| 'Türk solu, kürtleri anlamaya çalıştı ama dindarları dışladı ve aşağıladı' Besteci ve yorumcu Timur Selçuk, müzik ve emperyalizm arasındaki ilişkiyi yeniden masaya yatırdı. Bununla kalmadı sosyalist oluşunun iyi bir Müslüman olma çabasına yaptığı katkıya dair çarpıcı açıklamalar yaptı. Gençliğinizde, ideolojisinin hizmetinde, devrimci bir nefer olarak üreten bir müzisyendiniz, şimdi böyle değilsiniz. Ne değişti? Ben yine sosyalistim. Siyasi bakışım değişmedi. 1980 öncesindeki şartlar benim anti-faşist cephede yer almamı gerektiriyordu. Beline silah takan bir militan olmayı reddettiğim için şarkılarımla cephede yer aldım. Şimdi üstü örtülü bir faşizm uygulanıyor Türkiye’de. Ve ben yine namazını kılan, Kur’an’ını okuyan, sol görüşlü bir kişi olarak mücadelemi veriyorum. Gerekirse piyanomu sırtlar yine sokağa inerim. Müziği siyasi bir ideolojinin aracı kılmak, müzik adamı olmakla çelişmiyor mu? Her şey ideolojidir. Tek sesli bir müzik hegemonyasında, halk müziği eserini çok sesli olarak bestelemek de müzikal anlamda bir ideolojik yansımadır. İdeolojiyi yadsımak yanlış olur. Ben 1980 öncesinde emeğin doğrultusunda, emeğin gücünü anlatan bir görüşle müzik yaptım. Hiçbir siyasi örgütün temsilcisi olmadım. Çok teklif geldi, ama hep reddettim. Kendinizi ‘Müslüman ve sosyalistim’ tanımlamanız neden yankı buluyor sizce? T ürkiye’de ‘Sol görüş, Allah’sızdır’ gibi bir yanlış görüş hâkim. Dolayısıyla bir Müslüman’ın sol görüşlü olamayacağı gibi bir düşünce söz konusu. Hâlbuki Peygamberimiz’in cuma namazları toplantıları bir sosyal demokrat niteliğindedir. İslam’da emeğin yüceliği ve sosyal adalet söz konusudur. Bunun sebebi, Türkiye’ye özgü bir sosyalizm anlayışın geliştirilememiş olması, sol hareketlerin dini dışlaması değil mi biraz da? Sol görüşün, çıkışından itibaren bugüne kadar günümüz Türkiye ve dünyasında toplumların bünyesine, ahlakına ve tarihlerine uygun bir biçimde nasıl yorumlanabileceği konusunda büyük eksiklikleri oldu. Sadece birkaç sol harekette ‘Müslüman, mütedeyyin insanları dışlamışız, çok hata etmişiz’ diyen birkaç yazı okudum ve bunlar çok hoşuma gitti. O zaman CHP’nin ‘muhafazakârları kucaklama’ politikasını destekliyor olmalısınız... Bana hiç inandırıcı gelmiyor bu. Cumhuriyet Türkiye’si ve CHP, gerek Kürt, gerek mütedeyyin vatandaşlarını, yalansız bir biçimde kucaklamayı beceremedi. Kürtçülük akımının arkasında Cumhuriyet Türkiye’si aydınlarının beceriksizliği var. Biz Kürtleri aşağıladık, küçümsedik; mütedeyyin insanları gönlümüze basamadık. Politikacılar da göz önünde namaz kılarken, hangi seçim bölgesinden ne kadar oy alacağının, hangi yalanı söyleyeceğinin hesabını yaptı. Bunların kaynağında çarpık bir Cumhuriyet anlayışı, çarpık bir Atatürkçülük yatıyor. Deniz Baykal’ın sözlerinin, bir oy potansiyeli elde etme doğrultusunda söylendiği kanısındayım. Gerek Kürt, gerek mütedeyyin ahlaklı Müslüman kardeşlerimize gönül kapılarını açabilmiş bir kurum değildir CHP. Kültürel hayatımızda referanslar çoğunlukla İslam kaynaklı. Sizin sosyal adalet ve emeğe değer verme bağlamındaki İslam algılamanızla baktığımızda Sosyalizm bu ülkede çok yandaş bulmalıydı. Neden bulmadı? Sol hareket içinde olan insanlar, Cumhuriyet Türkiye’sinin dışladığı Kürt kardeşlerimizi anlamada çok sıcak yaklaştılar, onların dışlanmaması konusunda mücadele ettiler. Ama mütedeyyin insanları kucaklama, anlama konusunda en ufak bir gayret göstermediler. Tam tersine dışlayıp aşağıladılar. Gerçek bir sol hareketin oluşmamış olmasıdır bunun sebebi. ‘Sosyalizm’ o yüzden sosyal demokratlar da dâhil olmak üzere, Türkiye’de haklı olarak son derece itici bir kelimedir. O yüzden ben ‘toplumcu sol görüşlüyüm’ demeyi tercih ediyorum. |