Tekil Mesaj Gösterimi
  #1 (Daim)  
Alt 31.05.08, 19:30
vatanim_turkiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vatanim_turkiye vatanim_turkiye isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Forum Canavarı
 
Üyelik Tarihi: 07.11.06
Şehir: Stuttgart
Yaş: 19
Mesajlar: 972
Blog Başlıkları: 9
Tecrübe Puanı: 178
vatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond reputevatanim_turkiye has a reputation beyond repute
Gençlik nereye gidiyor?

Gençlik nereye gidiyor?

Liseli genç kızın, sınıfın ortasında silahını çekip "sevdiği genci" öldürmesi dehşete düşürdü beni. Lise yıllarına gittim birden.


Kendi sınıfımda böyle bir olayın geçtiğini hayal ettim.
O zamanlar nasıl bir ruh hali içinde olurdum, bilemiyorum.
"Bilemiyorum" derken, zihnimin almadığını söylemek istiyorum.
Biz mi çok yaşlandık, zaman mı çok hızlı geçti anlamak mümkün değil.
Olayı yaşayan gençlerin görüntüleri ve resimleri, onların nasıl bir "şok" içinde olduklarını açıkça gösteriyordu.
Bir genci seveceksiniz, delikanlılık bu ya, bir gün gelecek sizden yüz çevirecek.
Bir genç kız olarak bunu kendinize yediremeyeceksiniz, gideceksiniz, sınıfa gireceksiniz ve orada "ihanet"inin "ceza" sını vereceksiniz.
Filmlerde bile zor görülen bu manzara, gençliğin ne kadar israf edildiğini göstermesi bakımından çok ilginç.

Lise yıllarında iken bir sohbette şu cümleler okunmuştu:

"Gençlik damarı akıldan ziyade hissiyatı dinler. His ve heves ise kördür. Akıbeti görmez. Bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzete tercih eder.
Bir dakika intikam lezzetiyle katleder, seksen bin saat hapis elemini çeker. Ve bir saat sefahat keyfiyle, bir namus meselesinde binler gün hem hapsin, hem düşmanının endişesinden sıkıntılarla ömrünün saadeti mahvolur.
Biçare gençlerin çok vartaları (tehlikeleri) ta ki, en tatlı hayatını en acı ve acınacak bir hayata çeviriyorlar."

75 sene önce yapılan bu tespitler, bugün artık çok canlı olarak yaşanıyor. Canlı, hem de çok acıklı ve vahim bir şekilde...

Gençlik duygu körlüğü yaşıyor. İleriyi düşünmüyor. Aklını bir tarafa atarak yürüyor. Anlık lezzetini düşünüyor. Uzun bir geleceğin varlığından habersiz yaşıyor. İntikam duyguları baskın geliyor. Ne hayatı ciddiye alıyor, ne de kendini ve geleciğini.
Kendi aleminde büyüttüğü eften püften bir mesele yüzünden bir cana kıymayı hiç sayıyor. Sonunda o güzelim gençlik yıllarını hem acı hem de acınacak bir şekle çeviriyor.
Bu tür olaylar gittikçe "sâvi bir illete", bulaşıcı bir hastalığa dönüşüyor, yayılıyor, yaygınlaşıyor.
Gençlerin gözünde bu tür olaylar normalleşmeye, sıradanlaşmaya doğru gidiyor.
Bir, iki, üç, beş derken İstanbul gibi metropol yerlerden Anadolu'nun bir ilçesine kadar olay uzanabiliyor.
Bu gidişattan okul idarecileri aciz, aile ve veliler çaresiz, toplum da bir çözümsüzlük içinde.
Bugünden tezi yok, eğitim hizmetlerine acil ve toplu bir çözüm getirilmeli.
Paradan başka bir güç tanımayan gençliğe kalıcı değerler tanıtılmalı.
Geçici heveslerden başka bir şey bilmeyen gençliğe aklını kullanabilecek, insanî duygularını öne çıkarabilecek bir şefkat ve sevgi eğitimi verilmeli.
"Kendinden" başka kimseye inanmayan, nefsinin esiri olmuş, şehvet ve hazlarının tatminine kilitlenmiş gençliğe bu yolun uçuruma gittiğini anlatacak bir ahlak ve iman lezzeti tattırılmalı.
Gözünü bile kırpmadan arkadaşının, sevdiği bir insanın canına kıyan bir gençliğe gerektiğinde seve seve canını, ruhunu feda edebilecek bir fazilet ve fedakarlık duygusu aşılanmalı.
Bu ruh eğitimi, uzun soluklu gibi görünse de daha kestirme ve kalıcı olanı yoktur.



Mehmed Paksu

__________________

Hüzünle titreyen gönle ince bir ah dokunur,Kalbi kırık olanın kalbine Allah dokunur


Hammadesi makbul fakat adresini yitirmiş birini gördüğünde,'bundan ne güzel müslüman olur' demeli ve tüm yüreğinle hidayeti için dua etmelisin

sen seni seveni görmeyecek kadar körsen ,seni sevende sana söylemeyecek kadar gururludur...
Alıntı ile Cevapla