Tekil Mesaj Gösterimi
  #1 (Daim)  
Alt 22.04.07, 19:39
crescentstar crescentstar isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 05.03.07
Mesajlar: 44
Tecrübe Puanı: 72
crescentstar has a reputation beyond repute
Malatya Cinayeti

Hiç şüphe duymaksızın söylemek istiyorum: Sağlıklı, İslam’ın ruhu ve özü ile ilgili olarak eğitim alan birisi değil insan, sinek öldürürken bile düşünür, düşünmek zorundadır…
Şimdi bu hükmün gerekçelerini uzun uzun burada izah edecek değilim. Merak eden İslam öğretisine bakar, bu böyledir.
Ama siz bu ülkede dini görünüm veya algı oluşturan her şeyi yıllardır nefretle tu kaka eder, saygısızca dinî değer ve dindar insanları sürekli dışlarsanız,
Mesela İmam-Hatip Lisesi gibi her yönüyle devletin denetimi altındaki liselerden mezun olanları bile üniversite sınavlarında –ne gerekçeyle olursa olsun- ayırımcılığa tabi tutarsanız,
Mesela hem tam anlamıyla mükemmel bir din eğitimi almak isteyen birinin bu isteğine uygun kurumlar ve durumlar oluşturmayıp, hem de bu isteğini mecburen başka yollarla gerçekleştirmek isteyen insanları illegal bir çerçeve içinde tanımlarsanız, böylece esasen sağlıksız, ruhsatsız ellerdeki -belki görünüşte- çarpık bir din eğitiminin müsebbibi de siz olmaz mısınız acaba? Ve bu çarpık din anlayışından yola çıkarak sözde din adına konuşan veya eylem yapan kimselerin sorumluluğu kimdedir sizce?
Laikiz, sonsuza kadar laik kalacağız filan şeklindeki yaklaşımlar, çabalarla neyi nereye kadar çözebiliriz veya bağlayabiliriz, bilmiyorum. Dahası Anayasa’daki tek değer hükmü buymuş gibi davranıp, bunu da bütün bir kurumlar silsilesi üzerinden topluma dayatmak istediğim zaman aslında ne yapmış olurum?
Ne yapmış olurum Dilara için.
Ne yapmış olurum Uğur için.
Ne yapmış olurum toprağa düşen gök ekinler için.
Ne yapmış olurum ekmek bulamayan, iş bulamayan, hastaneye giremeyen yetimler, yoksullar, işsizler için.
Ne?
Laikliği yalnızca din karşıtı bir söylem gibi ters ve yanlış ve ayrıştırıcı ve tehlikeli biçimde yorumlamak gerçekten bu ülkeyi ileriye götürecek bir tutum olarak şekillenebilir mi? Buna inanabilir miyim?
Herkes dindar olmak zorunda değil tabii ki.
Herkes Müslüman olmak zorunda da değil.
Bir şey olmadan da yaşayabilir insan.
Kendini mavi bir deniz, yeşil bir kapı tokmağı veya siyah bir saç tokası gibi hissederek de yaşayabilir.
Allah, Peygamber aracılığıyla doğru yolu işaret ettikten sonra bu dünyada insanları zaten serbest bırakmış (yanlış ve sapkın yolun sonuçlarını da işaret ederek) ve en büyük hürriyeti zaten insanoğluna vermiştir.
Dolayısıyla şahsen benim için milyarların Müslüman olması ya da olmaması çok önemli bir sorun değildir. Tanrı için hiç değildir.
Bir şeyin iyi ya da kötü olduğuna –akıl, bilim, vicdan, zeka vs yoluyla- gönülden iman ettiğinizde, artık başkalarının da sizinle birlikte ya da ayrı olması gerçekten çok önemli midir? Sayılar önemli midir, grafikler, şunlar bunlar…Bir şarkı sizin için değerliyse söylersiniz ve o kadar. Birisi size eşlik etse ne olur, etmese ne olur?
Ama pes yani?
Bu ülkede İslam dışında neyin eğitimi veya görünürlük alanları problem edilmekte, bitmez bir aşağılamaya tabi tutulmaktadır? Budist öğretisinin bir gurusu İstanbul’a gelip binlerce inananıyla birlikte ayin yapıp ayaklarını soktuğu leğendeki suyu onlara içirince bu egzotik harika bir şey olarak kitlelere ulaştırılırken, diyelim ki Müslüman bir genç kızın başörtüsünü rejim sorunsalı hâlinde lanse etmekten gerçekten normal midir?
Yani şimdi ne yapalım? Bu ülkede İslam dinine inanan insanlar fazlaysa, bazıları bunları beğenmiyor diye bu halkı uzaya mı gönderelim veya uzaydan yeni ve Müslüman olmayan bir halk mı getirelim? Sağlıklı olan müslümanıyla ateistiyle, hristiyanıyla yahudisiyle bir arada yaşayabilme ortamını tesis etmek değil midir?
Pardon ama bir olguyu yok saymakla o şey yok olur mu gerçekten? Gençliğe bir bakın bakalım, neler onlar için cazip kılınıyor, neler engelleniyor, nelere göz yumuluyor, nelere göz açtırılmıyor?
Malatya’daki cinayete dönelim…
Dönelim ve hiçbir aşamasını insan ve Müslüman olarak tasvip edemeyeceğimiz bu hunhar cinayetin faillerinin ve bu faillerin arkasındaki kafanın hangi ortamdan ve nasıl beslendiği üzerine bir defa daha düşünelim.
Mümkünse tabii.
Bir de şu mu var acaba?
Şu Cumhurbaşkanı seçilse de hepimiz bir nefes alsak.
Biraz da dünyaya baksak.
Göklere filan. Yıldız, bahar, vapurlar filan…
Alıntı ile Cevapla