Fakir fukaranın takılacağı bir mekân olsun istedik...
Terkib-i Bend
Thesephiroth tarafından 10.05.08, 16:29´de yollandı
TERKİB-İ BEND
Sâkî! Getir ol badeyi kim rûh-i revandır
Peygûle-nişînân-ı gama neş'e-resandır
Her katresi erbâb-ı kemâlin nazarında
Hurşîd-i hakikat gibi envâr-feşandır
Her müntesib-i sâgar-ı gül-reng-i müdâmın
Ayîne-i ikbâli müdâmü'l-lemeandır
Sâkî içelim aşkına yârân-ı kadîmin
Kim her biri bir kûşe-i firkatte nihandır
Saki içelim geçmez ele ahd-i cevâni
Hengâm-ı safa işte bu kıymetli zamandır
El çekme bu ser-germ-i şerâb-ı ezeliden
Bî-çâre felâket-zededir hâli yamandır
Nâ-mahrem olan âlem-i feyz-âver-i âba
Heyhat ne bilsin bu da bir başka cihandır
Rindân oturup işret ederler o miyanda
Mutrib dahi bülbül gibi feryâd-künandır
Güya ki o sâki-i kadeh-kâr-ı lâtifin
Peymâne-i lûtfunda füyûzât iyandır
Her kuşede bin nûr-i tecellâ mütecellî
Meyhane değil gülşen-i feyyâz-ı cinandır
Hem-dem olamaz âdeme peymâneye benzer
Yok cây-i selâmet hele meyhaneye benzer
Âlemde edânîye müdârâdan usandım
Nâ-hak yere takdir ile gavgâdan usandım
İkbâl etek öpmekle müyesser olacakmış
Ben öyle rezilâne temennadan usandım
Beyhude imiş etdiğim ümmid-i terakki
Bir şey diyemem zâten o sevdadan usandım
Allah bilir devlet-i dünyâda gözüm yok
Devlet değil â şimdi bu dünyâdan usandım
Nâ-merde değil merde değil ferde inanma
Ben herkesi hayretle temaşadan usandım
Şeh-râh-ı sadâkatde devam etmeli derdim
Heyhat bugün işte o da'vâdan usandım
Elbet gün olur anlamamakdan usanırsın
Bi'l-lâh sana şerh-i süveydâdan usandım
Dergâh-ı tahammülde sebat etmeyi kurdum
Allah'a bile derdimi şekvadan usandım
Geçdim feleğin bağ ü bahar ü çemeninden
Hem-râzım iken bülbül-i şeydâdan usandım
Lâ-kayd olayım fikri ile hayli çalışdım
El-minnetü-lillâh ki her şey'e alışdım
Câhil geziyor zevrak-ı ikbâl-i safâda
Âkil yüzüyor merkez-i girdâb-ı belâda
Ser-tâc olacak (yerde) kemâl ehli yazık kim
Makhûr oluyor dest-i habîs-i cühelada
Kimler sürüyor zevkini gülzâr-ı baharın
Kimler görüyor şiddeti hengâm-ı şitâda
-
Kimler çekiyor sineye mahbûb-i meramı -
Kimler geziyor ye's ile dünyâ-yı fenada
Kim yaslanıyor bister-i nâzende-i vasla
Kim paslanıyor kûşe-i sengîn-i cefâda
Âkil olan âdemde şetaret göremezsin
Câhilde ise istediğinden de ziyâde
Ey hikmeti fâzılları hayran eden Allah
Bir ni'met-i hayret mi bıraktın fuzalâda
Âlemde eğer mazhar-ı acz olmasa insan
Hâşâ ki hatâlar bulacak sun'-i Huda'da
İnsan ne yapsın ne ki pervâza mahal yok
Esrâr-ı Huda sidre-i ulyâ-yı hafâda
Sâkî! Getir ol badeyi kim rûh-i revandır
Peygûle-nişînân-ı gama neş'e-resandır
Her katresi erbâb-ı kemâlin nazarında
Hurşîd-i hakikat gibi envâr-feşandır
Her müntesib-i sâgar-ı gül-reng-i müdâmın
Ayîne-i ikbâli müdâmü'l-lemeandır
Sâkî içelim aşkına yârân-ı kadîmin
Kim her biri bir kûşe-i firkatte nihandır
Saki içelim geçmez ele ahd-i cevâni
Hengâm-ı safa işte bu kıymetli zamandır
El çekme bu ser-germ-i şerâb-ı ezeliden
Bî-çâre felâket-zededir hâli yamandır
Nâ-mahrem olan âlem-i feyz-âver-i âba
Heyhat ne bilsin bu da bir başka cihandır
Rindân oturup işret ederler o miyanda
Mutrib dahi bülbül gibi feryâd-künandır
Güya ki o sâki-i kadeh-kâr-ı lâtifin
Peymâne-i lûtfunda füyûzât iyandır
Her kuşede bin nûr-i tecellâ mütecellî
Meyhane değil gülşen-i feyyâz-ı cinandır
Hem-dem olamaz âdeme peymâneye benzer
Yok cây-i selâmet hele meyhaneye benzer
Âlemde edânîye müdârâdan usandım
Nâ-hak yere takdir ile gavgâdan usandım
İkbâl etek öpmekle müyesser olacakmış
Ben öyle rezilâne temennadan usandım
Beyhude imiş etdiğim ümmid-i terakki
Bir şey diyemem zâten o sevdadan usandım
Allah bilir devlet-i dünyâda gözüm yok
Devlet değil â şimdi bu dünyâdan usandım
Nâ-merde değil merde değil ferde inanma
Ben herkesi hayretle temaşadan usandım
Şeh-râh-ı sadâkatde devam etmeli derdim
Heyhat bugün işte o da'vâdan usandım
Elbet gün olur anlamamakdan usanırsın
Bi'l-lâh sana şerh-i süveydâdan usandım
Dergâh-ı tahammülde sebat etmeyi kurdum
Allah'a bile derdimi şekvadan usandım
Geçdim feleğin bağ ü bahar ü çemeninden
Hem-râzım iken bülbül-i şeydâdan usandım
İster isen ey fecr-i emel hiç görünme
Rü'yâ gibi her dem seni hülyadan usandım
Rü'yâ gibi her dem seni hülyadan usandım
Lâ-kayd olayım fikri ile hayli çalışdım
El-minnetü-lillâh ki her şey'e alışdım
Câhil geziyor zevrak-ı ikbâl-i safâda
Âkil yüzüyor merkez-i girdâb-ı belâda
Ser-tâc olacak (yerde) kemâl ehli yazık kim
Makhûr oluyor dest-i habîs-i cühelada
Kimler sürüyor zevkini gülzâr-ı baharın
Kimler görüyor şiddeti hengâm-ı şitâda
-
Kimler çekiyor sineye mahbûb-i meramı -
Kimler geziyor ye's ile dünyâ-yı fenada
Kim yaslanıyor bister-i nâzende-i vasla
Kim paslanıyor kûşe-i sengîn-i cefâda
Âkil olan âdemde şetaret göremezsin
Câhilde ise istediğinden de ziyâde
Ey hikmeti fâzılları hayran eden Allah
Bir ni'met-i hayret mi bıraktın fuzalâda
Âlemde eğer mazhar-ı acz olmasa insan
Hâşâ ki hatâlar bulacak sun'-i Huda'da
İnsan ne yapsın ne ki pervâza mahal yok
Esrâr-ı Huda sidre-i ulyâ-yı hafâda
Total Comments 0
Yorumlar
Total Trackbacks 0
Trackbacks
Recent Blog Entries by Thesephiroth
- Rezonans (28.07.08)
- Şair Eşref (22.07.08)
- Ressam Haklı. (02.07.08)
- Mehmed Zekâi Efendi; Zekâi Dede... (15.05.08)
- Bir Gönül Abidesi; Zekâi Dede (15.05.08)



