| Çalışan Kadınlar ve Sorunları ÇALIŞAN KADINLAR
Bir Günde 4 Vardiya; Çalışma Yaşamının Ayrı
İşçileri;
Kadınlar...
Günümüz çalışan kadını: iki işverenli, ev, eş, çocuk ve işten oluşan dört vardiyalı bir işçi. Çalışan kadınlar, bu yükün ağırlığı altında yorgun ve mutsuz. Sorunlarını hafifletecek olan, kreş, emzirme odaları, yaşlı bakım kurumları ile ilgili olanaklar yıllardır sağlanamadı. İş güvencesi ve işsizlik sigortasının yokluğu; sendikasızlaştırma/ sendikalılaşamama sorunları, çalışma koşullarını daha da ağırlaştırıyor.
Kadınların istihdam olanaklarının geliştirilmesi, günümüzde ülkelerin en temel konularından biri. Artık kadınlar geleneksel konumlarını yeterli görmüyor, sosyal ve ekonomik alanda etkin işlevler yüklenmek istiyor.
Bunun sonucu olarak kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda aldıkları rol gittikçe önem kazanmaktadır. Kadınlar iş dünyasına artan oranlarda katılmaktadırlar. Ancak, bu artışa karşın, ne yazık ki kadınların istihdam alanında karşılaştıkları eşitsizlikler, olumsuz uygulamalar aynı oranda azalmyyor. Kadınların istihdamda önemli engeller olarak görülen doğum çocuk bakımı, evlilik gibi konular, teknolojik gelişmeler, sosyal değişmeler ve yardımcı mekanizmalar nedeniyle, artık önemini yitirdi. Buna karşıyn kadınların toplumsal alanda ve çalışma yaşamında istenilen düzeye gelmeleri ve gelişmeleri sağlanamadı.
Eğitim düzeyleri yükseldikçe işgücüne katılım oranları artmasına karşın eğitim ve istihdam alanlarında kadınlar aleyhine eşitsizlik sürüyor. Yasalardaki eşitlikçi hükümlere sosyal, kültürel ve ekonomik engelleri aşmaya yetmiyor. Son verilerine göre, işgücüne katılım oranı erkeklerde %69.8 , kadınlarda ise yüzde 23.7.
Türkiye'de işgücüne dahil olmayanların %51'ini ücretsiz aile işçisi konumunda olan ev kadınları oluşturuyor. Bunların % 69'u ise kentlerde yaşıyor. Türkiye'de işgücüne dahil olan kadınların çoğunluğu tarım sektöründe çalışıyor. Tarım kesimindeki 100 kadından 9'u sigortalı dendiğinde, bu bile iyimser bir istatistik.
Kentteki kadın istihdamının belirleyici boyutu ise, giderek artan oranda enformel sektörde ve niteliksiz işlerde çalışma. Kentlerde çalışan kadınların yoğunlaştığı sektörler ise, tekstil, konfeksiyon ve gıda gibi geleneksel kadın rollerine yakın sektörlerdir. Bunlara adı part - time ama kendisi full - time olan çalışma biçimleri ile esnek çalışmada türleri de eklendiğinde, kadınları kuşatan çalışma koşulları tanımlanmış oluyor.
İşsizlik verileri de kadınlar için olumsuz bir başka tabloyu tanımlıyor. Kentsel yerlerde yüzde 20.5 olan işsizlik verileri de kadınlar için olumsuz bir başka tabloyu tanımlıyor. Kentsel yerlerde erkeklerde yüzde 20.5 olan işsizlik, kadınlar için yüzde 27.4. Kırsal yerlerde bu oran kadınlar için daha düşük görünüyor: Erkeklerde yüzde 27 iken, kadınlar için yüzde 16.9. Bu sonucu, işsizlik verilerinin; kadınların, ücretsiz aile işçisi olarak "çalıştığı" varsayımına dayanarak toplandığı gerçeği ile birlikte değerlendirmek gerekiyor. ÇÖZÜM :
İstihdam politikaları oluşturulurken, kadınlar sessiz ve yedek işgücü olarak düşünülmemeli, kadınların çalışma hakkı, toplumsal sorumlulukları ve işlevleri de göz önünde bulundurularak, çağdaş toplumların kurumsal yapıları ile desteklenerek korunmalıdır. Analık durumunda kadının işini ve mesleki kariyerini koruması ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Kadının örgütlenme hakkını kullanabilmesi için örgütlenme önündeki engeller kaldırılmalıdır. Kayıt dışı sektörde, güvencesiz, korumasız ve düşük ücretle çalıştırılan kadınların emekleri korunmalıdır. |