rüzgar gibi saçların
kömür karası bakışlarınla
hançerlemiştin yüreğimi
bir eylül akşamında
oysa,
çok depremler yaşamıştı bu beden
çok ihanetler görmüştü bu yürek
yeminliydi aşka güzelliğe
yıkılan dünyamın mimarı olmuştun biranda
yeniden dünya kurmuştum ikimize
ama aç ama tok
ama sevgiyle ama hasretle
kapatmıştım seni kalbimin derinliklerine
orda süslemiştim orda yüceltmiştim seni
gözlerimin hapsinde seni sensiz yaşamıştım
birgün firar ettin alelacele gözlerimin hapsinden
neydi bu telaşın
kömür karası gözlüm neydi
ne ben ne başkaları
kimse yakıştıramadı bu firarı sana
ama sen yakıştırdın ölümü kendine
sensiz yalnızlığı ise bana