Anlamaya çalışanlarda oluyor bazı an.
Oysa kimsenin ayıracak bunca zamanı yok... Anlatamadıklarını anlayacak birisi yok. Seni anlamalarını bekleyerek çok zaman kaybettin.
Bekleme artık.
Zamansız bir ilişki aşkla başlar...
Âşık olmadıysan hiç konuşma...
Âşık olsan da anlaşılmayı bekleme... Hayalimsin…
***
Ben seni acılarda tanıdım ve sen fırtınada yalnız bırakmadın beni. Gözyaşlarıma ortak oldun, kitaplarıma, yorgun düşlerime. Ve gözlerimin gecelere demirlenişini her anlatmak istediğimde sana, elim varmadı kaleme yazamadım…
Sustun, yiğittin… Yalnızlığı azat ettik seninle, yağmuru içtik, soğuktan ellerimiz çatladı… Sen ağladın, yalnızca ve sessizce. Hasreti sevda ettik, bölüştük, babam gibi sevdin beni… Sıvasız duvarlarında yoksul insanların, birlikte batırdık tırnaklarımızla güneşin alnına… Acılar köprüsünde el ele yürüdük. Zemherinde ilkbahar gibiydin…
Yüreğini diktin beynime ve acılarımız olsa da terk etmedin. Mavilerin denizinde ve en son durağında yıldızların, soldurmadın sevdamı, soldurmadın umudumu. Ayrılık kelepçesi sarılınca kollarıma, sen de sarılıp öptün… Zehirli akrebini sevdim… Zamanın seni her getirdiğinde, her kavgada, gözyaşlarına sor beni… Kirpiklerine sor… Yaşlılık caddelerine sırt verdik seninle, yorgunluk limanında su serptin alevine kalbimin, yiğittin… Yosunlara bulandığımda, aşkımın çığlıkları beni sahile ittiğinde, göğsümdeki titreme denizinde ve ayrılığın anası yapıştığında yakama yarsız koymadın beni, yiğittin… Tuz ekmedin gönlüme… Dikenin gülü de olsa hayat yahut gülün dikeni de, mil çekmedin yüreğime. Sen sevdam kadar, sen aşkım kadar yiğittin…
Ben seni acılarda tanıdım ve sen fırtınalarda hiç bırakmadın beni… Ortak oldun gözyaşlarıma, yiğittin…
Hani hep söyle derdin, ben söyleyemezdim…
İşte şimdi söyleyebiliyorum,
Seni seviyorum… Hayalimsin…
***
Gittiğin tarihi siliyorum ömrümden… Geldiğini unutuyorum...
Geldiğin güne gitmeleri koyuyorum bir bir, boşa çıkıyor mevsim… Mevsim güz, iklim soğuk ve gözlerin ayaza çalıyor rengini… Aklımda o gecelerin senfonisi ve bitişinin sessiz busesiyle dansı…
Mil çekiyorum sevdama ve gittiğin tarihi siliyorum ömrümden, geldiğini unutarak…
Bir mektubum kalıyor sende benden bir iz… Gözlerimi çekiyorum… Boşluğuna tüm serzenişim, boş bıraktığın yanıma… Adı bende saklı olan sevdama tüm inadım…
Acıttığın yanıma, vicdanıma, geçmişe ve yüzüne umursamadan üstelik…
Hep bir sonralara ertelediğin hayatının içinden geçip gidiyorum bu gece… Bu saat şahidim olsun bu davayı düşürüyorum artık… Gidiyorum senden bir güz gününün gece yarısı, altını yüreğimin imzaladığı mektubumla…
Senden çok yakına adımlarım… Yakınına… Yanımdasızlığına...
Boşluğuna aşk düşürmek istemiştim… Boşluğuma aşk sıkıştı…
”
“Ve ben o adama bu gece kaybettiğini söyledim, gülerek öptü beni…’’ dememek için gidiyorum senden, hem de bu gece… Yağmura inat, ağlamıcam! Hayalimsin…
__________________
Aydınlık sabahı düşün ve durgun karanlık geceyi. Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı... Öteki dünya senin için (hayatının) bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak! Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.(Duha-1/5)
*****
Gül Dedi Bülbül Güle, Gül Gülmedi Gitti,
Gül Bülbüle, Bülbül Güle Yar Olmadı Gitti...