Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Blogs > Meyhane-yi Gârîb'ul Gurebâ Vü Fakîr'ul Fukarâ
Duyuru

Fakir fukaranın takılacağı bir mekân olsun istedik...
İçeriği Oyla

Zevksizliğin Zevzekliği'ne...

Thesephiroth tarafından 28.04.08, 12:32´de yollandı
Updated 28.04.08 at 16:32 by Thesephiroth
-"Pis eserlerini dinlemek zorunda değilim." diye avazı çıktığı kadar bağırmıştı. Vakit gece yarısını geçeli çok olmuştu.
Uyku uyumak istiyormuş...
Debbağları anlatıyorlar. Bu meslek erbabından olanlar devamlı pis kokular içeren derilerle uğraştıkları için gül kokusunu aldıkları zaman bayılırlarmış.
Günümüzün sapkınlıklarından bir taneside, zevklerin ve renklerin tartışılmazlığıdır. Zevzeklik diyeceğim bu tür söylemlere. Hayatında "zevk" nedir bilmeyenlerin ağızlarında dolanan kelime "zevk" değil zevzekliktir. Hayatında hiç bir kıymetli şeye rast gelmemiş, gününü dedikodularla geçiren, sırf ekonomik bir hayvan olarak yaşamını tüketerek ikame eden insanlar "zevk" adına, ne gibi erdemlere sahip olabilirler ki...
Klasik ama bir o kadar çarpıcı bir soru olan; "Hangi müzik türünü dinliyorsunuz?" sorusunu ele alacak olursak; bu soruya büyük bir çoğunluğun isabetsiz cevap vereceğini öngörebiliriz. Halkın eğitim düzeyinin düşüklüğünden bahsetmeyeceğim. Bir köylü için ufuklar elbette ki dar olacaktır. Ama kendisini şehirli sanan ama köy kafasını terkedememiş çöl ayılarının şehirde ki baskın kültürüne karşı nasıl sessiz kalacağız. Köylülere karşı son derece saygılıyız. Ama ne köylü nede şehirliliğin kimliğini benimseyememiş ara-formlara karşı bir tiksinme hasıl oluyor insanda ister istemez. İnsanı hayatın zorluklarına karşı ayakta tutan iki kesin duygu vardır; Sevgi ve nefret. Sevgiyi hakedemeyen değersizliklerden nefret etmekte sevmek kadar yüceltici bir duygu.
Devamlı aynı mihraklar üzerinde dönen bir kısır döngüdür; "Niçin geri kaldık?" Düşünce ve duygularımızı kaybettiğimiz için ufuklarımız daraldı. 300-500 Kelime ile süregiden bir otlama evresinde hayvanlıktan başka ne sergilenebilir medeniyet namına. "Kelime" diyorsunuz, insanların sahip olduğu en büyük nimet. Kelime olmadan düşünce olmaz. Düşünce olmadan insan olmaz. Kelime bütün düşüncelerin ve duyguların bütün maddenin ilk evresi. Kelam olmadan hayal olmaz kurgu olmaz. O zaman niçin kendimizi kuraklığın bu verimsiz dağarcığına hapsediyoruz?
Öksüz bırakılmış ve yetim büyümüş bir dinin ve medeniyetin ziynetinden, yüzyıllardan bu güne kadar gelen bir çağlayanın mefkuresinden bahsettiğimizde
dinlemeye müştak kaç kulak bulabilirsiniz ki? Din ve millet gibi günümüzün revaçta kelimelerinin batınlarında ki, özlerinde ki düşünceye ve dinamiklere karşı neden yüz çeviriyoruz?

Zevkler tartışılmaz. Zevzeklikler tartışmanın konusu olabilir. Bütün ahmakların ve şapşalların kültürsüzlüklerini aidiyetsizliklerini saklamak için seçtikleri aptal kılıf. İnsanın tedrici bir varlık olduğunu unutup statik durumların değişmezliğine tapınmak, kültürsüzlüğünü saklamak, kendini kandırmak, okumadan da öğrenebileceğini sanmak, dinlemeden anlayabileceğine inanmak... Bu durumlar toplumumuza sirayet eden hastalıklarından değil mi?
İnsan kendi kendisinin mürebbisidir. Eğitimi başkalarından beklemek hayvanlıktan öte bir şey değildir. Eğitmek kendini, ne hayal ötesi...

Musikiyi tarif eden büyükler onu cennette veya bezm-i elestte duyulan ulvi seslerin(sesin) arayışı olarak tarif ediyorlar bazı kaynaklarda. Bu tarifin esasında ince bir zevk ve neş'e yok mudur yani?

Bir menkibe ile hitam bulsun sözümüz; meclisin birisinde meşayihten bir zat, mürşid-i kamillerin özelliklerini anlatırken, onların cennetin kapılarının açılma sesini bile duyabilecek bir makamda olduklarından dem vuruyor. Mecliste oturan hamlardan bir tanesi bende bir takım kapı sesleri işitmekteyim diye itiraz edince; onada mukabele ile şöyle cevap veriyor; "Senin duyduğun ses cennet kapılarının açılırken değil kapanırken çıkardığı sestir"

Bizim duyduğumuz/dinlediğimiz sesler ise ilâhi olmaktan çok şeytani ve nefsani bir mahiyet arz ediyor ne yazık ki... Ama zevkler tartışılmaz ya. Turşusu kurulur...
Total Comments 0

Yorumlar

 
Total Trackbacks 0

Trackbacks

Recent Blog Entries by Thesephiroth

Şuan saat: 20:20 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0