![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Sosyal Gruplar | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Felsefe Akıl bilimini felsefenin uçsuz bucaksız dehlizlerinde dolaşıp, insan olgusunu derinlemesine incelemekten keyif alanların bölümü. Felsefe bilimine dair eserler, felsefe sözlüğü, filozoflar ve benzeri pek çok bilgiye ulaşmayı sağlayan büyük bir beyin tarlası. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| Estetik Estetik, değer teorisi veya [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] adı verilen felsefenin bir dalıdır. Duygu ve beğeninin yargılanması olarak da geçen duyusal-duygusal değerleri inceler. Sanat felsefesi ile yakından ilişkilidir. Güzel olan ve güzellik hakkında ya da güzelllik değeri ve güzellik yargısı felsefe tarihinde her zaman değerlendirmeler söz konusudur. Bu bağlamda hemen her felsefe eğiliminin [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] bölümleri olması gibi genelde açık ya da örtük olarak estetik bir bölümü de olduğu söylenebilir.
__________________ Varlikla yokluk arası bir dengede seyyâl olur hikâyet-i ömrümüz, kâh meşgâlemiz bir kuru kavga kâh bir hikmete râmî olur gönül, an gelir zümrüd-ü anka ile söyleşir, devrân değişir bir bûm ile hem-hâl olur gönül, ne şekvâ berkarâr eyler bizi ne iltifâta tabîyiz, bir meygedenin azm-i râhına revân olmuş hayrân-ı didebâniyiz, eyyâm keder-ü mihnetle zâyi olsa ne çıkar, tek bir itâb-ı müjgân-ı yâr ile sâcid-i bî-ihtiyariyiz, kâniyiz naçâr derde düşmüşüz, bâdî bâde elde bende-yi bermurâdiyiz, ârâyiş-i rûzigâra aldanmadık, aşk ile meşhûd-i hüsn-i yâra derkenâriyiz, ne bir söyleyen olur râz-ı derûnumuzdan, ne dinleyen olur zahirâ malayâniyiz, boş geçme müslüman bir nazar et, gûya ki gülistân-ı zamânenin mehtâb-ı gerher-feşâniyiz, yârdan geçtik, serden geçtik, cândan geçtik, terk-i terk ile olduk âgâh, meskun-u makâm-ı fenâfillâh-ı âlîyiz... ...Nahçıvan, hasretinle alevlenen bir çerâğ Seninle firarını unutuyor Karabağ. Göğsünde kıskandığım bir rüyadır kırmızı Nerdesin ey masallar ülkesinin son kızı... |
| ||||
| Ce: Estetik İLGİLİ KAVRAMLAR 1-Sanat, en genel anlamıyla, yaratıcılığın ve/veya hayalgücünün ifadesi olarak anlaşılır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur. Açık olan nokta ise sanatın insanlığın evrensel bir değeri olduğu, kısıtlı veya değişik şekillerde bile olsa her kültürde görüldüğüdür. Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki 'art' sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce'deki 'art' ('artificial' = yapay), gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay) gerekse [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'deki [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] kökenli 'sanat' ('suni' = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] zamanında sıyrılmaya başlamış, ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir. Sanatın tanımlanması Başat Biçim Görüşü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], 1914 yılında [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'dan etkilenerek yazdığı Sanat ('Art') isimli kitabında sanatın başat biçim ('significant form') olduğunu savunmuştur. Bell'e göre her biçim bu klasmana girmez, çünkü önemli olan çizgi, şekil ve renk ilişkilerinin kendi aralarındaki kombinasyonudur. Bu görüş temsilin sanatsal beğeniye etki etmediğini söyler. Sanatı tamamen estetikle bağlantılı olarak tanımlayan bu görüş, 20.yy'da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] gibi bildiğimiz anlamda estetik nesneler üretmeyen, görünümden çok kavramlara önem veren sanatçıların eserlerini kapsamadığından, bugün zamanında olduğu kadar etkili değildir. Sanatın Duyguların Dışavurumu Olduğu Görüşü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], 1938'da basılan Sanatın İlkeleri ('The Principles of Art') isimli kitabında sanatın temel olarak duyguların yaratıcı ifadesi veya dışavurumu olduğunu söylemiştir. Bunun yanında sanat ve zanaat arasında bir ayrım yapmıştır. Buna göre zanaat, malzemenin bir plan doğrultusunda daha önceden tasarlanmış bir son ürüne dönüştürülmesi iken sanatsal aktivite, araçlar ve amaçlar arasında, planlama ve uygulama arasında ayrım yapmayı gerektirmez. Bunun yanında bu görüşe göre, sanat herhangi bir duygunun da dışavurumu değildir. Bu duygu, ifade edildiği ana kadar açıklık kazanmamış olup, ifade edilişi onun keşfedilmesine neden olacak bir duygu olmalıdır. Bu aynı zamanda izleyiciyi de araştırmanın içine alır. Bu teori de sanat olarak kabul edilmeyen bazı aktiviteleri (örneğin bir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] seanslarını) sanattan ayırt edemediği gibi, sanat olarak kabul edilen bazı eserleri (örneğin [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Döneminde, sanatçının duygularını açığa çıkarmak değil, dinsel duygular uyandırmak amacıyla yapılan resimler) kapsamadığı için, yerini değişik kuram aramalarına bırakmış, hatta tüm bu tanımlama çabalarının başarısız olması sanatın tanımının yapılmaya çalışılmasının ne kadar doğru olduğu tartışmalarını başlatmıştır. Neo-Wittgenstein'cı Görüş [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'ın [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'da, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'ın görüşlerinden ve şeylerin özünü bulmaya karşı direncinden yola çıkarak ortaya attığı görüştür. Weitz'a göre [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] gibi kuramcılar, yaptıkları tanımlarda kendi kişisel sanat görüşlerini ifade etmekten öteye gidememişlerdir. Neo-Wittgenstein'cı görüşü özetlemek gerekirse, sanat açık bir kavramdır ve tanımlanamaz. Ancak bu, Weitz'a göre felsefi açıdan bir sorun yaratmamalıdır, çünkü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] yöntemi kullanılarak neyin sanat olup olamayacağı konusunda hükümler getirmek olasıdır. Kurumsal Sanat Görüşü [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], Weitz'ın Neo-Wittgenstein'cı görüşünü reddederek sanatın tanımlanabileceğini ileri sürer.Bu fikir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] tarafından ilk olarak 1973'te ortaya atılmıştır. Dickie’nin ilk tanımı, [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'nun da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] fikirlerinden etkilenerek aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur: Sanat eseri: Bilinçli olarak insan elinden veya fikrinden çıkmadır. Belli bir sosyal kurum (sanat dünyası) adına hareket eden kişi veya kişiler tarafından, bazı kısımları hakkında fikir birliğine varılmış olunmalı, beğeni kazanmaya aday olmalıdır. Sanatın özellikleri Bu özellikler sanat hakkında bir fikir verse de, kavramı bütünüyle kapsamadığı gibi kavramı oluşturan gerekli koşullar da değildir:
Güzellik'in varlık alanı ile bakışın bununla ilişkisi sorunu, estetik kuramların önemle üzerinde durdukları temel meselerden biridir. Güzellik ve Doğruluk, Güzellik ve İyi, Güzellik ve Yücelik güzel ile ilişkili olarak değerlendirilen öteki konu başlıklarının bazılarıdır. Güzel, güzel olan, ve güzellik gibi kavramlar üzerine [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'dan beri süregelen birtakım tartışma ve değerlendirmeler sözkonusu olmakla birlikte, felsefe-içinde güzellik kuramı gibi çok geliştirilmiş bir alan yoktur. Platon, güzellik konusunu bir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] olarak ele alır. Güzellik, güzel kadın duyumunun ideal formudur. Buna göre, güzellik, duyumların ötesinde varolan ve tek tek güzellik duyumlarını şekillendiren bir idea'dır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'a göre güzellik, ilahi akıl'ın dünyadaki yansımasıdır. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], "güzel olan, salt kendisi için arzulanabilir olandır" demektedir. Ayrıca ona göre, güzellik matematiksel bir orantı gibi ele alınır.Güzel olan kavranabilir olmalıdır ve bu da [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ile ilgilidir. Güzellik meselesi üzerine Alman felsefesi ve özellikle [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ile birlikte belirgin bir teorik gelişme döneminin başladığı söylenebilir. Buna göre "güzellik, sonsuzun sonlu olarak kendini göstermesidir". [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], güzellik deneyimini vurgular; burada özne ya da nesneden öte, deneyimin kendisi önemsenir. Çünkü Kant için güzellik, farklı bir felsefi kategori olarak, nesnelerin duyusal görünümleridir ve duyusallık bu anlamda deneyimle ilintilidir. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]'de güzelliği bir [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] olark değerlendirmiştir. Bu düşüncede güzellik-doğruluk ilişkisi bir özdeşlik olarak ele alınmaktadır. Güzellik, idea'nın bir sanat yapıtı olarak gerçekleşmesidir. 3-Yücelik ya da yüce kavramı [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ], [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] alanlarında kullanılır ve genel anlamda insan ölçülerini aşan ve bu nedenle çok büyük olan, aşkın olan anlamında bir kavramdır. Özel olarak [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] estetiğinde belirginlik kazanır; Kant'ın estetiğini temellendirirken kullandığı iki ana/temel kavramramdan biridir. Bu bağlamda kant ya da Kant-dışı estetikte yücelik ya da yüce kavramı, güzellik ya da güzel kavramı ile koşutluk halinde kullanılır ve değerlendirilir. Yücelik ve [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] bu anlamda estetiğin temel kavram çiftini oluşturur. Kant'a göre, yücelik ya da yüce olan, duyular dünyasını aştığından dolayı, aynı zamanda estetiğin dışında etik alanla da ilişkilendirilir.
__________________ Varlikla yokluk arası bir dengede seyyâl olur hikâyet-i ömrümüz, kâh meşgâlemiz bir kuru kavga kâh bir hikmete râmî olur gönül, an gelir zümrüd-ü anka ile söyleşir, devrân değişir bir bûm ile hem-hâl olur gönül, ne şekvâ berkarâr eyler bizi ne iltifâta tabîyiz, bir meygedenin azm-i râhına revân olmuş hayrân-ı didebâniyiz, eyyâm keder-ü mihnetle zâyi olsa ne çıkar, tek bir itâb-ı müjgân-ı yâr ile sâcid-i bî-ihtiyariyiz, kâniyiz naçâr derde düşmüşüz, bâdî bâde elde bende-yi bermurâdiyiz, ârâyiş-i rûzigâra aldanmadık, aşk ile meşhûd-i hüsn-i yâra derkenâriyiz, ne bir söyleyen olur râz-ı derûnumuzdan, ne dinleyen olur zahirâ malayâniyiz, boş geçme müslüman bir nazar et, gûya ki gülistân-ı zamânenin mehtâb-ı gerher-feşâniyiz, yârdan geçtik, serden geçtik, cândan geçtik, terk-i terk ile olduk âgâh, meskun-u makâm-ı fenâfillâh-ı âlîyiz... ...Nahçıvan, hasretinle alevlenen bir çerâğ Seninle firarını unutuyor Karabağ. Göğsünde kıskandığım bir rüyadır kırmızı Nerdesin ey masallar ülkesinin son kızı... |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Estetik Mucizesi | KuRt BeY | Resimlerin Dili | 0 | 23.05.07 18:59 |
| Estetik ne demektir? | vatanim_turkiye | İslami Bilgi Ve Kaynaklar | 0 | 18.05.07 23:26 |
| Estetik Ameliyatı | Riq | Fıkralar | 4 | 07.05.07 12:51 |
| Ev dekorasyonunda estetik... | SuLTaNNeFi | Evim Evim Güzel Evim | 0 | 09.01.07 16:20 |
| hiç estetik yaptırmamış | яєвєℓ | Magazin Haberleri | 0 | 02.12.06 00:19 |