![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Edebiyat Edep, ilim ve güzellik uğruna harcanan ömürlerin meyvesi olan müstesna eserlerin paylaşıldığı bölüm. Eserleri inceleyebilir, üzerine tartışabilir ve edebiyatın büyülü dünyasında doyasıya dolaşabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| kıssadan hisseler besiktaslıdan Ders 1. Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis olarak kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin arkadasi x'tir. Kadin daha selam veremeden x "havlunuzu üzerinizden yere düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm" der. Kadin bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun dügümünü açarak havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder: "Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal" der. Önce saskin, fakat daha sonra adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile yapabileceklerinin anlik hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra kabul eder. Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri döner. Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar. "Arkadasin x" diye cevap verir kadin. "Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro'yu getirecegini söylemisti, onu getirdi o zaman." 1. hikayeden çikartilacak ders : Egerbir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin, paylasin. Karar mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz. Ders 2 : Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar. Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der : "Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?" Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini siralar. Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacagina tekrar dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik verir : "Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?" Utancindan yine kizaran rahip elini çeker ve "afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor" der. Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak için 129. ayet söyle demektedir : Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz. Orada güzellikler bulacaksiniz. 2. hikayeden çikartilacak ders : Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde firsatlari kaçirabilirsiniz. Ders 3. Pazarlamaci, sef sekreter ve personel müdürü bir öglen paydosunda lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çikar. "Aslinda kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim" der cin. Sef sekreter arsizca atilarak "önce ben" diyerek siranin önüne yerlesir. "Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin" diye dilegini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur. Simdi de pazarlamaci atilir ve "simdi sira bende" der. "Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan kaybolur. "Simdi sira sende" der cin Personel Müdürüne. "Ikisini de ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum" der personel müdürü. 3. hikayeden çikartilacak ders : Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina izin verin
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan emek (okumanızı tavsiye ederim) RenkLerin ustası oLarak anıLan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamLamış. Büyük usta öğrencisini uğurLarken, yaptığı resmi şehrin en kaLabaLık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kaLem bırakmasını, haLktan beğenmedikLeri yerLere çarpı koymaLarını rica eden bir yazı iLiştirmesini istemiş. Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpıLar içinde oLduğunu görmüş. ÜzüntüyLe ustasına gitmiş. Usta ressam üzüLmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta yine resmi şehrin en kaLabaLık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir paLet doLusu çeşitLi renkLerde boya iLe birkaç fırça koymasını ve yanına da insanLardan "beğenmedikLeri yerLeri düzeLtmesini" rica eden bir yazı iLe bırakmasını önermiş. Öğrenci deniLeni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunuLmamış. SevinçLe ustasına koşmuş. Usta ressam şöyLe demiş: "İLkinde insanLara fırsat veriLdiğinde ne kadar acımasız bir eLeştiri sağanağı iLe karşıLaşıLabiLeceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanLar dahi geLip senin resmini karaLadı. İkincisinde onLardan yapıcı oLmaLarını istedin. Yapıcı oLmak eğitim gerektirir. Hiç kimse biLmediği bir konuyu düzeLtmeye cesaret edemedi. Emeğinin karşıLığını, ne yaptığından haberi oLmayan insanLardan aLamazsın. Sakın emeğini biLmeyenLere sunma ve asLa bilmeyenLe tartışma."
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan O Zaman Oyun Biter İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar; "Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..." Berber çocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!". Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde beş yüz bin, diğer elinde beş milyonluk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar: "Hangisini istiyorsan alabilirsin?" Çocuk dalgın dalgın bir beş yüz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yüz binlik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır. Berber işad***** döner ve gülerek: "Gördün mü? Sana söylemiştim." der.Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali´yi görür. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yüz binlik banknotu aldığını sorar.Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir : - Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!" Allah´ın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken... Biz kim oluyoruz da insanları birkaç kez görmek, iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle yargılama hakkına sahip olabiliyoruz! Dale Carnegie
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan Kim KörAdamın biri, ilk defa gittigi küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuga: - Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanıbaşındaki fırını arıyorum. Çok yakın oldugunu söylediler. Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra: - Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sag tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde. Adam, çocugun da yabancı olmasına ragmen bunu nasıl anladıgını sormuş ister istemez. Çocuk: - Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş. Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten. - iyi ama, demiş adam. Bunların parktan degil de tek bir agaçtan gelmedigi ne malum? - Tek bir agaçtan bu kadar yogun koku gelmez, diye atılmıs çocuk. Üstelik, manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu duyacaksınız. Adam, gözlerini hafifce kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kagıt para çıkartıp teşekkür ederken farketmış onun kör oldugunu. Çocuk, ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini farkettigini. Işıga hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken: - Üc yıl önce bir kaza geçirmiştim, demiş. Görmeyi o kadar çok ozledim ki. Sizinkiler saglam öyle degil mi? Adam, çocugun tarif ettigi yerde bulunan fırına yönelirken: - Artık emin degilim, demiş. Emin oldugum tek sey, benden iyi gördügündür!...
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan Tatlı CadıYapilan bir savasta ünlü kral Arthur maalesef esir düser. Karsi tarafinkrali bu büyük sahsi affedebilecegini ancak bir sarti oldugunu öne sürer.Kendisine bir soru soracaktir. Eger Arthur bu soruya dogru cevapverebilirse hayati kurtulacak aksi taktirde ölecektir. Soruya cevapverebilmesi için bir yil süresi vardir.Soru aynen söyledir:" Kadinlar neisterler?"Bu soru tabi ki dünyanin en zor sorusu ancak kralin fazla birtercih sansi yoktur,ülkesine geri döner.Türlü alimlere, bilirkisilere danisir.Ama soruya tam bir dogru yanitbulamaz. Bu sorunun cevabini sadece yasli bir cadi bilmektedir. Artik enson gün gelmistir ve Arthur mecburen cadiya gider. Cadi soruya cevapverecektir ancak bir sarti vardir. Cadi cevap karsiliginda Arthur'un yakinarkadasi, en iyi ve yakisikli sövalyesiyle evlenmek istemektedir. Arthuryikilir ve bunu kabul edemeyecegini söyler.Cadinin yanindan ayrilir.Sövalye olanlari duyar ve krala kosup, hiçbir seyin kralin hayatindan dahaönemli olamayacagini söyler ve cadidan cevabi alirlar. "Kadinlar her zamankendi özgür iradeleri ile karar almak isterler. "Evet kesinlikle dogruolan bu cevap sayesinde kralin hayati kurtulur. Ancak sövalyenin hayatisönmüstür. Cadi dünyanin en çirkin görünüslü mahlukatidir.Yemek yerken kusar, tükürür ve her türlü olumsuz davranisi gösterir. Sövalyeyle evlenmegününde bile igrenç davranislar göstermistir. Nihayet sövalye için en kötüan yani gerdek gecesi gelir.Ancaaaaak, odaya girdiginde karsisinda cadi yerine dünyanin en güzelkadinini görür. Acayip sasirir ve sorar: "Sen kimsin?" Kadin cevap verir:Ben evlendigin cadiyim. Ancak gündüzleri son derece çirkin ve gecelerison derece güzel olurum.Ya da gündüzleri son derece güzel ve geceleri sonderece çirkin olurum. Nasil gözükecegime sen karar vereceksin.Sövalye çok kisa bir süre düsünür. Geceleri mükemmel bir sevgili mi yoksagündüzleri esiyle beraber kazanacagi sayginlik mi? Ve söyle cevap verir:Nasil olmak istedigine sen karar ver lütfen. Ben senin her haline karsisaygiliyim." Cadi bu karar karsisinda çok sevinir. "Sen bana seçmeözgürlügümü verdin ve beni kisitlamadin sövalyem. Bu yüzden ömür boyuyaninda güzel ve saygili biri olarak gözükecegim! peki,buradan çikartacagimiz sonuç ne? Biraz düsünün..Düsünün biraz daha düsünün, KADINLAR ISTER SON DERECE GÜZEL, ISTER SON DERECE ÇIRKIN OLSUN,HER ZAMAN CADIDIRLAR!...
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir - OKUNMASI GEREKEN BİR HİKÂYE : Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu seyretmekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkân için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle... Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkândan dışarı fırlayıp: - "Küçüüük!" diye seslendi." Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir hârika!" Çocuk, ona dönerek: - "Gerçekten çok güzeller!" diye tebessüm etti, "Ama benim bir bacağım doğuştan eksik". - "Bence önemli değil!" diye atıldı adam. "Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı veya vicdanı." Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü: - "Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi." Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp: - "Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?" - "Çok basit!" dedi, adam. "Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hâttâ sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler..." Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işâret ederek:- "Baktığın ayakkabı, sana yakışır!" dedi. "Denemek ister misin?" Çocuk, başını yanlara sallayıp: - "Üzerinde 30 lira yazıyor" dedi, "Almam mümkün değil ki!" - "İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!" dedi adam, "Bu durumda 20 liraya düşer. Zâten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder." Çocuk biraz düşünüp:- "Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!" dedi, "Onu kim alacak ki?"- "Amma yaptın ha!" diye güldü adam. "Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım." Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek: - "Üstelik de öğrencisin değil mi?" diye sordu. - "İkiye gidiyorum!" diye atıldı çocuk, "Üçe geçtim sayılır." - "Tamam işte!" dedi adam. "5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zâten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!" Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkâna girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek - "Benim satış işlemim bitti!" dedi, "Sen de bana, bunu satsan memnun olurum."- "Şaka mı yapıyorsunuz?" diye kekeledi çocuk, "Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?" - "Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş...." dedi adam, "Antika eşyalardan haberin yok her hâlde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder." Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rûyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rûya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kâğıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek: - "Bana göre 20 lira yeterli." dedi. "İndirim mevsimini başlattınız ya!" Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip: - "Babam haklıymış!" dedi. "Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok! Demişti."* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur, * Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur * Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir.
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| |||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan ves-selam |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan AYAKKABI Bilge tam trene biniyordu ki, ayakkabılarından birisi ayağından çıktı ve rayların üzerine düştü. Aşağı inip onu alması imkansızdı, çünkü tren çoktan hareket etmişti. Yanındaki arkadaşları ne yapacağını merakla bekliyordu. O gayet sakin bir biçimde, diğer ayakkabıyı da çıkardı ve az önce düşürdüğü ayakkabıya yakın bir yere fırlattı. Talebelerinden birisi dayanamayıp sordu :" Neden böyle yaptınız" Gülümseyen bilgenin cevabı basit ama hakikat yüklüydü : "Demiryolunun üzerindeki ayakkabıyı fakir biri bulursa, diğerini de bulup giyebilsin diye" ![]()
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan ![]() BEŞ DAKİKA DAHA BABA Güneşli bir gündü. Kadın parkta yanında oturan adama "Bakın, salıncakta sallanan şu kırmızı kazaklı çocuk benim oğlum" dedi. Adam gülümseyerek "Güzel bir oğlunuz var" dedi. "Diğer salıncaktaki mavi kazaklı çocukda benim oğlum" Sonra saatine baktı ve "Heyyy, ahmet, sanırım artık gitme zamanı" diye seslendi oğluna. Çocuk salıncakta yükselirken "Beş dakika daha baba, lütfen yalnızca beş dakika daha" diye karşılık verdi babasına. Adam başını "peki" anlamında sallayınca çocuk neşeyle sallanmaya devam etti.Dakikalar sonra adam ayağa kalkarak tekrar seslendi oğluna "ahmet, artık gidelim mi, ne dersin?" Çocuk yine gitmeye isteksiz "Ne olur baba, beş dakika daha, lütfen, beş dakika daha" diye bağırdı babasına. Adam" Tamam" deyince çocuk kahkahalar atarak sallanmaya devam etti. Sonunda kadın dayanamadı ve sesinde gizli bir hayranlıkla "Ne kadar sabırlı bir babasınız" dedi . Adam gülümsedi kadına. "Sabır değil yaptığım bayan" dedi. "Büyük oğlum mehmet'i geçen yıl burada sarhoş bir sürücünün çarpması sonucu kaybettim. Buraya yakın yolda bisiklet sürüyordu. mehmet'e hiç yeterince zaman ayırmamıstım. Oysa şimdi onunla beş dakika daha fazla birlikte olabilmek için herşeyi yapardım. ahmet'le ayni hatayı yapmayacağıma söz verdim kendi kendime.. O her "Beş dakika daha baba" dediği zaman , oyun oynamak için beş dakika daha kazandığını düşünüyor, oysa işin gerçeği ne biliyor musunuz? Ben onu oyun oynarken beş dakika daha fazla izleyebiliyorum, asıl kazanan benim"
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
| ||||
| Ce: kıssadan hisseler besiktaslıdan ![]() DENİZ YILDIZI Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür. Biraz yaklaşınca , bu kişinin sahile vuran denizyıldızlarını, okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder. Genç adama yaklaşır: - Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun? Genç adam yanıtlar; - Birazdan güneş yükselip, sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler. Yazar sorar; - Kilometrelerce sahil , binlerce denizyıldızı var. Ne fark eder ki? Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır. - Onun için fark etti ama... ![]()
__________________ besiktaslı´ait bütün Konuları bul Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! -----------------------------Kendinizi PAHALI Zannetmeyin, Hepinizin İNDİRİMLİ Günlerini Biliyorum ----------------------- http://www.payidar.net/konusuz-konul...n-mailler.html[Linkleri Sadece Ziyaretçiler Görebilir. Buraya Tıklayarak Ziyaretçi Olabilirsiniz] |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|