Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Biyoloji
Duyuru

Biyoloji Biyoloji Ders Notları, Yardımları ve Açıklamaları

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 23.10.07, 22:10
*Gül-üm-se* - ait Avatar
-*уσяgυη_ρяєηѕєѕ*-
 
Üyelik Tarihi: 08.05.07
Şehir: 03-AfYoK-03
Mesajlar: 4,175
Blog Başlıkları: 53
Karizma Puanı: 490
*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute
YedİĞİmİz Yapraklar

YEDİĞİMİZ YAPRAKLAR
İnsanların birçoğunun zannettiği gibi yaprakların tek işlevi yaşam için gerekli olan oksijeni sağlamak değildir. Yediğimiz, içtiğimiz ve kokladığımız şeylerin önemli bir bölümü yapraklardan oluşur. Yapraklarını yediğimiz sebzeler, çeşit çeşit koku ve tatlarıyla içtiğimiz çaylar günlük beslenmemizin en önemli bölümlerinden birini oluştururlar. Birer besin kaynağı olmasının yanında sebzeler, C, A, tiamin, niasin, folik asit gibi vitaminlerle; kalsiyum, fosfor, demir, sodyum, potasyum gibi minerallerle; çözünür- çözünmez liflerle zenginleşmiş içeriği, az yağlı ve az kalorili olma özelliğiyle insanın sağlıklı beslenmesi için özel olarak yaratılmış nimetlerdir. Doktorların sebze ve meyve tüketimini sağlık için zorunlu görmelerinin sebebi de budur.
Allah'ın insanlar için yarattığı bir nimet olarak, doğada bulunan birçok bitki, baş ağrısından kansere kadar bütün hastalıkların tedavisinde kullanılan maddeleri içermektedir. İnsan vücudunda yapıtaşı olarak görev yapan 20 çeşit aminoasit vardır. Vücut bu 20 aminoasidin 8 tanesini sentezleyemez; bu yüzden bu maddeler besinler yoluyla vücuda alınmalıdırlar. Bütün sebzeler bu aminoasitleri belirli miktarlarda karşılar. Bu bitkiler insan vücudu için özel olarak hazırlanmış yapılarıyla, doğru tüketildiği takdirde hiçbir yan etkiye ve hiçbir zarara yol açmadan, sadece insana sağlık kazandıracak ve gereksinimlerini giderecek özelliklere sahiptirler.
Her gün yediğimiz, sofralarımızı süsleyen, görünümleriyle ve tatlarıyla hoşumuza giden yapraklar gerek biçimleri gerekse içerikleriyle özel tasarlanmışlardır. Örneğin lahana (Brassica oleracea) türü sebzelerdeki kat kat etli yapraklar, sebzenin tazeliğini uzun süre korumasını sağlar. Dış yapraklar bozulsa bile içteki yaprakların bozulması uzun zaman alır. Kalsiyum, C, B1, B2, B12 vitaminleri bu tür bitkilerde bol miktarda bulunur. Ayrıca, karbonhidrat, selüloz, protein, yararlı tuzlar gibi insan vücudu için gerekli maddelere sahip olmalarına rağmen kalorileri çok düşüktür.[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Yediğimiz yapraklara bir diğer örnek de ıspanaktır. Ispanak A, B1, B2, C, K vitaminleri, proteinler, selüloz gibi maddelerin yanı sıra, bol miktarda demir bulundurur.[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] Pazı, semizotu, marul, enginar, karnıbahar, aklınıza hangi sebze gelirse gelsin, hepsi yaprak şekilleri, kolay yetişme ve besin muhafaza etme özellikleriyle birer tasarım harikasıdır. Ayrıca bunların tümü besleyici-doyurucu özellikleri ve tatlarıyla insan için özel olarak yaratılmış birer nimettir.
Yediğimiz sebzelerin yanında, içtiğimiz ve yemeklerimize tat vermek için kullandığımız yapraklar da vardır. Bu küçük yaprakların büyük bir kısmı ise Allah'ın doğada bizim için yarattığı özel ilaçlar olarak görev yaparlar. Örneğin toprak olan her yerde yetişen, vitamin, özellikle de C vitamini bakımından en zengin bitki olan maydanoz bunlardan biridir. Kekik de çok sık kullandığımız bir yapraktır. Eski zamanlardan beri bulaşıcı hastalıklara, veba salgınlarına karşı en çok bu kokulu bitkiler kullanılırdı. Bugün yapılan araştırmalarla kekiğin güçlü bir antiseptik olduğu anlaşılmıştır. Kekik yağı, çok güçlü bir mikrop öldürücüdür. Timol adı verilen kekik yağı ilaç yapımında geniş çaplı olarak kullanılmaktadır. Diğer besin özelliklerinin yanında grip, nezle, anjin gibi hastalık durumlarında, iştah açıcı olarak zayıf çocukların tedavisinde ve hastalıktan kalkmış olanların canlanmasında kekik kullanılır.[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Defne, fesleğen, tarhun, dereotu, mercanköşk, urum, nane gibi şifalı bitkilerin sayısı o kadar fazladır ki, bu konuda yazılmış ansiklopedilerde binden fazla bitki çeşidinden ve bitkilerin üstün özelliklerinden bahsedilmektedir. Günümüzde yeniden ele alınan bu bitkilerle kanserden romatizmaya, cilt problemlerinden ses kısıklığına kadar bütün hastalıklara çare aranmaktadır.
Çay olarak içtiğimiz çay bitkisi, adaçayı, papatya, bergamot gibi yapraklar da hem tatları hem de tedavi edici özellikleriyle bu şifalı bitkilerin arasında yer alırlar. Örneğin adaçayına Latince'de Salvia salvatrix yani "can kurtaran ot" adı verilmiştir. Antiseptik olarak kullanılan bu bitki, gece terlemelerini, gribi, asabiyeti, gerginliği önleyici, yatıştırıcı özelliklere sahiptir.[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Bitkilerin bu şifa verici özellikleri, onların insanlar için Allah tarafından birer nimet olarak yaratıldıklarının en açık delilidir. Bir besinin yenilebilir olması, kendisinin kullanmadığı ve sadece insana yarayan maddeleri depolaması, dünyadaki milyarlarca insanı besleyecek kadar bol, yaygın ve kolay olarak yetişmesi, insanın bu besinleri elde etmek için fazla bir çaba göstermemesi, bitkilerin birbirleriyle karışarak sadece insan için anlamı olan tatları oluşturmaları Allah'ın büyük mucizelerindendir. Allah Kuran'da bu nimetini düşünen insanlara şöyle bildirmiştir:
Sizi yaratan O'dur; buna rağmen sizden kiminiz kafirdir, kiminiz mü'min, Allah, yaptıklarınızı görendir. Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır. Göklerde ve yerde olanların tümünü bilir; sizin saklı tuttuklarınızı da, açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Tegabün Suresi, 2-4)
__________________
.
мuħ┬ξ$Эм DöяτŁŬ
●●мιѕℓιηα ℓєуℓιм *Gül-üm-sє* вєу_zα●●•
.
*AnGeL*
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Biyoloji


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
KokladiĞimiz Yapraklar Kokunun Kİmyasi *Gül-üm-se* Biyoloji 0 23.10.07 22:08
Yapraklar Ve Altin Oran *Gül-üm-se* Biyoloji 0 23.10.07 18:56
SoĞuktan Etkİlenmeyen Yapraklar *Gül-üm-se* Biyoloji 0 23.10.07 16:15
Yapraklar... Hacıı Güzel Sanatlar, Resim ve Fotoğrafcılık 1 05.01.07 10:42


Şuan saat: 14:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0