arkadaşlar Deniz Gezmiş ve yoldaşları hepsi birer kahramandır. burda ona vatan haini diyenler acaba ne biliyorlarda konuşuyorlar. Onlar 1972 yılında haince idam edildiler. Anayasada ki madde bile gerekli gerekçeleri içermiyordum. "Anayasal düzeni zorla değiştirmek ve ülke yönetimini ele geçirmek" suçuyla idamları istendi. peki çok bilmiş, yobaz insanlara soruyorum: 14-15 kişi bu ülkeyi nasıl ele geçirecektir. bu ülkede milyonlarca asker yokmu? bu durum sizin için mantıklıdır. çünkü gerçekleri göz ardı ediyorsunuz. onların tek isteği aBd emperyalizminin ülkemizden defolup gitmesiydi. onun için abd askerlerini istanbul'da denize döktüler. peki bunu kim yapıyor şimdi. hangi ben vatanseverim. abd'ye boyun eğmiyorum diyen adam abd karşısında bir faaliyette bulunmuş. bunlara vatan haini diyenlerin kendileri vatan hainidir.
Mustafa Kemal Paşa Kurtuluş Savaşı'nı başlatmaya çıktığı zaman İstanbul Örfi İdare ve Hükümeti'nce kendilerine vatan haini denmiş ve idamla cezalandırılmalarına karar verilmiştir. yani bunun örnekleri ülkemizde çoktur. ben vatan savunucusuyum demekle olmuyor herşey. vatan için savaş vermek gerekiyor. ve Deniz Gezmiş bu yolda can verdi. bende yanlarında olsaydım bende bu yolda seve seve can verirdim. eğer onlar bu ülkeyi savunmakla vatan hainliği yapıyorlarsa bende vatan hainiyim.
ben kanıt gösteririm diyen arkadaşlar boş konuşuyorlar. neyin kanıtını göstereceksin. ben sana bir kanıt söyleyiyim. Deniz'lerin idamı tam olarak bir fiyaskodur. Menderes vatan haininin partisi olan DP 'den asılan 3 kişinin idamı sizlere hatırlatarak "bizden idam edilen 3 kişinin öcü alınmıştır " demiştir vatan haini şerefsizler. bu idamlar hiçbir şekilde anayasaya uygun değildir. Geçtiğimiz senelerde bu yanlış anlaşılarak Deniz'lere İade-i İtibar verilmiştir ama çok geç kalınmıştır. bu yanlışı düzeltmek isteyenler bu yolda hiç birşey yapamazlar.
şimdi bir kaç sözde sözde vatansever geçinen sağcı partilere söyleyeyim.
MHP Diyarbakır İl Kongresi’nde 14 Mayıs’ta yaşanan tam bir rezillikti. MHP İl Başkanı’nın Kürtçe konuşması, üstelik Bahçeli’nin bu davranışı övmesi üzerinde en çok düşünülmesi gereken olaylardan biri oldu.
Bu tekil bir olay da ele alınmamalıdır. Devlet Bahçeli’nin parti örgütlerine “Kürtçe oy isteyin” talimatı verdiği de ortaya çıkmıştı.
MHP’nin PKK ile aynı çizgiye geldiğini söylediğimizde abartıyorsunuz diyenler şu tabloya bir baksın lütfen: Bugün Türkiye’de kongrelerinde Kürtçe konuşulan partiler hangileridir sorusuna ne yanıt verilebilir? MHP ve DTP!
Bundan daha açık bir tablo olabilir mi? Bu tablonun bize gösterdiği şudur: Milliyetçi geçinen bir partiyi bir anda Kürtçülük yaparken bulabiliyorsunuz. Bunun nedeni bu partinin yıllardır savunduğunun milliyetçilik değil Amerikancılık olmasıdır. ABD bunlara 80 öncesinde sol düşmanlığı görevi verdiğinde milliyetçi kesilmişlerdi. Geçmişin “keskin” milliyetçilerinin bugün “Vatandaşla Kürtçe konuş” demesinin altında ise, MHP Genel Merkez yönetiminin hatası değil, ABD’nin değişen talimatları aranmalıdır.
işte size bir numaralı vatan hainliği. merak etmeyin arkadaşlar daha devamı var bu yazıların. ben size göstereceğim kanıtları....
günümüzde iktidar da olan bir parti var. halkı tam anlamıyla dini alet ederek kandırıyor. bu kelimeyi her yerde tekrar ediyorum ve yine de tekrarlayacağım. bu akepenin başa gelişi aynı menderes gibi oldu ve aynen onun gibi davranıyor. inşallah menderes gibi geldi menderes gibi gidecek. bu iktidar partisi sözde vatanı savunan ve ülkenin çıkarlarını gözeten bir kimliğe sahip gibi duruyor. ama hiç de öyle değil. ülkemizin hukuk ülkesi olduğunu unutan bu parti türban kararını "ulema" verecek diyecek kadar adileşmiştir. sözde Atatürkçü olan bu insanlar bir numaralı vatan hainidirler. nedenine gelince aşağıdaki resime iyi bakın. bu resim 2002 seçimleri öncesi akepe
**** seçim propagandası sırasında kullandığı bir yazının yazılı olduğu minibüsün resmidir. yazıda görmüş olduğunuz gibi "iktidarla elele 84 yıllık karanlığa son" yazıyor. bu 84 yıllık karanlık sözü ile tabir edilen şey "TBMM'nin açılışı ve Cumhuriyetin ilanı" yıllarına denk geliyor. bu akepe vatanın ve milletin çıkarını böyle savunuyor işte. size bir vatan hainliği örneği daha. bu partiyi savunanlar acaba ne bahane bulacaklar.
birde sağcı parti var. sözüm ona vatansever, milliyetçi kesimdir bunlar. şimdi buraya ekleyeceklerime ne diyecekler acaba:
Ruzi Nazar, Özbek asıllı bir Kızıl ordu subayı. 1941 yılında Kızıl Ordu’dan kaçan Nazar Nazilere katıldı ve Nazi işbirlikçisi Türkistan Ordusu’nu kuranlar arasında yer aldı. İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinin ardından Gehlen’in çağrısı üzerine CIA’ya katıldı. 1950’li yıllarda Amerikan Sesi radyosunda çalıştı ve bu radyoda Türkiye’ye ve SSCB’deki Türk Cumhuriyetlerine yönelik antikomünist programlar hazırladı. 1959 yılında CIA’nın Türkiye İstasyon Şefi oldu ve bu görevi 1971 yılına kadar sürdürdü. Nazar, MHP kurucularının çoğuyla yakın dosttu ve Türkiye’deki ülkücü hareketin organizasyonunda büyük payı vardır. Komando kamplarında eski Nazi subaylarının eğitim vermesini sağlayan odur. Nazar’ın Türkeş’le tanışması ise 1956 yılına kadar dayanır. O dönemde Türkeş, ABD’de görevli bir subaydır. 27 Mayıs hareketi içinde Türkeş’in ABD’nin adamı olarak sızdığı pek çok 27 Mayısçı tarafından savunulmaktadır. Bir görüşe göre, Türkeş’e bu görevi yükleyen Nazar’dır. Türkeş ile Nazar arasındaki dostluk o kadar ilerlemiştir ki, Türkeş’in kızının PAN-AM’da çalışmasını sağlayan da Nazar’dır. Nazar, 1974’ten sonra ABD’nin Bonn Büyükelçiliğinde çalışmaya başlar. Burada da MHP’nin Almanya örgütlenmesine katkıda bulundu. Ayrıca, MHP’nin aranan isimlerinin Almanya’ya kaçırılması ve burada saklanması organizasyonlarını örgütler. Bu faaliyetlerinde MHP’nin Almanya Müfettişi Enver Altaylı’yla birlikte çalışır. Uğur Mumcu’ya göre; Ağca, Çatlı, Çelik, Kırcı gibi ünlü ülkücü katillerin Almanya’ya kaçmasında ve bu ülkede saklanmasında Nazar’ın büyük yardımı olmuştur. bu iki tarafın yaptığı vatan hainliğini ben kanıtladım işte. sıra Deniz'lere vatan haini diyen insanlarda. buyrun bakalım. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bu ülke için kanlarının son damlaarına kadar mücadele vermişlerdir. Yaptıklarının ve savunduklarının arkasındayım sonuna kadar. Eğer onlar gibi olma yolunda bir adım ilerlersem ne mutlu bana.