Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Edebiyat
Duyuru

Edebiyat Edep, ilim ve güzellik uğruna harcanan ömürlerin meyvesi olan müstesna eserlerin paylaşıldığı bölüm. Eserleri inceleyebilir, üzerine tartışabilir ve edebiyatın büyülü dünyasında doyasıya dolaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 16.05.07, 21:42
besiktaslı - ait Avatar
çarşı
 
Üyelik Tarihi: 11.10.06
Yaş: 28
Mesajlar: 2,966
Karizma Puanı: 388
besiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond repute
kıssadan hisseler 4. beş hikaye besiktaslıdan

Yusuf

Onu ilk gördüğümde oldukça çirkin gelmişti gözüme.
Küçücük bir et yumağı gibiydi. Henüz birkaç haftalıktı.
Biraz büyüyüp palazlanınca bizim olacaktı.
Şimdi annesine ihtiyacı vardı. Babası ve annesi inanılmaz
güzellikte mavi tüylere sahiptiler. Ondan önceki yavru ise
müthiş bi eflatun renginde idi. Meraklanıyorduk. Acaba
bizim muhabbet kuşumuz ne renk olacaktı...
Karbeyazdı. Doğduğunda aylardan Ağustos'tu.
Bize geldiğinde ise Ekim. Eşime doğum günü
armağanıydı o. Oldum olası severdi kuşları.
Hemen kafeslerin en güzeli, yemlerin en kalitelisi
bulundu, alındı. Ben özgür bir ruhun hapsedilmesine
karşıydım hep. Bu, kuş bile olsa, salarım diyordum.
Salarsan ölür, kargalara yem olur. Hayatta kalması için
bu gerekli deyip ikna ettiler. Erkek dedi, bize onu
veren arkadaşımız bizde ona isimler aramaya başladık.
Her ismi söylüyor tepkisini bekliyorduk.
Karbeyazdı. Albino imiş cinsi. Pamuk dedik yok,
kardelen dedik yok. Yusuf dedi eşim. Tepki verdi.
Ben, olamaz derken yeniden ve yeniden.
Adı Yusuf oldu kuşumuzun. Koca Yusuf.
Bir kuşa verilecek en garip ad.
Aylar geçtikce onu konuşturmaya uğraştık durduk
Sonunda oldu. İlk sözü cici babacık, ardından
aşkım, canım ve şimdi hatırlayamadığım bir çoğu.
Bize öyle alışmıştı ki, cam açık bile olsa uçmaz
gezinirdi evde. O bizim akıllı kuşumuzdu.
İki yıl olmuştu evimize neşe katalı, bir gün ben
hamile olduğumu öğrendim. Her türlü riske karşı
onunla aynı ortamda bulunmamalıydım.
Anneme gönderdik içimiz acıyarak. Doğumdan
sonra ise dayım istedi onu. Dayım yalnız yaşardı.
Bana arkadaş olur. demişti. Öyle de oldu.
Kelimelerine bir de dayıcık eklenmisti şimdi.
Dayım mutlu, o mutlu Çınarcık'ta yaşıyorlardı.
Bir gün beni arayıp Yusuf ile marketten geldik dedi.
Hem kafes, hem alış-veriş zor değl mi dedim.
Ne kafesi Yusuf gömlek cebimde gittik geldik. Biz
aylardir böyle dolaşıyoruz. O benim oğlum dedi.
Mutlu olmuştum. Eşim de ben de oğlumuzun
doğumuyla pek aramaz olmustuk Yusuf'u.
O geceye kadar iyiydi herşey. O gece 03:02'ye kadar.
Açık olan pencereden kaçabilecekken buna
imkânı varken kaçmayan o kuş sarsıntı ile harabeye
dönen evde ölümü seçmişti yeni sahibi ile.
Bu cins kuşların depremi çok önceden hissettiklerini
öğrendim sonradan. Son görüşmemizde Dayım
Yusuf bugün deli gibi bir içeri bir dışarı uçup uçup
duruyor demişti. Anlamış sahibini uyarmak istemişti.
Ama kim depremi düşünüyordu ki, kimin aklina geliyordu.
Ve Yusuf gitmemişti, bırakmamıştı sahibini.
Koyun koyuna buldular onları sonra.
Dayım ve cebinde Yusuf!..
gercek sevgiyi verdiğin her canlıdan mutlaka bır karsılık alırsın...bu havyan bile olsa...birgün mutlaka!
unutmaki dost sadece insan değildir...
__________________
besiktaslı´ait bütün Konuları bul

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
-----------------------------


Kendinizi
PAHALI
Zannetmeyin,
Hepinizin

İNDİRİMLİ

Günlerini Biliyorum
-----------------------
[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Eski 16.05.07, 21:43
besiktaslı - ait Avatar
çarşı
 
Üyelik Tarihi: 11.10.06
Yaş: 28
Mesajlar: 2,966
Karizma Puanı: 388
besiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond repute
Ce: kıssadan hisseler 4. beş hikaye besiktaslıdan

Hiç bişey İçin Geç Değil...

Yaşadığı şehirden, bulunduğu ortamdan kısacası yaşantısından sıkılan
bir
adam, cebindeki az miktar para ile yanına hiçbir şey almadan bulunduğu
kenti
terk edip daha önce hiç bilmediği bir ülkeye gitmiş. Oraya henüz
alışmaya
çalışırken birden bir ses duymuş. Bir çığırtkan, avazı çıktığı kadar
meydanda bağırıyormuş:

- Tiyatro! Gelin! Kaçırmayın! Bu akşam Tiyatro!...

Adam hayatında hiç tiyatroya gitmemiş ve inanılmaz derecede merak
etmiş.
Biletin nereden alındığını öğrenmiş. Bilet fiyatı cebindeki tüm para
kadar
olmasına rağmen hiç tereddütsüz bileti almış. Başlamış merakla oyunu
izlemeye...
Oyun bitmiş, herkes dağılmış ve bizim meraklı öylece kalmış, izlediği
muhteşem oyun karşısında. O sırada temizlikçi tarafından salonu
boşaltmak
için ikaz almış. Adamsa:

- Bana müdürünüzün yerini söyler misiniz? Onunla bir şey konuşmam
gerek...
demiş.

Seyrettiği oyunun etkisi ile müdür ile konuşmuş ve ne olursa olsun, ne

olursa olsun buranın bir parçası olmak için çalışmak istediğini
belirtmiş.
Müdür çok şanslı olduğunu, şu sıralarda bir temizlikçi aradığını fakat
önce
onu denemesi gerektiğini ifade etmiş ve denemek üzere aylardır el
değmemiş
bir kütüphanenin temizliğini uygun bulmuş.

- İşte burayı temizle. Eğer beğenirsem seni işe alırım... demiş ve
gitmiş.

Tiyatro aşkının verdiği şevk ile temizlik beklenenden kısa sürede
bitmiş.
Müdür odayı görmeden adamın samimiyetine inanmamış. Onu diğerleri gibi
işi
savsaklayan biri sanmış. Fakat odanın temizliğini görünce hayretler
içinde
kalmış. Aylardır içeriye girilmeyen oda gıcır gıcır oluvermiş. Müdür bu
çabuk ve becerikli adamı işe almaya karar vermiş.

- Tamam seni işe alıyorum
- Fakat benim yatacak yerim yok.
- O zaman burada yatarsın ve işe daha erken başlarsın.

İstediği olan tiyatro tutkunu, huzurlu bir şekilde odayı terk ederken
müdür.

- Adın neydi senin buraya yazalım... demiş.

Aldığı cevap ise;

- William! William Sheaksper!... olmuş.

Bu hikaye hem insanı dehşete düşürücü hem de ilham verici. Sheaksper
tiyatro
yaşantısına bu şekilde başlamış. Tam kırk (40) yaşında... tiyatroyu o
yıllarda tanımış ve büyük bir azimle o muhteşem oyunları yazmış.
Üstelik
büyük bir fedakarlık göstermiş mesleği için. Meslek hayatı boyunca
sadece üç
saat uyuyarak yaşamını sürdürmüş. Sabah erken kalkıp oyun provasını
yapıyor
oyununu oynuyor ve akşam yeniden oyun yazıyor... Bu böyle sürüp
gitmiş.
__________________
besiktaslı´ait bütün Konuları bul

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
-----------------------------


Kendinizi
PAHALI
Zannetmeyin,
Hepinizin

İNDİRİMLİ

Günlerini Biliyorum
-----------------------
[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Eski 16.05.07, 21:43
besiktaslı - ait Avatar
çarşı
 
Üyelik Tarihi: 11.10.06
Yaş: 28
Mesajlar: 2,966
Karizma Puanı: 388
besiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond repute
Ce: kıssadan hisseler 4. beş hikaye besiktaslıdan

Evliya

Yaşlı adamın hastalığına çare bulunamayınca,
kendisine evliya denilen birinin adresini vermişler.
Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla
iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi
çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından
ayrıldığında, sokağın köşesinde simit satan 6 - 7
yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son
derece masum gözlerle kendisine bakıyor
ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu.

Adam, o yaştaki çocukların tamamen günahsız
olduğunu düşünerek yoluna devam ederken,
aniden duruverdi. Simitçinin üzerindeki eski
tişörtün üzerinde bir "E" harfi yazılıydı. Ve bu
"E" mutlaka evilyanın "E" si olmalıydı...
Aradığı evliyaya bu kadar çabuk ulaşmanın
heyecanıyla yanına gidip bir simit aldıktan sonra;

- "Doktorlar benim hasta olduğumu söylediler,"
dedi. "İyileşmem için bana dua eder misin?"

Çocuk bu teklif karşısında şaşırmışa benziyordu.
Kafasını olur der gibi sallarken;

- "Bende sık sık hastalanıyorum," diye karşılık verdi.
"Ama dedem, Allaha inananların ölünce yıldızlara
uçtuklarını ve orada cenneti seyrettiklerini söylüyor.
Bu yüzden korkmuyorum hastalıklardan."

Adam içinin bir anda ferahladığını hissetti. Onun
soğuktan moraran yanaklarına bir öpücük kondururken ;

- "Deden çok doğru söylemiş," dedi.
"Ama ben yine de yardım istiyorum senden."

Çocuk, duasının kıymetini anlamış gibiydi. Karşı
kaldırımdan geçmekte olan baloncuyu gösterek ;

- "Size dua edeceğim" diye cevap verdi. "Ama eğer
iyileşirseniz, bana 10 tane balon alacaksınız , tamam mı?"

Bu sefer adam başını salladı. Fakat çocuk bu kadar
büyük bir hazineyi istemekle haksızlık yaptığına
hükmetmişti. Mahcubiyetten kızaran yanaklarını
elleriyle örtmeye çalışırken ;

- "Uçan balon almanıza gerek yok," diye devam etti.
"Normalinden 10 tane istemiştim. "

Adam elini uzatarak çocukla tokalaştı. Anlaşma
nihayet yapılmış, ayrıntılara geçilmişti. Buna göre
hastalıktan kurtulması halinde 6 ay sonraki ramazan
bayramında çocukla buluşacak ve her hangi bir sebeple
gelemediği takdirde, önceden hazırlanan balonların
ona ulaşmasını veya postalanmasını sağlayacaktı.

Adam küçük çocuğun adını ve adresini bir kâğıda
yazdıktan sonra, başını okşayarak onunla vedalaştı.

Aradan soğuk bir kış geçip ramazana ulaşıldığında ,
adamın hastalığından eser bile kalmamıştı. Hayata
tekrar dönmenin sevinciyle en güzel balonlardan
bir paket hazırladı ve bayramın ilk gününü iple
çekerek randevü yerine gitti. küçüklerin cıvıl cıvıl
kaynaştığı bayram yerindeki diğer simitçiler,
çocuğu tanımıyordu. Adam onu biraz ilerdeki
bakkala sorduğunda , dükkân sahibi ;

- "Ciğerleri hastaydı yavrucağın," dedi.
"Geçen hafta aniden ölüverdi."

Adam bir anda beyninden vurulmuşa döndü.
Ve koşar adımlarla orayı terkederken , önüne
çıkan ilk baloncuya bir tomar para uzatıp;

- "Şu uçan balonlardan 10 tane istiyorum," dedi.
"Çabuk ol, gecikmeden ulaşmalı yerine."

Adam, satıcının aceleyle uzattığı balonların iplerini
birbirine düğümledikten sonra, onları besmeleyle
gökyüzüne bıraktı. Bayram yerindeki herkes gibi
baloncu da şaşkındı. Sonunda dayanamayıp ;

- "Ne yaptığınızı anlayamadım." dedi.
"Neden bıraktınız onları öyle?"

Adam, nazlı nazlı yükselmekte olan balonları
buğulu gözlerle takip ederken ;

- "Onları bekleyen küçücük bir dostum var,"
diye mırıldandı. "Hemde evliya gibi bir dost.
Balonları adresine postaladım sadece."
__________________
besiktaslı´ait bütün Konuları bul

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
-----------------------------


Kendinizi
PAHALI
Zannetmeyin,
Hepinizin

İNDİRİMLİ

Günlerini Biliyorum
-----------------------
[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Eski 16.05.07, 21:44
besiktaslı - ait Avatar
çarşı
 
Üyelik Tarihi: 11.10.06
Yaş: 28
Mesajlar: 2,966
Karizma Puanı: 388
besiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond repute
Ce: kıssadan hisseler 4. beş hikaye besiktaslıdan

İki Elma


Tarih 12 eylül ihtilalinin hemen sonraları...
Bir çok devlet kurumunun başında halen
asker kökenli insanlar bulunuyor.

Kayseri’ nin o zamanlar merkez köyü olan
şimdilerde metropol Melikgazi ilçesine
bağlı Nize köyü ve zamanın muhtarının
köye getirmeye çalıştığı telefon
santralinin bir hikayesidir bu aslında.

Muhtar defalarca müracaat etmesine rağmen
bir türlü köyüne telefon santrali getirilmesini
sağlayamamıştır. Ufak bir yer olduğu için de
konunun dedikodusu çok olmaktadır.

Köyün en büyük özelliği de insanlarının genelde
hep başka şehirlerde yaşıyor olmasıdır. İnşaat
ustalarının bol olduğu bir yöredir aynı zamanda.

Ve muhtar son bir umutla valizini hazırlamaya
başlar. Köyde yapılan dedikoduya bir son
verecektir artık. Ankara’ya gidecek,
gerekirse Genel müdürlükte yatacak
ama santrali getirecektir köye.

Valizini hazırladığını gören annesi,
iki elma uzatır muhtar oğluna.
“Al oğlum! Şu iki elmayı da yanına koy.”

Almak istemez muhtar, “git işine anne”
diyecek olur. Sonra, kalbi kırılmasın
diye alır elmaları valize koyar.

Ve çıkar yola; Ankara'ya zamanın
PTT Genel Müdürlüğüne varır.
Genel müdürlükteki bir çok personel,
gide gele orayı su yolu yapan
muhtarı tanımaktadır artık.

Özel kalemden eski bir asker emeklisi olan
genel müdürle görüşmek için randevu ister.

Genel müdür, muhtarın tekrar tekrar gelişinden
oldukça rahatsızdır. Kabul etmek istemez.
Epey bir müddet bekletir kapıda. Nihayet
odasına kabul ettiğinde yüksek bir sesle kızar
muhtara ; “Niye geldin yine muhtar, sen
olmazdan anlamaz mısın kardeşim?” diyerek
azarlar muhtarı. Muhtar ise; “Efendim bu benim
için çok önemli bir şey, köy halkına söz verdim,
santrali almadan gitmeyeceğim buradan. Aha bak,
valizimle geldim. Gerekirse burada yatacağım.”

Daha bir sinirlenen genel müdür; “Kardeşim sen
yoktan anlamaz mısın? Yok diyoruz sana yok...
Haydi, çıkar cebinden bana bir elma ver !”

Genel müdürün maksadı işin olmazlığını
izah etmektir. Muhtar güler, tam o sırada aklına
annesinin alması için ısrar ettiği iki elma gelmiştir.

Hemen valizini açar ve elmanın birisini
genel müdürün önüne koyar, diğerini de
kendisi yemeye başlar. Genel müdür
hayretler içindedir, hemen telefona sarılıp
Kayseri PTT Başmüdürünü arar;

“Aloo, şu an Nize köyü muhtarı yanımda,
bu adam Kayseri'ye varmadan köyüne
santral gidecek ! Muhtar Kayseri'ye
geldiğinde telefon edecek ve köyü ile
görüşme yapabilecek... Aksi takdirde
hiç birinizi orada görmek istemiyorum...”

Muhtar neşe içinde döner köyüne ve
giderken ısrarla: "Şu iki elmayı da yanına al !"
diyen annesinin eline sarılır, öper, öper, öper
__________________
besiktaslı´ait bütün Konuları bul

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
-----------------------------


Kendinizi
PAHALI
Zannetmeyin,
Hepinizin

İNDİRİMLİ

Günlerini Biliyorum
-----------------------
[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (Daim)  
Eski 16.05.07, 21:45
besiktaslı - ait Avatar
çarşı
 
Üyelik Tarihi: 11.10.06
Yaş: 28
Mesajlar: 2,966
Karizma Puanı: 388
besiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond reputebesiktaslı has a reputation beyond repute
Ce: kıssadan hisseler 4. beş hikaye besiktaslıdan

Stanford'un Hikayesi....

Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden
inip utangaç bir tavırla rektör'ün bürosundan içeri girer girmez, sekreter
masasından fırlayarak önlerini kesti... Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü
belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?
Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi.
İşte bu imkansızdı..
Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu..
Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı...
Nasıl olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi..
Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes
etmedi.. Sonunda sekreter,dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç
dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı.
Anlaşılan çare yoktu..
Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı.Sekreterin anlattığı tablo
içini bulandırmıştı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret
ederdi.Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek,olacak şey miydi
bu?
Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.Yaşlı kadın hemen söze başladı.
Harvard'da okuyan oğullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi.
Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki, onun anısına okul sınırları içinde
bir yere, bir anıt dikmek istiyorlardı. Rektör, bu dokunaklı öyküden
duygulanmak yerine öfkelendi. "Madam"dedi, sert bir sesle, "Biz Harvard'da
okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa
döner..."
"Hayır, hayır" diyerek haykırdı yaşlı kadın.. "Anıt değil... Belki,
Harvard'a bir bina yaptırabiliriz". Rektör, yıpranmış giysilere nefret dolu
bir nazar fırlatarak, "Bina mı?" diyerek tekrarladı, "Siz bir binanın kaça
mal olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptığımız bölüm yedi buçuk milyon
dolardan fazlasına çıktı..." Tartışmayı noktaladığını düşünüyordu. Artık bu
ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi.. Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü:
"Üniversite inşaatına başlamak için gereken para bu muymuş? Peki, biz niçin
kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?" Rektör'ün yüzü karmakarışıktı..
Yaşlı adam başıyla onayladı.
Bay ve bayan Leland Stanford dışarı çıktılar. Doğu California'ya, Palo
Alto'ya geldiler. Ve Harvard'ın artık umursamadığı oğulları için onun adını
ebediyen yaşatacak üniversiteyi kurdular.
Amerika'nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD'u.


Ayağınıza kadar gelip, sizinle görüşmek isteyen insanlara yaklaşmadan önce
bir kez daha düşünmeniz dileğiyle...
__________________
besiktaslı´ait bütün Konuları bul

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
-----------------------------


Kendinizi
PAHALI
Zannetmeyin,
Hepinizin

İNDİRİMLİ

Günlerini Biliyorum
-----------------------
[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (Daim)  
Eski 20.06.07, 18:23
karaşahin - ait Avatar
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 10.01.07
Yaş: 33
Mesajlar: 155
Karizma Puanı: 76
karaşahin has a spectacular aura aboutkaraşahin has a spectacular aura aboutkaraşahin has a spectacular aura about
Ce: kıssadan hisseler 4. beş hikaye besiktaslıdan

okumadım ama uzun kardeş ...............
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Edebiyat


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
kıssadan hisseler besiktaslıdan besiktaslı Edebiyat 31 17.11.07 12:04
kıssadan hisseler 3. beş hikaye besiktaslıdan besiktaslı Edebiyat 4 16.05.07 21:41
kıssadan hisseler 3. üçüncü hikaye besiktaslıdan besiktaslı Edebiyat 4 16.05.07 21:18
kıssadan hisseler 2. beş hikaye besiktaslıdan besiktaslı Edebiyat 4 16.05.07 21:13
Şakayla karışık kıssadan hisse? epeios Geyik Multimedia 0 20.10.06 14:18


Şuan saat: 15:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0