Tekil Mesaj Gösterimi
  #1 (Daim)  
Alt 05.03.07, 13:21
mustafa
Guest
 
Mesajlar: n/a
Türk Islam Edebiyatinda Davranış Adabı

Alıntıdır

Türk Islam edebiyatimiz nezaket, edep ve hosgörü örnekleri yönünden çok zengindir. Ahmet Yesevi, Edip Ahmed, Yusuf Has Hacib, Hz. Mevlana, Haci Bektas Veli, Yunus Emre, Haci Bayram Veli gibi pek çok mutasavvif, sair Türk büyügü insanligi hosgörüye davet eden evrensel mesajlar vermislerdir. Bu makale hem bu hosgörü davetlerini hatirlamak, hem de Türk Islam edebiyatimizdaki bir kisim klasiklere dikkat çekmek amaciyla hazirlanmistir.
Edebiyatimizda Önemli Hosgörü Davetleri XI. yüzyil sairlerinden Bala Sagunlu Yusuf Has Hacib'in 1069 yilinda tamamlayarak Karahanli hükümdarina sundugu Kutatgu Bilig isimli eserinde hosgörü konusunda su ifadeler dikkatimizi çekmektedir."Insanin gönlü incedir, o bir sirçaya benzer; ona çok dikkat et, kaba söz söyleme, kirilir...
Beye cömertlik ve alçak gönüllülük lazimdir; alçak gönüllülük ile birlikte tabiati da sakin olmalidir...Asik suratli, kaba sözlü, kibirli ve magrur insan, herkesi kendinden nefret ettirir ve isini yoluna koyamaz."(1)
"Türkistan Piri" Ahmed Yesevi (?-1166) Hikmet'inin bir kitasinda sunlari söyler:
Kimni görsem hizmet kilup kuli boldim
Toprak-sifat yol üstide yoli boldim
Asiklarni köyüp öçken küli boldim
Merhem bolip yir yastiga kirdim mina
Bugünkü Türkçesiyle:
Kimi görsem hizmet eder, kul olurdum; Toprak gibi yollarina yol olurdum; Âsiklari yakip sönen kül olurdum; Merhem olup yer altina girdim iste(2).
Hamdi Mert Hocamizin Hoca Ahmet Yesevi isimli eserinde bu kita, su dizelerle ifade edilmistir.
Bir kul görsem hizmet kilup, kulu oldum
Toprak gibi yol üstünde, yolu oldum
Asiklarin yanip-sönen külü oldum.(3)
Edip Ahmet b. Mahmut Yükneki (XI-XII. asir)'nin Atabetül Hakayik isimli eserindeki su hosgörü daveti ne kadar güzeldir:
Cefa kildan çinka yanut kil vefa
Arimaz neçe yusa kan birle kan
Sana cefa edene vefa ile mukabele et
Ne kadar yikanirsa yikansin kan, kan ile temizlenmez.(4)
Bütün dünyada hosgörü sairi olarak taninan Türklerin, Afganistanlilarin ve Iranlilarin " Iste bizim sairimiz" dedikleri Mevlana (1207- 1273)'nin su yedi ögüdü de hosgörü konusunda evrensel en güzel mesaj olarak karsimiza çikmaktadir.
Cömertlik ve yardim etmekte akarsu gibi ol
Sefkat ve merhamette günes gibi ol
Baskalarinin kusurunu örtmede gece gibi ol
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol
Hosgörürlükte deniz gibi ol
Ya oldugun gibi görün ya da göründügün gibi ol
Yine Mevlana'nin su misralarindaki daveti de çok güzeldir.
"Baza, baza her ançi hesti baza,
Ger kafirü, gebru, putperesti baza,
In dergehi ma dergehi növmidi nist,
Sad bar eger tövbe sikesti baza."
Yani gel gel.. Ne olursan yine gel. Kafir de olsan putperest de olsan yine gel. Bizim dergahimiz umutsuzlarin dergahi degildir. Yüz kere tövbe etmis de olsan, tövbeni boz, gene gel!(5)
Bu davetiyedeki toleransin sinirsizligi, bütün düsünce ve inançlar karsisindaki cihan sümul hosgörü, herkesin dikkatini çekmektedir.(6)
Yine Mevlana Mesnevisinde söyle der:
Zitlarin sulhuyla mümkündür hayat,
Zitlarin cengiyledir lakin memat.
Yunus Emre (1241-1320/21)'nin asagidaki misralari onun bütün dünyada hosgörü sairi olarak taninmasina yetmistir:
Nazar eyle itürü
Bazar eyle götüri
Yaratilani hos gör
Yaratandan ötüri(7)
Duris, kazan, ye yedir,
Bir gönül ele geçir.(8)
Gelin tanusuk idelim isi kolay tutalim
Sevelüm sevilelüm dünya kimseye kalmaz
Bir kez gönül yiktin ise
Bu kildigin namaz degil
Yetmis iki millet dahi
Elin, yüzün yumaz degil.
Bir gönül yiktin ise
Er etegin tuttun ise
Bir kez hayir ettin ise
Binde bir ise az degil.
Osmanli Devleti'nin kurulmasinda büyük manevi desteginin oldugunu bildigimiz Seyh Edebali'nin Osman Gazi'ye vasiyeti:
Ey Ogul! Beysin
Bundan sonra öfke bize, uysallik sana...
Güceniklik bize, katlanmak sana...
Suçlamak bize, katlanmak sana...
Acizlik bize, yanilgi bize, hosgörmek sana...
Geçimsizlik, çatismalar, anlasmazliklar bize; adalet sana...
Ey Ogul!
Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana...
Üsengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, sekillendirmek sana...
Ey Ogul!
Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz...
Sunu da unutma!
Insani yasat ki devlet yasasin.
Ey Ogul!
Yükün agir, isin çetin, gücün kil'a bagli
Allah (c.c.) yardimcin olsun.(9)
Ahmet Yesevi'nin Anadolu'daki temsilcisi Haci Bektas Veli(10) (1209-1270)Serh-i Besmele'sinde(11) der ki:
"Yüce Tanri buyurur:
Benim sevgili peygamberim!
Söyle inananlara; gönül evlerini alçak gönüllülük, asiklik süpürgesiyle süpürsünler. Hirsi, nasili, niçini, ikiyüzlülügü, hainligi, çekememezligi ve dedikoduyu süpürüp atsinlar. Yaptiklari kötü islere pismanlik duysunlar ve pismanlik suyuyla yikansinlar. Gizli islerden vazgeçsinler. Sevgi sofrasini dösesinler. Ask baslarina vursun.(12)
Haci Bektas Veli yine buyuruyor ki:
Ilimden gidilmeyen yolun sonu karanliktir.
Okunacak en büyük kitap insandir.
72 milleti ayiplamayiniz.
Düsmaninizin dahi insan oldugunu unutmayiniz.
Incinsen de incitme.
Nefsine, hiddetine, eline, beline, diline sahip ol
Dogruluk dost kapisidir.
Dogruluk yüz akligidir.
Çalismadan geçinenler bizden degildir.
Hizmet eden hizmet görür.
En yüce servet bilimdir.
Bir olalim, iri olalim, diri olalim.
Kadinlari okutunuz.
Iman bir hazinedir.
Akil hazinedardir.(13)
Istiklal marsimizin sairi Mehmet Akif Ersoy da Kur'an'in bir suresinden aldigi ihlami su dizeleri ile dile getirir:
Hani Ashab-i Kiram ayrilalim derlerken
Mutlaka sure-i "Vel Asr'i" okumus neden
Çünkü meknun o büyük surede âsâr-i felah
Basta iman-i hakiki geliyor sonra salah,
Sonra Hak, sonda sebat; iste kuzum insanlik
Dördü birlesti mi yoktur sana hüsran artik(14)
Ahiler, dükkanlarini açmadan önce toplanirlardi. Toplantida "Vel-Asr" suresi okunduktan sonra su ifadelerle ögüt verilirdi. "Ey cemat-i Müslimin, tevcilik yapilmayacak, mal kapilmayacak.. Birbirinize kerdes sevgisi ve saygisi ile baglanin. Yolsuz islere, haksiz hirslara sapmayin. Insanliginizi, Müslümanliginizi unutmayin. Gönül üzmeden, canliya cefa vermeden kaçinin.. Hizmet ve yardim ehli olun.."(15)
Türk Islam edebiyati, insanca duygularin en güzel sekilde dile getirildigi evrensel bir edebiyattir. Kin edebiyati olmayip, sevgi, saygi, ümit, gönül ve hosgörü edebiyatidir. Tüm insanligi gönül hosnutlugu ile bagrina basabilen bir edebiyattir. Demokratik yasamda bize rehberlik edebilecek bir edebiyattir. Bu edebiyati ve alemlerini insanimiza daha da çok tanitmaliyiz.


1- Yusuf Has Hacip, Kutatgu Bilig, Nes., Resit Rahmeti Arat, Ankara 1998, 146-163, 331-336; Özel Mehmet (hazirlayan), Vatan, Millet ve Bayrak Sevgisi, Kültür Bak. Yay. Ankara 1996, 54-55.
2- Nihat Sami Banarli, Resimli Türk Edebiyati Tarihi, Istanbul 1983, I, 281.
3- Hamdi Mert, Hoca Ahmet Yesevi Hayati Fikirleri Hizmeti, Ahmet Yesevi Üniversitesine Yardim Vakfi Bilig Yayinlari Ankara, 18.
4- Edip Ahmet b. Mahmut Yukneki, Atabetü'l-Hakayik, Nes., Resit Rahmeti Arat, Türk Tarih Kurumu Yay. Ankara 1992, 67, 94.
5- Melikoff, Irene "Bati Hümanizmasinin Karsisinda Mevlana'nin Hümanizmasi", Mevlana Yirmi Alti Bilim Adaminin Mevlana Üzerine Arastirmalari, Haz. Feyzi Halici, Konya 1983, 64-67.
6- Melikoff, Irene, 64-67.
7- Asik Çelebi, Mesairus-Suara, Londra 1971'den naklen Müjgan Cumbur, "Anadolu'ya Hosgörüye Dayali Birlik Getirenler." Erdem Atatürk Kültür Merkezi Dergisi Türklerde Hosgörü Özel Sayisi I, Ankara 1996, 159-172.
8- Yunus Emre'den naklen, Mustafa Tatçi, "Tasavvuf ve Rumuz", Yesevilik Bilgisi, Haz., Cemal Kurnaz-Mustafa Tatçi, Ankara 2000, 38.
9- Özel, 164.
10- Ecer, A. Vehbi, "Tarihte Türkler, Islamiyet ve Mezhepleri" Erdem Atatürk Kültür Merkezi Dergisi, "Türklerde Hosgörü Özel Sayisi II, Ankara 1996, 485-501.
11- Ethem Ruhi Figlali, "Hünkar Haci Bektas-i Veli (hayati ve eserleri)", Erdem Atatürk Kültür Merkezi Dergisi, VIII, 23/317-336.
12- Haci Bektasî Veli, Besmele Serhi'nden naklen Özel, 381.
13- Haci Bektas-i Veli, Makalat, Nes., Esad Cosan, Sadelestiren Hüseyin Özbay, Kültür Bak. Yay. Akara 1996, 1-110; Özel, 379-380.
14- Mehmet Akif Ersoy, Safahat, Istanbul 974, 419.
15- Sadi Bayram, "Ahilige Genel Bir Bakis, Ahlak ve Hosgörü", Erdem Atatürk Kültür Merkezi Dergisi, Ankara, 1996, VIII, 23, 583-598.

Dr. Seyfullah KORKMAZ
Erciyes Üniversitesi Ilahiyat Fak. Ög. Gör.
Alıntı ile Cevapla