Gittin!
"Yaprak mıdır yaşama bağlanmak için dala sıkı sıkıya tutunan yoksa dal mıdır delice esen sonbahar rüzgârlarına inat yaprağını bırakmayan"…
Gittin Son yolcusu gibi binerken vapura
bir yerlerinden tutabilmekti isteğim yüreğine uzanan ipi
kopmadan ve ayrılıklar değmeden.
Ne kadar da kolay ve çabuk döküldü
gece uykularından sıçrayan
çocuk hüznü gözlerinden yaşlar.
Şimdi gözyaşı ile çiziliyor resimler,
hiç aralanmayan yürek kapılarına inat.
Gittin Yıldızlara küs, ayın karanlık yüzü vardı aramızda.
Kayıklar koşuyordu kurtulup iplerinden denize.
Acı ve hüzün taşıyan bulutlar toplanmıştı
ve yağmur yağıyordu geceye.
"Sonbahar mıdır ayrılıklara güneş gibi doğan her yıl değişmeden yoksa ayrılıklar mıdır sonbaharı bekleyen"…
Gittin Ne kadar da kolay ve çabuk oldu gidişin.
Bir kez dahi arkana bakmadan,
çiçekler gibi tomurcuğu patladı ayrılığın.
Üşüten bir rüzgârdır şimdi yüreğime değen,
Aynı suça ortaklık edip
Takvimler ayrılık gününe takılı,
dört bir yandan tüketiyordu zamanı akreple yelkovan.
Oysa değişmeyen bir maviye sevdam
ve bin yıllık yalnızlığım vardı hiç eksilmeyen.
Gittin "yarıda kalmış bir cümle gibi"...
__________________
Aydınlık sabahı düşün ve durgun karanlık geceyi. Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı... Öteki dünya senin için (hayatının) bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak! Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.(Duha-1/5)
*****
Gül Dedi Bülbül Güle, Gül Gülmedi Gitti,
Gül Bülbüle, Bülbül Güle Yar Olmadı Gitti...