
10.03.08, 21:12
|
 | Forum Vekili | | Üyelik Tarihi: 06.01.07 Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2.102
Karizma Puanı: 343 | |
| Organik üzerine ORGANİK ÜRÜN ÜZERİNE Tadı damağımda, hatırası kalbimdedir. Annemin kaynattığı ve tuza bana bana yediğim patateslerin. 30-35 yıl önceki ekmek fırınlarını hatırlayın lütfen İnanın fırından yeni çıkmış ekmeğin mis gibi kokusu kaldımı, sadece çay ile yavan olarak yenen ekmek.. Veya o ekmeğin yanına üstüne tuz serpilmiş yaz domatesi; kimin iştahı çekmez ki O mis kokulu ekmekleri, börekleri, tahinli çörekleri, tadına doyamadığımız simitleri, pastaları çok özledik.... Günümüzde genellikle 40 yaş üzerindekilerin sıkça kullandıkları sözler arasında “nerde o eski meyveler, sebzeler “ cümlesi yer alır.Domates , domates gibi kokardı, elma, elma gibi…Şimdilerde sadece görüntüleri benzer durumda. Yoksa ne tatlarının nede kokularının temsil ettikleri sebzelere yakınlığı yoktur. Evet bir şair bu özlemi dile getirmiş ve demiş ki “Ben gurbet ağzında bulgur aşıyım” Başka bir şair “Artık kızmıyorum elma kurduna çünkü benim bıçağı, saplayan onun yurduna.” Elma, meyve kurtluysa ihtimaldir ki organiktir. Belki bu meyve kimyasallar ile kirlenmemiştir. Fakat heyhat ey şair; Bana sorarsan meyvede kurt varsa ilaçlanmadığından değil belki ilaçlama zamanı kaçırılmıştır. Kurt meyveye girdikten sonra atılmış olma ihtimali de var. Nerede o eski bayramlar, nerede o eski dostluklar, nerede o eski komşuluklar diye hayıflanırızya Aynen onun gibi nerede o domatesler, nerede o patatesler, nerede o meyveler. Çok kazanma uğruna yitirdiğimiz dostlukların, vefanın yanında meyve ve sebzelerin tadını da yitirdik. Bu özlemdir ki günümüz insanı yaptırdığı evin bir odasını veya bir köşesini şark odası diye ayırır. Park ve bahçelere yeni yapılmış nice dinlenme tesislerine bakın hep eskiye duyulan bir özlem vardır. Çünkü oralarda riyasız sevgiler, alabildiğine organik bir hayattan kalma eşyalar vardır. İnsanın içinde bir özlemdir. Belki de hiç kavuşamayacağı lezzetlere duyulan bir özlem. Evet organik idi her şeyimiz bu yüzdende tadları unutulmuyor unutulamazda Şimdi bütün dünya organik ürünün peşinde, o eski lezzetlerin peşinde İngiliz bilim insanlarına göre sebze ve meyveler 70 yıl öncesine göre çok az vitamine sahip. Yaşlılardan sık sık duymaya alışık olduğumuz "Nerede eski domatesler, o mis kokulu naneler'" özlemini artık Londra'daki Thames Valley Üniversitesi'ndeki araştırmacılar da söylüyor. İngiliz bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre, “sebze ve meyveler dış görünüşleriyle güzelleşirken; içerdikleri vitamin ve mineraller açısından 70 yıl öncesine göre fakirleşti.” Beslenme uzmanı Prof. Tim Lang 'ın İngiliz beslenme Enstitüsü'nde yayınlanan raporuna göre durum alarm verici. 70 yıl içinde mineral ve vitamin oranındaki düşüşü oldukça ciddi boyutlarda. Eskiden 1 portakal yiyerek aldığımız vitamin ve mineral miktarını elde etmek için bugün 10 portakal yememiz gerektiğini açıkladılar. Portakaldaki vitamin oranı yüzde 20 düşme göstermiş. Fakat bilinmeli ki organik olan o ürünleri organik insanlar yetiştiriyordu. ŞİMDİ İSE Üretim için kimyasallar kullanıyoruz. Kullandığımız kimyasallar çevre kirliliğine yol açıyor. Atmosferi kirletiyoruz... Doğal dengeyi bozuyoruz... Sağlığımız tehdit altında ! Artık yeni bir insan gerekli yeryüzüne, daha çok zengin olmayı ve tüketmeyi düşünmeyen, kendi hür iradesi ile daha çok paylaşmayı ve diğer insanların sağlığını en az kendisi kadar düşünen.. Dünyamızda her gün 1 milyon tondan fazla zehirli atık doğaya atılıyor. Daha çok kazanmak, başkasından daha çok zengin olmak için, çılgınca üretiyor ve tüketiyoruz. Ama yinede mutlu olamıyoruz. Eğer bu anlayış devam ederse, dünyamızdaki yaşamın temellerini oluşturan biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynaklar yani ekolojik değerlerimiz kısa bir süre sonra yok olacaktır. Daha çok kalkınma yolunda gerçekleşen üretim ve tüketim sistemi, hava, su, ve toprak gibi kirlenmez sandığımız doğal kaynakların giderek kullanılmaz hale gelmesine neden oluyor. Ama ben inanıyorum ki ülkem ve ülkemin insanları birgün o özlemini çektiği tadlara kavuşacaktır. Bunun için ise Daha fazla üretim adına bozulan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insan ve çevreye dost üretim sistemlerini benimseyen, sentetik ilaç ve gübre kullanımı yerine parazit, predatör ve doğal yeşil gübrelerden yararlanmalı Bitki ekim nöbetlerini düzenleyen, toprağı koruyan ve bitki direncini arttıran; hava, toprak ve suyun kirlenmesini önleyerek; üretimde miktar artışını değil ürün kalitesinin yükseltilmesini amaçlayan bir üretime geçilmelidir. Sürekli Kontrole tabi olarak üretici, işleyici ve pazarlayıcı tarafından tamamen doğal metodlarla üretilmiş ve insan sağlığını riske etmeyen ürün çeşitlerini yetiştirmek zorundayız. Yapılması gereken tek şey bu cennet toprakları zehirleyerek daha fazla kazanç sağlama anlayışından uzaklaşmak, organik tarımı desteklemek, organik ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasını ve fiyat bazında cazip hale getirilmesini sağlamaktır. Günlerinizin özlemini çektiğimiz yaz domatesi tadında olması dileği ile hoşça kalın. Aziz ÖZKAN Ziraat Mühendisi ozkanaziz@gmail.com
__________________ Dost dediğin matematiksel olmalı, sevinci çarpmalı, üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalıdır |