Ne Olacak Bu Fener`in Hali?
Bir kaza anında düşenin yâda yaralananın başına üşüşen insanlar gibi, en ufak bir tökezlemede kimi merakından, kimi iyi niyetinden, kimi de “ben dememiş miydim düşecek” bilmişliğiyle üzerine çullanır Fenerbahçe’nin.
Hastanın istediği hâlbuki o sırada sadece biraz nefes almaktır. Ama izin verilmez. Herkes endişe içerisinde yardım peşindedir. Etrafta toplananlar olayın nasıl olduğunu birbirlerine anlatırlar. Gelen ambulans yetkilileri hastaya ulaşırken etrafını saranlarla kavga ederler.
Ta ki birileri bağırana kadar “Açılın da hasta nefes alsın”…
Bu hafta bu görevi üstlenmek istedim. “Beyler, bayanlar bırakalım da Fenerbahçe nefes alsın”
Hasta ambulansla götürüldüğünde, herkes sormaya başlamıştır bile “Ya ne olacak bu Fener’in hali” diye… Tarihin başlangıcından itibaren insanoğlu ya da kızının kendi kendine sorduğu ve yaşadığı hayatı sorgulayan “Hayatın anlamı nedir?” sorusuna benzer “Ne olacak bu Fener’in hali” sorusu.
Halin mevcut durumu kişiden kişiye değiştiğinden sorunun net bir cevabı da yoktur.
Hayatın anlamını arayan adam, hayatın anlamını bulduğunu sandığı bir ustanın yanında yıllar geçirir. Yıllar sonra dayanamaz ve ustasına sorar.
“Usta hayatın anlamı nedir?”
Ustası hiç oralı olmadan cevaplar…
“Git çayı ocağa koy”…
Boş verin sormayı “Ne olacak Fenerin bu hali” diye…
Başhekimler, doktorlar, hemşireler başında zaten…
Siz iyisi mi gidip çayı ocağa koyun…
Sadece sevin,
Severek öldürmeyin…
Çubuklu Kalın
Mehmet Doğan