Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Biyoloji

Duyuru

Biyoloji Biyoloji Ders Notları, Yardımları ve Açıklamaları

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 23.10.07, 22:11
*Gül-üm-se* - ait Avatar
-*уσяgυη_ρяєηѕєѕ*-
 
Üyelik Tarihi: 08.05.07
Şehir: 03-AfYoK-03
Mesajlar: 4,139
Blog Başlıkları: 53
Karizma Puanı: 479
*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute
Etobur Yapraklar

ETOBUR YAPRAKLAR
Etobur yapraklar, en ilginç özelliklere sahip olan yapraklardır. Kese, huni, ibrik gibi şekillere sahip olan bu yapraklar böcek yakalayabilir, böceklere yuva olabilir veya su depolayabilirler.
Etobur bitki, böcek gibi canlıları çeken, yakalayan, öldüren ve daha sonra da avını parçalayarak faydalı bölümlerini sindiren bitkidir. Birçok bitki bu aşamaların bazılarını uygular. Mesela bazı çiçekler böcek, kuş gibi dölleyicileri kendilerine çekerler. Orkide, su zambakları gibi bazı bitkiler ise böcek gibi dölleyicileri kısa süre için tuzağa düşürürler ama bu bitkilerin hiçbiri bu hayvanları yemezler. Bu böcekleri sadece döllenmek için kullanırlar. Kısacası bunlar etobur bitki değildir; çünkü etobur bitki olmak için bitkilerin bu canlıları sindirmeleri gerekmektedir.


Bu orkide türü, böcek gibi dölleyicileri kısa süre için tuzağa düşürür, ama bunları hiçbir zaman yemez. Bu böcekleri sadece döllenmek için kullanır.
Dischidia rafflesiana (üstte) bitkisi karıncaları kendine çeker ancak bir etobur değildir. İbrik şeklindeki yaprakları karıncalara yuva işlevi görür. Karıncaları besler ve karıncaların artıklarından elde ettiği nitrojeni besin olarak kullanır. Pinguicula (yağ çanağı) bitkisinin (üstte) yapışkan ve kaygan yüzeyli yaprakları vardır. Üzerine konan böcekleri ipliksi bir salgının içine alır. Bu salgının içinde bulunan enzimler böceğin parçalanarak sindirilmesini sağlar.

Etobur bitkiler, avlanırken yapraklarını kullanırlar. Bunlardan en ilginç olanı Dischidia rafflesiana isimli bitkidir. Bu bitki tam olarak etobur sayılmasa da, etobur bitkilerin uyguladığı yöntemlerden bir kısmını uygular. İbrik şeklindeki yapraklarıyla karıncalara yuva işlevi gören bu bitki çok kalabalık koloniler halinde yaşayan karıncaları yemez. Ancak onları besler ve karıncaların artıklarından elde ettiği nitrojeni besin olarak kullanır. Karıncalar ise hem hazır bir yuvayı kullanmış hem de bitkiye zarar veren canlıları bertaraf etmiş olurlar. Ayrıca Dischidia'nın keselerinde biriktirdiği su, kesenin iç yüzeyinde bulunan ek kökler tarafından emilerek kullanılır hale gelir.[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Etobur bitkilerden olan Pinguicula (yağ çanağı) gibi bitkiler yapışkan ve kaygan yüzeyli yapraklarıyla üzerlerine konan böcekleri ipliksi bir salgının içine alırlar. Bu salgının içinde bulunan protaz, lipaz ve asit fosfataz gibi enzimler böceği parçalayarak sindirilmesini sağlarlar.[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]

Aktif yapışkan yapraklara sahip olan Drosera, uçları yapışkan ve kırmızı bir tür pigment içeren uzun ve kısa tüyleriyle avlanır. Yaprağın ortasında bulunan kısa tüylere dokunan böcek, bu sinyalin uzun tüylere iletilmesiyle tuzağa düşmüş olur. Yaprak, bir elin avuç içine kapanması gibi katlanarak böceği sindirir.
Bütün bitkiler belirli oranda hareket ederler; ancak etobur bitkilerin hareketleri oldukça hızlı ve etkilidir. Bitkilerin kas sistemleri olmadığına göre bunu nasıl başarmaktadırlar? Bu iş için etobur bitkiler iki ayrı mekanizma kullanırlar. Birincisi, Venüs bitkisinde görülen ve su basıncının değişmesiyle harekete geçen mekanizmadır. Yaprak üzerindeki tüylere dokununca harekete geçen bu sistemde, iç duvarda bulunan hücreler suyu dış hücrelere transfer ederler. Bu, yaprağın bir anda kapanmasını sağlar. İkinci tür hareket ise, hücre gelişimiyle desteklenmiştir.


Etobur bitkilerden Drosera (yanda) yapışkan tüylerini kullanarak, Sundew bitkisi ise (altta) salgıladığı çekici koku ile kandırdığı böcekleri dokunaçlarındaki yapışkan maddeyle yakalayarak avlanır.

Güneş gülü Sundew'in dokunaçları ise, ava doğru bükülür; çünkü dokunaçların bir tarafındaki hücreler, dokunacın diğer tarafındaki hücrelerden daha fazla büyümüşlerdir. Bu tuzakta çiçeğin üzerindeki duyargaların ucundan salgılanan maddelerin yaydıkları kokuyla dokungaçlara gelen böcek buradaki yapışkan maddeye yakalanır. Bu andan itibaren tuzak harekete geçirilmiş olur, ortadaki kısa duyargaların dış tarafında bulunan daha uzun duyargalar bir kafes gibi böceğin üzerine kapanırlar. Böcek bu tuzağın içinde çeşitli enzimler kullanılarak sindirilir.
Bir yaprağın böcek yakalamak için özel bir tuzak hazırlamasının ne anlama geldiğini bir an için düşünelim. Herşeyden önce bir bitki, neden alışılmışın dışında bir beslenme türü geliştirerek, böcekleri avlama ihtiyacı hissetmiş olabilir?
Evrimciler, etobur bitkilerin de diğerleri gibi tesadüfen gelişen doğa olayları sonucunda böyle bir özellik kazandığını öne sürerler. Ancak, bir bitkiye nasıl bir olay tesadüf etmelidir ki, bu bitki çok hızlı hareket eden yapraklara, böcekleri sindirebilen enzimlere sahip olsun? Dahası, her etobur bitki, içinde bulunduğu koşullara uygun olan farklı özelliklere sahiptir. Bunun için örneğin Drosera bitkisinin usta bir avcı olmadan önce belirli aşamalardan geçmesi gerekir. İlk önce etrafta dolaşan böcekleri, sinekleri tespit etmeli ve bu canlıları özel bir laboratuvar testinden geçirdikten sonra, bunların zayıf yönlerini, hangi kokulardan ve renklerden etkilendiklerini, anatomik yapılarını ve onları nasıl sindirebileceğini kararlaştırmalıdır.

Daha sonra, bu böceklerin dolaştıkları bölgeyle ilgili bir keşif yapıp nerede yerleşmesi gerektiğini tespit etmelidir. Ancak bundan sonra daha da zor bir aşamayla karşılaşır. Kendi kimyasal ve biyolojik yapısını elde ettiği verilere göre değiştirmesi gerekmektedir. Yani bitkinin hem rengini değiştirecek kimyasal pigmentlere, hem kokusunu değiştirecek salgı bezlerine ihtiyacı vardır. Ayrıca sineğin içine düştüğü zaman kurtulamayacağı bir tuzak tasarlamalıdır. Bunun için gerekli mühendislik çalışmalarını yaptıktan sonra yapışkan tüyler, kaygan bir yüzey ve dibi su dolu bir çanak, bu tuzağı tamamlayan bir kapak ve tuzağı harekete geçiren anahtarları tek tek tasarlamalıdır. Bu arada böceği nasıl sindireceğini de düşünmeli ve bu iş için gerekli enzimleri kullanmaya karar vermelidir.
Yukarıdaki senaryonun akıl ve mantık dışı olduğunu her akıl sahibi insan bilir. Tüm bitkiler gibi etobur bitkiler de ne bir beyne, ne göze, ne de akla ve şuura sahiptir. Böyle karmaşık bir tasarım, değil bir bitki, konunun uzmanı olan bütün bilim adamlarının biraraya gelmesiyle bile meydana getirilemez. Bu üstün tasarım çok açıkça anlaşılacağı gibi, örneksiz yaratan, sonsuz bir ilim ve güç sahibi olan Allah tarafından var edilmiştir. Yeryüzündeki en akıllı canlı olan insan bile örneksiz hiçbir şey yaratamaz. Ressam gördüklerini çizerken, bilim adamı da ancak var olanı inceler. Oysa, sonsuz gücün sahibi olan Rabbimiz, hiçbir örnek edinmeksizin yaratandır. Bu gerçek Kuran'da şöyle belirtilmiştir:
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)
__________________
Hamd Allah'adır!Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur!Ve yine şehadet ederim ki Muhammed(sav) onun kulu ve elçisidir! Cennet... parıldayan bir nur...insanın içini ürperten nazenin çiçekler...mis kokular...yüksek köşkler, saraylar...muhteşem kıyafetler...neşe ve mutluluk, huzur...meyvelerini sarkıtmış yüce bir bahçe... Cehennem...iliklere kadar işleyen bir ateş...zakkumdan yiyecekler...pişmanlıklar...geri dönüp dünyaya son bir şans isteyiş...fakat nafile... Dünya hayatının geçici zevklerine dalıp ahiretin sonsuzluğunu unutarak yaşamayalım...

.
*AnGeL* -/- *Gül-üm-se*
__________________
мuħ┬ξ$Эм DöяτŁŬ
__________________
мιѕℓιηα - ℓєуℓιм - *Gül-üm-sє* - вєу_zα
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Eski 30.10.07, 13:16
BARIŞ - ait Avatar
Forum Kurdu

 
Üyelik Tarihi: 22.02.07
Şehir: iSTANBULLU
Yaş: 29
Mesajlar: 615
Karizma Puanı: 119
BARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond reputeBARIŞ has a reputation beyond repute
Talking Ce: Etobur Yapraklar

GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIRMIŞ
BİZİM BALKONA ALALIM
SAGOL BİLGİLER İÇİN
__________________
yeri geldiginde gitmek Gerek !
Yeri geldiginde susmak gerek !
yeri geldiginde konuşuruz eLbEt!
yEri geldiginde görüşürüz eLbeT !


Piyasada degiLim,PrensipLerim yoktur. Ama Seviyesiz degiLim.Kuralları Sevmem ama yersiz yere çignedigim qörüLmemistir.Kinci degiLim Ama unutmam.Sefkat gösteririm ama sımartmam.DaLga geçerim ama kırmam. Ciddiye aLırım ama kapıLmam.Huzur veririm Ama Söz vermem.Sahip olurum Ama AiT Olmam....!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Biyoloji


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
YedİĞİmİz Yapraklar *Gül-üm-se* Biyoloji 0 23.10.07 22:10
Yapraklar Ve Altin Oran *Gül-üm-se* Biyoloji 0 23.10.07 18:56
SoĞuktan Etkİlenmeyen Yapraklar *Gül-üm-se* Biyoloji 0 23.10.07 16:15
Yapraklar... Hacıı Güzel Sanatlar, Resim ve Fotoğrafcılık 1 05.01.07 10:42
sizce ankaradaki etobur örümcekler biyolojik saldırımı saviolAyberq Anketler ve İstatistikler 7 04.12.06 20:36


Şuan saat: 06:03 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC8