omax Nickli Üyeden Alıntı
Bu yazdıklarının cevabını sizin amiyane tabirlerinizle cevap vermemek için kendimi zor tutuyorum..Şunuda belirtmeden geçemiyeceğim bu paylaşım sitesinde kelimelerine en çok dikkat etmesi gerekenlerin başında siz moderatörlerin olduğunu düşünüyorum.Biz paylaşımcıların yaptığı yada olası yapacağımız hataları en aza indirmek ve daha medeni bir ortamda fikir alış verişlerine katkı yapmanız kanatindeyim.Yukarıda yazdıklarınızın pekte örnek teşkil edecek kelimeler olduğunu düşünmüyorum.Bu yazdıklarımı dikkate almanızı umut ediyorum. |
"TMMOB'un ilgili açıklamalarından haberdarım, siz TMMOB'un sözcüsü değilsiniz ATO'nunda. Bu hususlarda "STATUCO"cu olunmaz.
Genel olarak yasada; devletin hükümranlık haklarından kaynaklanan denetim ve sınırlamalarının kaldırıldığı, sektörde tam bir liberalizasyonun hedeflendiği, yabancı sermaye için avantajlı koşulların yaratıldığı ve arama-işletme hakları yerine daha çok üretim aşamasında teşviklerin abartıldığı görülmektedir.
5574 sayılı kanunda yapılan değişiklikleri kavrayabilmek için, kanunun 1. maddesinde yer alan değişikliğe değinmekte yarar vardır. 6326 sayılı kanunda Madde 2 de yer alan ifadeyle, "Bu kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti petrol kaynaklarının milli menfaatlere uygun olarak, hızla sürekli ve etkili biçimde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sağlamaktır" denilirken, yeni çıkarılan kanunun "Amaç ve Kapsam" bölümünün 1. maddesinde "milli menfaatlere uygunluk" ifadesinin tamamen çıkarıldığı ve "Bu Kanunun amacı, ülke petrol kaynaklarının hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve üretilmesini sağlamaktır. Bu Kanun, Türkiye‘de petrol arama ve üretim faaliyetlerinin düzenlenmesi, yönlendirilmesi, teşvik edilmesi, denetlenmesi, arama ve üretim için gerekli bilgilerin ve verilerin toplanması, değerlendirilmesi ve kullanıma sunulmasına ilişkin usul ve esasları kapsar." dendiği dikkate alındığında, kanunu hazırlayanların, "ulusal menfaatler" yerine "piyasa" anlayışını tercih ettiklerini görmemek mümkün değildir."
Eğer Petrol arama ve işletme hususundaki eski kanun ülkeye bir menfaat sağlıyor olsaydı kaldırılması veya değiştirilmesi elbette doğru olmazdı. Ancak eski kanunun getirdiği hükümler çerçevesinde "ARANMAYAN" ve "BULUNAMAYAN" bir petrolün nasıl ülke çıkarına hizmet ettiğini anlamak mümkün değil. Ayrıca bu hususta birilerinin devlet üzerinden nemalandığı ve sağlanacak bir açık rekabet ortamından zarar göreceği için "STATÜCO"culuk yaptığı/yaptırdığı göz ardı edilemez. İlgili kanunun bu ülkenin çıkarlarına nasil bir faydası vardır? Geçmişte yabancı şirketlere yaptırılan aramalarda yüzde kaç başarı sağlanmıştır? BUnları sorgulamadan sadece bir takım yürürlükte bulunan sistemden nemalanan "ÇIKAR ODAKLARI"nın mesnetsiz "ULUSALCI" yorumları ile KALBÜRÜSTU MUHALEFET papağanlığına soyunmak sadece bir komedi olmaktan öteye geçemiyor.
Sezer'in uyduruk veto gerekçesi ise bir fukara tesellisidir ki haddi zatında Türkiye enerji sahasında dışa bağımlıdır. İşletileyemen her öz kaynak hiç bir zaman kazanç değil kayıptır ülke için. Devlet ne maden işletmecisi nede petrol işlemecisidir. Bunu sahasında uzmazlaşmış şirketler yapmak zorundadır.
"Örgütler, tasarının tohum alanından kamuyu çektiğini, sektörü ve gıda güvenliğini çokuluslu şirketlerin ve yerli taşeronlarının egemenliğine terk ettiğini vurguladı."
Örgütler gibi adresi belli olmayan açıklamaları "MALUM" medya organlarından ezberlediğiniz aşikar. Kaynağı belli olmayan hezeyanı söylemek kolayınıza gidiyor heralde. Tipik bir "GERİ SOLCU" ve "KOMÜNİST DEVLET" yaklaşımı.
Tohum sektöründe "KAMU"nun bir işi yok. Kamu İktisadi teşekkülleri Devlet Hazinesine ancak yük getirir. Bazıları bu çiftliklerden nemalanmıyorsa bu teşekküllerin özelleştirilmesine karşı çıkmazlar. Eğer zihnen halen 19.Yüzyıl çizgisini aşamamışlarsa...
Vakıflar Yasası ile belirtilen itirazlar tamamen "IRÇILIK" taassubu altındadır. Zikretmek bile yersiz...
İlk baştaki söylemlerinize cevaben ise; görüş veya fikir diye "Paylaşım" adı altında sunulan bir takım "ALINTI"ların zikredilen meselelerde "DUYARLILIKTAN" çok sadece sahip olunan siyasi görüş ile "KISIR BİR MAHALEFET"i amaçladığını görmezden gelemiyorum. Bu hususta şahsi bir takım fikir ve tenkitleriniz varsa pekala dinleyebiliriz. Lakin bir takım odakların kasti saçmalıklarını "OLGU" diye sunamazsınız. Sİzinde bir beyniniz var gereğini yapınız. Birilerinin ürettiği hezeyanlarla fikir ve görüş bildirilmez. Benim moderatör olmamla konunun ise hiç bir alakası yoktur. "YALAN" ve "YANLIŞ"a karşı yumuşak olacağıma dair her hangi bir vaadim bulunmamaktadır.