Tekil Mesaj Gösterimi
  #51 (Daim)  
Alt 12.12.07, 19:43
yasasin_demokrasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yasasin_demokrasi yasasin_demokrasi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Forum Canavarı
 
Üyelik Tarihi: 19.10.06
Şehir: YIGIDIN HARMANI
Yaş: 20
Mesajlar: 761
Tecrübe Puanı: 155
yasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant futureyasasin_demokrasi has a brilliant future
yasasin_demokrasi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: akp deyince aklınıza ne geliyor

baybars54 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Arkadaslar ya sizdeki Turkce'de bir hata var, yada benim Turkce'de bir hata var, yada sizde art niyet var anlamamak icin.
Su cumleyi daha onceki iki mesajda da yazdim.

''1-Ozellestirme gereklidir, 2- ama methodu kesinkez sorgulanmalidir''.

Simdi ilkokul Turkcesiyle aciklayimda ufkunuz acilsin. Yoksa sizin anliyacaginiz yok.
Ozellestirme gereklidir, hatta onlarca yil geri kalmistir T.C. bunu yapmakta. Dunyada hicbir gelismis millette bizim devletimiz kadar sirketi olan, isveren bir devlet yoktur.Ticareti, uretimi halk yapar, devlet kontrol eder, vergisini toplar, fazla olan yerden az olan yere aktarma yapar halkin duzenli yasamasini organize eder, guvenligini saglar. . Bu bilinen insanlik tarihinden beri boyledir.
Turkiye'de devletin bu kadar cok sektorde faaliyet gosteren sirketlere sahip olmasinin sebebi ise Cumhuriyetin ilk kuruldugu yillarda ulkede sanayi kuracak bilgi ve birikime sahip insanlarin olmamasidir.(Dun Deniz Gezmis bolumunde nufus ve egitim seviyesi ile alakali olan mesaji hatirlayin) Bu yuzden devlet bu isi kendisi yapmak zorunda kalmistir cunku baska bir alternatifi yoktur yasamak icin. Ulkenin ilk yillarinda devletin bu isi yapmamasi ne kadar buyuk hata olursaydi bugunde bu isi yapmasi hata olur. Bu hantal yapisiyla bu devlet bati ile yarisamaz ve yarisamadigi icin her 10 yilda bir kriz olup milyarlarca dolar birikim ve yillari kaybolup gidiyor.

2-Bu isin methodu sorgulanmalidir kesinkez. Evet bu isin kesinkez sorgulanmasi hatta ozellikle Unatikan ve Kursat Tuzmen'in milletvekilliklerinden sonra yuce divanda yargilanmasi gerekir. Ozellestirme yapilirken sirketleri 3 degisik kategoriye ayirabilir devlet.
1- cok stratejik , (askeri malzemeler uretenler veya tupras gibi alaninda tek olanlar)
2- orta dereceli, (petkim gibi, eregli demir celik gibi)
3- stratejik olarak onemsizleronemsiz(et balik kurumu ve sumerbank gibi)
Devlet bunlari ozellestirirken 1. guruptaki ''Cok Stratejik Olanlari'' kesinkez satmayip elinde tutmalidir. 2. guruptaki ''Orta dereceli stratejik olanlari'' sadece Turk sirketlerine yada ortakligi yuzde elliden fazla Turklerin olacagi sekilde konsorsiyumlara satmali ve sonraki satislarda da yine Turklerde kalcak sartini koymalidir. 3.guruptakileride kim olursa olsun satmalidir. Bu methoddur.

Sadece bu hukumet degil bundan oncekilerde bu isin adam gibi bir yolunu bulup yapmadiklari icin bazi sektorlerde ulkenin gelecegini riske atmaktadirlar ve birgun bu millet bundan zarar gorurse sorumlulardan hesabini sorar. Ozellestirme devleti satmak degildir ama adam gibi yapmassaniz basiniza is alirsiniz.

Gokburu'den
'1-'Turk olmaktan rahatsiz oldugunuz yazilarinizdan bellidir"
'2-'Malumunuz Akp de yeni bir olusumdur , AKP den daha once kime oy vermistiniz, AKp den avantaniz nedir.''
'3-'Teknolojiden faydalanmak iyidir ama kulfetinide odemeniz gerekir, zamani gelince bu bilgiler desifre edilir....."


Yasasin demokrasiden.
''malum ingiltere ve amerikanin tum dunyayi somurdugunu biliyoruz''

1-Sen once kendi Turklugune bak da baskasina boyle sacma sapan seyler soyleme. Eger Turk olmak ulkucu olmaksa Turkiyede en fazla 3 milyon Turk var. Eger Turk olmak ulkuculukse Osmanlilar, Selcuklular, Gokturkler, Karahanlilar... hic biriisi Turk degildi senin demene gore. Bu devletlerin hicbiri ulkucu degildi. Turkluk ulkuculerden ibaret degildir. Nihal atsizi degilde Turk tarihini okursaniz sizin icin uydurulan Turklugu degilde gercek Turklugu ogrenirsiniz. Ataturk'un bile kemalist olmadigi Turkiyede bazi solcularin kemalizmden bahsetmesi ise komedidir. Biraz kendinizi gelistirin ltfn.
2-Akp isim olarak yenidir belki ama filozofi olarak Akp 1950 de Adnan menderesle baslayip, suleyman demirel ve turgut ozalla devam etmis gunumuze Akp olarak ulasmistir. Bu Turk milletinin ana diregidir. Siz ise luzumsuz azinlik. Daha once oy vermedim ama or vercek olursam kime verecegim seni ilgilendirmez.
3-Bunu yazarken bebe oldugun belli. O zaman dedigin zamana az kaldi. o zaman geldiginde chp+mhp yi Turk milleti buhar edip arasindan aticaktir. Turklugu ve Ataturkculugu kullanip bu milletin onunde engel olmanin bedelini soracak bu millet sizden.

''Malum ingiltere ve Amerika butun musluman ulkeleri somurmeye basladiginda bu ise dunyada engel olabilecek tek millet olan Turkler iki akli evvel ideoloji ve parti(chp+mhp) tarafindan birbirine dusurulup kardes kavgasiyla yillarini, genclerini ve emegini yok etmekle mesguldu. O yuzden MHP yi bu millet hicbir zaman tek parti olarak secip basa getirmedi. Chp ninde durumu belli. Siz hala bu tarihi eser fikirlerle yasamayi kendinize gaye etmisseniz cok yazik olmus size. Ama Allah'a sukur o gunler gecti. CHP VE MHP daha once 4 kere yaptigi pisligi 22 temmuz 2007 'den once tekrar denemek istediler ama bu kez millet yemedi . O yuzden sizin sonunuza cok az kaldi. Bu millet sizden kurtuldugu an hicbir guc Turk milletinin onunde duramicak.
Soylediklerin sacmaliktan baska birsey olmadigi %101, Sacmaladigin yazidan gozume en cok batan ve gulduren suydu --> ''Ataturk'un bile kemalist olmadigi Turkiyede bazi solcularin kemalizmden bahsetmesi ise komedidir.'', Kemalizm nedir sen once bana bunu cevapla?


Dikkatimi ceken bir zirvalaman daha vardi --> ''Akp isim olarak yenidir belki ama filozofi olarak Akp 1950 de Adnan menderesle baslayip, suleyman demirel ve turgut ozalla devam etmis gunumuze Akp olarak ulasmistir.''

Sunu oku ondan sonra konus -->

Geldikleri gibi giderler....


22 Temmuz 2007 Seçimlerinin sonuçları çoğumuz için bir süpriz oldu. En kısa tabirle "kemalizm düşmanı" AKEPE %46 küsür oyla seçimlerden büyük bir zaferle çıktı. Bu sonuçların değerlendirmesinde akıl, mantık, bilimsel yaklaşım kıstaslarını pek fazla kullanmayacağız. İktidar partisi %25'lerde bir oy alsaydı bunu tam bağımsız olmayan ülkelerdeki "demokrasi" kandırmacasının bir ürünü olarak değerlendirebilirdik, muhafeletin yetersizliğini ve ekonomik ve siyasi anlamda tam manasıyla Atatürkçü bir alternatif olamadığını öne çıkarabilirdik, başka başka değerlendirmeler yapılabilirdi. Ama bu mevcut sonuçlarda ilk başta yapılması gereken yorum şudur ki, bu seçim sonuçları Türkiye'de oy kullanan seçmenin nerdeyse yarısının akıl ve ruh sağlığının ciddi derecede bozuk olduğunun acı bir göstergesidir. Türkiye'deki seçmenin ruh halini, sağlıklı düşünme yetisini olağanüstü derecede bozan şey ise emperyalizmin temelini oluşturan kapitalist sistemin toplumda yarattığı travmadır. Artık bu travmanın korkunç boyutlara ulaştığını söylemek mümkündür. Toplum korkmamız gereken asıl şeyin korkularımız olduğunu bildiği halde seçim günü korkularına teslim olmuştur. Bu seçim sonuçlarını "milli iradenin tecellisi" olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Çünkü hiçbir milli irade, kendisinin yok oluşunu onaylayamaz. Bu seçim sonuçlarının milli iradenin yarısının erozyona uğrayıp, yok olma tehlikesiyle karşılaştığı yorumu isabetli olacaktır. Türk Milleti olmanın bilinci ve sorumluluğuyla hareket eden vatandaş sayısının çok büyük oranda azaldığını görmekteyiz. Seçimler açısından Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti bu sonuçlar açısından güç tehlikeli bir tabloyla karşı karşıya kalmıştır ama Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti teslim olmamıştır ve olmayacaktır da.

CELLADINA AŞIK OLMAK

Seçim sonuçlarının değerlendirilmesinde "akıl, mantık ve bilimsel yaklaşımla" izah edemediğimiz neticeler aslında bir tür celladına aşık olan toplum sendromudur. Kendisini içinde bulunduğu çıkmaza iten, yoksulluğa mahkum bırakan, kendini milli kimliğinden soyutlayan, kendisini Cumhuriyetin vatandaşı olmaktan cemaatin müridi, ağanın marabası, beyin yanaşması konumuna iten; "ülkeyi pazarlayan", stratejik düşmanlarla gizli/açık anlaşmalar imzalayan ve onlarla işbirlikçiliği içerisinde olduklarını marifet gibi anlatan, ecdadının uğruna kanlarına akıttığı toprakların bölünme projelerinde görev alan, işgalci emperyalist güçlere destek olan ve dolayısıyla sadece ülkemizdeki değil komşularımızda ve tüm ezilen dünyadaki vicdansızlığa aracı olan, İslam'ı emperyalizmin kontrolünde evcilleştirme, siyasallaştırma ve dejenere etme görevini üstlenip buna rağmen utanmadan halkın saf din duygularını istismar eden, laikliği ortadan kaldırmaya çalışan, kendi milli kaynaklarını "sata sata bitiremeyen" ve halkın sırtından yandaşlarını ve büyük sermayedarları zengin eden, yolsuzluklarla vurgunlar yapan bir iktidarın; -kapitalist sistemin kuralları, süreci ve işleyişi dahilinde olsa bile- koyduğu sandıktan bu denli güçlenerek çıkmasının başka bir izahı olamaz. Bu düpedüz celladına aşık olmaktır. Fakat gerçeğin farkında olan Türk Milleti; celladına aşık olan "patetes milletinin" seçtiği partinin iktidarına boyun eğmeyecektir. O yine kendi karakterine yerleşmiş kahramanlığı gösterecek, "Şu Çılgın Türkler" yine sahneye çıkacak ve bu oyunu bozacaktır. Çünkü bizler için ölçüt emperyalizmin ve onların uşaklarının, medyasıyla yönlendirdiği, devletin maddi imkanlarını kullanarak satın aldığı, korku ve tehditlerle rehin aldığı seçmenin umutsuzluk ve korku içerisinde kullandığı oy değildir; bizim için ölçüt sandıktan güçlenerek çıkan "Tek Kurtuluş Yolunun Kemalist Devrim" olduğu fikridir. Başından beri tam bağımsız olmayan bir ülkede, halkın yanıltılmaya, kandırılmaya, ezilmeye ve eğitimsiz bırakılmaya mecbur bırakıldığı bir düzende seçimler asla özgür halk iradesini yansıtmaz ve asla milli iradenin tecellisi değildir tezini savunuyorduk. Bu seçimlerde de netekim öyle olmuştur, kazanan emperyalistler ve onların uşakları ve yandaşları olmuştur. Türkiye Cumhuriyetinin vatanı ve milletiyle bölünmez bütünlüğü tehlikeye girmiş, Türk Milleti sefalet içerisinde Türk Düşmanı koalisyonun yemi olmaya güçlü bir aday haline gelmiştir. Oy veren (%7'lik kemalizm düşmanını saymazsak) %40'lık yönlendirilmiş, aldatılmış kalabalık da bu hatalarının bedelini Türk Milleti ile birlikte ödeyecek ve o zaman belki "akılları başlarına gelip" Türk Milleti olduklarını anımsayacaklardır. Bu seçim sonuçlarıyla, Kemalist rejimin son kazanımları da yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Yoksulluğun ve dış güçlerin dayattığı muhafazakarlığın toplumda artışı o toplumun bu sonuçlardaki gibi büyük çoğunluğunun Türk Milleti olmaktan patetes milleti daha doğrusu patetes ümmeti olmaya yöneldiğini göstermektedir. Halen direnmekte olan Türk Milleti ise bu sonuçlarla yıldırılmaya çalışılıcak ve tamamen Türk Milleti milli bilinç olarak yok olduğunda ise tam sömürge haline geleceğiz. Plan böyle olsa da Türk Milleti üstte de belirttiğim gibi bu sonuçlara teslim olmayacak ve halkını tekrar kazanacak ve bu toplum "titreyip kendine dönecektir." İşte bu dönüşün tek yolu kemalist kuvvetlerin iktidarı ele geçirmesidir.

KEMALİST KUVVETLER NE YAPMALI?

1947'den beri yani emperyalistlerle anlaşma sürecimizden bu yana Türk Milleti bu mahkus talihiyle hep karşı karşıya kalmış idi. Sahneye o dönem çıkan aktör yani pro Tayyip; Adnan Menderes tıpkı şimdiki iktidar gibi 1950 seçimlerde güçlü bir biçimde iktidara geldi. Hemen hemen aynı ideolojik zeminde icraatlarda bulundu. Bunlar kemalist devrimi aşama aşama yok etmek için, emperyalistlerle işbirliği yapmak; irticayı devlet ve toplum katında güçlü bir akım haline getirmek ve ülkeyi emperyalistlerin güdümüne-projelerine bırakmak. Adnan Menderes'in kemalizm düşmanlığı tıpkı bugünkünün muadili olan "satılmış, rehin alınmış, kimliksizleştirilmiş akıl ve ruh sağlığı yerinde olmayan" toplumdan %57 oranında bir teveccüh gördü. Eğer bu sonuçlar karşısında kemalist kuvvetler teslim olsaydı ve Adnan Menderes'in Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılışı anlamına gelen icraatlarına seyirci kalsalardı bugün kimbilir hangi karanlık çağda ve hangi yokluklar içerisinde kalmış olacaktık ve hangi zor mücadeleler vermekle uğraşacaktık. Türk Milletinde özellikle vatansever kuvvetlerin Cumhuriyet öncesine dayanan, ilk Türk Devletlerinden bu yana var olan "bağımsızlık" "halkçılık" duygusu bizi bugünlere kadar yaşatan duygu olmuştur. Örneğin Namık Kemal, padişahın zulmüne ve gericiliğine karşı zindanlara düştüğünde "Felek hertürlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin, dönersem kahbeyim millet yolunda azimetten" demeseydi, İngiliz emperyalizmi ve Türk Milletinin işgali ve esaretine ve Padişahın-Halifenin gericiliğine direnen Mustafa Kemal hakkında idam kararı verildiğinde bile yılmayıp "Ya İstiklal Ya Ölüm" demeseydi bugün iftiharla anacağımız bir tarihimiz ve böylesine gururla sahipleceğimiz kahramanlarımız olmayacaktı. Emperyalizm ve onların işbirlikçisi gericiler hünerlerini gösterdiler ancak şu bir gerçektir ki Kemalist Kuvvetlerin azmi ve kararlığı Türk Milletinde yankılandığı zaman bunun karşısında hiçbir güç duramaz. Nitekim Menderes duramadı. O'nu aldığı oylar kurtaramadı. Çünkü vatana, millete ve Atatürk'ün üstün kişiliğinde bütünleşen kemalizm ideolojisine düşmanlığın bir bedeli her zaman vardır ve var olacaktır. Son kemalist Türk kalana kadar da bu artık tarihe mal olmuş kanun işleyecektir. Yeni Menderes bunun bilincinde midir, değil midir bilmiyoruz fakat bu vatan, bu Cumhuriyet ve bu mahkus talihe terkedilen yoksul bırakılan, milli kimliği tehditle, parayla satın alınmaya çalışılan Türk Milleti için vicdanında ve omzunda hem Türk olmanın hem insan olmanın hem de Atatürk'ün Çocuğu olmanın sorumluluğunu taşıyanlar Yeni Menderes'lerin eskisine çok benzediğinin bilincindeler. Ve Yeni Menderes'i tahtından kemalizm ideolojisinin ilkelerinin rehberliği ve öncülüğünde indirmek için elinden gelen cesareti ve fedakarlığı göstermekte tereddüt etmeyecektir. Menderes gibi gelenler, Menderes gibi gitmez ise; mevcut düzen birbaşka işbirlikçi bulup "yola devam" edecektir. Görünen o ki sandık demokrasisiyle Yeni Menderes'in gitmesi zordur, zaten doğrusu da milli egemenliğin gerekli kıldığı gibi, gitmesi gerektiği gibi, hesaplarını vererek gitmesidir. Yerine Cumhuriyet ile yoğrulmuş bir toplumun "akıl ve ruh sağlığı bozulanlarının" tümünün Türk Milletine kazandırılması da ancak devrimci radikal tutumla olur. Türkiye Cumhuriyeti karşılaştığı olağanüstü krizleri Ordu-Millet beraberliğiyle alt etmiştir. 19 Mayıs budur, 27 Mayıs budur, 28 Şubat budur ve 27 Nisan budur! Bunların hepsi ilerici Atatürkçü hareketler ve müdahalelerdir.Bulunduğumuz noktada El-Tayyeap'in atadığı ABDullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığına ve bu zihniyetin iktidarına karşa milyonların meydanlarda ve TSK'nın da internette verdiği bir muhtıra vardır. Bu muhtıra hala geçerliliğini sürdürmektedir. El-Tayyeap tosladığı duvardan sonra kendisini dostlarının yardımıyla toparlayıp yeni bir kimlikle kamuoyunun karşısına çıkmış gibiyse de bunun özünde bir takiyye olduğu açıktır. Şu aşamada en önemli şey Çankaya gibi önemli bir kalenin Cumhuriyet yıkıcılarına, Vatan parçalayıcılarına, ABD görevlilerine teslim edilmemesi için gösterilmesi gereken dirençtir. Ne Türk Milleti ne kahraman ordumuz bu noktadaki duruşundan zerre ödün vermemelidir. Düşmana mevzi hediye edilerek hiçbir savaş kazanılmaz. Bizi bu noktada seçim sonuçları bağlayamaz çünkü seçimde Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı oylanmadı zaten oylanamaz da ama Cumhurbaşkanlığının bu zihniyete teslim edilmesi demek Türkiye Cumhuriyetinin varlığını tarihinin en büyük tehlikesine sokacak olan bir gelişme olacaktır. Atatürkçülerin muhalefeti derhal en şiddetli haliyle tekrar başlamalıdır. Mücadelemiz artık çok daha anlamlı ve devrimci boyut kazanmıştır. Meydanlarda yükselen ulusalcı birikim, meydanların taleplerini karşılayamayan siyasi partilere kanalize edilmeye çalışılıp, seçimlere yöneltilmesi, mücadelenin onların sahasına çekilmesi ve pasifize edilmesi anlamına gelmiş ve bu da bir yenilgi oluşturmuştur. Halbuki mücadelemiz başından beri ilkesel olarak kemalist devrimci bir mücadeledir. Sonıuç da ancak bir devrim ile alınacaktır. Bundan sonra Atatürkçüler bu anlayışla hareket etmelidir.

Gün Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini iliklerimizde hissetmemiz gereken gündür, işte milyonlarca vatansever Atatürkçü bunu yaptığı zaman "Geldikleri gibi gideceklerdir"

Asil kurtulus budur - Az kaldi Az, tepenize bindigimizde bakalim bu hainligin arkasinda duracakmisiniz.
__________________
''Bagimsizlik Benim Karakterimdir'' Gazi Mustafa Kemal Ataturk __________________________________________________ _________
"...Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun..."

__________________________________________________ __________________________________________________ _________
"Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." Gazi Mustafa Kemal Ataturk
__________________________________________________ __________________________________________________ _________
KAHROLSUN CAHILIZM , YASASIN KEMALIST TURKIYE

Konu yasasin_demokrasi tarafından (12.12.07 Saat 19:46 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla