Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Fizik

Duyuru

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 14.11.07, 16:08
عاكف ار - ait Avatar
Forum Vekili

 
Üyelik Tarihi: 30.11.06
Şehir: Istanbul
Yaş: 24
Mesajlar: 4,583
Blog Başlıkları: 2
Karizma Puanı: 522
عاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond repute
Yön Tayini

Yön, oldukça geniş mânalı bir kimedir. Mânâların hepsinde de yönünü kaybeden her canlı, hassaten insan, şaşkına döner. Bu cümleden olarak, insanın karada yolunu kaybetmesi, pilotun âletler çalışmadığı zaman yönünü kaybetmesi büyük bir okyanusta kaptanın yönünü kaybetmesi ne kadar mühimse; içtimâî hayatta da bir ferdin o cemiyete uyamayıp yönünü kaybetmesi, fertlerin toptan cemiyet olarak kâinat kanunlarına riâyet etmemelerinden dolayı yönlerini, kaybetmeleri, belki de bütün bir insanlığın aynı yollarla yönünü kaybetmesi o derece ehemmiyetlidir.

Karada yollardaki işaretler, denizde pusula ve yıldızlar, havada kezâ buna benzer işâretler yönü kolayca bize gösterdikleri gîbi; her mevzuun kendine has yön bulma vâsıtaları olduğu âşikârdır. Duyuları sesin hangi yönden geldiği nasıl tayin edilebilmektedir?

İnsanın dış âlemle alâkasını sağlayan beş duyudan birisi olan işitme duyusu, uzun zamandan beri ilim adamlarının devamlı dikkatlerini üzerine çeken bir mevzu olmuştur. Zira iç kulak, kafatasında çok az bir yer kaplamasına rağmen, içindeki yapıların özellikleri ve gördükleri fonksiyonlar dikkate alındığında insanın hayrete düşmemesi elde değildir.

İlim ve tekniğin her geçen gün ilerleme kaydettiği günümüzde, bu küçücük organın nasıl vazife yaptığı hususu yeni yeni fikirlerle izaha çalışılmaktadır. Gezegenlere bile gitmenin artık günlük "hâdiselerden sayılması yanında, canlı yapıların işleyiş mekanizmalarındaki bu sır muammaların hâlâ çözülmemesi mikroskop başındaki İlim adamını hayli zorlamaktadır.

Seslerin hangi yönden geldiğinin bilinmesi, canlıların kendilerini değişik tehlikelerden koruyabilme ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için çok önemlidir.

Yönün, bu belirlenmesindeki mekanizmalardan ilki, sesin iki kulağa geliş zamanlarındaki farka dayanır. Meselâ bir kulağa gelen havada sâniyede 300 metre hızla yayılan ses, ses kaynağına yakın olan kulağa diğer kulağa nisbetle saniyenin 600 milyonda biri kadar erken zamanda getir. Bu durum, beynin en geliştirilmiş bir hesap makinesiyle bile mukayese edilemeyeceğini gösterir. Buradaki hesap, sesin kulaklara ulaşmasındaki farka bağlıdır. Bu fark sıfır olduğunda ses, başın ortasında işitilir. Bu farkı ayırdedici merkez, beyin sapında bulunur. Beynin buna yakın diğer bir işitme merkezinde iki kulağa gelen sesin şiddetleri arasındaki fark değerlendirilir. Yön belirlenmesindeki bu ikinci mekanizma ses kaynağına yakın olan kulağın diğerine nisbetle sesi daha kuvvetli duymasına dayanır. Yani, baş burada ekran vazifesi görür.

Aynı mekanizmalar, diğer canlılarda da görülmektedir. Geceyarısı fareleri avlayan yarasada ise, bu durum mükemmel bir ses yönü tayini yardımıyla son derece üstündür.
Zaman farkıyla (A t) ses yönünün tayini


Üçüncü mekanizma ise, yukarıdan, aşağıdan Önden ve arkadan gelen ses yönünün belirlenmesini sağlayan kulak sayvanıdır. Göz kapağı ile kapanan gözün aksine kulağın bir örtüsü, kapağı yoktur.
Kulak sayvanına yukarıdan aşağıdan önden arkadan gelen seslerin girinti ve çıkıntılarda yansıyarak kulak yoluna sevkedilmesi.


Böylece daima dikkatle bulunan kulak bir nöbetçi hassasiyeti gösterir.

Kulak sayvanındaki girinti, çıkıntıların daha düne kadar tıp talebelerine bir yandan estetik yönden bir görünüş dışında hiçbir fonksiyonu yoktur diye, diğer yandan da tekâmül işaretleri diye öğretilirken, yön belirtici filtre, yani gelen sesleri özelliklerine göre ayıran rezonans boşlukları oldukları kesin olarak anlaşılmış bulunmaktadır. Bu bakımdan, önden ve arkadan gelen ses yukarıdan ve aşağıdan gelene göre daha değişik şekilde alınır ve böylece yön tayini kolaylaşır.

Sağlam, hastalıksız bir kulak bu üç yol gösterici mekanizmanın birleşmesiyle bir sesin hangi yönden geldiğini rahat bir şekilde sezebilmektedir.
Ses şiddetinin farklı olarak duyulması


Kulakların yanlarda ve simetrik olup kafatasının ortada bulunarak sesi ona göre yönlendirmesi gibi vücuttaki herbir organın kendisine düşen vazifeyi hakkıyla îfâsının bizim irademiz dışında cereyanı acaba nasıl ve kim tarafından ayarlanmaktadır? İnsanın iradesinin işe karıştığı sahalarda da, hassaten içtimâî hayatın düzenlenmesinde bu son derece lüzumlu yön bulma vasıtaları var mıdır? Nelerdir? Cidden düşünülmeye ve araştırılmaya değer!
__________________
Türkiye İmparatorluğu -
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Fizik


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şuan saat: 22:04 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC8