
15.11.06, 15:59
|
| |
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar İhvan kullanıcısından alıntı
Kitapla sabit olanlar, sünnetle sabit olanlar ve kıyas yo*luyla Kitap ve sünnete götürülerek sabit olanlar. Gördün mü....İbn-i Teymiyyeden yaptığın alıntıyı. Eğer sizde , anlaşmazlık olan bir konuda , her şeyinizi Allah c.c. ve Rasülüne S.a.v. Efendimize danışıyorsanız....ne ala..Bundan sonrada yazmam ve sesimi de keserim. Bir sizin tefsire bakalım yukarıda..... bir de Bursevi Hazretlerine Bursevi Hazretleri diyor ki : Burada Hak talibinin bütün günlerini ve ömrünü Hakk ı talep yolunda sarf etmesi gerektiğine işaret vardır.Tamamını olmazsa üçte ikisini , bu da olmazsa yarısını sarf etmesi gerektiğine işaret vardır.O da olmazsa üçte birine işaret vardır. Bu da olmazsa ( üçte biri ) haram olduğuna işaret vardır..Ömrünün üçte birinden az Hakkı talep eden iflah olmaz........Nitekim Allah Teala "İşte din budur" buyurmuştur.Yani ömrünün bir kısmını Hakk ı talep dışında sarf eden kimsenin dini düzgün değildir......Dininde Hakkı talep dışında geçirdiği vaktin miktarı kadar eğrilik vardır...Bunu iyi anla... Sonra Allah c.c.o "aylar içinde" ömrün üçte birlik bölümünde kendinize zulmetmeyin buyurmuştur.Çünkü dört onikinin üçte biridir. Yani, ömrünüzün haram aylar mesâbesindeki üçte birlik bölümünden -.er hangi bir vakti dünyevî bir menfaat elde etmek için sarfederseniz kendinize zulmetmiş sayılırsınız. Bu ise sıfatlannın galebesi anında nefis*lerin kalpleri ve ruhları istilâ etmesi sebebiyle olur. Çünkü ömrün çoğu, zünya ve menfaatleri uğrunda sarfedildikçe ve nefsânî hazlann istîlası de*vam ettikçe nefis, kalbe ve ruha galip hale gelir. Bütün kötü sıfatlarıyla kalp ve ruha muhalefet eder, onlarla mücâdele eder. Dünyaya ve dünya şehvetlerine meyleder, hevasına kulluk eder. Böylece Allah'a şirk koşan ?ir nefis halini alır. Bu yüzden Allah Teâlâ: "Müşrikler" yâni nefisler ve onların sıfatlan "nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa, siz de" yâni .kalpleriniz ve sıfatlan, ruhlannız ve sıfatlan "onlarla topyekün savaşın." buyurmuştur. Nefislerle savaşmak onlara muhalefet etmek, onlan hevâlanndan men etmek, sıfatlannı kırmak, şehvetlerinden men etmek, tâatler ve iba*detlerle meşgul etmek, rûhânî ve kalbî muamelelerde kullanmakla olur. Nefisle savaş, kısaca nefsi körü vasıflardan tezkiye (anndırma) ve güzel huylarla süslemek demektir. Sonra Allah Teâlâ, "Bilin ki Allah, müttakîlerle beraberdir." buyurmuştur. Buradaki "mü£ta/cf/er"den maksat, şirkten yani Al*lah'tan başkasına iltifattan korunan kalpler ve ruhlardır. Şayet Allah, yardımıyla ve tevfîki ile onlarla beraber olmasaydı, kesinlikle koruna*mazlardı. Onlar Allah'ın dışındakilerden ancak Allah sayesinde, O'nun yardımıyla korunabilmişlerdir. et-Te'vîlâtü'n-*Necmiyye'de böyle geç*mektedir. Tamam mı kardeşim...alıntılarına dikkat et.Ayetleri kafasına göre tefsir edenler Vahhabilerdir.Bize lazım değil...Herkes kendi yoluna...Allah c.c. her şeyi bilendir. | 1) O İbn-i Teymiyye'den değil, Muhammed Bin İbrahim'den. Üstelik ona tefsir denmez. Senin mavi yerler ile yazdığına bakarsak pek âlâ tefsir deriz(maşallah bayağı bi tefsir yani) ama o değildir. Ona ayete ilişkin bir açıklama denebilir sadece. Senin verdiğin tefsirde "O ayette falanca şeyden maksat..." diye kelimeler geçiyor. İşte bu tefsirin en bariz örneğidir ve bizde bu yoktur! Orda şundan bundan maksat diyor fakat Biz ayeti yorumlamıyoruz, olduğu gibi kabul ediyoruz. Üstelik ben sana yazdığım mesajda ayeti en ufak bir şekilde açıklamaya tâbi tutmadım, Tefsir vermedim, fakat ayeti kafasına göre yorumlayanlar falan demişsiniz. Ve mavi yerlerle benim vermediğim fakat sizin verdiniz dediğiniz o tefsiri asıl SİZ vermişsiniz. Size yazdığım haramı helal kılmak ile ilgili ayette bir tefsir yok! Lütfen tekrar gözden geçirin o msjı ve kafasına göre ayet yorumlayanlar gibi cümleler kullanmayın. Kullanamazsınız zaten çünkü tefsir vermedim ben orada. Allah diyor ki "Onlar bunu yaparak küfürde ileri gittiler.................(ayet devam ediyor)......................... Allah'ın haram kıldıklarını helal kıldılar." Biz de bundan bahsettik, Haramı helal kılmak küfürdür! Var mı itirazı olan? Allah diyor bunu ben demiyorum. Eğer ki diyorsanız "Haramı helal kılmak mübahtır" o zaman iş değişir. 2) Râsule başvurmak derken sünnete başvurmaktan bahsediliyor. Bunu herkes anlamış bir tek siz anlamamışsınız. Sanki biz buna karşıymışız gibi Kitap, İcma, Sünnet kaidelerinden bahsedilmiş. Baş gözü ile gören yoktur bu doğru fakat sizin de belirttiğniz kitap vardır, sünnete başvurmak vardır. Bu soruyu nasıl sordunuz hâlâ hayret ediyorum... İNTeRPoL! Eee... Sen rasulü görüyo musun? EVET dememi mi beklediniz acep? Tövbe estağfurullah el azıym. 3) Biz yırtına yırtına Rasulden, Sünnetten bahsetmişiz ayet vermişiz. Bizi Vahhabi ilân etmişsiniz, helal olsun.... Bir de herkes kendi yoluna demişsiniz. Evet, herkes kendi yoluna! Birşey dediğimiz yok, fakat Vahhabilikle suçlanmak var. Alıntı İbn-i Teymiyye'nin olmadığı halde ondan almışsın demek var. İbn-i Teymiyye'nin kim olduğunu, o zâtı Vahhabilikle suçlamanın ne kadar yanlış olduğunu bilmemek var.... Saygılar... |