| RESSAM HAKLI! Bir zaman vardı yâ tarîh-i mukaddes modası... Yeni yaptırdığı köşkün büyücek bir odası, Mutlakaa eski tesavîr ile ziynetlensin, Diye, ressam aratır hayli zaman bir zengin. Biri peyda olarak, ben yaparım, der, kolunu Sıvayıp akşama varmaz, sekiz arşın salonu Sıvar amma ne sıvar! Sahibi der: – Usta bu ne? Kıpkızıl bir boya çektin odanın her yerine! – Bu resim, askeri basmakta iken Fir'avn'ın, Bahr-i Ahmer yarılıp geçmesidir Musa'nın. Hani Musa be adam? – Çıkmış efendim karaya. – Fir'avun nerde? – Boğulmuş – Ya bu kan rengi boya? – Bahr-i Ahmer a efendim, yeşil olmaz ya bu da! – Çok güzel levha imiş! Doğrusu şenlendi oda! |