Fakir fukaranın takılacağı bir mekân olsun istedik...
Devr-i sâbıktan bir fıkra...
Thesephiroth tarafından 10.05.08, 16:16´de yollandı
«Devr-i sâbıkta, kaza teknesi, bir köhne vapur,
Akdeniz hattına tahsis edilir bol keseden.
Eski kaptan «Gidemem, der, getirin varsa giden.»
Yeni kaptan gelerek, doğru çıkar mevki'ine.
Adamın tâli'i oldukça güzelmiş ki yine,
Yel üfürsün, su götürsün diye bekletmez pek,
Gece kalkar bu âdem postası İzmir diyerek.
Göksu'daymış gibi fış fış yüzedursun miskîn...
Denizin neş'esi a’lâ, havâ enfes... Lâkin,
Bir taraftan verivermez mi nihâyet patlak,
Tekne körkandil olur, yolcular allak bullak.
Şimdi bîçâre süvarîye ne dur var, ne otur;
Dinlenir farz ederek birçok emirler savurur:
«Getirin hartayı!» der; baksana maşa'allah:
Şile, Bartın, Kızılırmak... Güzelim, Bahr-i Siyah?
– Akdeniz yok mu?
– Hayır yok.
– Bu nasıl kaptanlık?
– Haklısın Bey Baba, göndermediler, çok yazdık.
Eğilir sonra bakar: İbresi yok bir pusula...
Yürümez ezbere, yâhu, gemi, eyvahlar ola!
Bora estikçe eser, dalgalar azdıkça azar...
«Getirin ibreyi!» der, bulmanın imkânı mı var?
«İbre yok, Bey Baba, bilmem ne getirsek?» derler...
O da: «Öyleyse şehâdet getirin!» der bu sefer.
Akdeniz hattına tahsis edilir bol keseden.
Eski kaptan «Gidemem, der, getirin varsa giden.»
Yeni kaptan gelerek, doğru çıkar mevki'ine.
Adamın tâli'i oldukça güzelmiş ki yine,
Yel üfürsün, su götürsün diye bekletmez pek,
Gece kalkar bu âdem postası İzmir diyerek.
Göksu'daymış gibi fış fış yüzedursun miskîn...
Denizin neş'esi a’lâ, havâ enfes... Lâkin,
Bir taraftan verivermez mi nihâyet patlak,
Tekne körkandil olur, yolcular allak bullak.
Şimdi bîçâre süvarîye ne dur var, ne otur;
Dinlenir farz ederek birçok emirler savurur:
«Getirin hartayı!» der; baksana maşa'allah:
Şile, Bartın, Kızılırmak... Güzelim, Bahr-i Siyah?
– Akdeniz yok mu?
– Hayır yok.
– Bu nasıl kaptanlık?
– Haklısın Bey Baba, göndermediler, çok yazdık.
Eğilir sonra bakar: İbresi yok bir pusula...
Yürümez ezbere, yâhu, gemi, eyvahlar ola!
Bora estikçe eser, dalgalar azdıkça azar...
«Getirin ibreyi!» der, bulmanın imkânı mı var?
«İbre yok, Bey Baba, bilmem ne getirsek?» derler...
O da: «Öyleyse şehâdet getirin!» der bu sefer.
Total Comments 0
Yorumlar
Total Trackbacks 0
Trackbacks
Recent Blog Entries by Thesephiroth
- Rezonans (28.07.08)
- Şair Eşref (22.07.08)
- Ressam Haklı. (02.07.08)
- Mehmed Zekâi Efendi; Zekâi Dede... (15.05.08)
- Bir Gönül Abidesi; Zekâi Dede (15.05.08)



