![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Dünya Gündemi Global haberlerin, gelişmelerin ve gündem maddelerin sıcağı sıcağına paylaşıldığı, haber ve genel kültür değeri yüksek bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| |||
| Ce: Masonluk ve Masonlar [SUNU] 1 - Peki neden Türkiye masonlar için çok önemli? Türkiye öncelikle bozulmuş tevrattaki Vaad edilmiş toprakların bir kısmına sahip olan bir ülkedir. Yok denen petrol ve diğer kaynaklar ülkemizde bolca yer almakta. Ayrıca bir islam ülkesi olmamız sebebiyle islamı tahrif etmek de amaçlardan. "Hem islam ülkesi hem doğuda süpergüç" olmamamızı istiyorlar. Sürekli kaos yaratıyorlar. 2- Sülayman mabedinin sırrı nedir? Yahudilere göre ibadet edilmesi gereken tek yer süleyman mabedidir. Bunun da yıpratılmış tevratta belirtildiği yerde belirtilen şekillerde olmalı. Bu mabedde yapılmayan ibadeti pek değerli saymıyorlar. 3 -"Vadedilen topraklar" kavramı nedir? Burayı alıntı yaparak veriyorum " Yahudilikte kutsal toprak, dinî açıdan, çok önemlidir. Tevrat’a baktığımızda, Hz. Musa’ya gelen vahiylerin bir kısmı kutsal topraklarla ilişkilendirilmiştir. Örneğin “Sana vaat ettiğim kutsal topraklara girdiğin zaman başına bir kral seçeceksin veya o kral şu şu özelliklere sahip olacak, kralın seçimi şu şekilde olacak, atanması şu şekilde olacak” şeklinde detaylı emirler vardır. Kısacası, Tevrat’taki pek çok emir ve yasak ileriye dönüktür. Zira Hz. Musa, kutsal topraklara hiç gidememiştir. Öyleyse Tevrat’ta bulunan bu tür hükümlerin uygulama safhasına geçebilmesi, İsrailoğullarının kutsal topraklara girmeleriyle mümkün olacaktır. Kutsal toprakların, Yahudiler açısından diğer bir önemi ise, oranın dünyanın merkezi olmasıdır. Öldükten sonra haşir, kutsal topraklarda gerçekleşecektir. Bu sebeple Yahudilerin kutsal topraklara göç etmeleri gerekir." Prof Dr. Baki ADAM. 4 - Beyaz güvercinin ve zeytin dalının anlamı nedir? Bunu boş bırakıyorum 5 - Türkiye tarihindeki başlıca masonik faaliyetler nelerdir? En iyi bildiğim sanırım üzeyir garih cinayeti,pek fazla inanmasalar da uğur mumcu cinayeti. Daha da geriye gidersen Tanzimat Fermanı’nın yayınlatılması. Bununla beraber materyalist felsefe Osmanlıya ithal edilmişti. Modern Türkiyenin temelleri atıldı bir nevi. (Ama malzemeden çalarak!!!) Halkevleri, Köy Enstitüleri kurularak Atatürkün kapattığı mason localarının yerini aldı. Halka sözde batılılaşma -ya da batıllaşma- diyelim empoze edildi. 6 - Sabetay Sevi kimdir, Türkiye'nin gizli yahudileri kimlerdir, faaliyetleri nelerdir? Zamanın büyük dönmesidir. Kendisi korkudan islamı seçmiş gibi görünmüş bir dönmedir. aşağıda bir alıntıya yer verelim :Sinem Karaağaça göre Sabbatai Zvi(Sabatay Sevi); “1626 Yılında İzmir’de Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Sabetay Sevi 1665 yılında kendisinin Tevrat’ta beyan edilen ve dünyaya gelip “vadedilen topraklar” da Yahudiliği tekrar hakim kılacak olan Mesih (İsa) olduğunu iddia etti. Bir din adamı olan Sevi’yi başka Yahudi din adamları da kabul edip destekleyince büyük bir Yahudi kitlesi onun arkasına takıldı ve devletlerinin de olmamasının acısıyla bu amaca giden yolda ve Siyonizmi ortaya çıkaracak süreçte onu desteklediler.Kudüs’teki Yahudi önde gelenleri Sevi’yi desteklemedikleri gibi, onu dinlerini bozan bir düzenbaz olarak gördüler ve Osmanlı Sarayına şikayet ettiler. …. ” İşte bu günlerde medyayı elinde bulunduran yahudi asıllı sabataycıların bu denli büyük yerlere gelme sebebi ;İsraildeki yahudilerin ziona ulaşma(siyonizm) tutkularıyla taban tabana örtüşmektedir.Çünkü İsrail yahudilerin arz-ı mevudu (onlara göre vaad edilmiş toprakları) kudüs ve çevresindeki kutsal topraklar ise; Türkiyedeki ibraniler için de şu an üzerinde bulunduğumuz topraklardır. Sabataistler, Modern Türkiye tarihinin hem sahne önündeki flaş aktörleri hem de sahne ardındaki yapımcı ve yönetmenleridir. Osmanlı’nın yıkılışında oynadıkları rolle onun yerine yeni rejimin kuruluşunda oynadıkları rol, belirgin bir sebep-sonuç ilişkisine sahiptir. Günümüz Türkiyesi’nde, tüm köşe başlarını kapmış olmaları tesadüf değildir. Öteden beri “Dönmelik” olarak bilinen Sabataizm, İzmirli bir hahamken tüm dünya Yahudileri’nin kurtarıcısı (mehdi) olduğu iddiasıyla ortaya çıkan Sabatay Zvi’nin adına nisbet edilir. Döneminin Yahudi dünyası içerisinde de marjinal ve Yahudilik’ten sapmış (heretik) bir gurup olarak kabul edilen Sabataycılar, Osmanlı döneminde hep Müslüman adları alarak içten Yahudi oldukları halde dıştan Müslüman gibi göründükleri için “dönme” adıyla anıla gelmişlerdir. Bu isim onlar Yahudilik’ten İslam’a döndükleri için değil “dönmedikleri” için verilmiştir. Değilse İslam’da “ihtida” müessesesi vardır ve samimi olarak İslam’a giren kimse, yedi sülalesi Müslüman olan biriyle din katında eşittir. Bu nedenle Ermeni, Rum Ortodoks ve hatta Yahudi iken sonradan “Allah’a teslimiyeti” (=İslam) din olarak seçen hiç kimseye “dönme” adı verilmemiştir. Yahudiliğin Hurûfî, mistik, gizemli ve simgeci yorumu olan Kabala ekolü bilinmeden Sabataizm bilinemez. Çünkü Sabataizm, Kabalacı metinlerin daha marjinal ve militan bir yorumu olan Zohar ekolünün ürünüdür. İlginç olan husus, İsrail devletini İslam topraklarının bağrına bir bıçak gibi saplayan Siyonizm de, Sabataizm gibi Zohar ekolünden doğmuştur. Yani Siyonizm ve Sabataizm, aynı annenin iki memesinden emen ikiz kardeştirler. Bu nedenle ikisi de makyavelist, maskeli, çıkarcı ve sinsidir. İkisi de “ibâhî”dir. Konunun yüzyılımızdaki en büyük Müslüman uzmanı olan Prof. Dr. Abdulvahhab el-Mesiri’nin isabetli teşhisiyle ikisinin kendisinden doğduğu kaynağın temel felsefesi “küresel değersizleştirme”dir. İşte niteliklerini ve kökenini yukarıda kısaca dile getirmeye çalıştığımız Dönmeler -namı diğer Sabataistler- yüzyıllardır insanımızın zihninde yer eden “dönmeler dönmezler” özdeyişini doğrulayarak bir kez daha atağa geçtiler. İslam’a karşı “küreselleşme” adı altında küresel bir savaşa girişen ABD’deki “kıyametçi” Hıristiyan fanatiklerle Yahudi fanatikler el ele vererek dünyayı haraca kesme projesini uyguluyorlar. ABD yönetimini ele geçiren Hıristiyan fanatikler projelerini uygulayacakları başka ülkelerde Siyonistler’le iş tutarken, sıra Türkiye’ye gelince Siyonistler’in ikiz kardeşi olan Sabataistler’i tercih ediyor. Şu günlerde gizemli bir el tarafından yeniden dizayn edilen seyaset arenasına mebzul miktarda Sabataycı’nın sürülmesini siz tesadüf mü sanıyorsunuz? Önümüze, ardımıza, sağımıza, solumuza, merkez solumuza, merkez sağımıza ve tam merkezimize hep siyasetin baş aktörü olmaya aday Sabataistler birer birer yerleştiriliyor. İsteniyor ki Sabataycı’nın rakibi de Sabataycı olsun. Birinin foyası ortaya çıkar ya da Sabataist destekli medya tarafından şişirilen balonu patlarsa, onun alternatifi de Sabataist olsun. Yani, bu ülkede Sabataistler’den kurtuluş imkanı kalmasın ve biz millet olarak Sabataycılar’dan Sabataycı beğenelim. Mesela “Leydi’nin Topuk Sesleri!” manşetleriyle şişirilen, medyanın “sarışın güzel” diye nitelediği, Mübadelede (Bu “mübadele” sözcüğü anahtar bir sözcük; tüm sır mübadele listesinde saklı) Sabataizm’in kalesi Selanik’ten getirilip Milas civarına yerleştirilen Sabataist eskidi diyelim. Al sana ABD’den ithal, sıfır kilometre, bir tarafı ecnebi bir tarafı Sabataistler’in Kapani koluna mensup melez bir Sabataycı daha! Arkasına uluslararası finans çevrelerinin de desteğini alarak gelen bu Sabataist’e hangi babayiğidin gücü yeter? 28 Şubat’ta dindar milletin anasını ağlatan “kahraman koruyucular” bile, bu dayısı kuvvetli Sabataist’e selam durur evelallah. Diyelim ki, onun “ecnebi” oluşundan dolayı milletin huzuruna çıkarılamayacak kadar defolu olduğu anlaşıldı ya da anlaşılma ihtimali belirdi. “Demokrasilerde(!!!) çare tükenmez” derlerdi ya hani? İşte ondan’ al sana İzmir’den bilmem nereye, oradan Sakarya’ya göçerek ve dahi Demokratlar arasında politika yapan aile büyüklerini de kullanarak Sabataycı kökenini kaybettirmeyi başarmış genç, iş bilir, becerikli bir Sabataist daha’ Tabiî ki yine ABD’den, yine ithal’. Yeniler, ABD tv’lerinin uzantıları CNN ve NTV’nin olağanüstü desteğine rağman istenen rüzgarı estiremedi mi? Onun da kolayı var: Eski Sabataistler’den takviye edilmiş bir Dönmeler portföyüne (İpekçilerden bir İpekçi’nin “Sabatay Zvi dedem olur” diye demeç verdiğini hatırlatmaya bile gerek yok) maydanoz kabilinden onlara payanda olmaya hazır birkaç sözüm ona yerli’ Yani Sami Hocaoğlunun da belirttiği gibi ;sabatayist adı altında toplanmış ve yakubiler,karakaşiler ve kapaniler diye kendi aralarında üç gruba ayrılmış bu gizli cemaat ülkemizde ne yazık ki çok az nüfusa fakat çok büyük bir nüfuza sahipler. Fakat konu başlığımızı oluşturan asıl sorun ;sabataycılar nasıl olur da bu akdar güçlü olmalarına rağmen kendileri hakkında Prof.Dr.Yalçın Küçük’ün bu kadar yazıp çizdiklerini önleyememektedir? Sizce medyaya bu denli hakim,içlerinde generallerin,eski dışişleri bakanlarının bulunduğu böylesine büyük bir cemaat adı üstünde küçücük “Yalçın Küçük” le başedememekte olabilirler mi? Tabii ki hayır.İşte bu soruya verilebilecek iki adet cevap vardır. 1-Büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu vatanımızda,bu cemaatin varlığının birdenbire belli edilmesi büyük bir kaosa sebep olacağından Yalçın Küçük gibi kuklaları kullanarak,kendi varlıklarını yavaş yavaş halkımızın beynine sokmaya çalışmaktalar. 2-Türkiyenin siyasal gidişatında pek buyuk roler ustlenemeyen bir çok sabataistin arasında-aslında onlarla alakası olmadıkları halde Müslüman Türk olan önemli şahsiyetlerin de onların tartafındanmış gibi gösrerilmesini sağlamak.Buna en büyük örnek Mustafa Kemal Atatürk’ün Yahudi olduğu gibi saçma sapan iddaların gündeme taşınmış olması ve sabataycılığın (türkiyedeki yahudi asıllıların) merkezinin Atatürk’ün doğum yeri olan, Selanik olduğunun sürekli vurgulanmasıdır. Murat Asiltürk [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] forum sayfalarindan aktarmadir 7 - Masonlar ve destekçileri Sabetay tarikatının siyasi arenamızdaki önemli etkinlikeri neler olmuştur? 8 - Dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen isimlerinden mason veya sabetaycı kimliği deşifre olmuş kişiler kimlerdir? Bu konuda bazı yorumlar bu önemli isimlerin oyalama taktiği olarak öne sürüldüğü. Ama şunu da unutmamak lazım ki saklayamadıkları isimlerin deşifre olması sonucu bu yorumlar da yapılmış olabilir. İsimler konusu çok derine inilemeyen bir konu. Mason olduğunu kendi ağzından duyduğum tek kişi Yaşar Nuri Öztürkün Partisinin başkan yardımcısı. 9 - Medyanın bu faaliyetlerdeki rolü nedir ve nasıl işler? Medyanın bu localara bağlılığı şu olayda görülmüştür. Kanal 7 gizli ritueli yayınlar ancak medya günlerce bu haberi adeta görmezden gelerek gündeme getirmez. Ayrıca bilinç altına yüklenecek mesajları da ince ince seçerek dizilerinde ve reklamlarında insanlara gösterir. Milli birlik ve dini yapıyı hedef alır. Namaz kılan bir insan görmek Kanal 7 samanyolu gibi kanallar dışında neredeyse imkansız gibidir. Dizilerde dikkat ederseniz ilköğretim öğrencileri mini eteklerle gezer. Hepsinin erkek arkadaşları ve ana babaya isyanı vardır. Kadınlar erkekler birbirini aldatır. Bir araştırmaya göre intihar haberlerinin fazlaca verilmesi intihar vakalarında artışa sebep oluyor. Gerisini varın siz düşünün. Medya ayrıca bugün islamiyeti yaşayanları irticacı olarak gösteriyor insanların inancını tam açıklamaktan çekinir hale getirmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla Çocukların islam dini ile buluşmalarının gecikmesini umuyorlar. Benden bu kadar birazı geçmiş bilgilerim birazı alıntı ama umarım sizleri biraz düşünmeye sevkeder |
| |||
| Ce: Masonluk ve Masonlar [SUNU] es-selamu aleyküm vr eline sağlık kardeşim evet hainlere ,vatan hainlerine kızgın şiş gerek. lakin onların içinde vazifeli insanlarımız var biz şahidiz !!!!!! bu topraklar boş değil yiğidin iyisine deli atın iyisine doru derler. türk atasözü ves-selam |
| ||||
| Arkadaslar INGILIZ CASUSUNUN ITIRAFLARI diye bir kitap okuyorum ve cidden bizi icten yikmaya calistilar, basardilar (OSMANLI) ve yeniden yikmak istiyorlar! Ben Almanya'dan katiliyorum, ve Avrupanin Türkleri sevmedigini biliyorum, kiskanclik diyebilecek halde sözleri! ABD ve Ingilterenin emrinde gibiler Almanlar... Neyse sundugun icin cook tskler ![]() 1st lazo
__________________ Bakislarini görmek isterim... Beni sevdigin kadar Bende seni sevmek isterim! Kayboldugum anlarda, Seni sadece bilmek degil...Senin yanimda oldugunu hissetmek isterim! Suyun üstündede olsada Senin yaninda olmak isterim... Beraber oldugumuz anlari hatirlamak, Seni daha cok sevmek isterim! Ben dünyayi degil BEN SENI ISTERIM... |
| ||||
| Ce: Masonluk ve Masonlar [SUNU] Evvela gecikme için ziyadesiyle özür dilerim. Özellikle devamını isteyen arkadaşlardan. Kısmet bugüneymiş diyerek kaldığımız yerden devam edelim o zaman. İskoçya’da duvarcı locaları altında yeniden örgütlenen masonların, günümüze kadar ki serüvenlerinin de izahını ve aşağıdaki soruların cevabını sırasıyla yazacağım. 1 - Peki neden Türkiye masonlar için çok önemli? 2- Süleyman mabedinin sırrı nedir? 3 -"Vaat edilen topraklar" kavramı nedir? 4 - Beyaz güvercinin ve zeytin dalının anlamı nedir? 5 - Türkiye tarihindeki başlıca masonik faaliyetler nelerdir? 6 - Sabetay Sevi kimdir, Türkiye'nin gizli Yahudileri kimlerdir, faaliyetleri nelerdir? 7 - Masonlar ve destekçileri Sabetay tarikatının siyasi arenamızdaki önemli etkinlikleri neler olmuştur? 8 - Dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen isimlerinden mason veya sabetaycı kimliği deşifre olmuş kişiler kimlerdir? 9 - Medyanın bu faaliyetlerdeki rolü nedir ve nasıl işler? Musevi inanışında "vaat edilmiş toprak" kavramı son derece önemli bir yere sahiptir. Bugün büyük kısmı bizim topraklarımızda bulunan Mezopotamya, Musevi prenslerinin ve seçilmiş Musevi halkının yerleşip, kalan insanları yönetecekleri yer olacağı inanışı hakimdir. Hz. Musa ve havarilerinin uzun yolculukları sırasında, ağzında zeytin dalı taşıyan beyaz bir güvercin le karşılaştıklarına inanılır. Bu beyaz güvercin, vaat edilmiş topraklara yaklaştıklarını müjdeleyen bir işaret olarak, ağzında vaat edilmiş topraklardan aldığı bir zeytin dalıyla Hz. Musa ve havarilerini karşılamıştır. (Musevi öğretisine göre) Bugün Türkiye'de bazı partilerin amblemlerine kadar girmiş ve dünyaya barış güvercini olarak lanse edilmiş bu sembolün gerçek anlamı budur. Musevi inanışları ve masonların yollarının kesiştiği nokta ise Kabala'dır. Masonlar görünürde Hıristiyan tarikatlarıdır. Fakat öğretileri ve ritüelleri, kabala kuralları çerçevesindedir. Kabala, Musevilerin eski mısırdaki dönemlerinden beri süre gelen birikimleri sonucu oluşmuş bir mistisizm ve büyü öğretisidir. Astroloji, simya ve okültizm öğeleriyle donanmış karanlık bir bilimdir. (BU öğreti ve dünyadaki yansımaları, bu konu içine sığamayacak büyüklükte olduğu için, şimdilik kabaca işleyerek detaylarını daha sonra inceleyeceğiz.) Kabala öğretisinin temelini oluşturan bazı semboller, mason ritüellerinde de önemli yer taşır. (Resimde tasvir edilen keçi başlı satyr (yarı hayvan yarı insan) Baphomet'tir. Baphomet'in karanlığın ve gizemin efendisi olduğuna inanılır) Bu bağlamıyla Masonlar, Yahudi öğretisinin en karanlık ve gizli tutulmuş esaslarından etkilenip, kendi sapkınlıklarına ilham kaynağı olarak benimsemiş Avrupa barbarlarının uzantılarıdır. Masonlar, parayı ve paranın akışını etkileyebilecek her türlü sosyal, siyasi ve kültürel harekette söz sahibi olmak maksadıyla örgütlenmelerine devam etmişlerdir. - 1935 senesinde Türkiye’de locaları Atatürk tarafından kapatılan masonların faaliyetlerine, 1939 senesinde İsmet İnönü tarafından yeniden özgürlük kazandırılmıştır. - Mason örgütlerle baş etmeye çalışan Adnan Menderes ve yandaşları, bu karanlık gücün pençesinden asla kurtulunamayacağını anladıklarında, tüm toplumsal izler silinmeye başlanmıştı bile. - İngiltere propaganda bakanlığı 1980-90 yılları arasında, Türkiye’de pornografi ve benzeri kültürel çöküntü sağlayıcılar için senede 30 milyon sterlin para ayırıyordu. Bu para Türkiye’deki mason locaları tarafından transfer ediliyor ve işlentiye alınıyordu. İçlerinde bugün Chp’ye yakınlıklarıyla tanınan Bedri Baykam, Hıncal Uluç gibi daha pek çok kişi, bu transferlere ve uygulamalara verdikleri destek sonucu oldukça önemli güçler elde etmişlerdi. Mason örgütleri, toplumsal ahlakın çökmesinde bazı siyasetçileri ve medya birimlerini ustaca kullanmaktadır. Yukarıdaki verilerin açıklayıcı birer devamı niteliğini taşıyacak yazıları, parçalar halinde yazıp sizinle paylaşmaya devam edeceğim. Her hafta konunun daha çarpıcı bir boyutunu bu sayfaya taşıyacağım kardeşlerim. Saygılarımla
__________________ RUHA YÜCELİK VEREN KAYIPLAR VARDIR. BU SIRADA RUH, YÜKSEK-SİYAH SELVİLER ALTINDA DOLAŞIYORMUŞÇASINA FERYATTAN KAÇAR. |
| ||||
| Ce: Masonluk ve Masonlar [SUNU] yaz arkadaş yazda millet öğrensin neyin ne olduğunu talepte neymiş.ilgimiz olmazmı tabiki var...!
__________________ BU ÇOK SEVDİKLERİ DÜNYA ONLARIN OLSUN...!EN FAZLA;BU DÜNYADAN GÖÇER GİDERİM...! SEDAT PEKER.......! |
| ||||
| Ce: Masonluk ve Masonlar [SUNU] ORTADOĞU PROJESİ -1 1895 Kasım ayında, Londra'da, Musevi üst düzey iş adamları, ideologlar ve din adamlarının katıldığı bir toplantıya ait raporlar, bir Rus casusu tarafından ele geçirilir. Raporlarda komünist bir devrimden, gelecek yüzyıla dair "sınır kaldırma" planlarından, ve ortadoğuda kurulacak prensliklerden bahsedilmektedir. Takip eden günler içerisinde, ele geçirilen bu raporlar, Avrupa gazetelerine manşetten girer. "Yahudiler Dünyayı Ele Geçirmeye Çalışıyorlar" şeklindeki haberler ve belgelenmiş ispatları, tüm avrupa siyasi ve toplumsal yaşantısını kökünden sarsar. O süreç içerisinde, dünyanın kaderini değiştirecek bir adım atılır. İngiltere ekonomisinin %60ına yakınını elinde tutan yahudi bankacılar, tüm Avrupa gazetelerini bir gecede satın alırlar. (Norveçte bir gazete kendisini satmayı reddeder ve bu haberleri yayınlamayı sürdürür. Tüm yönetici kadrosu bir aydan kısa bir süre içinde süikastlerle ortadan kaldırılır.) Gazetelerin satın alınmasıyla birlikte mevcut haberler derhal yalanlanır ve avrupa halkı uyutularak olay hafızalarından silinir. Komünist ideolojinin sarsılmaz ütopyalarından birisi, sınırların kaldırılması ve tüm dünyanın tek millet olarak, eşit şekilde yaşamasının sağlanmasıdır. Fakat burada tuhaf bir rastlantı söz konusudur. Tevratta musevilere buyrulan bir kehanette de benzer bir tema işlenmektedir. "Tüm dünya insanları tek bir millet haline gelecek ve Tanrı tarafından üstün yaratılmış yahudiler tarafından, mezopotamyadaki prensliklerden yönetilecektir." Tümüyle yahudi ideologlar tarafından geliştirilip fikir arenasına sızdırılan komünist doktrin, bu amaca kısa sürede en verimli hizmeti sunar. 1985teki toplantıdan sadece 20 sene sonra Bolşevik devrimi gerçekleşir. Kısacası, yahudilerin medyayı ele geçirişine sebebiyet veren bu tesadüf, aynı zamanda geride pek çok keskin ipucu bırakarak tarihe gömülmüştür. ------------------------------------------------------------------------------ 15. yüzyılda, ispanya kraliyet ailesi tarafından, Aragon'da bir manastırdan bir rahip, kraliyetin baş inquestoru (rahip-yargıç) olarak göreve getirilir. Bu kişi Torquemada isminde bir cani ve fanatik hristiyandır. En acımasız yargılama tekniklerini izlemesiyle ünkü tarihsel kişilik Torquemada, iğrenerek baktığı musevi halkına karşı korkunç bir zulme başlar. Diri diri yakma , genç kızları öldürme, çocukları kırbaçlatma gibi insanlık dışı metodlarla musevilerin yaşama haklarını ellerinden alır. Takibinde sürgüne gönderilen yahudileri, o zamanki imparatorluklardan hiç birisi kabul etmek istemez. Buna gerekçeleri, o dönemin en güçlü imparatorluklarından olan ispanya ve diplomasi makinası aragon prensliğiyle ters düşme korkularıdır. Fakat asıl gerçek yahudilere karşı duydukları korku ve nefretten ibarettir. Osmanlı imparatorluğu sürgündeki yahudileri kabul eder. Bu yahudiler topluca izmir vilayetine yerleştirilir. (Museviler için, İzmir ve Selanik, en az Kudüs kadar önemli bir şehirdir. Özellikle İzmir-milasta, Roma döneminde dahi yahudi yerleşimlerinin olduğu bilinmektedir. Osmanlının son döneminde yahudiler için ehemmiyetini yitirmiş olan Selanik'e karşılık, İzmir ve Kudüs hala yahduiler için vazgeçilmesi imkansız yerleşkelerdir. Türkiye kültüründe her zaman dejenerasyonun denek üssü olarak kullanılan İzmir'in "Gavur İzmir" olarak anılması son derece eski bir tabirdir. (bununla birlikte 1985-90 yılları arasında, balkanlardan ve yugoslavyadan getirilen göçmen nüfusun, Özal tarafından ağırlıklı olarak izmire yerleştirilmesi, bu bağlamda ilginç tesadüfleri ve şüpheleri de ortaya koymaktadır. benzer şekilde mevsimlik pamuk işçiliği yapan Kürt vatandaşlarımız da izmir çevresindeki illere göç ettirilmiş, güneydoğu, Türk kültürüne uzak ıraklı peşmergelere bırakılmıştır. İzmir ve çevresindeki suç ağının genişliği yahudilerin burayı asla elden çıkarmayacak oluşlarının göstergesi gibidir.) Takibindeki yüzyıl içerisinde İzmir'de iyice yerleşip güçlenen Musevi halk'ın içinden, kendisini yahudilerin mesihi ilan eden bir haham çıkacaktır. Sabetay Sevi ismindeki bu haham, 1666 senesinde, kendisini yahudilere vaadedilmiş topraklarını kazandıracak kişi olarak ilan eder. Kısa sürede büyük bir kitleyi peşinden sürükleyecek hale gelir. Osmanlı sarayı tarafından yakalanıp zorla islama geçmeye zorlanır. Ölüm korkusuyla bu teklifi kabul eder. Bu tavrı yüzünden taraftarlarının büyük çoğunluğunu kaybeder. İsrail yahudileri tarafından tümüyle dışlanır. Takibindeki süreçte kendisine inanları etrafına topladığı bir gün, kaftanından beyaz bir güvercin çıkarır ve havaya savurur. bu sembolik tavrıyla islamı içiinden attığını ve özünde hala yahudi olduğunu vurgular. (beyaz güvercin sembolünün detaylarına önceki yazılarda değinilmişti) Selaniğe sürgüne gönderilir ve burada gizli örgütlenmesine devam eder. "Dönekler" olarak adlandırılan bu cemiyet, sessiz ve güçlü bir büyüme evresine girer. Parasal ve siyai anlamda devasa güçler kazanırlar. kendilerinin mezopotamyayı yönetecek kitle olarak tayin ederler. Bugün medya ve siyasette sabetayların etkisi çok fazladır. Sabetay etkisini küçümseyen veya ortadan kaldırmaya çalışan iktidarlar karşı-propagandayla devre dışı bırakılmaya çalışılır. (örn adnan menderes ve günümüzdeki iktidar) Türk isimleri ve soyadları alırlar. yahudiliklerini özenle gizlerler. Müslüman asıllı kadınlarla evlenmezler. Politikaya mümkünse dışardan müdahil olmayı tercih ederler. sadece dış işleri bakanlığı gibi bir kurumu tümüyle parsellemişlerdir. Sabetay kökeninden gelmeyen dışişleri bakanlarının yeraldığı hükümetler de benzer şekilde karşı propagandayla yok edilir. (tanınan en meşhur musevi dışişleri bakanı İsmail Cem veya gerçek ismiyle Cem İpekçidir. Karakaş koluna mensup bir sabetay olan cem ipekçinin dışişleri bakanlığı sürecinde inanılmaz güçlenen yurtdışı elçilikleri bugün bile sorun çıkarmaktadırlar. Günümüzde, muhalefet tarafından dokunulmasına asla izin verilmeyeceği tehditkar bir dille belirtilen elçiliklerimiz, pek çok karanlık ilişkinin merkezleri konumundadır.) yazılar benzer şekilde devam edecek aziz dostlarım. verileri parçalar halinde yazmamın sebebi, taşları sırasıyla ve tarihsel sistematik dahilinde yerleştirmeye çalışmamdan kaynaklanmaktadır. Ülkemiz siyaset ve toplumsal arenasının getirilmeye çalışıldığı noktanın, daha bilimsel ve açıklayıcı bir şekilde kavranabilinmesi açısından devam eden yazılarda da aynı sistem kullanılacaktır. devamını talep eden arkadaşlar, lütfen bunu belirtsinler. özellikle bizi en yakından ilgilendiren Ortadoğu projesini detaylarıyla işleyeceğiz. Kuru siyasi saldırılar ve muhalefet mikrofonu söylevlerce fikir kirliliği yaratılmasını engellemek adına, olayların tarihsel boyutuna özenle değineceğiz. Olayı amerika ve güneydoğu bazında algılayıp kuru gürültü yapan insanlara karşı, daha bilimsel bir tutum kazanmanızı sağlayabilmek, forum olarak bizim vazifemizdir. Hürmet ve muhabbetle Panzer
__________________ RUHA YÜCELİK VEREN KAYIPLAR VARDIR. BU SIRADA RUH, YÜKSEK-SİYAH SELVİLER ALTINDA DOLAŞIYORMUŞÇASINA FERYATTAN KAÇAR. Konu PANZER tarafından (27.06.07 Saat 09:22 ) de değiştirilmiştir.. |
![]() |
|
| Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
| | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Masonluk Nedir? | Beysehirli | Soru? ve Cevap! , Sözlük | 8 | 11.02.07 22:57 |
| masonlar ve cumhuriyet kutlaması | özbenem | Türkiye Gündemi | 1 | 10.02.07 16:29 |
| Masonluk Dereceleri ve Anlamları | MUCADELE | Konusuz Konular | 1 | 15.12.06 17:43 |
| Önemli Mutlaka Bakin!! MASONLUK VE MASONLAR.! | musty | Konusuz Konular | 11 | 25.09.06 22:47 |
| masonluk | afilli | Konusuz Konular | 3 | 29.08.06 01:35 |