında kısa devre var. Çareleri : a- Araba üzerinde düzeneğin anahtarlarını kapatarak kontrol ediniz. Nedenleri 6 : Akü hiç şarj olmuyor. Çareleri : a- Elektroliti yenileyiniz ve şarj ediniz. 5.Akü bir gün şarj ediliyor ertesi gün boşalıyor. Nedenleri 1 : Akü eskimiş. Çareleri : a- Aküyü tamirciye götürün. b- Arabaya yenisini takınız. Nedenleri 2 : Akü içinde kısa devre var . Çareleri : a- Aküyü açınız separatörleri değiştiriniz. 6.Işıklar yanıp bir süre sonra sönüyor. Nedenleri : Kablo başlıkları ve diğer bağlantıları gevşek . Çareleri : a- Kablo başlıkları ve diğer bağlantıları muayene ediniz gevşek olanları sıkıştırınız. Paslı olanları temizleyiniz. 7. Akü şarj edilemiyor. Nedenleri 1 : Şarj dinamosu arızalı. Çareleri : a- Şarj dinamosunu muayene ediniz. b- Konjektörü muayene ediniz. c- Aküyü dinamoya bağlayan devreleri kontrol ediniz. Nedenleri 2 : Akü tamamen bozulmuş. Çareleri : a- Akünün yenisini alınız. b- Aküyü tamirciye veriniz. Nedenleri 3 : Akü plakaları tamamen sülfatlanmış. Çareleri : a- Elektroliti yenileyiniz, aküyü şarj ediniz. KOMPANZASYONUN İNECELENMESİ Reaktif Güç Kompanzasyonunun Önemi Şebekeye bağlı alıcı eğer bir motor, bir transformatör, bir floresan lamba ise bunlar manyetik alanlarının temini için bağlı oldukları şebekeden bir reaktif akım çekerler. İş yapmayan, motorlarda manyetik alan elde etmeye yarayan reaktif akım, havai hatlarda, trafo, şalterler ve kablolarda gereksiz kayıplar meydana getirmektedir. Bu kayıplar yok edilirse, trafo daha fazla besleyecek kapasiteye sahip olacak, devre açıcı ve kapayıcı şalterler , lüzumsuz büyük seçilmeyecek, tesiste kullanılan kablo kesiti küçülmeyecektir. Bunun sonunda az yatırımla fabrika veya atelyeye enerji verme imkanı elde edilecektir. Elektrik işletmesi tarafından uygulanan tarifeler yönünden de, her dönem daha az elektrik enerjisi ödemesi yapılacaktır. Görüldüğü gibi daha ilk bakışta reaktif akımın santralden alıcıya kadar taşınması büyük ekonomik kayıp olarak görülmektedir. İşte bu reaktif enerjinin santral yerine, motora en yakın yerden kondansatör tesisleri veya aşırı uyartımlı senkron motorlar ile azaltılması ve böylece tesisin aynı işi daha az akımla karşılaması mümkündür.Tesiste harcanan reaktif enerjinin azaltılmasına kompanzasyon denir. KOMPANZASYON ÇEŞİTLERİ 1.Tektek Kompanzasyon : Tektek kompanzasyonda kondansatörler doğrudan yük çıkışlarına bağlanırlar. Ortak bir anahtarlama cihazı ile kondansatörler yükle birlikte devreye alınıp çıkartırlar. Kondansatör gücü doğru bir şekilde yüke göre seçilmelidir. Bu kompanzasyon aynı zamanda en etkin ve en güvenilir olanıdır. Çünkü bir kondansatörün bozulması halinde meydana gelen arıza arızalı bölümü devre dışı bırakır. Bu sistem diğer sistemlerin en pahalısıdır. Sabit güçlü küçük işletmelerde kullanılması ucuzdur. 2. Grup Kompanzasyon : Bu tür kompanzasyonda bir kontaktör veya devre kesici ile grup olarak anahtarlanan birden fazla motorun veya floresan lambanın kompanzasyonu yapılır. Bu işlemde her grup bir alıcı gibi değerlendirilir. 2. Merkezi Kompanzasyon : Tabloya bağlı çok sayıda motor ve indüktif yük çeken alıcı bulunuyorsa ve bunlar belli belirsiz zamanlarda devreye girip çıkıyorlarsa çekilen yük durumuna göre ayrlı bir kompanzasyon yapılabilir. Böylece bir kompanzasyon elle kumandalı ve otomatik çalışma durumlu olur. Projelendirilmesi ve hesaplandırılmaları kolaydır. Mevcut tesislere bağlanması problemsiz olup çok kısa sürede montajı mümkündür. Kullanılan elektronik regülatörlerin hassasiyet sınırı ve çalışacağı indüktif–kapasitif bölgenin potansiyometrelerle ayarlanabilmeleri sonucu uygun bir kompanzasyon tesisinin kolayca işletmeye girmesi sağlanır. Bir tesisin hangi çeşit kompanzasyonla donatılması gerektiği işyerinin muhtelif zamanlarda almış olduğu yükleme eğrileriyle belirlenmelidir. Merkezi kompanzasyonda şebekeye paralel olarak bağlanacak olan kondansatörler 3-5-7 veya 2-4-6-8 gruba bölünmektedir. Bu gruğlar elektronik kompanzasyon röleleri ile devreye sokup çıkarılır. DAĞITIM TABLOLARININ İNCELENMESİ Üretilen enerjiyi tüketim bölgelerine kolaylıkla ve diğer elektrikli alıcıların çalışmalarını kesintiye uğratmadan kullanabilmek için dağıtım tablolarına ihtiyaç duyulur. Dağıtım tabloları elektrik enerjisinin kullanıldığı her yerde kullanılır. Örneğin konutlarda, dükkan ve mağazalarda, atelyelerde, fabrikalarda. Dağıtım tablolarının kullanıldığı bu yerlerde kullanış amacı ve tablonun yapım gereçleri yönünden ayrı ayrı anılır. Kullanılış Amacı 1. Aydınlatma tesisatı tabloları 2. Kuvvet (motor) tesisatı tabloları 3. Kumanda devreleri tabloları 4. Şantiye tabloları 5. Etanş tablolar Yapım Gereçleri 1. Mermer tablolar 2. Saç tablolar 3. Yalıtkan gereçlerden ( pertinaks-fiber, sert plastik ) tablolar Aydınlatma Dağıtım Tabloları Konutlarda ve iş yerlerinde aydınlatma ve küçük hizmet araçlarının kullanılması için yapılan tesisin dağıtım tablolarına denir. Alıcılar devrelerini ayrı ayrı güvenlik altında tutan sigortaları bulundururlar.günümüzde tablolarda sadece linye sigortaları kullanılmaktadır. Bu tablolarda Bu tablolarda en çok W-otomatlar kullanılır. Anahtarlı otomatik sigortalar (W-otomatlar) dar yapıları nedeniyle çok az yer kapladıklarından tabloların küçülmesini sağlar. Özellikle raylar üzerinde tırnaklar aracılığıyla tutturulur. İhtiyaca göre vidalanarak da tutturulma imkanı vardır. Akım değerleri ise 2-3-4-6-10-16-20-25-32 Amperdir. Kuvvet Dağıtım Tabloları Bu tablolar kuvvet (motor) devrelerine enerji vermek için kullanılır. Bu tablolarda üç faz (giriş) için üç ana sigorta, şalter, sinyal lambaları linyeler (çıkışlar) için sigortalar, şalterler ve sinyal lambaları bulunur. FLOURESAN LAMBA TESİSATI ÇEKİMİ - Montaj yüksekliği 2,5 – 3 m ise : Ofis tipli bu tip binaların tavanları genelde düzgün ve beyazdır. Tavanların daha iyi yansıtma özelliği vardır. Bu tip binalarda en iyi çözüm fluoresan lambalı aydınlatmadır. Armatürler tavana eşit arlıklı bantlar veya kareler şeklinde dizilebilirler. Montaj yüksekliği az olduğu için kamaşma kontrolüne özel bir dikkat gösterilmelidir. - Montaj yüksekliği 3 – 4 m ise : Bu yüksekliklerde ise yine fluoresan lambalı ve reflektörlü armatürlerin kullanılması en iyi çözümdür. Armatürler genellikle pencerelere ve çalışanların bakış doğrultularına paralel, çalışma batları ve makine sıralarına dik olarak uzanan sürekli veya eşit aralıklarla yerleştirilir, böylece aydınlatılan alanda kesin gölgelerin oluşmasını engellediği gibi çalışanların gözlerine direkt gelen ışığın miktarını da azaltarak katsayıyı kontrol eder. İyi ekranlanmış armatürler bakış doğrultusuna dik olarak yerleştirilebilir. Bu düzen diğerine göre daha konforlu bir hacim görüntüsü verir. Ekranlı armatürlerin düşük verimi ve temizlik sorunları düşünüldüğünde ilk düzenin seçilmesi daha doğrudur. Çalışma alanlarının yer değiştirme olasılığı olan hacimlerde armatürlerin kolayca hareket edebileceği raylı sistemlere monte edilmesi önerilir. - Montaj yüksekliği 4 -7 m ise : Bu yükseklikteki tek katlı fabrika binalarının çatıları düz veya testere dişi şeklinde kademelidir ve pencereler genellikle duvarların en üst kısımlarında bulunmaktadır. Yapılan işin cinsi ne olursa olsun gündüz saatlerinde bile doğal aydınlatma yeterli olmamakta, mutlaka ek yapay aydınlatmaya ihtiyaç duyulmaktadır. 6 m den alçak montaj yüksekliklerinde tavana veya çatı konstrüksiyonuna monte edilmiş yada birkaç metrelik askı çubukları ile asılmış fluoresan lambalı ve reflektörlü armatürler pencerelere dik veya paralel uzanan sıralar halinde yerleştirilmektedir. Gün ışığı seviyesinin yüksek olduğu yerlerde, gün ışığı kontrollü ışık akışı ayarlanabilen yüksek frekanslı fluoresan lambalı aydınlatma ekonomik bir çözüm olmaktadır. Montaj yüksekliği 6 m yi aştığında ise etkinlik faktörleri ve ekonomik ömürleri daha yüksek olan diğer deşarj lambalarının kullanılması işletme ve bakım giderlerinde önemli bir ekonomi sağlamaktadır. Endüstri tesislerinde yüksek basınçlı cıva buharlı, rengi düzenlenmiş yüksek basınçlı sodyul buharlı ve metal halojen lambalar kullanılmaktadır. Seçim yapılırken ekonomiden önce yaratılan aydınlatmanın kalitesinin sağlanmasına dikkat edilmelidir. Renk ayrım özellikleri çok farklı olan bu ışık kaynakları hacimde yapılan işin cinsine göre seçilmelidir. Örneğin boya renklerinin ayırt edilmesi gereken alanlarda mutlaka metal halojen lambalar kullanılmalıdır. Çok yüksekliğe monte edilen bu kompakt lambalar noktasal kaynaklar oluşturduklarından, aydınlatmanın düzgünlüğünün sağlanmasına ve sert gölgelerin önlenmesine de ayrı bir özen gösterilmelidir. Bu ışık kaynakları reflektörlü high-bay diye adlandırılan armatürler içine yerleştirildikleri ve çok yükseğe monte edildiği için görüş alanındaki kamaşma tehlikesi büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır. Söz konusu high-bay armatürler dar veya geniş açılı ışık dağılımına sahiptirler. Makinelerin veya yüksek elemanların sık bulunduğu alanlarda dar açılı armatürlerin kullanılması avantajlıdır. Diğer taraftan kontrol panelleri, stok rafları gibi açıkça görülmesi gereken büyük düşey çalışma düzlemlerinin bulunduğu alanlarda ise daha geniş açılı armatürlerin kullanılması daha uygundur. Sigorta Arızası Giderildi. YÜKSEK GERİLİM SİGORTALARI Kısa devrelerde ve aşırı yüklerde devreyi açarak hattı trafo postasını santral veya alıcıları koruyan elemanlara sigorta denir. Doğru Akım (D.A) ve Alternatif Akım (A.A) da kullanabildikleri gibi alçak ve yüksek gerilimlerde de kullanılabilirler. Alçak gerilimlerde (A.G) 100.000 Amperi kesebilen sigortalar yapılmıştır. Yüksek gerilimlerde de (Y.G) 138.000 V ve 400 A sigortalar yapılmıştır. Y.G sigortaları yapı bakımından iki ana parçadan oluşur. Bunlar sigorta gövdesi ve sigorta buşonudur. Sigorta gövdesi üzerinde kullanma gerilimine uygun özellikte izolatörler bulunur. İzolatörlerin üst kısmında buşon tutucuları bulunur. Buşon sigorta gövdesinin iki yanında bulunan yuvalarına takılır. Buşonun iki ucu iletken olup bu iki uç arasında devrenin aşırı akımla açılmasını sağlayan iletken bulunur. Devreyi Açma Özelliklerine Göre Buşonlar : 1. Çok kısa anda devre açan eriyen telli buşonlar 2. Çabuk eriyen telli, normal veya gecikmesiz buşonlar 3. Geç eriyen telli veya gecikmeli buşonlar. Olarak üç gruba ayrılabilir.Bunların kullanma yerleri ve kullanma amaçları işletmenin özelliklerine göre değişir. KUVVETLİ AKIM ELEKTRİK AYGITLARININ KORUNMASI Kuvvetli akım elektrik aygıtları, kullanılmaları yada işletilmeleri sırasında oluşacak ark kıvılcımlar insanlar ve eşyalar için tehlikeli olmayacak biçimde yapılmalı yada düzenlenmelidir. Kuvvetli akım elektrik aygıtları ve bunların bağlantı elemanları önceden belirtilen en büyük akım şiddeti ile sürekli yüklenmeleri durumunda zararlı bir ısınma oluşmayacak biçimde yapılmalı ve düzenlenmelidir. Kuvvetli akım elektrik aygıtlarının gerilim altındaki bölümleri işletme gerilimi ve yerel koşullar göz önüne alınarak toprağa karşı ve kendi aralarında güvenli ve sürekli bir biçimde yalıtılmalıdır. Bir kuvvetli akım elektrik aygıtının gerilim altındaki bölümlerine rasgele dokunmayı önlemek için yapılan kutular aygıtın karşılaşabileceği mekanik zorlamalara karşı dayanıklı ve aygıtta ark oluşsa bile tehlikesiz bir manevra yapabilecek biçimde olmalıdır. İşletme sırasında üzerinde manevra yapılacak aygıtlar ve okunacak ölçü aletleri kolayca ve tehlikesizce ulaşılabilen yerlere konulmalı ve kullanışlı olmalıdır. Kesiciler ve ayırıcılar açık konumlarında her türlü hava koşullarında devreyi tam ve güvenli bir biçimde ayırmış olmalıdır. Bu aygıtların açık ve kapalı konumları güveli bir düzende belirgin bir biçimde görülebilmelidir. Ana otomatik yardımcı bir akımla çalıştırılan açma elektromıknatısları röleler ve benzer yardımcı aygıtların akım devrelerine genel kural olarak sigorta konulmalıdır. İşletme tekniği bakımından kullanılmaları gerekli olursa bu devrelerde ve sigortalar yardımcı akımın birkaç katını sürekli taşıyabilmelidir. Kuvvetli akımla çalışan elektrik aygıtlarının üzerinde bunları topraklama iletkenine bağlamak için bir düzen bulunmalıdır. Pres Makinesindeki Butondan Kaynaklanan Arıza Giderildi. BUTONLAR Kumanda devrelerinde kullanılan kontaktör ve röle gibi elemanları, çalıştıran veya durduran kumanda elemanlarına buton adı verilir. Başlatma butonu ve durdurma butonu olmak üzere iki çeşit vardır. Bazı butonlar da iki yollu olup, hem başlatma hem de durdurma görevi yaparlar. Butonlar kırmızı, mavi, yeşil ve siyah renklerle boyanırlar. Kırmızı renk genellikle durdurma butonlarında kullanılır. Butonlarda iletken bir parça bağlantı uçlarını birleştirerek veya açarak butonun çalışmasını sağlar. İletken parça şekildeki gibi butonlara iki şekilde monte edilir. Birinci şekil montajda iletken parça normal durumda her iki bağlantı ucuna da değmez. Butona basıldığında, iletken parça iki bağlantı ucunu birleştirir. İkinci tip montajda iletken parça bağlantı uçlarından biriyle biriyle devamlı olarak temastadır. Buton çalıştırıldığında, iletken parça diğer bağlantı ucuna değerek devrenin kapanmasını sağlar. Kumanda butonlarının ani temaslı ve kalıcı tip olmak üzere iki çeşidi vardır. Ani temaslı butona basıldığında, buton durum değiştirir. Buton serbest bırakıldığında, eski yani normal durumuna döner. Kalıcı tip butona basıldığında, buton gene durumunu değiştirir. Buton serbest bırakıldığında, normal durumuna otomatik olarak dönmez. Basıldığı şekilde kalır. Başka bir kumanda elemanı butonu tekrar normal durumuna getirir. Bu eleman bir aşırı akım rölesi veya bir durdurma butonu olabilir. Butonlar genellikle tablo montajında kullanılmak üzere yapılırlar. Tablo üzerindeki delikten geçirilen buton üzerinde bulunan vidalarla tabloya tutturulurlar. Bozuk Olan Termik Aşırı Akım Rölesi Değiştirildi. TERMİK AŞIRI AKIM RÖLESİ Bu rölenin bimetalli ve ergiyici alaşımlı olmak üzere iki çeşidi vardır. Bimetalli aşırı akım röleleri de direkt ve endirekt olmak üzere iki şekilde yapılırlar. Direkt ısıtmalı aşırı akım rölesinde bimetalin üzerinde bulunan ısıtıcı, motor akımını taşır. Motor için tehlike yaratacak değerde bir akım sürekli olarak ısıtıcıdan geçtiğinde, meydana gelen ısı bimetali sağa doğru büker. Bimetal kapalı olan kontağı açarak, kontaktörün bobin akımını keser. Güç devresindeki M kontakları açılır ve motor şebekeden ayrılır. Akım kısa bir süre için normal değerinin üzerine çıkarsa, ısıtıcı bimetali ısıtacak imkanı bulamaz. Bu nedenle aşırı akım rölesinin kontağı açılamaz. Motor için tehlikeli olmayan bu gibi durumlarda ısı transferindeki gecikme, rölenin çalışmasını önler. Bu yüzden yağlı zaman gecikme ünitesini bu tip rölede kullanmak gerekmez. Termik aşırı akım röleleri elle veya otomatik olarak kurulacak şekilde imal edilirler. Bazı termik aşırı akım rölelerinin üzerinde bulunan bir vida ile rölenin elle veya otomatik kurulması sağlanır. Üç fazlı sistemlerde termik aşırı akım röleleri genellikle her fazın üzerine, nadiren de iki fazın üzerine konur. Bu röleler ya bir kapalı kontağı müşterek olarak kontrol ederler veya her biri kendisine ait kontağı açarak motoru korumuş olur. Termik aşırı akım röleleri çeşitli akım değerleri için yapılırlar. Her termik aşırı akım rölesi belirli iki akım değeri arasında çalışır. Röle üzerinde bulunan bir ayar vidasıyla, rölenin arzulanan motor akımına ayarlanması sağlanır. Bazı termik aşırı akım rölelerinde şönt dirençler kullanılır. Bu dirençler bir aşırı akım rölesinin değişik akımlarda kullanılmasını sağlar. Termik aşırı akım rölesinin akım değeri büyüdükçe, ıstıcı teline ve bimetalin ölçüleri de büyür. Hâtta çok akımlarda da devre gecikmeli olarak açılır. Devre açılıncaya kadar geçecek büyük değerdeki akımlar, geçtikleri yerlere zarar verir. Aşırı akım rölelerindeki bu sakıncayı gidermek için, motor devresine aşırı akım rölesinden başka bir de manyetik açak konur. Motor devresinden geçecek çok büyük akımlarda aşırı akım rölesi devreyi açmadan, manyetik açak devreyi açar ve motoru durdurur. Manyetik açağın ayarlandığı değerin altındaki aşırı akımlarda, aşırı akım rölesi görev yapar. Aşırı akımın değerine göre belirli bir süre içinde devreyi açar. Manyetik açaklar da üç fazlı sistemde ya her fazın üzerine veya yalnız iki fazın üzerine konur. Üç Renkli Enjeksiyon Presine Yapılan Değişiklik : IRMI 1000T Revizyon : ( Üç Renkli Enjeksiyon Presi ) Yapılan Modifikasyon : 0 0 / 120 0 / 240 0 pozisyonları için 4 adet siviç ilave edildi. Bunlardan 3 adedi stop, 1 adedi frenleme için. 0 0 / 18 0 pozisyonları orijinal siviçlerine dokunulmadı Operatör paneline 2 veya 3 pozisyonlu çalışma anahtarı monte edildi. Kablo Akış Şeması 1100 KVA JENERATÖRÜN ÇALIŞTIRILMASI Amaç : Enerji kesildiği anda devreye alınarak kesintiden dolayı meydana gelecek üretim kaybını en aza indirmek. Uygulama : Kesinti anında bu işle görevli teknik kişilerin amaca uygun bir şekilde vakit kaybetmeden harekete geçmesi. Tanımlar : 1. Jeneratör şalterinin açık olup olmadığını kontrol et. 2. Dizem yağ-su seviyelerini kontrol et 3. Tablonun üzerindeki run-idle selektör anahtarını idle pozisyonuna getir. 4. Voltaj regülatörüne kumanda eden kısımdaki (panonun sol alt tarafında) anahtarı off pozisyonuna getir. 5. Kontak anahtarını aç akü voltajının gelip gelmediğni kontrol et. 6. Manuel start anahtarını aç. Low oil pres lambasının yandığını gör. 7. Anahtarı en üst pozisyonda tut ve push to crank butonuna motor çalışıncaya kadar bas. 8. 10 dakika İdle durumunda dizeli çalıştır.(soğuk günlerde) 9. 10 dakikadan sonra run durumuna al ve 10 dakika daha çalıştır. 10. Motor ısındıktan sonra voltaj regülatörü kısmındaki anahtarı on durumuna getir. 11. Jeneratörün frekansının 51 hertz ve devrinin 1560 dev/dak olduğunu gör. 12. Panodaki şalteri yukarı kaldırarak, şalt odasındaki jeneratör panosuna gerilimi ver. 13. Şalt odasındaki trafodan atölye besleme 380 volt şalterini düşür. 14. Jeneratör besleme panosundan şalteri kaldır. Fabrikaya enerji ver. (Kesinlikle kondansatör devreye alınmayacaktır.) 15. Jeneratör alıştığı müddetçe yağ basıncı, yağ sıcaklığı göstergelerini biranormallik halinde haber ver. CAM SİLECEK MOTORLARININ ARIZALARI, SEBEPLERİ VE GİDERİLMESİ ARIZALAR SEBEPLERİ GİDERİLMESİ Anahtar kapalı olduğu halde, silecek kolu durmuyor ve yavaşça çalışmaya devam ediyor. -Kam aşınmış sıfırlama kontağı açılmıyor. -Kamı pozisyonuna getiriniz, kontak durumuna bakınız, yeni sıfırlama kontağı takınız. Anahtar kapanınca silecek kolu durma pozisyonuna gelmiyor ve herhangi bir yerde duruyor. -Sıfırlama kontağı kapanmıyor , kontaklar arasında yüksek direnç var .(oksitlenmiş) -Çok ince zımpara ile kontakları temizleyiniz, kontak basınçlarını kontrol ediniz. Anahtarı açınca silecek çalışmıyor, akım geçirmiyor. -Kablolarda hatalı bağlantı -Motor + redüktör arızalı -Silecek anahtarı bozuk -Elektrik bağlantılarını gözden geçiriniz, düzeltin. -Sigortayı kontrol ediniz -Anahtarı kontrol ediniz Motor dönmüyor fakat akım geçiriyor. -Endüvi sıkışmış -Endüvi kutuplara değiyor (burçlar aşınmış) -Endüvinin serbest dönmesini sağlayınız. -Bozuk yatakları değiştiriniz. -Motor + Redüktörü değiştiriniz. Motor yavaş dönüyor -Endüvi sargıları kolektöre kaynak yerinden kopmuş -Endüvi kısa devreli -Endüvide şasi kaçağı var -Endüvi rahat dönmüyor -Endüvi kutuplara sürtüyor. -Kablo bağlantıları gevşemiş veya kopuk -Fırça yayı esnekliğini kaybetmiş -Fırçalar kolektöre alıştırılmamış -Fırçalar aşınmış -Plastik dişli aşınmış -Şayet sargılar ve kolektör iyi durumda ise yeniden lehimleyiniz. -Kollektörü trikloretilenle temizleyin veya endüvi değiştiriniz. -Endüviyi değiştirin -Burçları endüvinin milini kuru bezle silip yağlayın -Motor artı redüktörü değiştirin -Motoru rodaj yapınız, boşta çalıştırınız -Fırçaları değiştirin -Değiştirin Motor tam gücünü vermiyor. (Düşük tork) -Fırçalar kolektöre alışmamış -Mıknatıslar kırılmış -Plastik dişli aşınmış -Endüvi kutuplara sürtüyor -Kollektör salgılı veya kolektör yüzeyi pürüzlü -Fırça yuvasında boşluk var -Dişliler aşınmış -Dişliler yağsız çalışmış -Rodaj yapınız -Komple motoru değiştiriniz -Değiştirin -Komple motoru değiştiriniz -Endüvi değiştiriniz -Fırça taşıyıcıyı değiştiriniz -Değiştirin -Dişlileri yağlayınız. Motor çok ısınıyor -Endüvi kısa devreli -Endüvi yataklaması sıkı -Endüvi kutuplara sürtüyor. -Endüviyi değiştirin -Endüvi milini ve burcu temizleyip yağlayınız -Motoru değiştiriniz Fırçalar çabuk ısınıyor -Kollektör eksantrik veya çapaklıdır. -Fırça yayı basıncı düşük -Fırça kolektöre uymuyor. -Endüviyi değiştiriniz -Yayı değiştiriniz -Rodaj yaparak kolektöre alıştırın FAZ KESİLME RÖLESİ Üç fazlı motorlar dururken veya çalışırken iki fazla beslenirse şebekeden fazla akım çekerler. Çekilen aşırı akım ise motorun yanmasına neden olur. Fazlardan birisinin gerilimi düştüğünde veya tamamen kesildiğinde, kumanda devresinin akımı kesilir ve motor şebekeden ayrılırsa motor yanmaktan korunmuş olur. Kumandalarda bu çeşit koruma görevini faz kesilme röleleri yapar. ŞEKİL Faz kesilme rölesinde 4 bacaklı demir nüve kullanılmıştır. Demir nüvenin her bacağında bir sargı bulunur. Dış bacaklardaki sargıların birer uçları birbirine, diğer uçları ise sırayla (R)–(S)–(T) fazlarına bağlanırlar. Faz kesilme rölesinin bobini orta bacaktaki sargıya bağlıdır. Şebekenin faz gerilimleri normal ise S4 – S2 – S3 sargılarının yaratacakları manyetik alanın orta bacaktaki toplamı sıfır olur . Bu durumda orta bacağa sarılmış S1 sargısında bir gerilim indüklenmez . Normalde kapalı FKR kontağı kapalı kalır. M kontaktörü ve onun kumanda ettiği motor normal olarak çalışır. Eğer fazlardan birinde gerilim düşer veya kesilirse S2 – S3 – S4 sargılarının yaratacağı manyetik alanın orta bacaktaki toplamı sıfır olmaz. (S1) sargısında bir gerilim indüklenir ve bu gerilim FKR yi enerjilendirir. Kumanda devresinde normalde kapalı olan kontağı açılır. M kontaktörü çalışıyorsa kontaktör açılır ve dolayısıyla motor durur. Böylece motorun iki fazda kalması ve yanması önlenmiş olur. TRAFOLARIN PARALEL BAĞLANMA KOŞULLARI 1. Paralel bağlanacak primer ve sekonder gerilimleri başta birbirine eşit olmalıdır. Sekonder gerilimleri aynı olmazsa gerilimi yüksek olan gerilimi düşük olan trafodan dengeleme akımı geçirir. Bu akımda trafoların gereksiz yere ısınmasına neden olur. Bu trafoların dönüştürme oranları da aynı olmalıdır. 2. Paralel bağlanacak trafoların anma yükünde kısa devre gerilimleri (uk) birbirine eşit yada çok yakın olmalıdır. 3. Paralel bağlanacak trafoların güçleri birbirine eşit veya güçleri arasındaki oran 1/3 ten küçük olmamalıdır. 4. Paralel bağlantıyı gerçekleştirmek için trafoların sekonder sargılarının aynı polaritedeki uçlarının birbirine bağlanması gerekir. Elektrik santralleri ve trafo merkezlerinde genellikle birden fazla trafo bulunur. Bu trafoların besledikleri yüklerde bir artma olursa trafolar paralel bağlanarak artan yük karşılanır. Ayrıca işletmedeki trafo arıza yapar bakım gerektirirse yedek trafolar devrey sokularak enerji kesintisi önlenir. VALFLER ve BASINÇ ANAHTARLARI Selenoidli Valfler : Elektriksel kumandayla çalışan elektromagnetik musluklara veya vanalara selenoidli valfler denir. Selenoidli valfler hava, gaz, su, yağ ve buhar gibi akışkanlar için kullanılırlar. 150 0C ye kadar olan sıcaklıklarda emniyetli olarak çalışrlar. Akışkanlara ait borular selenoidli valfe, vidalanarak veya rakor somunla bağlanırlar. Selenoidli valf elektromıknatıs ve musluk olmak üzere iki kısımdan meydana gelir. Elektromıknatısın bobini çeşitli gerilim ve akım şekli için yapılır. Bobin içinde bulunan demir nüve yay vasıtasıyla aşağıya doğru bastırılır. Demir nüve de valfın diyaframıyla bağlantılı olduğundan, normal durumda valfin kapanmasını sağlar. Bobine çalışma gerilimi uygulandığında, bobin demir nüveyi dolayısıyla diyaframı çekerek valfi açar. Akışkan da valfin sol taraftaki girişinden sağ taraftaki çıkışına geçmiş olur. Selenoidli valfler yalnız bir yön için normal olarak görev yaparlar. Eğer valf normal bağlanmazsa, örneğin valfin sağ tarafı giriş olarak kullanılırsa normal olarak çalışmaz. Çünkü bu taraftan gelen akışkan, yay basıncını yenerek diyaframı yukarıya iter ve valfin açılmasına sebep olur. Yani bobin enerjilenmeden valf açılır.Valf normal bağlandığında sol taraftan gelen akışkan diyaframı yukarıya itip valfi açamaz. Çünkü diyaframda bulunan ufak delikten geçen akışkan, diyaframın üst kısmını doldurur. Diyaframın altında ve üstünde aynı basınçta bulunan akışkan diyaframı hareket ettiremez. Selenoidli valfler iki ve üç yollu olmak üzere iki şekilde imal edilirler. İki yollu selenoidli vaf normal durumda kapalıdır. Bobin enerjilendiğinde valf açılır. Üç yollu valfde bir giriş iki çıkış vardır. Valf normal durumdayken çıkışlardan biri açık diğeri kapalıdır. Yani valfin girişi çıkışlardan yalnız birine bağlıdır. Bobin enerjilendiğinde kapalı olan çıkış açılır, açık olan çıkış kapanır. Selenoidli valfler en çok 25 atmosfer/cm2 basınçta çalışırlar. Basınç Anahtarları : Basınç anahtarları elektrik motoru ile çalıştırılan basınçlı hava sistemlerinde basınç ayarı için kullanılır. Basınç anahtarları, sistemin basıncını iki sınır arasında sabit olarak tutar. Basınçlı hava sisteminde bulunan kompresör elektrik motoru ile döndürülür. Kompresör çıkışında oluşan yüksek basınçlı hava, çek valf üzerinden hava deposuna verilir. Çek valf depodaki havanın geriye kaçışını önler. Kompresör çalıştıkça depodaki havanın basıncı yükselir. Depodaki hava basıncı 4 atü’ye geldiğinde, depo üzerine bağlanmış olan basınç anahtarı çalışır. Kontaklarını açarak elektrik motorunu durdurur. Böylece depodaki hava basıncı 4 atüde sabit kalır. Basınçlı hava kullanıldıkça, depodaki hava basıncı düşer. Hava basıncı 3,5 atüye indiğinde, basınç anahtarı tekrar çalışır. Kontaklarını kapatarak elektrik motorunu şebekeye bağlar. Elektrik motoru da kompresörü döndürerek depoya hava basmasını sağlar. Depodaki hava basıncı 4 atüye geldiğinde kompresör gene durur. Basınç anahtarları bir boru ile basıncı kontrol edecekleri yere bağlanırlar. Bazı basınç anahtarlarında kompresöre bağlanacak ikinci bir anahtar daha vardır. Eğer piston yukarıya doğru çıkarken kompresör durmuşsa, silindirin üst boşluğunda basınçlı hava bulunur. Bu basınçlı hava kompresörün tekrar çalışmasında yol almasını güçleştirir. Kompresör tam çalışmaya geçerken, basınç anahtarlarında bulunan bir musluk çok kısa bir süre açılarak, pistonun üzerinde bulunan basınçlı havayı boşaltır ve sonra tekrar kapanır. Böylece kompresör kolayca yol almış olur. Basınç anahtarlarında basınçla çalışan bir mekaniksel tertibat ve ihtiyacı karşılayacak kadar kontak vardır. Basınç anahtarının depoya bağlandığı borudan gelen basınçlı hava diyaframı yukarıya doğru iter. Çubuk bir mafsal etrafında dönerek, bir kapalı kontağı açar. Yay çubuğu diyaframa doğru bastırır. Yayın baskı kuvveti üzerindeki somunla ayarlanır. Eğer yay sıkıştırılmışsa, çubuğun yukarıya itilmesi güçleşir. Yani çubuk daha yüksek bir basınçta itilebileceğinden, kontaklar daha büyük bir basınç değerinde açılırlar. Yukarıdaki açıklamadan anlaşılacağı üzere yay sıkıştırıldıkça açma basıncı büyür, yay gevşetildikçe açma basıncı küçülür. Basınç anahtarları daha küçük bir basınçta kontaklarını kapatırlar. Açma ve kapama basınçları arasındaki farka diferansiyel denir. Basınç anahtarının açma basıncı dolayısıyla diferansiyeli bir vida ile ayarlanır. Bu vidanın ucuna bağlı olan kontak mekanizması aşağı yukarı kaydırılarak , B kontak çubuğunun C yayına göre konumu değiştirilir. B kontak çubuğu C yay eksenine yaklaştığında diferansiyel büyür. Çünkü basıncın etkisiyle D çubuğu yukarı kalktığında, C yayının sol ucu hemen B kontak çubuğunun üstüne geçer ve kapalı kontağın açılmasına sebep olur. Kontağın tekrar kapanması için, yayın sol ucunun çok fazla aşağı inmesi gerekir. Bu da ancak basıncın çok düşmesiyle gerçekleşebilir. Eğer B kontak çubuğu C yay ekseninden uzaklaştırılırsa diferansiyel küçülür. Çünkü bu durumda kontağın açılması için, D çubuğunun daha uzun bir mesafe kat etmesi gerekir. Kontak açıldıktan sonra D çubuğunun aşağıya doğru küçük bir hareketinde, C yay eksenini B kontak çubuğunun altına düşer ve açılmış olan kontak hemen kapanır. Enjeksiyon presinin rölesinden kaynaklanan arıza giderildi. RÖLELER ve KONTAKTÖRLER Röleler : Ufak güçteki elektromanyetik anahtarlara röle adı verilir. Röleler elektromıknatıs, palet ve kontaktörler olmak üzere üç kısımdan oluşur. Elektromıknatıs bir demir nüve ve üzerine sarılmış bir bobinden meydana gelir. Röle bobini doğru akımla çalışacaksa demir nüve bir parçadan yapılır. Artık mıknatısıyetten ötürü paletin demir nüveye yapışık kalması, nüvenin ön yüzüne konmuş küçük bir plastik parçayla önlenir. Alternatif akımda çalışacak rölelerin demir nüvesi saç paketinden yapılır. Rölelerin titreşim yapması demir nüvenin ön yüzüne konmuş bakır halkayla önlenir. Demir nüve üzerinde bulunan bobin bir veya birkaç sargıdan meydana gelir. Röle bobininde birkaç sargının bulunması, rölenin değişik gerilimlerde kullanılmasını sağlar. Rölenin paleti kontakların açılıp kapanmasını temin eder. Palet bir yay vasıtasıyla veya yer çekimi kuvveti nedeniyle demir nüveden uzakta bulunur. Rölelerde açık ve kapalı olmak üzere genellikle iki tip kontak bulunur. Röle kontaklarının yapımında gümüş, tungsten, paladyum, cıva metalleri ve tungsten-gümüş, paladyum-gümüş, platin-rutenyum alaşımları kullanılır. Röle devresindeki anahtar kapatıldığında, bobinden geçen akım rölenin enerjilenmesine sebep olur. Enerjilenen demir nüve paleti kendisine çeker. Palet üzerinde bulunan kapalı kontaklar açılır, açık kontaklar kapanır. Rölelerde paletin çekilmesi için büyük bir gerilime ihtiyaç duyulur. Röle paletini daha ufak bir gerilimde çekik tutabilir. Eğer röle bobini alternatif akımda çalışıyorsa, bobin normal geriliminin % 85 i ile % 110 arasındaki bir gerilimde normal olarak çalışabilir. Rölenin paleti, bobin geriliminin % 80 i ile % 85 arasında çekilebilir. Bobin geriliminin % 50 si ile % 60 ı arasında röle paletini bırakabilir. Eğer röle bobini doğru akımla çalışıyorsa, normal geriliminin & 80 i ile % 110 u arasındaki gerilimlerde bobin normal olarak çalışabilir. Bobin geriliminin % 75 i ile % 80 arasındaki gerilimlerde, röle paletini çekebilir. Bobin geriliminin % 20 si ile % 50 si arasındaki değerlerde röle paletini bırakabilir. Yukarıdaki değerlerin karşılaştırılmasında, doğru ve alternatif akımdaki çalışmalar için yalnız bir noktada önemli bir farklılığın olduğu görülür. Bu önemli farklılık da doğru akımda çalışan bir rölenin bırakma geriliminin, alternatif akımdaki röleninkinden daha küçük olmasıdır. Bu nedenle doğru akımla çalıştırılacak olan rölelere başlama anında büyük, daha sonra küçük gerilim uygulanır. Devredeki R direnci M kontağı ile kısa devre edilmiştir. Bu nedenle devreye gerilim uygulandığında M röle bobini normal gerilimi ile çalışır ve paletini çeker. Palet çekildikten sonra M kapalı kontağı açılır, R direnci bobine seri olarak bağlanır. Bobin daha ufak bir gerilimde çalışmasına devam eder. Çünkü bu küçük gerilim paleti çekik tutmaya kafi gelir. Devrede röle bobininde iki sargı bulunur veya röle bobini üç uçludur. Devreye gerilim uygulandığında küçük dirençli sargı devreye girer. Bu sargıdan geçecek büyük akımın yaratacağı manyetik alan paleti çeker. Palet çekildikten sonra küçük dirençli sargı devreden çıkar. Büyük dirençli sargı devreye girer. Eğer röle bobini üç uçluysa devreye gerilim uygulandığında bobinin bir parçası devreye bağlanır, diğer parçası M kontağıyla kısa devre edilir. Bobinden geçen akımın yaratacağı büyük manyetik alanla palet çekilir. Palet çekildikten sonra rölenin M kontağı açılır. Sargının tamamı devreye bağlanır. Bobinin direnci arttığı için bobinden geçen akım azalır. Fakat bobinden geçen bu küçük akımın yaratacağı manyetik alan paleti çekik tutmaya kafi gelir. TEK RENKLİ ENJEKSİYON PRESİNDEKİ KONTAKTÖR ARIZASI GİDEİLDİ KONTAKTÖRLER : Büyük güçteki elektromanyetik anahtarlara kontaktör adı verilir. Kontaktörler elektromıknatıs, palet ve kontaklar olmak üzere üç kısımdan oluşurlar. Elektromıknatıs E şeklinde bir demir nüve ve üzerine sarılmış bir bobinden meydana gelir. Kontaktör bobinleri doğru veya alternatif akımda çalışırlar. Kontaktör bobininin çalışma gerilimi, geriliminin şekli ve frekansı ekseriya bobin üzerinde bulunan bantta yazılıdır. Kontaktör bobini doğru akımda çalışacaksa demir nüve bir parça olarak yumuşak demirden yapılır. Yumuşak demirde artık mıknatısıyet çok küçük olur. Bu küçük artık mıknatısıyet bobin akımının kesilmesi halinde paletin demir nüveye yapışık kalmasına neden olabilir. Bu nedenle demir nüvenin ortadaki bacağının ön yüzüne plastik veya antimanyetik bir pul konur. Bu pul paleti artık mıknatısıyetten ötürü demir nüveye yapışık kalmasına engel olur. Bobini alternatif akımda çalışacak olan kontaktörlerin E şeklindeki demir nüveşeri silisli saclardan yapılır. Böylece nüvenin demir kayıpları en küçük değere indirilmiş olur. Alternatif gerilime bağlanmış bir bobinden alternatif akım geçer. Bobin akımı bobin geriliminden yaklaşık olarak 90 0 geridedir. Bobin akımı aynı fazda alternatif bir manyetik alan yaratır. 50 frekanslı bir alternatif akımda bu manyetik alan saniyede 100 kere 0 olur. Saniyede 100 kere de maksimum değere ulaşır. Manyetik alan maksimum olduğunda palet çekilir, sıfır olduğunda palet bırakılır. Bu nedenle palet titreşim yapar, kontaklar aılıp kapanır ve kontaktör çok gürültülü olarak çalışır. Bu sakıncayı gidermek için demir nüvenin dış bacaklarının ön yüzlerinde açılan oyuklara kalın bakır kablolar takılır. Bir transformatörün sekonder sargısı gibi çalışan bu bakır halkalarda gerilim doğar. Doğan gerilim demir nüvedeki manyetik alandan 90 0 geridedir. Bakır halka kısa devre edilmiş bir sargı olduğundan endüksiyon gerilimi halka içinden akım dolaştırır. Dolaşan bu akım gerilimle aynı fazdadır. Bu nedenle bakır halkadan geçen akımın yaratacağı manyetik alan esas manyetik alandan 90 0 geride olmuş olur. Bobinin yarattığı manyetik alan sıfır olduğunda bakır halkanın yarattığı manyetik maksimum olur. Bu nedenle bobin manyetik alanının sıfır olduğu anlarda da paletin çekik kalması sağlanmış olur. Doğru akım kontaktörlerinde palet yumuşak demirden bir parça olarak yapılır. Alternatif akım kontaktörlerinde ise palet silisli sacların paketlenmesiyle meydana gelir. Yer çekimi kuvvetiyle veya bir yay aracılığı ile palet demir nüveden uzakta bulunur. Elektromıknatıs enerjilendiğinde palet demir nüve tarafından çekilir ve kontaklar durum değiştirir. Kontaktörlerde açık ve kapalı olmak üzere iki çeşit kontak vardır. Kontaktör kontaklarının yapımında gümüşün bakır, nikel, kadmiyum, demir, karbon, tungsten ve molibden den yapılmış alaşımları kullanılır. Bu alaşımlarla gümüşün sertliği arttırılmış, sürtünme ve arktan dolayı meydana gelecek aşınmalar azaltılmıştır. Kontaktörlerde ana ve yardımcı kontak olmak üzere iki çeşit kontak bulunur. Ana kontaklar yük akımını, yardımcı kontaklar kumanda devresinin akımını taşırlar. Kontaklara uygulanabilecek gerilimi ve kontaklardan geçirilebilecek akımın değeri genellikle kontaktör üzerine konulmuş etikette yazılıdır. Bu etikette ayrıca gerilimin veya akımın cinsi de bulunur. Etiketteki gerilim değeri ile bobin üzerindeki gerilim değeri birbirine karıştırmamaya dikkat etmek gerekir. Kontaktör bobini bir buton ile devreye seri olarak bağlanmıştır. Kontaktörün normalde açık kontağı yeşil lamba devresine, normalde kapalı kontağı kırmızı lamba devresine konulmuştur. Bu devredeki butona basılmadığında kontaktör bobini enerjilenmez, yeşil lamba yanmaz ve yalnız kırmızı lamba yanar. Devredeki başlatma butonuna basıldığında Akontaktör bobini enerjilenir. Normalde açık kontak kapanır ve yeşil lamba yanar. Normalde kapalı kontak açılır ve kırmızı lamba söner. Kontaktöerlerde bazen arzulanandan daha fazla miktarda kontak bulunur. Kontaktörleri devreye bağlarken fazla olan kontakları boş bırakmamak, onları da devreye bağlamak gerekir. Bu gibi hallerde devre akımı yüksekse kontaklar birbirine paralel olarak bağlanır. Devre gerilimi yüksekse veya kontaklar arasında fazla ark meydana geliyorsa kontaklar birbirlerine seri olarak bağlanırlar. Devrenin Çalışma Prensibi Anahtar 1 konumunda iken pinomatik mould master valfi, 2 konumunda iken hidrolik mould master valfi devreye girer. Anahtar 1 konumunda iken A kontaktörü ve PIN kontaktörü çeker. |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çok Güzel Bir Çalışma... | holylight | Resimlerin Dili | 4 | 21.11.06 13:05 |
| f1 ile çalışma | yd33 | Windows | 4 | 31.10.06 14:53 |
| İşlemciler Hakkında [Özellikleri-Çeşitleri-Genel Yapıları-Çalışma Prensipleri-Vs...] | AmiRaL | Donanım | 1 | 10.10.06 22:11 |
| Günlük Ev Aletlerinin Tarihi | anne | Dünya Tarihi | 0 | 24.09.06 14:44 |
| Egzersizin Bilimsel Prensipleri | Oya | Sağlık | 0 | 17.08.06 17:13 |