Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Blogs > BenEfsaneyim
Duyuru

İçeriği Oyla

Komik Makaleler

BenEfsaneyim tarafından 03.05.08, 00:10´de yollandı
BEKÇİ
Kongre uyeleri birgun ulkenin issiz bir bolgesinde, kocaman ve terkedilmiş bir hurda yigini deposu keşfetmişler... iclerinden biri "bir bekci kiralayalim buraya sahip ciksin" demiş.. "birileri gelip burda bişeyler kariştirmasin".. boylece bir adami BEKCI sifatiyla işe almişlar...
Ertesi gun bir diger kongre uyesi: "iyi yaptik da bi eksik var.."demiş.. "biz bu adama bir iş tanimi vermedik ki adam nasil calişicagini bilsin? Ayrica iş tanimini verdikten sonra adami bir de egitmek lazim".. digerleri onu hakli bulmuşlar, boylece bekcinin iş tanimini belirliycek bir PLANLAMA DEPARTMANI kurmuşlar, oraya da bu tanimlari rapor edicek bir DOKUMANTASYON UZMANI ile bir de bekci icin EGITMEN almişlar...
Birkac gun sonra diger kongre uyesi sormuş: "Peki ama bu bekciyle iş tanimini yapanlar iyi calişiyolar mi, bunu takip edicek biri lazim diil mi?"
Boylece bekci ve egitmenlerini denetliycek bir KALITE KONTROL DEPARTMANI kurmuşlar, oraya da bir KALITE KONTROL SORUMLUSU ile bu adamlarin ne yapip ettigini rapor edicek 2 tane MUFETTIŞ almişlar...
Ertesi gun bir diger kongre uyesi demiş ki: "Peki ama bir bekci ve peşinden bir suru denetleyici işe aldik, bunlarin maaşini kafamiza gore mi vericez?
Bekciye ne kadar Kalite kontrol departmanina neye gore ne kadar maaş verilicek, bunun bi sistemi olmali.."
Boylece bir MUHASEBE DEPARTMANI kurmuşlar.. oraya da bir MUHASEBECI, bir BORDRO MEMURU ve butun bu insanlarin ne kadar caliştigini işe geliş gidiş saatlerini takip edicek bir DENETLEME UZMANI işe almişlar...
Ertesi gun bir diger kongre uyesi sormuş: "Eveet bir bekcimiz var bagli oldugu departmanlari da kurduk, iyi guzel de bunlar kendi başina buyruk mu iş yapicaklar?
Bunlara bir mudur lazim diil mi? Tabi mudur aldiktan sonra bunun bir de yardimcisi olmasi lazim.."
Bunun uzerine bekci ve bagli bulundugu departmanlar icin 1 MUDUR, 1 MUDUR YARDIMCISI, bir de bunlara SEKRETER işe almişlar..
Ve birkac gun sonra kongre toplantisinda tartişma cikmiş:
"ŞU HALE BAK..BUTCENIN 22.000 $ UZERINE CIKMIŞIZ.. BUTUN GEREKSIZ HARCAMALARI BELIRLEYIP YARINDAN ITIBAREN KESMEMIZ LAZIM...!!"
Ve bekciyi kovmuşlar....
--------------------------------------------------------------------------------
GERÇEK OLAYLAR
1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir torenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis.
2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar.
3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler.
4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilirki, kocasi orada mutlu bir sekilde wallkman dinliyordur.
5. Irakli bir terorist postaya bombali-mektup verir. Posta ucreti eksik odendigi icin mektup kendisine geri postalanir. Herseyi unutan terorist mektubu acinca parcalanarak olur.
----------------------------------------------------------------------
SEYAHAT NASILDI?
Hava taşımacılığının ilk yıllarında insanlar uçağa binmekten korktuğu için bir türlü istenen yolcu sayısına ulaşılamıyormuş.
Bir şirketin promosyon sorumlusu uçaklarında seyahat eden is adamlarına birer mektup göndererek, eğer o hafta rezervasyon yaptırırlarsa bundan sonraki ilk beş seyahatlerinde eslerinden para alınmayacağını bildirmiş. Bunun üzerine epeyce başvuru olmuş doğal olarak.
Şirket kampanya sona erdikten sonra bu kez işadamlarının eslerine birer mektup göndererek, seyahatlerinden memnun olup olmadıklarını sormuş. Ancak mektup gönderilen kadınların yüzde doksanından şu yanıt gelmiş:
"Ne seyahati??"
--------------------------------------------------------------------------------
TUZLU KAHVE
Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar delikanli vardi ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.
Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular. Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan konusamiyordu. Onun bu hali kizin da huzurunu kaçirdi.. "Ben artik gideyim" demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çagirdi..
"Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.."
Yan masalardan bile saskin yüzler delikanliya bakti..
Kahveye tuz!..
Delikanli kipkirmizi oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye basladi. Kiz, merakla "Garip bir agiz tadiniz var" dedi..
Delikanli anlatti:
"Çocukken deniz kenarinda yasardik. Hep deniz kenarinda ve denizde oynardim. Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadi çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu ailemi hatirliyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarinda oturuyorlar.. Onlari ve evimi öyle özlüyorum ki.."
Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlinin.. Kiz dinlediklerinden çok duygulanmisti.
Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmaliydi. Evini düsünen, evini arayan, evini sakinan biri.. Ev duyusu olan biri..
Kiz da konusmaya basladi.. Onun da evi uzaklardaydi.. Çocuklugu gibi.. O da ailesini anlatti. Çok sirin bir sohbet olmustu.. Tatli ve sicak.. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii.. Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadilar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kasik tuz koydu, hayat boyu.. Onun böyle sevdigini biliyordu çünkü.. 40 yil sonra, adam dünyaya veda etti.
"Ölümümden sonra aç" diye bir mektup birakmisti sevgili karisina.. Söyle diyordu, satirlarinda..
"Sevgilim, bir tanem..
Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. Ilk bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve gergindim ki, seker diyecekken 'Tuz' çikti agzimdan.. Sen ve herkes bana bakarken, degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim iliskimizin temeli olacagi hiç aklima gelmemisti. Sana gerçegi anlatmayi defalarca düsündüm. Ama her defasinda korkudan vazgeçtim.
Simdi ölüyorum ve artik korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pismanlik duymadan. Seninle olmak hayatimin en büyük mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden tanimak ve bütün hayatimi yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.."
Yasli kadinin gözyaslari mektubu sirilsiklam islatti.
Lafi açildiginda birgün biri, kadina "Tuzlu kahve nasil bir sey" diye soracak oldu..
Gözleri nemlendi kadinin..
"Çok tatli!.." dedi..
--------------------------------------------------------------------------
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
1. Suudi Arabistan'da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.
2. Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.
3. Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.
4. i harfinin üzerindeki noktaya Ingilizler "Dedikodu" derler.
5. Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.
6. Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmezse onun tadını anlayamayız.
7. Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.
8. Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.
9. Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesi onun özürlü olduğunu düşünmüştür.
10. Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır.
11. Birçok ruj çeşidi balık pulu içerir.
12. Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya'da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.
--------------------------------------------------------------------------
ERKEKLER NASILDIR?
Erkekler bilgisayar gibidir... Sık sık kilitlenir ve hafizasi asla yetmez.
Erkekler kahve gibidir... iyisi seni bütün gece uyutmaz.
Erkekler yildiz fali gibidir... Sana ne yapman gerektigini söyler, lakin her seferinde yanilir.
Erkekler park yeri gibidir... İyilerin hepsi kapilmistir.
Erkekler kar firtinasi gibidir... Ne zaman gelecegini, ne kadar sürecegini ve kar kalinligini önceden tahmin etmene imkan yoktur.
Erkekler tatil gibidir... Hep kisa gelir.
Gelecegini planlayan erkegi nasil anlarsin? İki sise raki alir.
Erkekler neden evlenmeyecekleri kadinlarin pesinden kosar? Köpekler de kullanmayacaklari otomobillerin pesinden kostugu için.
Yeni bir koca ile evdeki köpek arasinda ne fark vardir? Köpek bir yil sonra da sen eve geldiginde kuyrugunu sallar.
Tuvalet kagidini degistirmek için kaç erkek gerekir. Dünya tarihinde böyle bir sey yasanmadigi için bilinmiyor.
Yarim beyinli bir adama ne denir? Kabiliyet.
Erkek kredi kartinin çalindigini neden polise haber vermez? Hirsiz karisindan daha az harcar.
Erkek neden karisinin elini tutar? Biraktigi anda alisverise gidecegini bildigi için.
Evli çiftler su yatagina ne der? Ölü Deniz.
--------------------------------------------------------------------------------
KADINLAR
Bir kadinin belden asagisinin felç olmasina ne isim verilir?
- EVLILIK
Bir pil ile bir kadin arasinda ne fark vardir?
- PILIN POZITIF BIR TARAFI VARDIR
Kadinlari sonunda anlamayi basaran adami duydun mu?
- KIMSEYE ANLATMAYA FIRSATI OLMADAN GULMEKTEN OLDU
Kadinlar yataktan kalktiklarinda neden gözlerini ovalarlar?
- KASIYACAK TSSKLARI YOKTUR DA ONDAN
Kadinlar sex sirasinda neden gözlerini kapatir?
- BIR ERKEGIN IYI VAKIT GECIRMESINE TAHAMMULERI YOKTUR
Kadinlar neden adet görürler?
- BUNU HAKETTIKLERI ICIN
Tanri neden erkegi önce yaratti?
- NEYI NASIL YAPMASI GEREKTIGI SOYLENMESIN DIYE
Karinizin öldügünü nasil anlarsiniz?
- SEKS AYNIDIR AMA BULASIKLAR YIGILIR
20 cm uzunlugunda, 5 cm kalinliginda ve kadinlari çilgina ceviren sey nedir
- PARA
Kariniz mutfaktan çikip size dirdir ediyorsa ne hata yapmissinizdir?
- ZINCIRINI UZUN TUTMUSSUNUZDUR
Kadinlara neden güvenilmez?
- 5 GUN BOYUNCA KANAYIPTA OLMEYEN SEYE NASIL GUVENIRSINIZ
Bir birayi açmak için kaç erkek gerekir?
- HİÇ! KADIN SIZE BIRAYI GETIRDIGINDE ACILMIS OLMALI
--------------------------------------------------------------------------
VAY BE AİLEYE BAK!
Yetismis bir kizi olan bir dulla evlendim.Babam uvey kizimla evlendi.
Bu sekilde babam benim DAMADIM oldu, uvey kizim da babamin karisi olmasi dolayisiyla ANNEM oldu.Benim karim bir oglan cocuk dogurdu. Bu cocuk tabiatiyla BABAMIN KAYINBIRADERI ve benim uvey annemin BIRADERI olmasi nedeniyle de benim DAYIM oldu.Babamin karisi da bir oglan cocuk dogurdu.
Tabii dogan cocuk benim KARDESIM oldu fakat ayni zamanda kizimin oglu olmasi dolayisiyla da TORUNUM oldu. Boylece, karimda annemin annesi olmasi dolayisiyla benim BUYUKANNEM oldu. Kocasi ve ayni zamanda onun torunu oldugumdan, bir kimsenin buyuk annesinin kocasi da buyuk babasi olacagindan dolayi, KENDI KENDIMIN BUYUK BABASI oldum
Mark Twain
--------------------------------------------------------------------------------
Biz Türkler
Londra' da arkadaslar Turk mahallesine gitmisler. Oradaki Turklerden bazilari tek kelime ingilizce bilmiyor.
Cunku adamlar manavdan alis veris yapiyor, manav Turk, ev sahipleri Turk, arkadaslari Turk, esnaf Turk filan...
Neyse efendim bunlar giriyorlar bir bakkala, kasadaki elemanla bir hos sohbet derken iceri bir İngiliz giriyor.
Kasadaki eleman patronuna bagiriyor:
- "Ismail abi bakivercen mi, turist geldi bi tane"
--------------------------------------------------------------------------
BİR ÖYKÜ
Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektörün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından firlayarak önlerini kesti..
Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?
Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı..
Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu..
Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı..
Nasıl olsa bir sure sonra gideceklerdi.. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı.
Anlaşılan çare yoktu..
Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıstı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu? Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.
Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard´da okuyan ogullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki onun anısına okul sınırları içinde bir yere bir anıt dikmek istiyorlardı.
Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi.
"Madam" dedi sert bir sesle, "Biz Harvard´da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner..."
"Hayır, hayır" diyerek haykırdı, yaşlı kadın.. "Anıt değil.. Belki, Harvard´a bir bina yaptırabiliriz". Rektör yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar fırlatarak "Bina mı?" diyerek tekrarladı. "Siz bir binanın kaça mâl olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptıgımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasına çıktı.."
Tartışmayı noktaladıgını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi...
Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü :
"Üniversite inşaatına başlamak için gereken para buymuş? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"
Rektor´un yüzü karmakarısıktı.. Yaslı adam başıyla onayladı. Bay ve bayan Leland Stanford, dışarı çıktılar. Doğru Californiaya´ya, Palo Alto´ya geldiler. Ve Harvard´ın artık umursamadıgı oğulları için onun adını ebediyyen yaşatacak üniversiteyi kurdular.
Amerika´nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD´u.
--------------------------------------------------------------------------------
JERRY
Jerry, cevresindekilerin cok sevdigi insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman soyleyecek olumlu bir sey bulurdu. Hatta bazen etrafindakileri cildirtirdi bile, "Bu adam bu halde bile nasil iyimser olabiliyor?" diye. Birisi nasil oldugunu sorsa
"Bomba gibiyim." diye yanit verirdi hep. "Bomba gibiyim..." Jerry dogal bir motivasyoncuydu. Yanindaki insanlardan biri o gun, kotu bir gundeyse, Jerry yanina kosar, duruma nasil olumlu bakilacagini anlatirdi. Bu tarzi fena halde dusunduruyordu beni. Bir gun Jerry'ye gittim
"Anlayamiyorum." Dedim.
"Nasil oluyor da, her zaman, her kosulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasil basariyorsun bunu?
"Her sabah kalktigimda kendi kendime Jerry bugun iki secimin var. Havan ya iyi olacak ya da kotu derim. Her zaman havamin iyi olmasini secerim. Kotu bir sey oldugunda yine iki secimim var. Kurban olmak ya da ders almak. Ben basima gelen kotu seylerden ders almayi secerim. Birisi bana bir seyden sikayete geldiginde, yine iki secimim var. Sikayetini kabul etmek ya da ona hayatin olumlu yanlarini gostermek. Ben olumlu yanlarini gostermeyi secerim.
"Yok yahu" diye dalga gectim.
"Bu kadar kolay yani"
"Evet...Kolay..." dedi Jerry.
"Hayat secimlerden ibarettir. Her durumda bir secim vardir. Sen her durumda nasil davranacagini secersin. Sen insanlarin senin tavrindan nasil etkileneceklerini secersin. Sen havanin, tavrinin iyi ya da kotu olmasini secersin. Yani sen hayatini nasil yasayacagini secersin."
Jerry'nin sozleri beni oldukca etkiledi. Onu uzun yillar gormedim. Ama hayatimdaki talihsiz olaylara dovunmek yerine olumlu secimler yaptigimda hep onu hatirladim.
Yillar sonra Jerry'nin basina cok talihsiz bir olay> geldi. Soygun icin gelen hirsizlar Jerry'yi delik desik etmisler. Ameliyati 18 saat surmus, haftalarca yogun bakimda kalmis. Taburcu edildiginde kursunlarin bazilari hala vucudundaymis. Ben onu olaydan alti ay sonra gordum.
"Nasilsin?" diye sordugumda "Bomba gibi" dedi.
"Bomba gibi"
"Olay sirasinda neler hissettin Jerry?" dedim.
"Yerde yatarken iki secimim var diye dusundum. Ya yasamayi sececektim ya olumu. Ben yasamayi sectim."
"Korkmadin mi? Suurunu kaybetmedin mi?"
"Ambulansla gelen saglik gorevlileri harika insanlardi. Bana hep 'iyileseceksin merak etme' dediler. Ama acil servisin koridorlarinda sedyemi hizla surerken doktorlarin ve hemsirelerin yuzundeki ifadeyi gorunce ilk defa korktum. Bu gozler bana "Bu adam olmus" diyordu.
"Birseyler yapmazsam, biraz sonra olu bir adam olacaktim."
"Ne yaptin?" diye merakla sordum.
"Kocaman bir hemsire yanima yaklasti ve bagirarak her hangi bir seye ihtiyacim olup olmadigini sordu. 'Evet' diye yanit verdim." "Var" Doktorlar ve hemsireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladim ve bagirdim. "Benim kursunlara alerjim var!.."
Doktor ve hemsireler gulmeye basladilar. Tekrar bagirdim.
"Ben yasamayi sectim. Beni bir canli gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi degil."
Jerry, sadece doktorlarin buyuk ustaliklari sayesinde degil, kendi olumlu tavrinin da buyuk katkisi ile yasadi. Yasamasi bana yeni bir ders oldu. Hergun hayatimizi dolu dolu yasamayi secme sansimiz ve hakkimiz oldugunu ondan ogrendim ve herseyin kendi secimlerimize bagli oldugunu.
1. Unutup gitmek,
2. Yaziyi dikkate alip kesip saklamak, arkadaslariniza gondermek.
Francie Baltazar Schartz'yn yazisini okuduktan sonra dusundum, iki secimim vardi:
1. Cope atmak,
2. Birileriyle paylasmak. Ben secimimi yaptim. Ya siz?...
--------------------------------------------------------------------------
TÜRKÜN AKLINI SEVEYİM
Güney'de bir turistik lokanta, yemek listesine yemeklerin Türkçe adlarini, kars¸ısına da Ingilizcelerini koymus. Mantı'nin ingilizcesi olarak da "Logi" geçiyormus.
ingilizcede böyle bir sözcük mevcut degil. Peki nasil icad edilmis?
Arastirmis ve bulmuslar: "Logic" ingilizcede "mantık" demek. Son harfini atmislar, olmus "mantı" !
--------------------------------------------------------------------------------
KRALIN YOLU
Bir kral halki için geniş bir yol yaptirmaya karar verdi. Yapimi tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarisma düzenlemeye karar.verdi..
Isteyenin bu yarismaya katilabilecegini ilan ettiren kral, yoldan.en.güzel. geçecek kisiyi belirleyecegini söyledi.. Yarisma günü, insanlar akin ettiler. Bazilari en güzel arabalarini,. bazıları en güzel elbiselerini getirmisti: Kadinlardan kimileri. saçlarini. en güzel biçimde yaptirmisti, kimi de yanlarinda en güzel yiyecekleri. getirmisti.
Gençlerden bazilari spor kiyafetler içinde yol boyunca kosmaya hazirlaniyordu. Nihayet, tüm gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralin yanina döndüklerine hepsi ayni sikayette bulundu:
Yolun bir yerinde büyükçe bir tas ve moloz yigini vardi ve bu moloz yigini yolculugu zorlastiriyordu.
Günün sonunda yalniz bir yolcu da bitis çizgisine yorgun argin ulasti. Üstü basi toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygiyla yönelerek elindeki altin kesesini uzatti:
"Yolculugum sirasinda, yolu tikayan tas ve moloz yiginini kaldirmak için durmustum. Bu altin kesesini onun altinda buldum. Bu altinlar size ait olmali."
Kral gülümseyerek cevap verdi:
"O altinlar sana ait delikanli."
"Hayir, benim degil. Benim hiçbir zaman o kadar çok param olmadi."
"Evet" dedi kral.
"Bu altinlari sen kazandin, zira yarismanin galibi sensin. Yoldan en güzel geçen kisi sensin. Çünkü, yoldan geçen en güzel kişi, ardindan gelenler için yoldaki engelleri kaldiran kisidir ! "
--------------------------------------------------------------------------
TAZMİNAT DAVALARI
ABD'de birbirinden ilginç tazminat davalari açiliyor. Iste mahkemelerin
ugrastigi en çilgin davalardan birkaçi.
San Diego'da ise bir adam belediyeye karsi 5.4 milyon dolar tazminat açti. Belediye salonunda verilen konser sirasinda erkekler tuvaletinde bir kadin gördügü gerekçesiyle, duygusal travma yasadigini öne sürdü.
Bir soyguncu ise hapishane yönetiminden sikayetçi oldu. Çünkü tek kisilik hücrede kalan mahkum, bedava deodorant vermedigi için hapishane yönetimine kizdi.
Bir kanser hastasi, öngörülen süre içinde ölmedigi gerekçesiyle saglik müdürlügünü dava etti. Doktorlarin koydugu teshise göre çoktan ölmüs olmasi gerektigini belirten davaci, tazminat istedi.
Peter Wellis (36), bosandigi esine tazminat ödemek istemedi. Karisinin kendisine dogum kontrol hapi kullandigini söyledigini savunan Wellis, esini sperm hirsizligiyla suçladi. Ancak Wellis hakli bulunmadi.
Bira düskünü bir adam Anheuser-Busch biralarini üreten sirkete 10 bin dolarlik dava açti. Biraciya göre, reklamda birayla kadinlarin tavlanabilecegi söyleniyordu, ancak kendisi basarili olamadi.
Bir kadin sürücü, buz tutmus yolda motorlu bir kizakla çarpisti. Kizagin sürücüsü öldü. Kadin sürücü, tanik oldugu ölüm aninda yasadigi sok yüzünden adamin dul karisina tazminat davasi açti.
Florida'da bir balikçi siddetli firtinada öldü. Ailesi, hava durumu yorumu dogru çikmadigi gerekçesiyle bir TV kanalindan 10 milyon dolar tazminat istedi. Dava geri çevrildi.
Dorothy H. (40) esini ayarttigi gerekçesiyle öteki kadin hakkinda 1 milyon dolarlik tazminat davasi açti. Yargiç, 18'inci yüzyildan kalma bir maddeye dayanarak, davanin görülmesini kabul etti.
81 yasindaki Stella Liebeck, satin aldigi kahvenin dökülmesi üzerine teninde yanik olustugu gerekçesiyle McDonald's'dan davaci oldu. O günlerde bütün Amerika biranda bu davaya odaklandi. Yasli kadin 2.7 milyon dolar tazminat kazanarak biranda söhret olurken, ülkenin en büyük fast food zincirlerinden biri olan McDonald's, ortaya çikabilecek baska uyaniklara karsi çesitli önlemler almaya basladi.
--------------------------------------------------------------------------
AŞK KANUNLARI
İşte kimi zaman düşündüren, kimi zaman da güldüren aşk kanunları:
- Harris Aksiyonu: Bütün iyiler kapılmıştır.
- Paralel Teori: Harika yaratık eğer kapılmamışsa, mutlaka bir nedeni vardır.
- Evrensel Gerçek: Aşkın gözü kördür.
- Diğer Evrensel Gerçek: Evlilik insanın gözünü açar.
- Conways Kanunu: Yanınıza yaklaşan genç ve güzel kız, sizinle ilgilendiğinden değil, birini kıskandırmak için etrafınızda dönüyordur.
- Beyaz Atlı Prens Kanunu: Prensi bulacağım diye çok kurbağa öpülür.
- Donckels Perşembe Gecesi Kanunu: Gece saat üçte sadece şişkolar kalır.
- Donckels Cuma Sabahı Kanunu: Pencere benim pencerem değil, oda benim odam değil, yanımdaki kim?
- Kazablanka Kanunu: Sizinle beraber olsun diye sürekli para harcadığınız top model, gecenin sonunda resminizi çeken paparazzi ile buluşacaktır.
- Onasis Kanunu: Para aşkı satın alamaz, ama çok şey halleder.
- Gold Card Kanunu: Siz onun saçının rengine vurulduysanız, o da sizin kredi kartınızın rengiyle ilgileniyor olabilir.
- Meyer Kanunu: Kuru fasulye yedikten sonra arabaya otostopçu kız alınmaz.
- Olasılık Kanunu: Çok güzel, kibar, akıllı, hoş, zeki, cici bir kızla karşılaşma şansınızın arttığı yer, sizden daha yakışıklı, akıllı, zengin bir arkadaşınızın yanıdır.
- Evrensel Kanun: Kadın erkeği anladığı anda, onun ne söylediğini dinlemekten vazgeçer.
- Markus Kanunu: Her zaman daha iyisi vardır.
- İkinci Markus Kanunu: Kaçmanız gerektiği anda göreceğiniz kabus, bacaklarınızın tutmadığıdır.
- Rudner Kanunu: Beraber olduğunuz erkek; olgunlaştığında, yeni bir iş bulduğunda, tedavi gördüğünde düzelecek zannediyorsanız, bugün terkedin.
- Temel Kanun: Aşk hayal gücünün aklı yenmesidir.
- İstisna Kanunu: Kadınlar ya her şeyi unutur, ya her şeyi hatırlar.
- Groening Kanunu: Evlilik deyince kadınlar merasimi anlatır, erkekler delikanlılık yıllarını.
- Evlilik Kanunu: Tek başınayken, asla yaşamadığın sorunlara iki kişinin beraberce çözüm bulması sanatı.
- Thom Kanunu: Evliliğin süresi, evlilik törenine harcanan parayla ters orantılıdır.
- Grant Kanunu: 'Tam evlenilecek kadın' dediğiniz kadın, sizi nikahına davet edecektir.
- Murphy Kanunu: Çöpü kim indirecek kavgası, her seferinde çöp kamyonu sokaktan geçtikten sonra biter.
- Hartley Kanunu: Kendinizden daha çılgın biriyle asla beraber olmayın.
--------------------------------------------------------------------------------
İŞ İLANLARI
İş İlanlarının Anlamları
TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN
Yapacağınız işle bir ilgisi yok ama, bu sıra herkes ingilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı.
ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız.
İNİSİYATİF SAHİBİ
Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek..
SİSTEM OLUŞTURABİLEN
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 78 adet prosedür var.
SORUMLULUK ALABİLEN
Vergi, sigorta müfettişleri bir usülsüzlüğü yakaladığında ? valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım..." diyebilecek saflıkta olan.
ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI
Bayansanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yaani.( ne yaa, israil mi burası .)
BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Valla geçen gün arkadaşın aklına uyup bir bilgisayar aldık ama.
KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ
Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.
SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN
Altınıza bir araba vericez, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin.
İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş.
İKNA KABİLİYETİ OLAN
Müşterileri kalitesiz ürünleri daha pahalıya almaya razı edebilecek.
ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN
Ne bütçeyi tuturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Herşey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın.
TERCİHEN YÜKSEK LİSANS MEZUNU, İNGİLİZCEYİ ANA DİLİ GİBİ KONUŞABİLEN, KONUSUNDA EN AZ ON YIL DENEYİMLİ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ, 30 YAŞINI AŞMAMIŞ."
Oha demeyin, aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilirmiyiz onu da bilmiyoruz. Ama patron yazalım diyor, ilan havalı oluyormuş.
B SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP
Size araba vericez ama şoför vermicez. Uzun yola alışıksınızdır umarız.
TERCİHEN MUHASEBE VE / VEYA İNGİLİZCE BİLEN ( Valla gerçek !)
Şimdi sizi tam olarak nerede kullanacağımızı bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi... Hele bir siz işe başlayın.Gerisini sonra düşünürüz.
-------------------------------------------------------------------------
ARTIK BÜYÜMÜŞSÜNÜZ
sabahin 6'si yataga girdiginiz saat yerine uyandiginiz saat olmussa...
arkadaslarin, beraber olmak-ayrilmak yerine evlenip-bosaniyorlarsa...
semsiye ile disari cikiyorsaniz...
zamaninizin %90'i bilgisayar basinda geçiyor ise (is için)...
kot ve t-shirt artik giyinmek sayilmiyorsa...
yemek ve film : bir gecenin baslangici yerine tüm gece programi olmussa..
artik en sevdiginiz mekanin kapanis saatini bilmiyorsaniz...
sadece öglen yemeklerinde fast-food yiyorsaniz...
çift kisilik bir yatak disinda baska bir yerde sevismek size saçma geliyorsa...
eczaneye, aspirin-mide ilaci almak yerine prezervatif -gebelik testi almaya gidiyorsaniz...
buzdolabinda biradan çok yemek var ise....
akrabalarin senin yaninda pis fikralar anlatmaktan artik çekinmiyorsa...
en sevdigin sarkiyi alisveris merkezinde duyuyorsan....
2 ay sonra yapacaklarinizin planini simdi yapiyorsaniz....
evinizdeki bitkiler artik ölmüyorsa....
evinizin temizligi arabanizin temizliginden daha önemli olduysa....
yan dairedeki çocuklar gürültü yapiyor diye polisi arayan siz oluyorsaniz...
artik favori kanaliniz MTV degil ise...
ve hala bu listeyi,tekrar tekrar sizinle alakali olmayan bir seyler bulmak için okuyorsaniz......
ARTIK BUYUMUSSUNUZ
--------------------------------------------------------------------------------
HATALAR
• Eğer bir berber bir hata yaparsa, bu yeni bir tarzdır...
• Eğer bir şoför bir hata yaparsa, bu bir kazadır...
• Eğer bir doktor bir hata yaparsa, bu bir müdahaledir...
• Eğer bir mühendis bir hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır...
• Eğer ebeveynler bir hata yaparsa, bu yeni bir kuşaktır...
• Eğer bir politikacı bir hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır...
• Eğer bir bilim adamı bir hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir...
• Eğer bir terzi bir hata yaparsa, bu yeni bir modadır...
• Eğer bir öğretmen bir hata yaparsa, bu yeni bir teoridir...
• Eğer bir patron bir hata yaparsa, bu bizim hatamızdır...
• Eğer bir personel bir hata yaparsa, bu bir "HATA" dır
-------------------------------------------------------------------------
LOGİ
Türkün aklini seveyim;
Güney'de bir turistik lokanta, yemek listesine yemeklerin Türkçe adlarini, kars¸ısına da Ingilizcelerini koymus. Mantı'nin ingilizcesi olarak da "Logi" geçiyormus.
ingilizcede böyle bir sözcük mevcut degil. Peki nasil icad edilmis?
Arastirmis ve bulmuslar: "Logic" ingilizcede "mantık" demek. Son harfini atmislar, olmus "mantı" !
--------------------------------------------------------------------------------
MÜHENDİSLER
1. Optimist : Bardağın yarısı dolu Pesimist : Bardağın yarısı boş Mühendis : Bardak olması gerekenden bir misli daha büyük
2. 3 mühendislik öğrencisi aralarında konuşuyorlardı. Yaratanın mühendis olması konusunda hemfikirdiler fakar anlaşamadıkları uzmanlık dalıydı. Mutlaka makina mühendisi olmalı dedi birisi, şu eklemlerimize baksanıza.. İkincisi kesinlikle elektronikçi dedi, sinir sistemimizdeki elektriksel bağlantılara bakın. Üçüncüsü saçmalamayın diye lafa başladı, zevk merkezinin tam ortasından pis su atık tesisatını geçirebilmeyi İnşaat mühendisi haricinde kimse akıl edemez.
3. Bir mimar, bir sanatçı ve bir mühendis tartışırlar, insanın eşinin mi olması daha iyi yoksa sevgilisinin mi ? Mimar beraberce bir şeyleri inşa edebilmek ve geliştirmek açısından eş le birlikteliği savunur. Sanatçı gizemden bilinmeyen zevklerden ötürü sevgiliyi tercih eder. Mühendise sıra geldiğinde ikisi de der, sevgilim eşimle beraber olduğumu sanıp, eşim de sevgilimle beraber olduğumu sanırken ben rahat rahat laboratuarda çalışabilirim.
4. Bir mühendis yolda yürürken bir kurbağa kucağına zıplar ve ' beni bir sefer öpersen çok güzel bir prenses/prens olacağım' der. Mühendis kurbağayı cebine koyup yürümeye devam eder. Kurbağa tekrar başlar konuşmaya ' eğer beni bir sefer öpersen çok güzel bir prenses/prens olurum ve bir hafta seninle kalırım', mühendis kurbağaya gülümser ve yoluna devam eder. Kurbağa tekrar çıkar ve devam eder ' eğer beni bir sefer öpersen çok güzel bir prenses/prens olurum, bir hafta seninle kalırım ve ne istersen yaparım '. Mühendis kurbağayı cebine iteler ve devam eder yürümeye. Kurbağa artık dayanamaz ve bağırmaya başlar ' Yahu durup dururken sana beni bir sefer öptüğün takdirde çok güzel bir prenses/prens olacağımı, bir hafta seninle kalacağımı ve ne istersen yapacağımı söyledim, daha ne duruyorsun öpsene hadi '. Mühendis kurbağayı eline alır ve ' bak ' der, ' ben bir mühendisim ve bir haftalığına da olsa bir sevgiliye vakit ayıramam ve ayrıca hiç de ilginç değil, ama konuşan bir kurbağa, bu sıkı işte...
--------------------------------------------------------------------------------
SERİ İLANLAR
Eleman Arayanlar
Yeni dogmus akvaryum baligina yüzme ögretecek yetenekli elamanlar araniyor.Tercihen dalgiç olmalaridir. Tel: 0 265 655 96 **
Okuma yazma bilmeyen önemli evraklarin imzalatilmasinda kullanilacak elaman araniyor.Kör olmasi tercih sebebidir. Tel: 0 547 689 32 **
Kitabevinde çalisacak,gelen kitaplarin dogru yazilip yazilmadigini kontrol edecek. Türkçesi iyi eleman araniyor. Tel:0 335 562 365 **
Dizi çekmek için yanik sesli,bol killi maço,hirbo vede kiro türkücüler aranmaktadir. Çok iyi tokat atmasini bilmelidir. Tel:0212 356 65 **
Istanbul Bahcilarda mevki yerlerdeki marketlerde yedin gün verecek elemanlar araniyor. SSK + Prim + Yemek Tel: 0 485 36 36 **
Is Arayanlar
12 yillik deneyimli yankesiciyim sulukulede beni tanimayan yoktur. Töve ettim kasiyer olrak is ariyorum Tel: 0 245 256 59 **
Edebiyat Fakültesi 3.Sinif ögrencisiyim, terbiyesiz, edepsiz çoçuklara terbiye dersi verilir.10 gün içinde süt dökmüs kediye döner. Tel: 0 458 984 58 **
24 yillik genelev patroniçesiyim artik bu isleri biraktim gençleri egitmek istiyorum. Gerdek gecesi dersleri verilir. Tel: 0 566 459 58 **
18 yillik yeminli mali müsavirim her türlü yemini ederim. Kitabimin üstüne,serefimin üstüne farketmez yeterki siz isteyin. Tel: 0 869 569 56 **
Emekli posta güverciniyim,yolsuz kaldim paraya ihtiyacim var. Her türlü kargo islerinizde 24 saatte eve teslim. Tel: 0 452 485 69 65 **
Satilik Konutlar
14 yildir içinde kimsenin yasamamis oldugu satilik perili kösk. Evde perilerle iyi geçinirseniz baska sorun yok. Tel: 0 659 568 56 **
9.5 lik depremde temeli çömüs, merdivenleri yikilmis, tek tugla üzerinde duran, sapasaglam tas gibi daire. Tel: 0 658 246 23 **
Istanbul Kadiköyde cadde üzerinde, genelev karsisinda muhtesem manzarali kiralik daire.Dirbün müesesenin armaganidir. Tel: 0 256 458 25 **
Dagin ortasinda ayilarla basbasa bir ev .Dogla hayat ile içiçe, vahsi hayvanlarla birlikte mutlu bir hayat sürmeye ne dersiniz Tel: 0 246 689 58 **
Süper özelikli gecekondu, kapisi var, penceresi var, 4 duvari var, kaçak çektigimiz elektirigi var ha bir de tavanida var. Tel: 0 212 354 58 **
Satilik Vasita
Sahibinden çok benzin yakan,günde 3 kez motoru yanan frene basinca gaz çalisan, çakmaginda gaz kaçiran çok temiz Murat 131 Tel: 0 242 248 45 **
Çok iyi muayene yapan, tomografi çeken, kalp ve nabiz dinleyen, tansiyon ölçen, reçete yazan doktordan satilik Renault 19 Tel:0212 365 69 **
Zabitacilardan kaçakken bir ayagi kirilmis,gerektiginde asiri hiz yapabilen, zabitacilarla savas için özel tasarlanmis Manavdan El Arabasi Tel: 0 456 228 23 **
Misirdan özel olarak tasimacilikta kullanmak için getirdigimiz, 1 ay aç,susuz yasayabilen Meshur Misir Devesi Tel: 0 236 232 23 **
Türk hava kuvvvetlerinden elcagizlarimla arakladigim çok temiz F-16. Not:Içinde bir depo mazot benden. Tel: 0 565 693 69 **
Satilik Esya
Adnan Hocadan çok temiz, fiyakali, son model, 250km yapan satilik Hyundai Motor Tel: 0 256 986 47 **
Cem Tuzandan çok temiz, kelepir televizyon kanali yaninda bir radyo hediye Tel: 0 256 254 23 **
Mahalle bekçisinden 16 yillik yadigar G-3 piyade tüfegi.Antika degeri vardir Tel: 0 365 365 98 **
Bakkal Ragip'tan içi tamamen dolu, oldukça agir,tahsil edilmeyi bekleyen Veresiye Defteri Tel: 0 112 155 36 **
Ünlü isadami Hamdi Varyemez'den ipekli,nakis islemeli,çok dayanikli Kefen Cebi Tel: 0 195 698 35 **
Zayiler
Namusumu kaybettim. Hükümsüzdür. Tel: 0 254 666 54 **
Aklimi kaybettim. Hükümsüzdür Tel: 0 236 245 87 **
24 yillik kizligimi kaybettim. Hükümsüzdür Tel: 0 900 365 69 **
Oglum Demircan'i kaybettim. Hükümsüzdür. Tel: 0 468 987 98 **
Altin koylemi kaybettim. Hükümsüzdür Tel: 0 264 987 98 **
--------------------------------------------------------------------------------
Total Comments 0

Yorumlar

 
Total Trackbacks 0

Trackbacks

Recent Blog Entries by BenEfsaneyim

Şuan saat: 15:25 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0