Tekil Mesaj Gösterimi
  #60 (Daim)  
Alt 13.09.07, 04:10
deepfly - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
deepfly deepfly isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 23.07.07
Şehir: ist
Mesajlar: 72
Tecrübe Puanı: 56
deepfly is a jewel in the roughdeepfly is a jewel in the roughdeepfly is a jewel in the roughdeepfly is a jewel in the rough
Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor

Biz söylediklerimizin arkasındayız...Ancak sizin diğer iddalara cevaplarınız neden yok ? Bu arada benim kimseyi karıştırdığım falan yok.. Ben Said-i Nursi nin inğiliz ajanlarına hizmet etiği iddasındaydım.. Said-i Nursi: sonrasında da dolaylı olarak İngiliz Muhipler Cemiyeti ile birlikte hareket etmiştir.. Madem Nutuk hakkında bilğiniz var, konuyla ilğili beyanları doğal karşılamanız enteresan...

Belge istiyorsanız size belge:


Size iki sihirli sözcük: “Sait” ve “Molla”… Bugünkü Şeyh Sait tohumu mollaları anlatan bu iki sözcük birleşince, başlı başına başka bir ihaneti de gösterir. Mustafa Kemal tarafından “150’likler” arasına alınarak Türkiye’den kovulan bu Sait Molla’nın İngiliz Rahip Frew’le yazışmaları Söylev’de önemli bir yer tutar.
Mustafa Kemal’in “Sait Molla Nasıl Çalışıyordu?” başlığı altında sunduğu mektuplar için Mazhar Müfit Kansu’ya, “Belgelerin kopyalarını al. Ben yazmazsam sen yazarsın. Yazarsam, sen de anılarını yazdığında bunları anlatmayı unutma; çünkü bunlar, Ulusal Savaşımızda karşı karşıya kaldığımız gizli ve açık bin bir türlü güçlük ve oyunlara ilişkin asal kanıtlardır. Başımıza neler örülmek istendiğini ve nasıl direndiğimiz ve daha doğrusu ulusun isteklerine uygun biçimde ve onun desteğiyle nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ders olmalı, uyanıklık sağlanmalıdır. Aslında her şey unutulur; fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız. O gençlik ki, hiçbir şeyi unutmayacaktır. Gelecek umudunun ışıklı çiçekleri onlardır.” dediğini biliyoruz.
Peki neydi bu mektuplar?
Ben, size kısaca Rahip Frew’in bir yanıtını vereyim, siz mollanın ona neler yazmış olabileceğini tahmin edin:
“Seçimleri askıda bırakmak ve geciktirmek için gerek Mustafa Sabri (Şeyhülislam) ve gerek Hamdi (Evkaf Bakanı) ve Vasfi Efendi’lerle uzun uzadıya verdiğiniz yönerge sınırları içinde görüştüm. İşi kabul ettiler. Mahallelerde propaganda başladı. Bol para dağıtıp halkın kafasını karıştıracaklardır.”
Şimdi bu belge “babalar gibi” dururken, bunu göstermez “özgürlük”çü “can”lar; kara kaşına kara gözüne aşık olduğu mollanın bıyığı yeni terlemiş fotoğraflarını gösterip “Nereden nereye?” şirinliğine soyunurlar.
Rahip Frew kimdi? “British Relief Fund” Başkanı… Yani “İngiliz Yardım Fonu”… Dikkatinizi önce, Richard Podol üzerine çekmiştim. O kimdi? Amerikan Kalkındırma Örgütü (AID) yetkilisi… Yani, emperyalizmin “yardım” ve “kalkındırma” adı altında neler yaptığını anlamak pek zor değil…
Peki asıl işinin İngiliz Haber Alma Servisi ajanlığı olduğu anlaşılan Rahip Frew’in bizim mollaya yazdığı şu cümleleri bir daha okumak ister misiniz?
“İşi kabul ettiler. Mahallelerde propaganda başladı. Bol para dağıtıp halkın kafasını karıştıracaklardır.”
O günlerde “işi kabul edenler”le bugünkülerin bir farkı var mı? Hayır!... Peki hangi noktada birleşiyor emperyalizmle molla? Mustafa Kemal düşmanlığında… Bunu nasıl yapmaya çalışıyor? Mahallelerde propaganda yaparak ve bol para dağıtıp halkın kafasını karıştırarak… Alın size bugünkü “tek başına”ların kökü… Alın size bugünkü “tek başına”ların öyle sanıldığı gibi “tek başına” olmadıklarının belgesi!...
Sait Molla kimdi? Vahdettin ile Damat Ferit arasında mekik dokuyarak “mekik diplomasisi” yürüten, emperyalizmin bu iki satılmışa emirlerini ileten bir emireri… Danıştay’ın eski başkanı… İngiliz Muhipler Cemiyeti (İngiliz Sevenler Derneği) Başkanı…
Bakın bu mollanın “yakın dostu” kimlermiş?
“Kürt Teali Cemiyeti (Kürtleri Yüceltme Derneği)’ndeki yakın dostlarımızla görüştüm. Yeni geldikleri için birkaç gün sonra, verilen emre uygun olarak gerekli düzenlemeleri yapacaklarını, yalnız ‘Kürdistan’a gönderilecek çeşitli arkadaşlar için büyük bir ödenek verilmesi gerektiğini söylüyorlar.”
Rahip Frew’in az önce sunduğum mektubunda adı geçen Mustafa Sabri kimdi peki? Teal-i İslam Cemiyeti (İslamı Yüceltme Derneği) Başkanı… Derneğin Yönetim Kurulu’ndaki üyelerinden birisi ise, Said-i Nursî… Alın, bu da size Kürt-İslam’ın belgesi… Mustafa Kemal’in Söylev’de nefretle andığı, Milli Mücadele karşıtı bu iki derneğin, emperyalizmle nasıl bir işbirliğine girdiğinin belgesi…

Sonuç:
İngiltere bu bölgeleri koparmanın ne kadar güç olduğunun farkındadır. Bunun için kökü eskilere dayanan bir dizi faaliyetler burada icra edilmeye başlanmıştır. Bölge halkına dönük yeni kimlikler icat edilerek araya ayrılık tohumları ekilmeye başlanmıştır.

Kürt ayrılığını körükleyecek “Kürt Teali Cemiyet” kurulur. Bu cemiyetin ortaklaşa çalıştığı “İngiliz Muhipler Cemiyeti”nin de (Başında Sait Molla ve Abdullah Cevdet gibi bir takım kimlik ve kişilik yoksunu ihanet erbabının oluşturduğu uşaklar şürekası.) yardımı ile Harp–i Umumi sonrasında “Muhabat Cumhuriyeti” kurulur. İstiklal savaşını kazanan Türk Serv gibi bu temelsiz oluşumu da çöpe attıracaktır sahiplerine... Bununla yetinmeyen İngiliz Gizli Servis Ajanlarıİslam Teali Cemiyetini” kurarlar. Bölge halkı üzerinde yeni kurulan TC’nin İslam dinine düşman olduğu propagandası kısa zamanda tesirini gösterecektir. Böylece İngiliz Gavuru bu seferde bizi yüce dinimizi kullanarak, ta böğrümüzden vuracaktır.
Bu topraklarda Türklerle savaşmayı göze alamayan İngiltere yine yapacağını yapmış kardeşi kardeşe kırdırmış ve çubuğunu yakıp seyretmiştir. Bu oyuna gelen Müslüman Türk Milleti neye ve kime hizmet ettiğini anlamadan şehit kanıyla aldığı on dört asırlık yurdunu kaybetmekle kalmamış, burada bulunan kara altını (Petrol) düşmanlarına ikram ederek en büyük stratejik ham maddeden yoksun olarak bu teknolojik çağın getirdiği ve kaybedenin ebediyen tarihten silineceği yarışa dezavantajla katılmak zorunda kalmıştır.

Din elden gidiyor teranelerine kapılarak isyan eden Şeyh Sait ayaklanması çok zor bastırılmış, adeta devletin takatı tükenmiştir. Bu olay onulmaz yaralar açmıştır genç Türkiye Cumhuriyetine.
Bundan sonra da Hıristiyan Batı bu olayı durmadan kaşıyarak, Türk’ün özünden bir parçasını ayırarak yeni bir uydurma ulus inşa etmeye çalışmıştır. Halende çalışmaktadır. Yetkili ve etkili ağızların yardımı ile de epeyce yol kat ettikleri yadsınamaz bir gerçektir. (Alt ve üst kimlik beyanlarının sahipleri kimlere hizmet ettiklerinin bilmem farkındalar mı?)

Şimdi İngilize hizmet edenler i görmek mümkündür herhalde..
__________________
Di gah gel…
Di gel ölem di gel…
Adına gurban olam di gel…
Alnına kanım çalam di gel…
Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen…
Yurdum Türkmen eli, can özüm sen…
Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen…

Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen..