Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Anketler ve İstatistikler
Duyuru

Anketler ve İstatistikler Kafanızı kurcalayan fikirlerin oransal ve istatistiki değerlere dökülüp kendi gündeminize ışık tutmasını ve fikir vermesini istiyorsanız, tam size göre bir bölüm.

Anket Sonuçlarını Göster: Türkiye'nin Şeriaht ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?
İstiyorum 36 42.86%
İstemiyorum 53 63.10%
Zaten Şeriaht ile Yönetiliyor Likliğe Geçmek Lazım 4 4.76%
Zaten Şeriaht ile Yönetiliyor Şeriaht Allah'ın Emirleridir 2 2.38%
Çok Seçenekli Anket. Oylayanlar: 84. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #41 (Daim)  
Eski 17.06.08, 15:47
ATAMTÜRK - ait Avatar
Kıdemli Üye

 
Üyelik Tarihi: 15.05.07
Mesajlar: 1,390
Karizma Puanı: 189
ATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud of
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

leyall´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
birincisi şeriat ama hakiki anlamda şeriat Allah'ın kanunlarının geçerli olduğu bir düzendir.. ki islam dinini layıkıyle okuyup anlayanlar bilirlerki şeriat bugün yazılı veya sözlü olarak oluşturulabilecek en demokratik.. en adaletli.. en özgürlükçü yönetim veya yasalardan bu anlamda daha üstündür.. çünkü kimseye zorla birşey yaptırılmaz.. dinde zorlama yoktur.. kadınlara en insancıl yaklaşım dinimizdeki kadına yaklaşım tarzıdır... hadisler bunları açık şekilde kanıtlar niteliktedir.. ayrıca cahiliye döneminde kadın evdeki herhangi bir eşyadan farkı yokken ve kız çocukları diri diri gömülürken islam diniyle kadınlara gereken değer verilmiştir.. özellikle bu konuda açık yakalamış gibi düşünenlerin takıldıkları temel nokta erkeklerin birden çok hanımla evlenmesi noktasıdır ki burda da çoğu okuyup araştırmadığından yanılmaktadır.. o zamanın şartarında alınan ikinci hanımlar genelde koruma ve himaye etme amaçlı olup ve rıza ile alınmıştır..ayrıca islam dini adalet dinidir... vee bunların hepsi hakiki şeriatın özellikleridir.. ama bugün şeraitla yönetildiğini söyleyen ülkelerin hiçbirinde asıl şeriat uygulanmamaktadır.. bu yüzden şeriatı kelimesini duyanlar hemen saldırıya geçerler gerçek şeriatın ne olduğunu bilmedikleri ve araştırmadıkalrı için.. yani başımıza ne geliyosa yine cehaletten geliyo..

yanlis anlasilmasin,sadece seriati savunanlarin dünya görüslerini ve benimde bilmedigimi düsündügüm bazi hakikatleri bilmek icin soruyorum:ben bir düzeni veya kurali elestirirken bunu uyguladigini iddia eden a veya b ülkesine bakmam.benim icin tek kaynak kuranin kendisidir.islam diniyle kadinlara gereken deger verilmistir diyorsun,kiz cocuklari gömülüyordu,Islam bunu kaldirdi diyorsun.ama savundugun düzen senin sahitligini yari yariya sayiyor,mirastan sana yari yariya hak veriyor,esine dört kadinla evlenme hakki taniyor,kocanin istememesi taktirde calismana izin vermiyor.sen simdi bunu gururuna yidirip seriati istediginimi söylüyorsun (kinamak icin degil,ciddi ciddi soruyorum).ya ben cahilim yada sen ne istedigini bilmiyorsun.sunlari bir aciklayiver.ben sahsen seriati istemiyorum ve erkeklerlede esit haklara sahip olmak istiyorum.mesela bir hadisi serifte özetle kadinlarin yönetecegi ülkeden hayir gelmeyecegi söyleniyor (yanlis biliyorsam söyle).bunlarmi kadinlari yüceltiyor???evet 1500 sene önce yasasaydim kocamin beni sokaga atacagina üc es daha almasina razi olurdum ama 21.yüzyilda artik sartlar degismedimi?kadinlar erkeklerin agzina bakmiyorlar,kendi hayatlarini kendileri kurup istedikleri karari verebiliyorlar.aileyi gecindirme sorumlulugu onlarada yüklenmis durumda.sartlar ayni iken bana niye haklarimin yarisi veriliyor?niye erkekler üc kere bos ol demekle kari bosuyorlarda kadinlara bu hak taninmiyor?
__________________
GITMISKEN SOYKIRIM ANITINADA CICEK KOY!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #42 (Daim)  
Eski 17.06.08, 20:54
al_ghaasheyah - ait Avatar
Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 28.05.07
Mesajlar: 91
Karizma Puanı: 57
al_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant futureal_ghaasheyah has a brilliant future
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

ATAMTÜRK´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Islam bunu kaldirdi diyorsun.ama savundugun düzen senin sahitligini yari yariya sayiyor,mirastan sana yari yariya hak veriyor,esine dört kadinla evlenme hakki taniyor,kocanin istememesi taktirde calismana izin vermiyor.sen simdi bunu gururuna yidirip seriati istediginimi söylüyorsun (kinamak icin degil,ciddi ciddi soruyorum).ya ben cahilim yada sen ne istedigini bilmiyorsun.sunlari bir aciklayiver.ben sahsen seriati istemiyorum ve erkeklerlede esit haklara sahip olmak istiyorum.mesela bir hadisi serifte özetle kadinlarin yönetecegi ülkeden hayir gelmeyecegi söyleniyor (yanlis biliyorsam söyle).bunlarmi kadinlari yüceltiyor???evet 1500 sene önce yasasaydim kocamin beni sokaga atacagina üc es daha almasina razi olurdum ama 21.yüzyilda artik sartlar degismedimi?kadinlar erkeklerin agzina bakmiyorlar,kendi hayatlarini kendileri kurup istedikleri karari verebiliyorlar.aileyi gecindirme sorumlulugu onlarada yüklenmis durumda.sartlar ayni iken bana niye haklarimin yarisi veriliyor?niye erkekler üc kere bos ol demekle kari bosuyorlarda kadinlara bu hak taninmiyor?
esenlik üzerinize olsun

İslam dininde kadın hiç kimseye bakmak zorunda değildir! Ne çocuğunu nede kocasının nafakasından sorumludur. Bir eve 2 kardeş düşünelim . 1 i erkek diğeri kız . bunları evlenmiş olsunlar . 2 kardeşin de 3 er çocuğu olsun farz edelim . her iki tarafında anne babaları var erkeğin ailesi şöyle :
3 çocuk
1 hanımı
1 kendisi
2 de anne baba
toplam 7 kişi . bu yedi kişiye erkek evlât bakmak zorunda . ama aynı erkeğin kız kardeşi ise hiç kimseye bakmak zorunda değil ! eğer kendisi zengin ana babası fakir ise o zaman bakması gerekli oluyor.
Bu durunda eğer o iki kardeş eşit miktarda alacak olsalar o zaman eşitlik olunca adalet olmaz


alıntı!
-------------------------------
B. Kadının Şahitliği



Bazı İslam bilginleri, Kur’an-ı Kerim'deki borçlanma ayetinden hareketle, iki kadının şahitliğinin, bir erkeğinkine denk olduğunu belirtmişlerdir. Söz konusu ayette;


Ey iman edenler! Belirli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın.(…) (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler, çağrıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar.(…)

buyurulmaktadır (Bakara 2/282).

1 incisi

/bu ayet kadını noksan görme değil bir imtihan ayetidir . teslimiyet hadisesi /



Görüldüğü üzere âyet, vadeli borçların şahit tutularak yazılmasının, ihtilafları önlemek bakımından yararlı olacağını bildirmek için inmiştir. Bu itibarla, ayette geçen yazın emri, bağlayıcı mahiyette olmayıp, tavsiye niteliğindedir. Hemen bütün alimler bu konuda görüş birliği içindedirler.

Diğer taraftan ayette geçen “Bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir.” ifadesi, bu ayetin tek kadının şahitlik yapamayacağını değil, alacağın güvenceye alınması için, bir erkek yerine iki kadının şahit tutulmasının önerildiğini göstermektedir. Nitekim, mahkemede şahitliğin ifasında tek bir kadının şahitliğinin geçerli olduğu bu ifadeden anlaşılmaktadır. Şöyle ki ayette mahkemede şahitliğin ifası sırasında iki



-3-



kadının da bulunmasının zorunlu olduğu ifade edilmeyip, aksine birinin unutabileceği kabul edilerek, diğerinin (yani tek bir kadının) şahitliğinin yeterli olabileceğine işaret edilmektedir.

Şahitlikte aslolan, adaletin tesisi ve hukukun işlerliğini sağlamak için, bir suç veya hakkın ispat edilmesidir. Hak veya suç ne ile ispat edilebiliyorsa o, gerek hukukta ve gerekse dinimizde delildir. Nitekim sadece kadınların şahitliğiyle sabit olabilecek hususlarda, tek başına kadının şahitliğinin geçerli olduğu alimlerin ittifakıyla kabul edilmiştir.

Şahitlikle ilgili diğer ayetlerde, şahitlik konusunda erkek – kadın ayrımı yapılmamıştır:

Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin...(Nisa 4/15)

Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut seferde olup da, başınıza ölüm musîbeti geirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder... (Maide 5/106)

Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın... (Talak 65/2)

Namuslu kadınlara zina isnad edip de sonrada dört şahit getiremeyenlere, seksen değnek vurun... (Nur 24/4)

Bu ayetlerde Arapça'daki erkek sığasının kullanılmasından hareketle bazı bilginler, bu konuda sadece erkeklerin şahitliğinin geçerli olduğunu ileri sürmüşlerdir. Oysa ki bütün dil bilimcilere ve İslam bilginlerine göre, erkek için kullanılan çoğul sığası, kadınları da içerir. Arapça dil kurallarına göre, söz konusu şahitler, erkek olabileceği gibi, kadın da olabilir. Bu da yukarıda zikredilen ayetlerde geçen “şahit” kelimelerinin kadınları da kapsadığını, dolayısıyla kadının şahitliğinin erkeğinkine denk olduğunu gösterir. Bunun böyle olduğuna, Nûr sûresinin 6-9. âyetleri delil teşkil etmektedir:

Eşlerinize zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şâhitlik etmesi, beşinci defada da, eğer yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir. Kadının, kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.

Erkeğin dört sefer şehadette bulunması, zina suçunun sabit olması için dört şahit gerekmesine dayanmaktadır; dört şahit bulunmadığında “kazf” (iftira) suçu söz konusudur. Erkek dört defa şahitlikte bulununca, kadının zina suçundan kurtulması için, erkeğin şahitliğine karşılık dört defa şahitlik etmesi istenmektedir. Bu da kadın ile erkeğin şahitliğinin denk olduğunu göstermektedir, Zira, kadının şahitliği gerçekten de, erkeğin şahitliğinin yarısına denk olsaydı; Yüce Allah ondan dört yerine sekiz kere şehadette bulunmasını emrederdi.

Sonuç olarak, konuyla ilgili ayetler birlikte değerlendirildiğinde, kadının şahitliğinin erkeğinkine denk tutulabileceği anlaşılmaktadır.

C. Kadının Mirasçılığı
İslam’dan önce kadının sabit ve belirli bir miras hakkı yoktu. Hatta o dönem Arap toplumunda, kadının mirasçı olması bir tarafa, kendisi mirasa konu olmaktaydı. İslam dini,



-4-



kadına sağlanan diğer haklarla birlikte, mirasçı olma hakkını da vermiştir. Bu hak, kadını korumayı ve hukukunu tespit etmeyi amaçlayan diğer âyetlere uygun olarak düzenlenmiştir. Nitekim kadınlarla ilgili bir takım hukukî düzenlemelerin yer aldığı Nisâ sûresinin 7. âyetinde şöyle buyurulmaktadır: “Ana-baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana-baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da pay vardır. Allah bırakılanın azından da, çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir”.

Mirasla ilgili âyetler birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlar çıkarılabilir:

Kur’an’ın kadını değersiz sayması söz konusu değildir. Bilakis konu ile ilgili âyetlerin getirdiği düzenlemeler, İslam’ın kadınların hukûkî şahsiyetlerini tanıdığını, onların hak ve hukukunu belirlemeye özel bir itina gösterdiğini; haklarının zayi edilmemesi için gerekli hukukî tedbirleri aldığını ortaya koymaktadır. Nitekim Kur’an’ın, kadının da erkek gibi mirasta hak sahibi olduğunu açık ve net bir şekilde ifade etmesi, iddia edildiğinin aksine kadına verilen değeri gözler önüne sermektedir.

Kadının mirasta erkek gibi hak sahibi olduğu açıktır. Ancak itirazlar, niçin mirasta kadına erkeğin yarısı kadar hisse verildiği konusunda yoğunlaşmaktadır. Kur’an’ın kadına mirastan erkeğin payının yarısı kadar hisse vermesini emrettiği şeklindeki genelleme konu ile ilgili âyetlerin sathî olarak okunmasından veya kasıtlı olarak saptırılmasından kaynaklanan bir iddiadır. İlgili âyetler (Nisa 4/11-14) dikkatlice ve herhangi bir önyargıdan uzak olarak okunduğu takdirde, bu iddianın hiç de gerçekleri yansıtmadığı açıkça görülür. Çünkü mirastan kadına erkeğin yarısı kadar hisse verilmesi, kadının mirasçı olarak sahip olabileceği bütün konumlar için değil, sadece kadının aynı babanın/ana-babanın çocuğu olarak erkek kardeşi ile birlikte mirasçı olması durumunda söz konusudur. Nitekim âyette de “Allah size çocuklarınız hakkında şunu emreder, (mirasta) erkeğin payı kadınınkinin iki katıdır” buyurulmuştur (Nisa 4/11). Binaenaleyh kadına erkeğin mirastaki hissesinin yarısının verilmesinin genel bir kural olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu sebeple mirasçı olarak kadının konumu ne olursa olsun, İslâm dininde her halükarda kadına erkeğin yarısı kadar pay verildiğini iddia etmek doğru değildir.

İlgili âyetlere göre şayet bir anne-babanın çocuğu vefat eder de miras bırakırsa, ölenin çocukları da varsa, anne-babanın her birine mirasın altıda biri verilir (Nisa 4/11). Burada görüldüğü gibi bir anne olarak kadına, çocuğunun mirasından verilen pay, bir baba olarak erkeğe verilen paya denktir. Bu da açıkça göstermektedir ki, kadına erkeğin payının yarısı kadar hisse verilmesi genel bir hüküm değildir. Hatta bu âyet, ölenin çocuğu yok ise, annenin, mirasın üçte birini alacağını da açıkça ifade etmektedir.

Konu ile ilgili âyetlerde, bir erkeğin veya kadının, anne veya babası vefat etmişse ve çocuğu da yoksa, sadece bir erkek veya kız kardeşi varsa, mirastan her birine eşit olarak altıda bir hisse düşeceği ifade edilerek, kadın ile erkeğin eşit hisse alacakları hükme bağlanmıştır (Nisa 4/12). Bu hususta, kadının hangi durumda olursa olsun, mirastan erkeğin payının yarısı kadar pay alacağı iddiasının ne derece sathî ve maksatlı bir iddia olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.

Kız ile erkek kardeşlerin birlikte mirasçı olmalarında kıza bir, erkeğe iki hisse verilmesinin sebepleri şöyle sıralanabilir:

a) İslam hukukuna göre, ister anne, ister eş, ister kız çocuğu, isterse kız kardeş olsun, kadının geçimi kendisine ait olmayıp; oğul, koca, baba veya erkek kardeşin sorumluluğundadır. Çoğunlukla kadın kendisi dışında başkalarının geçimini sağlamakla da



-5-



yükümlü değildir. Erkek ise tam aksine, hemen bütün toplumlarda eşinin, kızının, annesinin veya kız kardeşinin geçimini sağlamakla mükelleftir. Bu sebeplerdir ki “nimet külfete göredir” esasına uygun olarak, eşinin, kızının, annesinin veya kız kardeşinin geçimini sağlamakla yükümlü olan erkeğe, böyle bir yükümlülüğü olmayan kadının payının iki misli verilmiştir.

b) Kadın kendi mal varlığında istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Kadının malî durumu yerinde olsa dahi, ailenin harcamalarına iştirak etme zorunluluğu yoktur. Bu açıdan bakıldığında, kadın ile erkeğin eşit pay alması durumunda, erkek ailenin geçimini sağlamakla yükümlü olduğu halde, kadının böyle bir sorumluluğu olmadığından denge erkek aleyhine bozulmuş olacaktır.

c) Erkek evlenirken, eşine “mehir” vermekle yükümlüdür. Kadının ise, evlilikten doğan böyle bir yükümlülüğü olmamakta, aksine eşinden mehir almaya hak kazanmaktadır.

d) Kadın boşandığı takdirde iddet süresinde onun barınma, yeme-içme, giyim, tedavî gibi nafakasını ödemek kocanın görevi olduğu halde; kadının kocasına karşı böyle bir sorumluluğu yoktur.

Görüldüğü gibi malî mükellefiyetler bakımından kadın erkeğe karşı eşit olmak bir yana, avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Pek çok konudaki malî yükümlülükler erkeğe yüklenmiştir. İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı, kardeşler arası miras taksiminde, malî yükümlülüklerinin ağırlığına uygun olarak erkeğe iki hisse; hemen hiçbir malî yükümlülüğü olmayan kadına ise bir hisse verilmiştir. Bu da adalet ve hakkaniyete en uygun olan taksimdir.

Yukarıda zikredilen dayanak ve gerekçeler ışığında;

a) İslâm'a göre, gerek ontolojik olarak, gerekse dinî sorumluluk, hukukî ehliyet, temel hak ve hürriyetler bakımından ilkesel bazda kadın erkek ayrımı söz konusu olmadığına,

b) Şahitlik konusunda, borçlanma ayetinde belirtilen ve dönemin şartları ışığında, kadınların ticarî faaliyetlerdeki pasif rolünden kaynaklanan farklılığın, genel düzenleme içermediğine,

c) Konuyla ilgili ayetler birlikte değerlendirildiğinde, kadının şahitliğinin erkeğinkine denk olduğuna,

d) Kardeşlerin miras paylaşımında kadınların payının, erkeklere nispetle farklı olarak düzenlenmesinin, erkeğin çeşitli alanlardaki mali sorumluluğunun kadına nispetle daha ağır olmasıyla doğrudan ilişkili olduğuna, e) Kadının ihtiyacının daha fazla olduğu veya erkeğin mali sorumluluğun daha az bulunduğu durumlarda, karşılıklı rıza ile bu paylaşımın daha farklı bir şekilde yapılabileceğine,

kaynak
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]



-----------------------------

4 kadınla evliliğe gelince Kur'anda 4 kadın alın diye 1 emir yok ruhsat var
ki o da nadir olan şeydir . yukarıda evliliğin getirdiği erkeğe yukumlulukler de dahil olunca o 4 evlilik hadisesi daha da zorlaşır.
öte yandan 1 evliliği savunup onlarca metresi olan şu gece burada bu gece burada fink atanlara , eşlerini aldatanlara gelince kimse bir şey demiyor ve gayr-i meşru bu ilişkilerden çocukların da durumları sıcak 1 aile atmosferi yaşayamamaları vs . ama emir olmayıp sadece ruhsat olan alabilirsiniz diyen ve bu çok evlilkerin erkeğe getireceği külfet te işin cabası

--------------------------------
Birden fazla evlenmeyi düşünen erkek, eşler arasında davranış, geceleme, adalet, giyim, ihtiyaçları giderme ve diğer konularda aralarında hiç bir fark gözetmeyeceği konusunda kesin kararlı ise ve ikinci bir evliliğe ihtiyaç hissediyorsa evlenmesi caizdir. Yoksa caiz değildir. Eğer bu şartlara riayet etmezse haram işlemiş ve kul hakkına tecavüz etmiş olur.

Allah Kuran-ı Kerimde birden fazla evliliğe müsaade etmiştir. Ancak adaletli olunamayacak durumlarda tek evliliğin yapılmasını istemiştir. Bu nedenle zorunlu olmadıkça birden fazla evliliğin doğru olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü birden fazla evlilik durumunda eşit davranmanın nerdeyse imkansız olduğunu en azından çok zor olduğunu ve her erkeğin işi olmadığını görmekteyiz.

Bununla beraber ikinci bir evliliğin zorunlu olduğunu düşünen birisinin de şahitler yanında nikah kıyabileceğini ve akrabalarına haber vermesinin farz olmadığını ifade edelim.

ÇOK EVLİLİK

"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir." (Hadis-i Şerif)

Eski Mısır Hukuku: Koca bazı şartlar altında birden fazla kadınla evlenebilirdi.

Babil Hukuku: Hamurabi kanunlarına göre, zevce çocuk doğurmazsa veya ağır bir hastalığa tutulursa, koca odalık alabilirdi.

Çin Hukuku: Kocanın serveti müsait olursa, ikinci derecede zevceler alabilirdi. Şu kadarki, bu kadından doğacak çocuklar, birinci ve asıl zevcenin çocukları sayılırdı.

Eski Brehmenler: Vichnou kitabına göre, erkekler bulundukları sınıflara göre bir, iki, üç veya daha fazla kadınla evlenebilirdi. Apastamba kitabında ise, bu konuda tahdit vardı, kadın vazifelerini hakkıyla yerine getirebiliyor ve erkek çocuğuda oluyorsa, koca ikinci bir kadınla evlenemezdi.

Manu düsturlarında, bir adam, ilk zevcesini kendi toplumsal seviyesinde seçmesi lazımdı, ikinci zevcesini, daha alt tabakalardan alabilirdi.

Eski İran : Çok evlilik kabul edilmişti.

Roma Hukuku : Odalık almak, kanuni nikah olmaksızın yaşamak vardı.

Kitab-ı Mukaddes : Eski Ahid'de Davud a.s. bir çok kadınla evlendiği zikredilir. Eski Ahid'de çok evlilikten bahseden başka yerler de vardır. Müsevilite de çok evlilik vardı.

Yeni Ahid'de (İncil), birden fazla kadınla evlenmeyi yasak eden bir madde yoktur. Ancak tek zevce ile yetinmenin iyi olacağına dair tavsiyeler vardır.

Birden fazla evlenme, Hristiyanlık aleminde XVI. asra kadar normaldi.

İslam'dan Önceki Arabistan: Çok evlilik konusunda hiç bir tahdit ve sınır yoktu. Erkek istediği kadart kadınla evlenebildiği gibi, aralarında zevce değişimi bile olurdu.

İSLAM'DA ÇOK EVLİLİK

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır." (Nisa Suresi / 3)

Ayette açıkça görülmektedir ki, birden fazla 2,3 nihayet 4 kadınla evlenme; mutlaka yapılması gerekli farz ve vacib kabilinden bir emir değil, bir müsaadedir. Ancak bu izin, kadınlar arasında tam bir adalet yapmaya bağlanmış, Bir tek zevce ile yetinmenin, adalete en yakın ve en doğru yol olduğu belirtilmiş; adaleti yerine getiremeyeceğinden korkanın, tek kadınla yetinmesi emredilmiştir.

ÇOK EVLILILIK KONUSUNDA ISLAM PRENSIPLERI

1) Adetin sınırlandırılması : Cahiliye devrindeki erkeğin hudutsuz evliliğine sınır getirilmiş. Bu ayetin nuzulünden sonra Resulullah'ın emriyle 4'den fazla hanımı olanlar, fazlalarını boşadılar.

2) Eşler arasında adaletin gözetilmesi : Zevceler arasında adalet, yedirme, içirme, giydirme, barındırma, kocalık muamelesi, sevgide gösterilecektir. Yalnız şu varki, insanın sevgi hususunda tam bir eşitlik gösterebilmesi, imkansız denecek kadar zordur. Kadının çeşitli fiziksel ve ruhsal özellikleri sevginin derecesindeki farklılıkları meydana getirecektir. Erkek ne kadar eşitlik konusunda çaba harcasa da bunu başarması imkansız derecesindedir.

Cenab-ı Hak buyuruyor: "Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Nisa Suresi / 129)

Bu ayet-i kerimeyle Cenab-ı Hak erkekleri kadınlarına sevgi ve muhabbet hususunda mutlak bir eşitlik göstermekten afvetmiş. Sadece erkeğin bir tarafa bütün bütün meyledip ötekinden yüz çevirmesini yasaklamış, elinden geldiği kadar eşit davranmaya çalışmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir."
(Hadis-i Şerif)

Erkek ikinci evlilik için eşinden izin alamk zorunda değildir. Kadın yaratılışı itibariyle erkeğini normal şartlar altında ikinci bir kadınla paylaşmaya razı olmadığı gibi, hiçbir kadın da mecbur kalmadan evli bir erkekle hayatını birleştirmek istemez.

Çok evliliğin hak olduğuna inanmak imanın gereğidir. Ancak, buna inanmak kadının, kocasının kendi üzerine evlenmesini onaylayarak rıza göstermesi, tasvip etmesi zorunluluğunu getirmez.

Hiçbir mümin babadan da kızı üzerine damadının ikincisi, üçüncüsü veya dördüncü kadını almasını olgunlukla beklenemez. Kadının kıskançlık fıtratı ve babalık şefkati buna engeldir.

Nitekim: Peygamberimizin kızı Hz.Fatıma, kocası Hz.Ali'nin ikinci bir kadınla evlenmek istemesine karşı çıkmıştır. Peygamberimizin terbiyesinde büyüyen Hz.Fatıma'nın, kocasının ikinci evliliğine karşı çıkması caiz olmasaydı Allah Resulü onu ikaz eder, kocasının arzusuna boyun eğmesini emrederdi. Halbuki durum öyle olmamış, bilakis kızının üzüldüğünü gören Allah Resulü, damadı Hz.Ali'nin bu arzusundan vazgeçmesini istemiş, eğer vazgeçmezse ancak Fatıma'yı boşadıktan sonra evlenebileceğini bildirmiştir. Hz.Ali'nin Fatıma'nın üzerine evlenip onu üzmesine razı olmamıştır.
Allah resulünün bu davranışında, müslüman kız ve babalarının damadın ikinci evliliğine karşı çıkabilecekleri hususunda ruhsat vardır denilebilir.

Sözün özü: İslam çok evliliği ne emir ne de tavsiye etmiştir. Sadece bazı zaruri hallerde müsaade etmiştir. Zaten yukarıdaki olayı naklettikten sonra diyecek bir şey olmasa gerek.

1) Bu yazının hazırlanmasında büyük ölçüde, Sayın Mehmet Dikmen tarafından kaleme alınan "İslamda Kadın Hakları" eserden yararlanılmıştır.
2) Elmalı Tefsiri
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör

alınıt
kaynak
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
__________________
Hel etâke hadîsul gâşiyeh(gâşiyeti).
Gâşiyenin (heryeri kuşatıp kaplayacak olan korkunç felâketin) haberi sana geldi mi?
sure-i
GAŞİYE 88/1

Konu al_ghaasheyah tarafından (17.06.08 Saat 21:05 ) de değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #43 (Daim)  
Eski 17.06.08, 23:43
leyall - ait Avatar
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 26.12.07
Şehir: ankara
Yaş: 22
Mesajlar: 160
Karizma Puanı: 43
leyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant futureleyall has a brilliant future
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

ATAMTÜRK´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
yanlis anlasilmasin,sadece seriati savunanlarin dünya görüslerini ve benimde bilmedigimi düsündügüm bazi hakikatleri bilmek icin soruyorum:ben bir düzeni veya kurali elestirirken bunu uyguladigini iddia eden a veya b ülkesine bakmam.benim icin tek kaynak kuranin kendisidir.islam diniyle kadinlara gereken deger verilmistir diyorsun,kiz cocuklari gömülüyordu,Islam bunu kaldirdi diyorsun.ama savundugun düzen senin sahitligini yari yariya sayiyor,mirastan sana yari yariya hak veriyor,esine dört kadinla evlenme hakki taniyor,kocanin istememesi taktirde calismana izin vermiyor.sen simdi bunu gururuna yidirip seriati istediginimi söylüyorsun (kinamak icin degil,ciddi ciddi soruyorum).ya ben cahilim yada sen ne istedigini bilmiyorsun.sunlari bir aciklayiver.ben sahsen seriati istemiyorum ve erkeklerlede esit haklara sahip olmak istiyorum.mesela bir hadisi serifte özetle kadinlarin yönetecegi ülkeden hayir gelmeyecegi söyleniyor (yanlis biliyorsam söyle).bunlarmi kadinlari yüceltiyor???evet 1500 sene önce yasasaydim kocamin beni sokaga atacagina üc es daha almasina razi olurdum ama 21.yüzyilda artik sartlar degismedimi?kadinlar erkeklerin agzina bakmiyorlar,kendi hayatlarini kendileri kurup istedikleri karari verebiliyorlar.aileyi gecindirme sorumlulugu onlarada yüklenmis durumda.sartlar ayni iken bana niye haklarimin yarisi veriliyor?niye erkekler üc kere bos ol demekle kari bosuyorlarda kadinlara bu hak taninmiyor?

arkadaşım gerçekten merak ettiğini düşünerek cevap veriyorum.. birincisi hala anlatabilmiş değilim. hakiki şeriatın ne olduğunu bilmiyorsunuz gerçekten öğrenmek için çabalamıyorsunuz.. kız çocukları cahiliye devrinde diri diri gömülüyordu.. islam bunu kabul etmedi.. bu asla kaldırmadı.. bu gidişe bizzat islam dini ve şariatı dur dedi.. ikincisi kadında eğer isterse eşini boşama hakkına sahiptir.. bunu bilmiyorsun belkii.. 3 tane ve ya 4 tane hanım almak bulabildiğiniz tek şey bu heralde karşı çıkmak için... daha öncede söyledim şimdide söylüyorum.. yine Efendimiz'den örnek vereceğim.. efendimizin hanımlarının önemili bir kısmı savaşlarda ölen şehitlerin korumaya ihtiyacı olan hanımlarıydı.. hepsine eşit davranır.. hatta geceleri ibadet etmek için hz. Aişe annemizden izin bile istediği olmuştur.. siz hangi anlayıştan bahsediyorsunuz... dünya üzerinde en çok kadına değere veren tek din islam dır.. kadınlar susr evinde oturur.. hiçbşeye karışmaz.. erkeklerine tek bir söz söylemez gibi bi anlayış olmamıştır.. okumadığınızı sadece kulaktan dolma şeylerle konuştuğunuzu düşünüyorum.. ayrıca günümüz toplumunda kadına değer verilmiyor olmasının tek nedeni islam dininden uzaklaşıyor olmasındandır.. böyle bir toplumda gayri ihtiyarı erkeklerle eşit olma gibi bir düşünce doğuyor.. Allah katında bütün kullar eşittir.. takva anlamında.. iman anlamında.. ibadet anlamında.. sadece dünyada erkekler yaratışışları gereği daha baskın ve sahiplenici olmak zorundadır.. ancak günümüz erkeklerinde giderek bi yumuşama olduğu için bunlar da tarih oldu.. o yüzden şaşırıyoruz.. eski Türk tarihini de ararştırırsak görürüz aslında.. zaten Türklerin islamiyeti seçmesinde bunlarda etkili olmuştur.. kadının şahitliği konusundada çok büyük bir mesaj var biz kadınlara ama görebilene... Rabbim bunu böyle emrettiyse bizim buna karşı çıkmamız şirke girer ki en büyük günah da budur.. bizim kıstasımız Efendimiz (s.a.v) dir.. o eğer böyle bir uygulama yaptıysa.. veya yapılmasında herhangi bir mahsur görmediyse biz bu aklımızla buna karşı duramayız.. sadece okumak.. işin özünü görebilmek önemli.. yoksa herkes bilir kadın erkek eşittir.. kadınlar heralanda var olmalıdır.. kadsın şudur budur demeyii.. ama ölçümüz ne bu insan eli medeni kanunlar.. nede belli kişilerin öszleridir.. ölçümüz Allah(c.c), Rasullullah (s.a.v) ve Hak din islamdır.. bu din tam teslimiyet ister.. yarı iman etmiş yarısını es geçmiş diye bişey olmaz..

nacizane merakını giderdiysem ne mutlu bana.. ama aklına yatmadıysa bu konuda yazılmış çok kitap var eleştirel değilde anlamaya çalışarak okumanı tavsiye ederim.. şeriatın ama hakiki şeriatın korkulacak bişey olmadığını bir gün herkes anlayacak inşAllah....
__________________
iLiM İrFaN ArAdIm KıLdIM TaLeP...
iLiM İrFaN GeRiDe KaLdI..iLLE EDEP İLLE EDEP....


Dünyaya Ait çok Büyük Bir Derdin Olursa Rabbine Dönüp,
Benim BüyükBir Derdim Var Deme!..
Derdine Dönüp,benim çok Büyük Bir Rabbim var DE!..


KıZıMıN ÖrTüSü BaTMaKTa ReZiLiN GöZüNe
AcIrIm TüKüRüĞe BiLLAHİ TüKüRSeM YüZüNe
(m.akif)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #44 (Daim)  
Eski 18.06.08, 17:46
kral_beyaz - ait Avatar
Süper Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 24.07.06
Şehir: istanbul
Yaş: 24
Mesajlar: 251
Karizma Puanı: 103
kral_beyaz has a reputation beyond repute
kral_beyaz - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

bu kadar caydırıcı net kuralları olan herşeyin her davanın net ve kısa sürede çözüleceği bi hukuk bi anayasa (yok isviçre yok bilmem nerenin anayasası)varmı varsa gösterinde şeriat olmasın sizin dediğiniz olsun şeriatle ilgili yeterince bilgi verilmiş burda benımde ayrıca anlatmama gerek yok ama şeriat gibisinide hiçkimse gösteremez o yuzden kesınlıkle şeriatin gelmesini istiyorum
__________________
aşşk herşeyi affedermi???

sahipler köpeklerini severler ama SAYGI duymazlar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #45 (Daim)  
Eski 18.06.08, 19:15
makina_17 - ait Avatar
Forum Vekili

 
Üyelik Tarihi: 23.12.06
Şehir: Kocaeli
Yaş: 23
Mesajlar: 3,388
Karizma Puanı: 414
makina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond reputemakina_17 has a reputation beyond repute
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

aslaaaaaaa..................
Türkiye Cumhuriyeti şeriat ile yönetilemez.........
__________________


sen bende,ben ölürsem ölürsün
sen ölürsen ben zaten ölürüm
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #46 (Daim)  
Eski 18.06.08, 20:22
ATAMTÜRK - ait Avatar
Kıdemli Üye

 
Üyelik Tarihi: 15.05.07
Mesajlar: 1,390
Karizma Puanı: 189
ATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud of
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

al_ghaasheyah,ellerin dert görmesin ama konuyu yanlis anladin.bende bu ayetlerin inis sebeplerini en az senin kadar iyi biliyorum.sorun o degil.sorun bu ayetlerin 21. yüzyilda uygulanmasi durumunda büyük bir kargasanin cikacagi gercegidir.
miras konusunu ele alalim:saydigin sebepler son derece tatmi edici,ama 1500 yil önce yasayan biri icin.günümüze bakmak gerekirse:kadin okur,kadin cocuklarina bakar,kadin calisi,kadin evini derler,toparlar,yani özetlemek gerekirse erkekten daha yorucu bir görevi üstlenmis ve ondan kat kat daha cok calismaktadir.buna ragmen kardesine verilen mirasin yarisini almasi nasil bir adalettir?1500 yil önceki kadinlar icin son derece önemli bir gelisme olan bu uygulama günümüzde hala gecerlimidir?sartlar degismemismidir?kuran okuyup,ezberleyip ve üzerinde gerekce ve sartlari düsünülmeden uygulanan dogmatik bir kitapmidir?hasa,elbetteki degildir,cünkü Islam herseyden önce akil,mantik ve vijdan isidir.

sahitlige gelince:bu konuda cesitli tevsirler var.aklima en cok yatan ve benimde sahiplendigim sekli ise sudur:o ayet sadece ticaret konularinda gecerlidir.dönemin kadinlari bu alanda bilgi sahibi olmadiklari icin haksizligi önlemek adina bu ayet inmistir ki bence son derece güzel bir düsünme tarzi.geri kalan konulada ve özelliklede günümüzde sahitlik tamamen esittir.ben buna inaniyorum,sen inanmayabilirsin.

dört eslilik konusunuda cok güzel anlatmissin.Peygamberimiz asla ve asla kötü niyetli oldugu icin dört es almamistir.o günün sartlari bunu gerektiriyordu ve en adaletli cözüm buydu.daha öncede belirttigim gibi:1500 önce yasasaydim herhalde bende bunu tercih ederdim.ama sorun o degil:sorun günümüzde sözde dindarlarin bu ayeti sehvet dünyalarina alet etmeleridir."üc esim var,ALLAH ölmeden önce dördüncüsünü nasip etsin" diyen insanlar var bu ülkede.evlerinde bir harem ve düzinelerce cocuk:bumu ahlak anlayisimiz.o evde yasayan bir cocugun dünyasini hayal edebiliyormusun:babasi (af buyrun) her gün baska bir kadinin koynuna giriyor.cocuklarin bu durumu görmemesi imkansiz.peki bu zavallilarin ahlak dünyasi bundan nasil etkilenir?ben sana söyleyeyim:bu cocugun büyüdügünde en büyük degerleri 1.kadin,2. ona ulasabilmek icin gerekli gördügü para.zaten toplum olarak büyük bir ahlaki cöküm yasadigimiz bu günlerde dört kadin meselesi bunu dahada körüklemezmi?sunuda belirtmek isterim ki bu ayete dayanip dört es alanla hergün sevgili degistiren insanlar arasinda bir fark görmüyorum,bu konuyu hakli cikmak icin kullanmazsin umarim.
selametle
__________________
GITMISKEN SOYKIRIM ANITINADA CICEK KOY!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #47 (Daim)  
Eski 18.06.08, 20:33
ATAMTÜRK - ait Avatar
Kıdemli Üye

 
Üyelik Tarihi: 15.05.07
Mesajlar: 1,390
Karizma Puanı: 189
ATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud ofATAMTÜRK has much to be proud of
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

leyall´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
arkadaşım gerçekten merak ettiğini düşünerek cevap veriyorum.. birincisi hala anlatabilmiş değilim. hakiki şeriatın ne olduğunu bilmiyorsunuz gerçekten öğrenmek için çabalamıyorsunuz.. kız çocukları cahiliye devrinde diri diri gömülüyordu.. islam bunu kabul etmedi.. bu asla kaldırmadı.. bu gidişe bizzat islam dini ve şariatı dur dedi.. ikincisi kadında eğer isterse eşini boşama hakkına sahiptir.. bunu bilmiyorsun belkii.. 3 tane ve ya 4 tane hanım almak bulabildiğiniz tek şey bu heralde karşı çıkmak için... daha öncede söyledim şimdide söylüyorum.. yine Efendimiz'den örnek vereceğim.. efendimizin hanımlarının önemili bir kısmı savaşlarda ölen şehitlerin korumaya ihtiyacı olan hanımlarıydı.. hepsine eşit davranır.. hatta geceleri ibadet etmek için hz. Aişe annemizden izin bile istediği olmuştur.. siz hangi anlayıştan bahsediyorsunuz... dünya üzerinde en çok kadına değere veren tek din islam dır.. kadınlar susr evinde oturur.. hiçbşeye karışmaz.. erkeklerine tek bir söz söylemez gibi bi anlayış olmamıştır.. okumadığınızı sadece kulaktan dolma şeylerle konuştuğunuzu düşünüyorum.. ayrıca günümüz toplumunda kadına değer verilmiyor olmasının tek nedeni islam dininden uzaklaşıyor olmasındandır.. böyle bir toplumda gayri ihtiyarı erkeklerle eşit olma gibi bir düşünce doğuyor.. Allah katında bütün kullar eşittir.. takva anlamında.. iman anlamında.. ibadet anlamında.. sadece dünyada erkekler yaratışışları gereği daha baskın ve sahiplenici olmak zorundadır.. ancak günümüz erkeklerinde giderek bi yumuşama olduğu için bunlar da tarih oldu.. o yüzden şaşırıyoruz.. eski Türk tarihini de ararştırırsak görürüz aslında.. zaten Türklerin islamiyeti seçmesinde bunlarda etkili olmuştur.. kadının şahitliği konusundada çok büyük bir mesaj var biz kadınlara ama görebilene... Rabbim bunu böyle emrettiyse bizim buna karşı çıkmamız şirke girer ki en büyük günah da budur.. bizim kıstasımız Efendimiz (s.a.v) dir.. o eğer böyle bir uygulama yaptıysa.. veya yapılmasında herhangi bir mahsur görmediyse biz bu aklımızla buna karşı duramayız.. sadece okumak.. işin özünü görebilmek önemli.. yoksa herkes bilir kadın erkek eşittir.. kadınlar heralanda var olmalıdır.. kadsın şudur budur demeyii.. ama ölçümüz ne bu insan eli medeni kanunlar.. nede belli kişilerin öszleridir.. ölçümüz Allah(c.c), Rasullullah (s.a.v) ve Hak din islamdır.. bu din tam teslimiyet ister.. yarı iman etmiş yarısını es geçmiş diye bişey olmaz..

nacizane merakını giderdiysem ne mutlu bana.. ama aklına yatmadıysa bu konuda yazılmış çok kitap var eleştirel değilde anlamaya çalışarak okumanı tavsiye ederim.. şeriatın ama hakiki şeriatın korkulacak bişey olmadığını bir gün herkes anlayacak inşAllah....
kadinin bosama hakki yoktur demedim,bosanmak icin bin dereden su getirmesi gerektigini söyledim.bu konudaki düsüncelerini biraz acarsan sevinirim.

dört kadin meselesinde Peygamberimizi örnek vermen cok yanlis.bu konuyu yukardaki mesajimdada acikladim:günümüzün erkekleri Peygamberimiz gibi iyi niyetlerinden dolayimi evlerini hareme ceviriyorlar?yapmayin ALLAH askina,ayetlerin inme zamanini ve sebeplerini gözönünde bulundurmadan Kuranda yazan herseyi okuyup,ezberleyip uygulamak ALLAHa yapilan en büyük hakarettir.cünkü ALLAH bircok ayetinde insanlara düsünmeyi tavsiye eder.düsünmemizi istemeseydi zaten akil vermezdi.ben basörtüsü emrinin hangi ayette yazdigini bilmeden baskalarinin agzina bakip tesettüre bürünen kadinlar bilirim ve üzülerek söylemek isterimki bunlar cogunlukta.din konusunda bu kadar samimiyetsizlik bizleri bu duruma düsürdü.herkes cennete girmek icin kendine bir kilavuz ariyor,haci,hoca veya seyh yada sihlar.ALLAHi Kurandan ögrenirsin,kulaktan dolma bilgilerle degil.bu tür insanlarin ALLAHin emirlerine uymalari ne anlam ifade ederki?birisi onlara "ALLAH sana 9.kattan atlamani emrediyor" dese ALLAHin kendilerine verdigi akildan biraz olsun faydalanmadan atacaklar kendilerini.KURAN bu degildir,ISLAM bu degildir.herseyi bire bir kabul edip uygulayacaksin gibi birseyde olamaz,konuyu arastirip aklini kullanarak bir sonuca varmak gerek cünkü islam akil,vijdan ve mantik dinidir,dogmalar yigini degil.senin kurani böyle algilaman sorun degil,sorun savundugun sistemin karsit görüslülerin fikirlerine saygi duymadan Kuranda yazilanlari uygulamasidir.senin sahitliginin yari yariya olmasini isteme hakkin oldugu gibi benimde bunu redetme hakkim var.oysa seriatta böyle degildir cünkü bu sistemde cok hukukluluk vardir:eger senin pasaportunda müslüman oldugun yaziyorsa gereken uygulanir.acikcasi ben bu eziyetle günümüzde basörtülülere yapilan eziyet arasinda bir fark göremedim.

konuyu biraz daha acmak gerekirse:sahsen Islamin temel direklerinin Türk toplumu icin vazgecilmez ve gerekli görüyorum.Sehitlik kavrami,kul hakki,ahlak anlayisini bu konuda örnek verebilirim.ama Kuranin her detayini uygulamak günümüzde mümkün degildir cünkü uygulanmasi taktirinde türk-kürt,türbanli-türbansiz tartismalarina kadin-erkek tartismasi eklenecektir.bir örnekle bunu aciklamak isterim:

(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 25)

Arzulayıp-seçecekleri meyveler, Canlarının çektiği kuş eti. (Vakıa Suresi, 20-21)

Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur); (Vakıa Suresi, 24)

bu surelerde cennette insanlari ne tür nimetlerin bekedigi anlatilmaktadir.sureler 1500 sene önce inmis,yani yasam sartlarinin,insanlarin hayata bakis ve hayattan bekleyislerinin günümüzden farkli oldugu bir dönemde.o dönemde yasayan bir insan ile senin bu surelerden algiladiklarinin ayni oldugunumu düsünüyorsun?asla degil.böye bolluk ve bu tür nimetlerin icinde yasamasak ta 1500 yil önce yasayan bir insan bu sureden daha büyük bir haz alacaktir cünkü o bizim yasadigimiz bollugu hayal bile edememektedir.surelerin bizim icin önemsiz oldugunu ifade etmiyorum,elbetteki hala insanlara büyük bir heyecan veren sureler bunlar.ama gitlik cinde yasayan o dönemdeki insanin bu sureyi okudugunda duyudgu heyecanida hissetmemiz mümkün degil.söylemek istedigim insanlarin algilayis seklinin,yasam sartlarinin ve hayattan beklentilerinin degismis olmasidir.bu bir gercek iken ALLAHin bizden Kuranda yazilan herseyi noktasi noktasina uygulamamizi istemesini düsünmek samimi degil cünkü bunu yapabilmek icin hepimizin 1500 yil önce yasamis insanlar gibi düsünmemiz,konusmamiz ve yasamamiz gerekir ki bunun mümkün olmadiginida hepimiz cok iyi biliyoruz.

deginmek istedigim baska bir nokta da ulus devletiyle seriatin günümüzde uyusmadigi gercegidir:OSMANLI gibi herkesin hür ve esit yasadigi bir imparatorlugun ulusal heyecanlardan dolayi cöktügünü görmek bazi sartlarin degistirdigini göstermiyormu?21.yüzyilda ümmet degil,millet kavrami vardir.seriat ise ulusal devlete cok hukuklulugu ile darbe vurmaktir (yanlis biliyorsam söyle).cok hukuklugun oldugu bir ülkede demokrasi olmaz,bir millet ise hic olmaz.seriati uygulamak demek ülkemizin emperyalist güclerin carkinda ezilmesini seyretmek demektir.lütfen bunlarida gözönünde bulunduralim.TÜRK milletinin Islam anlayisi bu topraklarda varolmamiz icin gereklidir ama insanlarimizin Islami araplardan farkli algiladiklarinida anlayalim artik.
selametle
__________________
GITMISKEN SOYKIRIM ANITINADA CICEK KOY!!!

Konu ATAMTÜRK tarafından (18.06.08 Saat 20:52 ) de değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #48 (Daim)  
Eski 19.06.08, 10:24
SAHRA SAHRA - ait Avatar
Forum Canavarı

 
Üyelik Tarihi: 08.10.07
Şehir: ısparta
Yaş: 20
Mesajlar: 774
Karizma Puanı: 115
SAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond repute
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

neler söylediğinizin farkındamısınız
anayasaya aykırı davranıyorsunuz ülkenin rejimi ASLA DEĞİŞTİRİLEMEZ DEĞİŞTİRİLMESİ TEKLİF BİLE EDİLEMEZ
HİÇ BOŞUNA UĞRAŞMAYIN BU ÜLKEDE TÜRBAN ASLA KABUL EDİLEMEZ ASLA ŞERİATLE YÖNETİM GETİRİLEMEZ
__________________
"Büyük olmak için hiç kimseye dalkavukluk etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalısacaktır, fakat sen buna dayanıklı olacaksın, önüne sonu gelmeyen engeller çıkacaktır. Kendini büyük değil; küçük, zayıf, kimsesiz ve araçsız kabul edecek, kimseden yardım gelmeyecegine inanmış olarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana "BÜYÜKSÜN" derlerse bunu söyleyenlere güleceksin!...

Mustafa Kemal ATATÜRK
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #49 (Daim)  
Eski 19.06.08, 12:24
kamis - ait Avatar
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 31.01.08
Şehir: Baku/Azerbaycan
Mesajlar: 130
Karizma Puanı: 37
kamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond reputekamis has a reputation beyond repute
Ce: Türkiye'nin Şeriat ile Yönetilmesini İstiyor musunuz?

Şimdi insanlara,kainatı Kim yarattı diye sorsan Allah derler... Peki niye Kur'an ve Sünnetteki Şeriat ile hükmetmiyorsunuz da Allah'ın hükümlerini beğenmiyor karşı çıkıyorsunuz desen ? Sebep olarak: günümüzle uyuşmuyor bahanesiyle apışıp kalırlar...!
__________________
Bu toplumda 'biliyor olmak' mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür.

Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder
...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #50 (Daim)  
Eski 19.06.08, 12:43
SAHRA SAHRA - ait Avatar
Forum Canavarı

 
Üyelik Tarihi: 08.10.07
Şehir: ısparta
Yaş: 20
Mesajlar: 774
Karizma Puanı: 115
SAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond reputeSAHRA SAHRA has a reputation beyond repute