Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Biyografi ve Otobiyografi

Duyurular

Biyografi ve Otobiyografi Eserler veya olaylar kadar, bunları meydana getirenlerin hayatlarıyla da yakından ilgilenmeyi seven üyelerimiz için harika bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 18.07.07, 14:41
m@r@l - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 18.07.07
Yaş: 18
Mesajlar: 37
Karizma Puanı: 54
m@r@l is on a distinguished road
Yılmaz Güney

Bir sanatçı olarak "Yılmaz Güney" diye bilinirim. Asıl adım Yılmaz Pütün'dür. Adım, zorluklar karşısında eğilmez, umutsuzluğa kapılmaz, yılgınlığa düşmez ve başeğmez anlamlarına gelir; soyadım Pütün ise bir dağ meyvesinin kırılmaz çekirdeği demektir.
1937 yılında, Türkiye'de, bir güney şehri olan Adana'nın Yenice köyünde doğdum. Kürt asıllı, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biriyim. Annem dindardı ve okuma yazma bilmezdi. Hâlâ sağ... Babam ise okuma yazmayı askerde öğrenmişti. Annem gibi o da hiç okula gitmemişti. 1976'da ben Kayseri Cezaevi'ndeyken öldü. Mezarını göremedim...
Dokuz yaşımdan bu yana hayatımı çalışarak kazandım. İlk işim dana gütmekti. Liseyi Adana'da bitirdim. O yıllar Doruk adında bir sanat dergisi çıkardım. Sanata meraklıydım ve hikayeler yazıyordum.
1955'te bir hikayemden ötürü takibata uğradım. Hakkımda dava açıldı.
1957 yılında İstanbul'a, İktisat Fakültesi'nde öğrenim görme hayalleriyle geldim. Fakat devam edemedim. 1955'ten beri süren takibat ve mahkeme sonuçlanmıştı ve ben başlangıçta yedi buçuk yıl ağır hapis ve iki buçuk yıl sürgün cezasına çarptırıldım. Daha sonra temyiz mahkemesi kararı bozdu, yeniden görülen mahkeme sonucu cezam bir buçuk yıl ağır hapis ve altı ay sürgün cezasına çevrildi. Öğrenimim yarım kalmıştı. Önümdeki tek yol, kendimi hayatın okulunda, hayatın kabul ettiği ve dayattığı öğretmenler aracılığı ile eğitmekti. Öyle yaptım...
Kitaplar, sinema, iş, cezaevi, acımasızlık, hayatın katı kuralları, toplumsal baskılar, kahpelikler, yiğitler... Karşılaştığım zorlukları yenmek için direnmek ve kararlılık...
Öğretmenlerimden biri zor'dur... 1961 Mayısı'nda cezaeviyle tanıştım. 1962 Aralığı'nda cezam bitti. Muhafazakarlığıyla ünlü Konya şehrine sürgüne gönderildim. Konya sınırlarından çıkamazdım. Her akşam polise imza vermeliydim. En çok imzayı polis defterine attım. 180 defa...
1968'de askere gittim. 1970 Nisan'ında döndüm. Hayatımdan çalınan iki yıl...
1971 Mayıs'ında on binlerce aydın, sanatçı, yazar gibi ben de gözaltına alındım. Hakkımda hiçbir delil yoktu. Sadece kuşku.
Bir hafta gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldım; resmi olmayan bir emirle, sözlü bir emirle ve tehditle Nevşehir'e üç aylığına yine sürgün edildim. Bu kez polise imzaya gitmiyordum, polis beni dıştan kolluyordu.
1972'de, Mart'ın 16'sında, devrimcilere yardım gerekçesiyle tutuklandım. Mahkeme sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldım. Ecevit hükümetinin 1974 genel affıyla serbest bırakıldım. Bugün ise Ecevit cezaevindedir. 1974 Eylül'ünde, bir cinayet olayına adım karıştı ve 19 yıla mahkum edildim. Cezaevindeyken Güney adlı bir kültür-sanat dergisi çıkardım. Onüç sayı sonra sıkıyönetimin yeniden gelmesi üzerine, dergimiz kapatıldı ve hakkımda yazılarımdan ötürü on ayrı dava açıldı. Suçum, komünizm propagandası yapmak, milli duyguları zayıflatmak, halkı suç işlemeye teşvik etmek, suç sayılan fiileri övmek ve devletin içte ve dışta itibarını sarsmak... İstenen ceza toplamı yaklaşık 100 yıl... 1981 Ekim'inde, izinli çıktığım Isparta yarı-açık cezaevine dönmedim. Sonra da yurt dışına çıktım. 1981 Ekim'ine kadar, yaklaşık oniki yılımı çeşitli cezaevlerinde geçirdim. Bu oniki yıl içinde, ikisi yarı-açık olmak üzere onbeş cezaevi tanıdım Ülkemden ayrıldıktan sonra ilk aylarda üç davanın sonuçlandığını, sonuçta, toplam 20 yıl ağır hapis, 7 yıla yakın da sürgün cezası aldığımı öğrendim... Öbür davalarım devam etmekte; ancak henüz hangileri sonuçlandı, ne kadar daha ceza aldım, bilmiyorum...

YILMAZ GÜNEY
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Alt 16.08.07, 22:30
Foruma Erişimi Yasak
 
Üyelik Tarihi: 09.08.06
Şehir: Mekan-ı Vatan
Yaş: 28
Mesajlar: 1.254
Karizma Puanı: 0
lule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond reputelule has a reputation beyond repute
Ce: Yılmaz Güney

Yılmaz Güney Türk sinemasında bir döneme adını altın harflerle yazdırmış bir halk kahramanıdır. Nasıl ki; Amerikalıların Rambo'su ve Raki'si varsa, bir zamanlar bizim de kötülere karşı savaşan bir sinema kralımız vardı. Yılmaz Güney yapmış olduğu filmlerde de, aslında bir bakıma kendini oynuyordu. Yani mert, dürüst ve haksızlığa uğruyanın yanındaydı hep. İstanbul' a ilk geldiğinde ben bu şehrin kralı olacağım dedi ve Türk sinemasının Çirkin Kral'ı oldu. Yılmaz Güney' in bu kahramanlık ve delikanlılık kokan üvertür filmleri bir dönem devam etti ve halk tarafından beğeniyle izlendi.
Derken 68 kuşağının içinde bulunduğu hava Çirkin Kral'ı da etkiledi. Çok geçmeden seneryosunu kendi yazdığı filmlere de bu siyasi hava yansıdı. Sürü adlı filminin kitabında Yılmaz Güney' in başından geçen bir olay şöyle anlatılıyor;
Polisler kapıyı canhıraş bir şekilde çalınca, mütemadiyen kağıyı açmış. Polisler kendisine polisten kaçan teroristleri aradıklarını söyleyince, Yılmaz yukarıdalar, beraber çay içiyoruz cevabını vermiş. Bu cevabı duyan polisler gülmüş ve daha sonra gitmişler. Oysa gerçekten Deniz Gezmiş ve arkadaşları Yılmaz Güney' in evindeymişler.
Yine aynı kitapda okuduğum ilginç bir anektotda şöyle;
Yılmaz bir filminde rol icabı patronu içmekte olduğu pürosundan vurması gerekiyormuş, tabiki kurusıkı tabancayla. Oysa Yılmaz kendi gerçek silahıyla tak diye püroya ateş edip, vurmuş. Herkesin korku dolu bakışları arasında, ne yaptığını soranlara, ben halkımı kandırmam yanıtını vermiş.
Türk halkı Yılmaz Güney' in filmelerindeki mert ve dürüst yanını çok sevmişti. Fakat bir zaman sonra; dürüstlük ve mertliğin ne derece erdemli bir davranış olduğunun insanlarımıza unutturulmaya çalışıldığı bir medaya ortamında, Yılmaz Güney' in filmleri de, siyasi tercihleri sebebiyle tedavülden kaldırılmıştır. Yılmaz Güney' in filmlerinin dikkat çekici özelliği halkının acılarını veya sevinçlerini, isyanını veya kabullenişini, kısaca yaşamını doğaçlamaya gerek duymadan olduğu gibi beyaz perdeye aktırmış olmasıdır. Filmleri; kullanılan fon müziklerinden tutunda, kültürel ve ahlaki değerlin teşhir edildiği kısımlara kadar, büyük oranda gerçeklik payı taşımaktadır.
Özel hayatında yapmış olduğu belkide en büyük hata bir Yumurtalık denen yerde bir savcıyı öldürmekdi. Kendisine, siz solcularda herşeyi paylaşmak serbest madem, karını da paylaşırmısın diyen savcıyı alnının ortsından vurması ona uzun yıllar sürecek hapise hayatının anahtarını sunmuştu. Aslında o savcının hakettiği cevap da buydu, ama yine de bir insan hayatına son vermek bu kadar kolay olmamalı.
Yılmaz Güney' in siyasal değişim sürecinden sonra çevirmiş olduğu filmler Sürü, yol ve Duvar gibi filmleri gerek uluslarası alanda gerekse yurt içinden büyük başarı ve beğeni kazanmıştır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Alt 17.08.07, 03:01
G_Ü_V_E_N
Guest
 
Mesajlar: n/a
Ce: Yılmaz Güney

teşekkürler okumak istediğim bi biyografiydi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Alt 06.09.07, 16:56
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 20.09.06
Mesajlar: 4
Karizma Puanı: 0
kimenebenden87 is on a distinguished road
Ce: Yılmaz Güney

emeğe sağlık teşekkür ediyorum
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (Daim)  
Alt 07.09.07, 12:42
BOZKURT1907
Guest
 
Mesajlar: n/a
Ce: Yılmaz Güney

EMEĞİNE SAĞLIK m@r@l SAOL
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (Daim)  
Alt 11.09.07, 17:52
mavis_22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
***maviş kız***
 
Üyelik Tarihi: 08.06.07
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 728
Karizma Puanı: 130
mavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond reputemavis_22 has a reputation beyond repute
Ce: Yılmaz Güney

Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boğun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir."


canım, sevdiğim, yüreğim...

bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
damla damla birikiyor insan. damla damla sevgili...
bir gün akıp gideceğiz hayata...
duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] (06.07.2006 14:17)
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (Daim)  
Alt 11.09.07, 22:14
ErCaN_Wien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 11.09.07
Şehir: Viyana
Yaş: 21
Mesajlar: 3
Karizma Puanı: 0
ErCaN_Wien is on a distinguished road
Ce: Yılmaz Güney

paylasim icin tesekkürler
yilmaz güney cok süper bir insandi ne yazikki degerini bilemedik
dünyaya birdaha yilmaz güney gelmez onu katledenleri kiniyorum
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (Daim)  
Alt 30.11.07, 19:45
karabalcıklı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 12.11.07
Yaş: 31
Mesajlar: 4
Karizma Puanı: 0
karabalcıklı is on a distinguished road
Ce: Yılmaz Güney

çok güzel bi paylaşım
türkiyeye bi yılmaz güney , bi deniz gezmiş bi daha gelmez
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Biyografi ve Otobiyografi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
YILMAZ GÜNEY hayatı.... ::caner:: Biyografi ve Otobiyografi 5 26.10.08 22:17
Güney Lübnan'ı boşaltın Martı Dünya Gündemi 0 16.07.06 13:56


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 02:35.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0