| Ce: Siyaset İlköğretimede girdi ! Öğretmenliğin dayandığı iki temel nokta vardır.
1- Kendi alanında yeterli bilgi ve birikim. Hatta bunları güncelleme adına sürekli okumak ve araştırmak.
2- En önemlisi ve "Olmaz sa olmaz"ı söylediği şeyleri önce kendisinin yapması veya yapmaması. Başka bir deyişle "Ele verir talkını" modunda bir "Öğretmen"(!)in inandırıcılığı olmaz. İnanılmayan insan da, yalancı çoban muamelesi görür. Doğruyu da söylese kimseler dinlemez.
Öğretmenin sınıfta dersini bırakıp siyasi laflar etmesi çok çirkin bir tavırdır. Fakat bu en çok görünen ve bilineninidir. Esas perde arkasındaki göbek atmalara, değme dansözlere taş çıkartacak kıvırmalara dikkat etmek lâzımdır.
Okullarda Müdürlük/Müdür yardımcılığı, ya da İl/İlçe Milli eğitim Müdürlüklerinde koltuk kapmak için bulunulan mahaldeki iktidar partisine ait il/ilçe başkanları önünde ceket ilikleyip esas duruşta bekleyen, altına aldığı koltuğu kaptırmamak için o koltukta gözü olanlarla yalakalık yarışına giren, pis menfattaleri için siyaset tasmasıyla iktidar partisine bağlanıp Devletin/Milletinn değil, siyasi kadroların işlerini gören öğretmen müsveddelerine kimseler dikkat etmez.
Çünkü onlar Müdür olarak ortada dolaştıkları için pek sorgulanmazlar. Tabi okullarınmızdaki tüm müdürler bu şekilkdedir diye bir iddianın içinde değilim. Ama en iyimser tahminle % 90 ı siyasetin emrindedir. Bunların partileri kendi menfaatleridir. Hangi parti iktidar olursa hemen o partiye entegre oluverirler.
Okul da sınıfta siyaset yapanlar, aysberg'in görünen yüzüdür.
__________________ Eğer sorsanız: 'Sessizlik nedir?' O, Büyük Ruh' un sesidir...! Yine sorsanız: 'Sessizliğin meyveleri nelerdir?' Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı...!
(Cheyenne Özdeyişi)
Konu erdoğan54 tarafından (05.04.08 Saat 15:12 ) değiştirilmiştir..
|