Tekil Mesaj Gösterimi
  #35 (Daim)  
Alt 21.09.07, 18:17
elif_22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
elif_22 elif_22 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Tecrübe Puanı: 44
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Aileye ayanlık ünvanı

Kûfe’ye yerleşen Abdülfettahoğulları daha sonra Anadoluya göç edip, Van’a yerleşirler. Göç ile birlikte isimleri de Fettahoğulları olarak değişir. Van’a yerleşen aile burada güçlü beylerin baskılarına dayanamayarak Anadolu’nun dört bir yanına dağılır. Aileden kalabalık bir kol Trabzon tarafına gidip Of ve Vakfıkebir yöresine yerleşir. Diğer bir grup ise Maraş’a gelir. Burada Dulkadiroğulları’nın yanındaki Helete bölgesine yerleşirler. Maraş’ın Osmanlıya bağlanmasından sonra Helete’deki aileden kopan bir parça Adana–Maraş–Halep kervan yolunun kavşağındaki Bahçe’ye yerleşir. Van’dan ayrılan Fettahoğulları’ndan üçüncü grup ise Siverek, Mardin ve Diyarbakır yöresine yerleşir.


Anadolu'ya yayılan Fettahoğulları Osmanlı’nın hakimiyeti ile birlikte birtakım görevlere getirilirler. Gülekboğazı'ndan Halep’e doğru uzanan kervan yolunun Gavurdağları vadilerindeki güvenliğinin sağlanması görevi Fettahoğulları’na verilir. Bu tarihte Fettahoğulları beylerinin resmi sıfatı “Gavurdağı Ayanlığı”dır ve 1700 – 1865 yillari arasinda bölgenin yönetimini ellerinde bulunduran Fettahlı beyleri ayanlik statusünde yarı bağımsız hükümet durumundadırlar.
Fettahoğulları “ayanlık” yaptıkları dönem boyunca, bölge asayiş bakımından büyük bir başıboşluğun içindedir. 19. yüzyıl başlarında Anadolu’nun genelinde olduğu gibi Çukurova ve özellikle Gavurdağları’nda asayiş bozulmuş, ferdi hareketler baş göstermiştir. Türkmen beyleri ve aşiretlerin vergi yükü altında ezilmesi beraberinde isyanları getirmiştir. Osmanlı yönetimi hac ve tüccar kervanlarının Adana’dan ötede “Halep Yolu” olarak tanımlanan güzargahın Misis–Payas yöresinde güvenliği sağlayamıyordu. Gavurdağları ve Payas yöresi derebeyi Küçükalioğlu Halil, emrindeki yüzlerce eşkıya ile yolları basıyor, kervanları soyuyordu. İskenderun sahillerinde güvenlik tehlikeye girmişti. Padişah’ın hac kervanı da Payas’ta soyulmuştu. İstanbul’dan Adana’ya ulaşan Sürre—i Hümayun Kervanının Karataş sahillerinde gemi ve kayıklarla Suriye sahillerine taşınmasına karar verilmişti. Hatta bir ara Küçükalioğlu Halil’e “devlete yardımcı olur düşüncesiyle” Özerili (Payas) Mirimiranlığı görevi bile verilmişti. Ancak Halil yine baskınlarına devam ediyordu. Bu durum böyle devam ederken, bir müddet sonra Halil’in yerine geçen Mıstık’ın üzerine askeri harekat düzenlenir. Mıstık ise Fettahoğulları korumasındaki Gavurdağları’na sığınır. Maraş Valisi, Bayazıtlılardan olan Kalender Paşa’dan olaydan sorumlu tuttuğu Ağca Bey’i yakalayıp cezalandırmasını ister. Kalender Paşa Ağca Bey’in suçsuz olduğu gerekçesiyle operasyonu yavaşlatır. Bunun üzerine Kalender Paşa görevinden alınıp Girit’e sürülür. Ağca Bey de geçici olarak affedilir.


1854 yılında Gavurdağları eteğinde Maraş’a doğru giden Adana valilik kervanı saldırıya uğrar. Saldırıda 40’a yakın asker ölür. Olayin gectigi yer “Kanlı geçit” adıyla anılır o gün bu gündür. Saldırıyı yapanlar Gavurdağları eşkıyaları olmasına ve kervanin Fettahlıları ziyarete gitmekte olmasına rağmen kabak yine Fettahoğullarının başına patlar. Fettahlı beylerine husumet besleyen Gavurdagli kaypak ağalarin sikayeti eksik sorusturma ve iftira sonucu yörenin güvenliğini sağlayamadıkları için Fettahoğullarının cezalandırılmasına karar verilir. İstanbul’dan yola çıkan infaz taburu Adana ve Maraş valilik askerleriye Gavurdağları’na gelir. Fettahlı Ağca Bey’in oğulları Ahmet ve Mehmet beyler teslim alınır. Mehmet ve Ahmet beylerin idamı Bahçe’de babalarının yapmış olduğu caminin önündeki çınar ağacında infaz edilir. Fettahlı ailesi olaydan dolayı derin üzüntü içine girmiştir. Acı olayın ardından mutluluk verecek bir olay gerçekleşir; Fettahlı Mehmet’in eşi bir erkek çocuğu dünyaya getirir. Dünyaya gelen çocuğa dedesinin ismi olan Ağca Bey adı verilir.


Fettahoğulları bu korkunç maziyi hiçbir zaman hatırlamak istemiyorlar. Bazı aile üyelerinden başka kimsenin bilmediği ve bilmesini istemedikleri bu acı olayı gün yüzüne çıkaran Tarihçi Cezmi Yurtsever bu sessizliği şöyle anlatıyor:

“Aile bu acı olaydan dolayı çok üzülüyor. Bu olayı aile içinde ileri gelenler biliyor. Ama içlerinde hep bir acı vardır. Çünkü Fettahoğulları dedelerinin idamından çok etkilenmişler. Aslında bu tarih Fettahoğulları için bir milat teşkil ediyor. Çünkü bundan sonra aile dağılır ve büyük bir suskunluk dönemine geçilir. Ben de bir kaç yıl önce aldığım bir bilgi sonucu buraya gittim ve mezar taşlarını okudum. Taşlarda acı olay açıkça anlatılıyor.”
Fettahoğulları idam edilen ata dedeleri Ahmet ve Mehmet için ayrı ayrı mezar yaptırmış. Hece taşından yapılan mezarların üzerinde hayat hikayeleri bulunuyor. Bahçe’deki mezarlıklar yüzyılların suskunluğunu taşıyor.

Anneleri tarafından yaptırılan türbelerin üzerinde “şehid olmuşlardır” ibaresi bulunuyor

Edebiyatımızda Halk siirlerinde Kozanoğullari olayları diye gecen olaylarda da Fettahlıları görmekteyiz (bkz. Halk Siirimizde Kozanogullari olaylari / Kültür Bakanlığı Halk kültürü araştırma daire bsk yard. A. Esat Bozyiğit )

Dadaloğlu, bir şiirinde Çapanoğullarından bir bey
olan Necip Paşa ile Kozanoğlu'nu karşılıklı konuşturmaktadır

Bu siirinde bölgedeki Fettahlı etkisini su mısralarda görmekteyiz :
.. HASAN PAŞA :
- Kozanoğlu, yapma benimle inadı
Dedem, deden ile bir dem sınadı
Bizim kovduğumuzun kalmkmaz kanadı
Pençe vurup ciğerini çekmem var
KOZANOĞLU:
- Derebeyiyim de menendim yoktur
Sorun aşirete şecerem çoktur
Elde yalın kılıç çarka çalıktır
Al kanını Adana'ya dökmem var
DADALOĞLU:
- Issız kalmış Fettahlı'nın dağları
Dikiş tutmaz kalan bunun çağları
Dadaloğlum çakıştırır beyleri
İkinizin bir maskına bakmam var

Alıntı ile Cevapla