Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Git   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Bloglar > عاكف ار


İçeriği Oyla

Distopya

عاكف ار tarafından 22.10.07, 01:23´de yollandı

Yeni Milat’tan sonra (Y.M.S) 61. yıl.Büyük savaş sona ermiş, ‘Roma Barışı’ ını gölgede bırakacak barış için silahlanma çoktan uygulamaya geçmişti.Büyük savaştan sonra barış için ölenlerin sayısı,büyük savaşta savaş için ölenlerin sayısının aritmetik büyüğüydü.Cephe savaşlarına katılmayanlar ise iş yerleri,aile,okul gibi sosyal birlikteliklerde savaş alanlarında gösterilen vahşet kültürünü değişik formlarda yaşıyorlardı.İş yerleri toplama kampı,okullar kışla,evler karargah gibiydi.Dışarısı diye bir yer yoktu.Belki bir zamanlar vardı ama artık yoktu.Dahil olmak istemeyenler ya düşman olarak nitelendirilirlerdi yada çeşitli yöntemlerle ‘tedavi’ edilirlerdi.Yine de distopya insanları cephede olmadıkları için şanslı olduklarını düşünürlerdi. Her türlü iletişim ve davranışları mutlak kontrol altındaydı. Modern teknolojinin çağlar öncesinden ulaşan özgürlük vaadi,tutsaklık halini almıştı distopya insanları için. Bütün kontroller distopya insanlarının hayatının tamamını kümeslerde geçiren tavuklar gibi nasıl daha verimli olabileceği üzerineydi.Zihinleri belki onlara aitti henüz,seçenekler arasında tercih yapabiliyorlardı.Fakat seçenekler hiçbir zaman onlara ait olamazdı.

Gerçek aşkı bulmak ümidiyle ölürlerdi. Aşk eski yazıtlarda kalmış,ilişkiler neslin devamı için birer mecburiyet halini almıştı.Distopya insanları arasındaki bütün karşılıklı ilişkilerde savaş alanlarının hiyerarşik düzeni esastı.Paylaşım argo bir sözcüktü,idareyi ele almak bütün ‘seven’lerin tek ortak kaygısıydı belkide.Zaman zaman sevgi kıvılcımları görülen yerlerde bile kimin daha fazla sevdiği sorun teşkil edebilirdi.Bağırmadan konuşmakta sıkıntı çekerlerdi,sokaklar kasvetli olduğundan daha fazla tehlikeliydi.Şiddet distopya insanları için uyumak kadar doğal bir olguydu artık.

Hobbes’a inat şiddet tekelleşmemişti.Bütün insanlığı kapsaması açısından bir bakıma tekelleşmişti ama bu genelleme için belki biraz erkendi.Distopya insanlarının silahlanma aşkı orduları ve teröristleri emekliye ayırabilirdi.Vaat edilmemiş bir cehennem distopya insanlarının anavatanıydı.Uygarlık vaat ettiği koşulları çoktan elinden kaçırmış,kaçındığı koşullarla yetinmek zorunda kalmıştı.Üstte olanın adı,altta kalanın canı çıkmıştı.Canı çıkanın sesi çıkmamış,sesi çıkmayanın huzuru kaçmamıştı.Distopya insanları yine de tarihin sonunda,var olan en gelişmiş medeniyette yaşadıklarını belirtirlerdi.Modernliğin tanımı gelişen teknoloji ile yapılırdı distopyada.Eski kavimler,uzak coğrafyalarda yaşayan insanlardan daha da ilkeldi.Bu anlayış kendiliğinden oluşamazdı tabi,kendilerine ‘Gerçek insanlar’ diyen hakim sınıf distopyanın soğuk vicdanıydı.

‘Gerçek insanlar’ın oluşturduğu toplumsal vicdan,distopya insanlarını duyarsız bir kitle haline çevirmeyi başarmıştı.Pek haberleri yoktu ama sadece ‘gerçek insanlar’ ın karar verdiği konularda duyarlılık gösterir olmuşlardı.‘Gerçek insanlar’ onlara büyük savaşta ne olup bittiğini ‘(gerçek) insan’ca cilt cilt anlatmışlardı ve fazlasını bilemeye gerek duyulmamıştı.Şiddet bir gerekliliği olmadıkça vahşetti ve ‘gerçek insanlar’ın her zaman bir gerekliliği vardı.Barış dilinin altındaki bakla,şiddet göbek adı olmuştu distopya insanlarının.

Başlarına gelecekten habersiz yaşıyordu distopya insanları.Onları bir savaş bekliyordu. Aslında bir savaş vardı ve tarif edilmeyi bekliyordu.Bu ne ‘gerçek insanların’ ne de distopya insanlarının anlam verebileceği bir durumdu.Yaşadıkları keşmekeş ancak gelecek toplumlar tarafından bir savaş hali olarak tanımlanabilecekti.Bu savaş halinden sadece ‘gerçek insanlar’ yada onların seçtikleri (yönettiğini sananlar) sorumlu tutulmayacaktı üstelik.Distopya insanları bir bütün halinde yargılanıp en masumları bile savaş suçlusu ilan edileceklerdi.İnsanın insana verdiği zararın dışında ,gezegene ve diğer canlılara ‘farkında olmadan’ verilen tüm zararlar yüzünden de ayrıca yargılanacaklardı.Peki distopya insanlarını uygarlığın bu kara parantezine sokan hangi şartlardı?Gelecek nesiller bu konuyu araştırmışlarmıydı.Araştı rmışlarsa eğer bulup yazmak da bizim vazifemiz olmalıydı...
Ekleme: Kategorisiz
Görüntüleme 376 Yorumlar 0 Email Blog Entry
« Önceki     Main     Sonraki »
Total Comments 0

Yorumlar

 
Total Trackbacks 0

Trackbacks


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 23:59.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0